Ana Sayfa Ekonomi Camilerde para toplama, ısıtma ve soğutma sorunu

Camilerde para toplama, ısıtma ve soğutma sorunu

Diyanet Bir-Sen Siverek Temsilciliği camilerdeki para toplama, ısıtma ve soğutma sorununa dikkat çekmek amacıyla bir basın açıklaması yayımladı.

Giriş Tarihi: 24 Eylül 2018 Pazartesi 00:12
Camilerde para toplama, ısıtma ve soğutma sorunu

Diyanet Bir-Sen Siverek Temsilciliği camilerdeki para toplama, ısıtma ve soğutma sorununa dikkat çekmek amacıyla bir basın açıklaması yayımladı.

Diyanet çalışanlarının en büyük sorunlarından biri olan her cuma camilerden para toplama sorunu yeni eklenen masraf kalemleriyle daha bir içinden çıkılmaz hale doğru yol almaktadır. Din görevlilerini cemaate daha bir muhtaç hale getiren bu kalemlerden birisi de camilerimizin ısıtma ve soğutma giderlerinin karşılanması konusudur. Malum olduğu üzere camilerimizin aydınlatma faturası devlet tarafından karşılanırken diğer kalan büyük kısmı yani ısıtma ve soğutma sisteminin gideri cemaat tarafından karşılanmaktadır. DİB'e bağlı cemaatin kaynaşmasına vesile olması gereken yaklaşık 90 bin caminin büyük bir kısmında neredeyse her cuma toplanan yardımlar yüzünden camilerimizde görevli cemaat ve görevliler arasındaki sıcak tartışmalara ve soğuk ortama sebep oluyor. Çocuklarımızı , gençlerimizi camilerimize alıştırmaya çalıştığımız ortam, klimaların fazla çalıştırılmaması hususunda cemaatin görevlilerle tartıştığı, kışın cemaatin morg yazın fırın hayatı yaşadığı ortamlara dönmüştür.

Camiler hariç devlet kurumlarının aydınlatma, ısıtma , soğutma vb. her türlü gideri devletimiz tarafından karşılanırken Camilerimizin sadece aydınlatma giderleri devlet tarafından karşılanmaktadır. Belediyelerimizin bir kısmının desteğini de saymasak camilerimizin hali, pür- melaldir. Camilerimizin arsa temininden yapılışına, iç dizaynından avlusuna, lojmanından şadırvanına kadar tüm masrafları cemaat tarafından karşılanmaktadır. Birde buna klima faturaları eklenince ister istemez cami görevlileri ile cemaat karşı karşıya getirmektedir. Yardımsever halkımıza fazla yüklenilmemesi kanaatindeyiz.

Diyanet işleri başkanlığında cami hizmetlerin ihtiyaçları nasıl temin ediliyor bunun detayını bilmiyoruz. Ama bildiğimiz tek şey camilerimize her hangi bir ödenek ayrılmıyor ve gönderilmiyor. Camilerimiz Allahın birer emaneti olarak duruyor. Camilerimizin en ufak bir ihtiyacı olduğu zaman A veya B şahıslarından birer dilenci gibi dilenerek gidermeye çalışıyoruz. Cemaatimiz bu durumdan gına getirmiş haftanın sadece bir gününün cuma olmasına şükreder hale gelmiştir. Cemaatten sürekli yardım talep etmek peygamber varislerinin itibarını epey zedelemiş, din görevlisi denince dilenci imajının çağrıştırılmasına sebep olmuştur.

Camilerimizin ihtiyaçları için ödenek gelmediğinden cami görevlileri fatura ödemelerinde büyük sıkıntılar çekmektedirler. Malumunuz özelleştirilen elektrik işletmeleri, camilerimize ibadethane gözüyle değil bir kamu kurumu gözüyle bakmakta ve haklarından vazgeçmemektedirler.

Müftülüklerde çalışan elektrik faturalarından sorumlu olan personel ile ve cami görevlileri arasında bu yüzden de sık sık tartışmalar yaşanmaktadır, bu sebepledir ki bu durum cami görevlilerimizi kara kara düşündürüyor. İmamlarımız camilerde cemaat klimalara dokunmasın diye adeta nöbet beklemektedir. Din görevlisi klima faturasını düşünürken cemaat de haklı olarak parasıyla satın aldığı klimalardan istifadeyi beklemektedir.. Bu davranış cemaatle cami görevlileri arasında tartışmalar yaşanmakta ve hatta kavgalara sebep olmakta ve cemaatle görevli arasında saygı ve sevginin ortadan kalkmaya sebep olmaktadır.

Bu sorunların çözümünü şu şekilde sıralayabiliriz :

1. Diğer kamu kurumlarında olduğu camilerin her türlü giderinin devlet tarafından ödenmesi

2. Camilerin saatlerce kliması altında serinlenilen, uzanılan ve yatılan yerler olmadığı bilincinin imamlarca cemaate kazandırılması

3. İmamların öncelikle camiyi inşa eden inşaat teknikeri, mühendisi değil de öncelikle cemaatin iç dizaynını düzenleyen manevı mimarlar olduğunu unutmaması

4. Dın görevlilerinin ( müftü, vaiz, şube müdürü, murakıp, imam, müezzin vb. ) çalıştıkları odaları, daireleri, lojmanları kurum otolarını din görevlisinin itibarı maskesi altında" her türlü hayır yollarında kullanılmak üzere" vb. muğlak ifadelerle cemaatten topladıkları paralarla kral saraylarına, rezidanslara, limuzinlere çevirmemesi, bu hususta Allah'tan korkulması.

5. Camilerin esas aydınlatıcılarının imamlar olduğu, ampuller olmadığının bilinmesi, cuma günleri gündüz vakti onlarca ışık altında hutbelerle cemaatin iç dünyasını aydınlatmanın kâr etmeyeceğinin bilinmesi, camilerin Ramazan ayındaki aydınlığının yol boyundaki dinlenme tesislerinin gece aydınlığıyla yarıştırılmaması

6. Hiçbir kurumun tüm ihtiyaçlarının ne tam devletçe ne de tam cemaatçe karşılanmayacağının din görevlilerince bilinmesi, ufak tefek yardımlarda din görevlilerinin Hz. Ebubekir'in cömertliğini pratiğe dökmesi.

7. Okul tuvaletlerinde öğrencilerden para toplanmadığı gibi cami tuvaletlerinden de para toplanmaması. Tuvalet temizliğinin toplum yararına çalışma programı(TYÇP) cami klimaları altında uyuyan işkur elemanlarınca, belediye temizlik görevlilerince ya da müftülüklere tahsis edilecek hizmetlilerle yapılması. Tuvalet kullanma alışkanlığının kazandırılmasında din görevlilerinin de üzerine düşeni yapması

8 . Eğitimin fiziki donanım anlamında okullaşma olarak anlaşılmaması, bu tür bir anlayışın eğitimi neredeyse bitirme noktasına getirdiğinin bilinmesi, dini eğitiminin de camilerin, müftülük dairelerinin, kuran kurslarını, lojmanların, imam- hatip ve müezzin odalarının, cami içlerinin tezyin, teşrîf olarak anlaşılmaması, milletin alın terinin şatafata kurban edilmemesi.

Hasılı "veren al alan elden üstündür"hadisini düstur edinenlere camiyi "çıkışta para verilen yer" haline getirmek yakışmaz. Bu yazıda dile getirilenlerin ne kadar doğru olduğunu, cemaatin bu konuda ne kadar muzdarip olduğunu, imamların cami avlusunda dilencilerle saf tutmasının zorluğunu bir anketle tespit etmek çok zor değildir. Görevlerinin bir aşamasında imam hatiplik ya da müezzinlik yapmış diyanet üst düzey yetkilileri ne demek istediğimizi daha iyi anlayacaklardır. Bu yetkililerimizin bu soruna el atarak çözüm getirmelerini bekliyor, bize düşen göreve hazır olduğumuzu belirtiyoruz. Saygılarımızla...

Mahmut BOZKUŞ

Diyanet-Bir-Sen. Bölge Başkanı

Siverek/ŞANLIURFA

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Haberler

Yukarı Çık