Ana Sayfa Kadın Olmak

Kadın Olmak

Oldum olası kadınlardan fedakarlığın, anlayışın, sabır ve şefkatin timsali olmaları istenir. İyi bir anne, sadık bir eş, edepli bir genç kız olmaları öğütlenir. Onlara erkeklerin kalbine giden

Giriş Tarihi: 7 Mart 2008 Cuma 15:05
Kadın Olmak
yolun midesinden geçtiği öğretilir ve dünyada yakalayabilecekleri tek mutluluğun iyi bir eş olmak olduğu kabul ettirilir. Bu koşulları yerine getirmenin sonucunda elde edilecek en büyük ödül ise dayak yememek, tecavüze uğramamak olabilir. Bu büyük ödüle de çok az kadın layık görülür.
Asırlardır kadınların çektiği çilenin en sade özeti budur. Günün 24 saati, yılın 364 günü bu çileyi çekmeye zorlanan kadınlar, her yılın bir gününde de bu baskılara boyun eğdikleri için iltifat görürler. Asırlardır biriken çile her yılın bir gününde süslenip püslenip bir kez daha kadınların sırtlarına vurulur. .
Herkesten fazla çalıştıkları halde, yaptıkları iş aile bütçesine katkı olarak görülecek. Her zaman dayak yemeye müstahak sayılacak; tecavüze uğradıklarında bile, «mutlaka kuyruk sallamıştır» diye aşağılanacak; bu duruma isyan ederlerse arsızlıkla suçlanacaklar.

Sevildikleri zaman «öldüresiye» sevilecekler. Çok değerli olduklarına kanaat getirilirse ya bir erkeğin malı olmak zorunda kalacaklar; ya da «yıldız»laşarak tüm erkeklerin malı olacaklar.

Aynı işi yapsalar da daima erkeklerden daha az ücret alacaklar. Eşit işe eşit ücret almak istediklerinde en önce kapıya onlar konacak. Sendikalı olmayı başarıp, toplu sözleşmeden yararlanacakları zaman bile, cinsiyetlerinden kaynaklanan farklı ihtiyaçlarını bu sözleşmelere geçirmeleri mümkün olmayacak.

Toplumun ayakta kalmasında kadınların en az erkekler kadar payı olduğu halde, onların yarısı kadar bile söz hakları olmayacak.

Kadınların bu duruma isyan etmesi, öfke duyması son derece anlaşılır ve meşrudur. Ama yüzyıllardır kadınların birer kambur olarak taşıdığı bu ezilmişlik, isyan etmekle, öfkelenmekle ortadan kalkacak değil. Madem ki kadınlar asırlardır eziliyor, o halde kurtuluşları için elbette erkeklerden iki kat fazla çaba sarfetmek zorundalar.


Kadının bu eşitsiz konumunun erkekler için bir avantaj sunduğu doğru olsa bile, kadınların cinsiyetleri yüzünden baskı altında tutulmasının erkeklerin insanca yaşayabildiğini ve nispeten özgür olduğunu düşünenler de yalan söylüyor. Erkekler de bu cinsiyetçi işbölümü içinde ezen tarafta olmalarına rağmen örselenmiş durumdadırlar. Onlar da özgür değildir. Kadınların ikinci sınıf yaratıklar olarak muamele görmelerine başkaldırmadıkları sürece de özgürleşemeyecekler. Çünkü kölelerle özgür ilişki kurulmaz. Kimi efendiler kölelerini azat etse bile, her erkeğin hayatında en az bir tane köleleştirilmiş kadın, anneleri, olacak.

Kadınların bu durumdan kurtulmaları, birilerinin onlara özgürlük bahşetmeleriyle değil, kadınların kendi kurtuluşları için mücadele etmeleriyle olacak. Kadının kurtulması için bütün baskı ve sömürü ilişkilerine başkaldırması ve tüm ezilenlerle el ele kavga etmesi şarttır. Ancak bu taktirde kadınlar kurtuluşa ulaşabilir ve ancak bu taktirde kadınların kurtuluşu tüm insanlığın kurtuluşunun bir ölçüsü haline gelebilir.


8 MART KADINLAR GÜNÜ

Kadın1:
Zeynep… 60 yaşında
18 yaşında evlendirildi. 20 yaşında 3 çocuk annesi iken kocası kan davası diye öldürüldü. Kendisinden 2 yaş küçük kayınbiraderi ile evlendirildi. Erkek çocuk doğurmadığı (?) için şiddete maruz kaldı. 10 çocuk annesi şuan. Çok güzeldi , güzelliğinden eser kalmadı. Hastalığın pençesinde ömrünün son günlerini yaşarken, şimdide oğlu tarafından tarafından şiddete maruz kalıyor.


Kadın 2:
Semiha… 47 yaşında
Ev hanımı.
Amcasının oğlu ile 17 yaşında evlendirildi. Daha 2 çocuk annesi iken kuma geldi eve. Kocasının borçları yüzünden mevsimlik işçi olarak değişik yerlerde çalıştı yaşamı boyunca.. Son gittikleri yerde 3 kuma ile tanıştı. Kendini çocuklarına adadı…


Kadın 3 :
Hatice… 38 yaşında
İlk evliğinde ne kadarda ürkekti. Görücü usulü evlenmişti. Babasının baskısından kurtulmak için evlenmeyi kurtuluş olarak gördü. Kaynanasının şiddetine maruz kaldı senesi dolmadan boşandı. Babasının baskısı ile ikinci evliliğini yaptı. evliliğinin ilk 3 yılında çocuğu olmuyordu. şiddetin en acısını yaşadı. çocuk olunca kurtuldum derken olmadı, mutluluk uzaktı yine.zorluklara katlandı ve katlanıyor da . Belediyenin yardımı olmasa ne yapacak acaba…


Kadın 4:
Zehra… 29 (öldüğünde bu yaşta idi…)
Başlık parası karşılığında 2. kuma olarak evlendi. Çok güzeldi, alımlıydı. Çocuğu olmuyo diye şiddete maruz kaldı. Bu da yetmiyormuş gibi kendinden sonra 2 kuma daha geldi. 4 kuma aynı evde … daha fazla dayanamadı. Sabaha doğru cansız bedenini buldular avludaki ağaca geçirilmiş halatta…

Kadın 5:

Esma… 41 yaşında
Oğlu 18 yaşına geldiğinde ne çok mutlu idi. Oğlum babası gibi olacak derdi; onun gibi yakışıklı , onun gibi cesur… nerden bilecekti ki kocasının kızkardeşi ile bir gece yarısı kaçacağına… oğlu şuan evin erkeği, kimseye muhtaç etmedi annesini ve kardeşlerini…

Kadın 6:
Şükran… 56 yaşında
Hemşireydi. Hayatının baharında annesi ve babası vefat etti. İki kardeşine annelik babalık yaptı. Evlenmedi. Evleneceğim adam kardeşlerime bakmazsa diye. Kardeşlerini evlendirdi onların çocuklarına bakıyor şimdi…

Ve daha niceleri… yukardaki isimler hayali , yaşları ise tahminidir.
8 mart 2008 ‘ e bir gün kala içimde geçirdiğim bu yaşatıların tümü gerçektir…


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Haberler

Yukarı Çık