Ana Sayfa Kadınlardan Töre Cinayetine Silahlı Protesto

Kadınlardan Töre Cinayetine Silahlı Protesto

Ali LEYLAKŞanlıurfa'nın Suruç İlçesi'nde, 3 Gün Önce Belediyeye Ait Çöplükte Başından Av Tüfeğiyle Vurularak Öldürülüp, Cesedi Yakılan 21 Yaşındaki Halise Taşkın'ın 'Töre Cinayeti' Kurbanı Olduğu İddia Edildi. Ailenin Taziyeleri Kabul Etmemesi Bu İddiaları

Giriş Tarihi: 28 Temmuz 2007 Cumartesi 10:50
Kadınlardan Töre Cinayetine Silahlı Protesto
Kuvvetlendirirken, İlçede Bir Grup Kadın, Öldürülen Taşkın'ın Mezarına Gül ve Oyuncak Tabanca Bırakarak, 'Töre Cinayetleri Son Bulsun' Eylemi Yaptı.
 ŞANLIURFA'nın Suruç İlçesi'nde, 3 gün önce belediyeye ait çöplükte başından av tüfeğiyle vurularak öldürülüp, cesedi yakılan 21 yaşındaki Halise Taşkın'ın ‘töre cinayeti’ kurbanı olduğu iddia edildi. Ailenin taziyeleri kabul etmemesi bu iddiaları kuvvetlendirirken, ilçede bir grup kadın, öldürülen Taşkın'ın mezarına gül ve oyuncak tabanca bırakarak, ‘Töre cinayetleri son bulsun’ eylemi yaptı.
 Geçen salı günü, Suruç'a bağlı Yatırtepe Köyü, Yeni Yapan Mezrası
yakınlarındaki belediyeye ait eski çöplükte, çobanlar bir kadın cesedi
bulmuştu. Başından tüfekle vurulup, yüzü, el ve ayak parmakları parçalanmış, saçı ve vücudunun bir bölümü yakılmış kadın cesedi, Suruç Devlet Hastanesi morguna konulmuş. Cesedin bulunmasından 2 gün önce kayıp başvurusunda bulunan baba Muhittin Taşkın, elbisesinden teşhis ederek, cesedin kızı Halise'ye ait olduğunu söylemişti.

Baba Taşkın, kızının 22 Temmuz pazar günü sabah oy kullanmak için evden çıktığını, kendisinden bir daha haber alamayınca güvenlik güçlerine başvurduklarını söyledi. Babanın teşhisi sonrası ceset, Adana Adli Tıp Kurumu'na gönderildi. Yapılan incelemede, Halise Taşkın'ın yakın mesafeden başından av tüfeği ile öldürülüp, yakıldığı, yüz, el ve ayaklarının hayvanlar tarafından parçalandığı belirlendi.

TAZİYE ÇADIRI KURULMADI

Otopsi sonrası Halise'nin cenazesi, Suruç'ta babası ile birlikte 10 kişi
tarafından İlçe Mezarlığı'nda toprağa verildi. Cenazeye, babası dışında
aileden ve yakınlarından kimsenin katılmaması, başsağlığı dileklerini kabul için bölgedeki geleneğe göre taziye çadırı kurulmaması dikkat çekti. İntihar ve töre cinayeti kurbanları için taziye çadırı kurulmadığını bilen jandarma, Halise Taşkın'ın yaklaşık bir ay birlikte yaşadıktan sonra ayrıldığı nikahsız eşi 24 yaşındaki Salih Binici'yi gözaltına aldı. Binici'nin, görücü usulü ile evlendikleri Halise Taşkın ile bir türlü anlaşamadıklarını, birkaç aile büyüğünün huzurunda ayrıldıklarını belirterek, “Biz herkesin huzurunda ayrıldık. Yaklaşık 4 aydır ne Halise, ne de bir başka yakınından haberim var. Halise ile ilgili bana bir şey sormayıp, gidip ailesine sorun” dediği öğrenildi. Halise'nin babası, amcası, kardeşleri ve ailenin diğer fertleri de kızlarının oy kullanmak için evden çıktığını, sonra kaybolduğu yönünde bilgi verip, cinayetin nedenini bilmediklerini söyledi.

‘FAİLİ TÖRE’

Öldürülen Halise Taşkın'ın cep telefonu sim kartını evinden alan jandarma, öldürülmeden önce yaptığı son telefon görüşmelerini de araştırarak, katil veya katil zanlılarına ulaşmayı hedeflerken, Yaşamevi Kadın Derneği, Demokratik Toplum Partisi (DTP) Kadın Kolları, İnsan Hakları Derneği ile Mazlum- Der üyesi yaklaşık 30 kadın, töre cinayetine kurban gittiğini iddia ettikleri genç kadının mezarını ziyaret etti. Dua eden kadınlar, daha sonra beraberlerinde getirdikleri kırmızı gülleri Taşkın'ın mezarına bırakıp, alkışlarla töre cinayetlerini protesto etti. Bir kadın da “Kadınlar artık vahşete kurban gitmesin. Baskı ve zulme mahkum bırakılan kadınlar, basit gerekçeler ile töre cinayetlerine kurban edilmesin. Bu silahı Halise ile birlikte toprağa gömüyor ve bir daha silahların kadınlara doğrultulmasını istemiyoruz” diyerek, oyuncak tabancayı mezara gömdü. Türkçe ve Kürtçe, ‘Kadın, yaşam, özgürlük’, ‘Kadınlar öldürülmesin’ sloganları atan kadınlar adına konuşan Yaşamevi Kadın Derneği Yönetim Kurulu üyesi Serpil Geyik, şunları söyledi: “Eşiyle anlaşamayıp babaevine dönen ve pazar sabahı ortadan kaybolduğu ileri sürülen Halise, başına kurşun sıkılmış halde bulundu. Halise'yi ölüme götüren failin, törenin ta kendisi olduğu apaçık ortadır. Kadının baskı altında tutulduğu bölgemizde yaşanan kadın katliamları, genç kızlarımızın hayatlarının baharında yaşamdan koparılması, töre ve namus cinayetlerinin doğal karşılanması bizleri endişelendirmektedir. Hükümetler nezdinde yürütülen kadın çalışmalarının başarısız olduğunun en büyük kanıtı da her gün sayıları artan intiharlar ve töre cinayetleridir. Yeni kurulacak hükümetten ciddi ve köklü çözümler bekliyoruz. Kadın politikalarının daha gerçekçi yapılmasını istiyoruz.”

Kadınlar, mezarlıktan sonra Taşkın Ailesi'nin, Dikili Mahallesi'ndeki evine gitti. Kapıyı açan bir gence görüşme isteğinde bulunan kadınlar, bu sırada gelen bir başka kişinin kapıyı kapatması üzerine içeri giremedi. Kapı zilini çalıp, sonuç alamayan kadınlar, evin bulunduğu sokakta alkışlar eşliğinde Türkçe ve Kürtçe sloganlar atarak Şanlıurfa'ya döndü.
YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Haberler

Yukarı Çık