Siverek Haberleri

Siverek Haberleri

Ana Sayfa Ekonomi SİVEREK SEVDASI KİTABI ÇIKIYOR

SİVEREK SEVDASI KİTABI ÇIKIYOR

SİVEREK SEVDASI KİTABI ÇIKIYOR kitap hakkında ne dediler

Giriş Tarihi: 15 Nisan 2014 Salı 17:56
SİVEREK SEVDASI KİTABI ÇIKIYOR

SİVEREK: FIRAT VADİSİNİN MERKEZ ŞEHRİ

Prof. Dr. İhsan SEZAL

Siverek, bir bilinmeyen yer..bir unutulmuş, bir türlü hatırlanmak istenmeyen; aslında nice zenginliklere sahip bir “merkez şehir”.

Siverek’in nasıl bir “merkez şehir” olduğunu anlamak için Türkiye haritasına bir bakmak lazım. Siverek, Şanlıurfa’nın üst sağ köşesinde Diyarbakır’ a yakın bir yerlerde. Harita’ya bakan dikkatli bir göz hemen şunu fark edecektir: Siverek, Fırat vadisinin adeta merkezinde bir konumdadır. Bir tarafta Adıyaman, bir tarafta Diyarbakır ve zaten hemen güneyde Şanlıurfa ile Mardin. Tam bir kesişme noktası. Tam bir buluşma merkezi.

Bu konumun bizatihi kendisi çok şeyler söylemektedir. Siverek: bilmeyenlerce dönüp bakılması, keşfedilmesi gereken bir ulu şehir. Neden mi? Çünkü bu konum inanılmaz gizli zenginlikler barındıran bir coğrafyaya ve bu coğrafyanın merkezindeki şehre, yani Siverek’e ait. Siverek’i merkez olarak aldığınızda her yöne doğru keşfedilmeyi bekleyen hazinelerle, zenginliklerle karşılaşmamak mümkün değil.

Kış turizmi ve kış sporları mı? Biraz ötede Karacadağ tam bir firsatlar ve şölen yeri. Her ne kadar bunu sağlayacak imkanlara istenilen seviyede henüz sahip değilse de.

Su sporları mı? Hemen yanı başında ki Atatürk Barajı neler sunmuyor ki? Siverek’i merkez edinip kullanılmayı bekleyen tam bir hazine.

Siverek, doğa yürüyüşünden dağcılığa kadar uzanan bir keyifler coğrafyası. Ve bu özellik inanılmaz tabiat güzelliklerini saklıyor koynunda.

Siverek, kendini kuşatan bu fırsat ve imkanları; şehrin içindeki tarih ve soyut kültür mirası ile daha da zenginleştirmektedir.

Siverek, yüzyılların doğa ve insan tahribine göğüs geren kalesi ile sembolleşirken; birer mimari abidesi olan camileri, hanları, çeşmeleri, konak ve düz damlı evleri ile bir “açık hava müzesi”dir.

Bir Safranbolu, bir Beypazarı gibi keşfedilmeyi bekleyen Siverek; bu keşfedilmeyi hızlandıracak vizyon sahibi yöneticilerini de hiç mi hiç unutmayacaktır.

Merkez şehir Siverek, zenginlikleri ve güzellikleri ancak kalınırsa fark edilecek bir şehirdir. Bir şiirimde resmettiğim gibi.

SİVEREK’TE YAZ GECELERİ

Gök kubbeyi yorgan yaptık

Yaz gecesi üstümüze

Pul pul oldu da döküldü

Yıldızlar hep üstümüze

Renklerden maviyi seçtik

Sükutu ördük tezgahta

Kuruldu bir mavi dünya

Ve biz o dünyaya göçtük

Gözler mavide eridi

Maviyle arındı ruhlar

Tel tel çözüldü bulutlar

Ve gönüller O’na erdi

İşte Siverek böylesine büyülü bir şehir. Bütün bir Fırat vadisine buradan açılmak ve daha da büyülenmek için Siverek keşfedilmeyi bekliyor.

Prof. Dr. İhsan SEZAL

TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi,

İİBF, Uluslararası İlişkiler Bölümü

BİR SİVEREK SEVDALISI

Bir insan bu kadar mı Siverek sevdalısı olur? Bu kadar mı adar kendisini inandığı davaya? Ve bu kadar mı, kararlılıkla; yılmadan, usanmadan günlerini, aylarını, yıllarını bunun için harcar? Siverek için, Siverek’in vilayet olması için üç çeyrek yüzyıllık rüyanın gerçekleşmesi için.

Koçali Aymaz’ı tanımam tam da bu vesileyle oldu. Yıllar yıllar önce..ve aynı şekilde devam ediyor. Artık iki ismi birbirinden ayrı düşünemiyorum: Koçali Aymaz ve Siverek veya Siverek’in vilayet olması ile Koçali Aymaz

.Bu değerli dost, Benim çocukluğumdan beri bir parçası olduğum hikayeyi bütün boyutları ile kaleme almış: Siverek neden vilayet olmak istiyor? Bunun için kimler ne sözler verip, ne vaatlerde bulunup sonra nasıl unutmuşlar o sözleri, o vaatleri. Özellikle de politikacılar..politikacılar.

Bütün bunları ve bunlarla birlikte Siverek’in diğer bilinmeyenlerini Koçali Aymaz elinizdeki bu kitap ve takip edeceklerde anlatıyor.

Farklı bir üslup ve anlatımla kaleme alınan “ Siverek Sevdası I “ okuyanı zamanlar arası bir seyahate çıkarıyor gibi. Celal Bayar’ dan Turgut Özal’a, Ecevit’ten Demirel’ e ; arada bir yığın bakan ve milletvekili; kimler yok ki bu “ Siverek’in Vilayet Olma Filmi”nde.

“ Siverek Sevdası I “ sadece bir vilayet olma serencamını anlatmıyor; aynı zamanda Türkiye’nin nasıl bir “ siyaset kültürü” ne, nasıl bir “ yönetim anlayışı “ na sahip olduğuna dair önemli ip uçları da veriyor.

Siverek’in bu vazgeçilemeyecek sevdasını geçmiş mücadeleyi bilerek bilinçli bir şekilde sürdürmek gerekiyor. “ Siverek Sevdası I “ işte bunun için de çok önemli ve bunun için tekrar tekrar başvurulacak bir belgesel.

Koçali Aymaza’ a bize böyle bir belgesel kitap kazandırdığı için teşekkürlerimi sunarken devamını da merakla beklediğimi belirtmek isterim.

Siverek er veya geç hak ettiği menzile varacaktır. Her ne kadar yolun bir hayli engebeli olduğunu bu kitapta görmüş olsak bile.

Prof. Dr. İhsan SEZAL

Dekan, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi

TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi

KOÇO ABİNİN ‘SİVEREK SEVDASI’

Biz Sivereklilerin sevgili Koço abisi…

Bu aslında gecikmiş bir yazıdır. Gecikmiş bir yazı diyorum çünkü yıllar önce yazılması gereken, hayatın zorlu kıskaçları yüzünden bugüne, Siverek Sevdası’nın yayına hazırlandığı günlere kalan bir yazı.

Bir kenti sevmek, bir kente sevdalanmak en güzel sana yakışıyor Koço abi. On beşinde yakışıklı bir delikanlının amatör mücadele ruhuyla Siverek için hep koştururken hatırlanıyorsun, ben öyle hatırlıyorum seni. Kentimizin kültürel, sosyal ve ekonomik açıdan kalkınması için harcadığın çabalara yakından tanık olmuş biriyim. İyi ki birlikte çalışma olanağı bulduk, Siverek’in küçelerini, mahallelerini, köylerini beraber gezme fırsatımız oldu. İyi ki Darağon’dan Divan’a, oradan Takoran’a, Nigit’ten Fırat’a, Ketine’ye, Hop’a, Karacadağ’ın doruklarına, Mızar’a birlikte gitmişiz. Yıllarını, maddi, manevi gücünü Siverek’in her yönden kalkınması için severek seferber eden sevgili Koço abi, sen Siverekli gençlere de iyi bir örnek oldun aslında.

Dedim ya bu aslında gecikmiş bir yazıdır, kusura bakma. Sen, Siverek’te sigaranın zararlarını anlatmak için geceleri kahve kahve dolaşırken yazacaktım bu satırları; okuma alışkanlığının kazandırılması için gençleri salonlara doldururken, Şire üzümü etkinliklerini, şiir gecelerini, tiyatro etkinliklerini düzenlerken. Mahkeme salonlarında Sivereklilerin il olma mücadelesini verirken. “Siverek Sevdası” ismi ne güzel yakışıyor sana. Değerli okuyucular bu kitabı incelerken, Sivereklilerin coşkusunu ve hayal kırıklıklarını da birlikte okuyacak. İl sözü veren siyasilerin; cumhurbaşkanlarını, başbakanlarını, bakanlarını, milletvekillerinin, siyasi parti başkanlarının seçimlerden sonra nasıl çark ettiklerine, Siverek’in il olma hakkının gizli güçler tarafından nasıl engellendiğine de tanığı olacaklar. Her an il olmayı bekleyen bir kentin halkının heveslerinin nasıl kursaklarında bırakıldığını acıyla öğrenecekler. Daha da önemlisi yüreği sevdayla çarpan insanların mücadele öyküsüyle tanışacaklar.

Koço abi ve onunla birlikte Siverek’in kalkınması için zorlu yolculuklara çıkan tüm dostların anısına,

Siverek sevdasıyla yanıp tutuşan tüm samimi yüreklere saygıyla.

Rıfat MERTOĞLU

Yazar

Sevda

İnsan, bir şehrin gelişmesine, yücelmesine kendini vakfedebilir mi diye hep düşünürüm.

Bazen bu yola baş koyan insanlar çıkabilir. Ailesinden yaşamından büyük ödünler verme pahasına, hatta şehrin kaskatı bazı doğruları, evrensel doğrularla örtüşmemesine rağmen yapabilir.

Koçali Aymaz'a bu anlamda hayranlık duymamak mümkün değil; çünkü inanılmaz ve kırılmaz bir azimle bunca mücadeleyi vermiş, STK'lar oluşturmuş, örgütlü mücadelelere kalkışmıştır.

Geçmişten günümüze izlediği yolun ne denli meşakkatli ve yoran yapısını bilen biri olarak onu canı gönülden tebrik ediyorum. Bu çalışma izledigi yolun belgesi niteliğindedir...

Kemal Siyahhan Yazar

SİVEREK SEVDASI KİTABI ÜZERİNE

Sevgili Okurlar

, Eli kalem tutan, her insanın yüreğine memleket sevgisi aşılanırsa inanıyorum ki; o memleket Cahit Sıtkı Tarancı’nın” Memleket İsterim” şiirinde hayal ettiği bir meleket olur. Birçok kentte eli kalem tutan çok, ama yüreği memleket için çırpınan az olur. Koçali Ağabeyim yıllarca yüreğinde ki memleket sevgisini pratiğe indirip bir mücadele meşalesi oldu. Yüreğindeki o kocaman memleket sevgisini çevresinde olan bizlere de çalışmalarıyla, mücadelesiyle aşıladı.

Yazılmış bir kitap için neler yazılabilir diye çok düşündüm. Siverek Sevdası kitabı için ben şiirsel bir şeyler yazmaya çalıştım. Memleketi sevmek herkese şiir tadında nasip olmaz. Siverek sevdalılarının mücadelesinin anlatıldığı kitap için ben de şiirsel birkaç kelime karalamaya çalıştım.

Teşekkürler Koçali Ağabey bu kitapla tarihe tanıklık yaptığın tarihe not düştüğün için binlerce teşekkür…

Bazı sevgiler anlatılmaz yaşanır. Bazen insan cellâdına bile sevdalanır. Bir gün değil her gün ölümü bile olsa insanoğlu ölümüne sevdalanır, Siverek sevdası böyle bir sevdadır.

Üç beş gün uzak kalsam bu şehirden bir sevgiliye kavuşma sevinci ve hasreti dolar yüreğime. Bu kadim şehrin üç kapısından gireceğim anı iple çekerim. Ta uzaklarda görünürse gözlerime Gâvur kalesi yüreğime dolar çocukların masum ve çıkarsız sevgisi. Yıllardır görmediğim bir sevenimi görmüş gibi olurum.

Beni sevindiren nedir? Diye sorarım kendime. Ne bağlarım, ne bahçelerim var bu şehirde. Beni böylesine ölümüne bağlayan ne? Bu şehre.

Çocukken taş zeminli sokaklarında (tılo, çıre, deleme, kolçi kaçakçı) oyunlarımı babamın ırgat olarak bel vurduğu üzüm bağlarını. Ergenlik çağımın esmer sevdası mı? Kız arkadaşıma hediye ettiğim kemik saç tarağı, yoksa demir saç tokası mı? İhanet yüklü acı sevda sözleri mi? İhanet… Terk edilmişlik... Acılarının şerbetini içtiğim bu kadım şehri. Nasıl böyle delice sevdiğimi bilmedim. Galiba bilmeden öleceğim ve toprağına gömülmeyi vasiyet ettiğim bu şehir. Yüreğimde öldürücü bir sevdanın adıdır. Bazen insan cellâdını sever. Galiba benim Siverek sevdam şizofrenik bir sevda. Yani Deliye Bağdat’ın sorulmadığı gibi… Evet bir memleket sevdalısının sevdası başka nasıl anlatılır bilmiyorum.

Mehmet Şükrü DOLAŞ

Yazar

EMEK EN YÜCE DEĞERDİR

İnsan yaşamındaki gaye ve umut kişilerin arzu ve isteklerine göre değişken ve sınırsızdır. Kimi para kazanmak ister, kimi mevki ve makam, kimi şan şöhret, kimi de Koçali AYMAZ Bey gibi ille de Siverek der ve bu sevda ile yanıp tutuşur.

Yıllardır Siverek sevdasını her platformda dile getiren, hayallerinde yaşattığı ve hep umut ettiği Siverek’in il olma mücadelesini tek başına bir ordu gibi gündemde tutan ikinci bir Siverekli görmedim açıkçası…

Sadece Siverek’in il olması değil, Siverek’in sosyal, kültürel, eğitim, turizm ve ekonomisinin de gelişimine yönelik gayret ve çabalarını yakinen gördüm Koçali Bey’in. Ancak ne yazık ki birçok yerde yalnız ve tek başına kaldığına şahit oldum, üzülerek… Her Sivereklinin arzuladığı ve hayal ettiği çağdaş insan haklarına dayalı yaşam kalitesine ulaşabilmek için mücadele etmeli, toplumun gelişmesi ve kalkınmasına yönelik yükümlü olduğumuzu unutmamalıyız. Ancak,maalesef kendi yaşam koşullarımızın iyi olması için mücadele ederken bulunduğumuz toplumun ekonomik, sosyal ve kültürel yönden gelişmesi için yeteri kadar çaba sarf etmiyoruz.

5000 yıllık bir yerleşim yeri olan Siverek’in değişen dünya ve değişen Türkiye koşullarına göre bilimsel teknolojiden, çağdaş yaşam standartlarına, düşünsel ve ifade özgürlüklerinden, birey ilişkilerine, ticari yatırımcı güvenliğinden hak ve özgürlüklere kadar ne yazık ki tamamen nasiplenememiştir. Bu konuda özellikle Sivil Toplum Kuruluşlarına büyük görevler düşmekte, Siverek’in her alanda gelişmesine yönelik, herkesin üzerine düşen görevi yerine getirerek, sosyal toplum bilinci oluşturulmalı ve bu anlamda ciddi adımlar atılmalı diye düşünüyorum.

Bu konuda üzerine düşen görevi yerine getirerek, kendinden önce Siverek için yaşayan Sayın Koçali AYMAZ’ın yapmış olduğu hizmet, vermiş olduğu emek ve çalışmaların gelecek nesile ışık tutacağı kanısındayım…

Hasan BAYDİLLİ Yazar

SİVEREK İL OLACAK

Aldılar bizden bizi, statümüz değişti,

İl olma isteğimiz, asumana erişti,

Urfa’yla yok bir sorun, sorun statümüzde,

Adımız yukardayken, aşağılara düştü.

Bu günün şehri değil, tarihlerden gelmeyiz,

Cesaret kanımızda, korku nedir bilmeyiz,

İl olma heves değil, bizim geçmişimizdir,

İl olmazsak yeniden, asla gülmeyeceğiz.

Taşı karadır diye, talihi kara değil,

Saygı duy geçmişine, tarih önünde eğil,

Kazaya uğrattılar, Siverek ilimizi,

Yeniden il yapmaktır, Sivereklide meyil.

Siverek il olacak, Siverekli gülecek,

Tarihteki yerini, tekrar şenlendirecek,

Uzak olmasın diye, harcanan tüm çabalar,

Türkiye Sivereği, il olarak bilecek.

Sinan Karakaş

KOÇALİ AYMAZ AĞABEY’E

İl olma Siverek’in vazgeçilmez davası,

Bu davanın öncüsü işte Koçali Aymaz,

Koçali agabey’in Siverek’tir sevdası,

Siverek il olmazsa ömrü yaşanmış saymaz.

Biz seni unutmazdık, yüreği büyük insan,

Emeğini biliyor, Sinan Remzi ve Hasan,

Siverek’li olana, senin varlığın ihsan,

O öyle bir insan ki, bastığı yerden kaymaz,Muzaffer Bayram senin, bizlere armağanın,

Nur olsun üzerine, gökyüzünden her yağan,

Siverek aşkı onda, suni değil olağan,

O öyle bir insan ki asla sözünden caymaz.

Selam sana Agabey, selamlar yüreğine,

Teşekkürler diyorum, verdiğin emeğine,

Kavuşmanı dilerim, gönülde dileğine,

O öyle bir insan ki, hizmet etmeye doymaz.

İnsani saygı duyar, size ve Siverek’e,

Değer verir herkesin, verdiği tüm emeğe,

Siverek için benzer Ağabeyim meleğe,

Selam olsun diyorum, selam KOÇALİ AYMAZ……İNSANİ

Sinan KARAKAŞ

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Haberler

Yukarı Çık