Doç. Dr. Kırhan'ın görevden alınmasına tepkiler sürüyor!

Şanlıurfa'da Eyyübiye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Siverekli Doç. Dr. İdris Kırhan'ın görevden alınmasının yankıları sürüyor.

Doç. Dr. Kırhan'ın görevden alınmasına tepkiler sürüyor!

800 Yataklı Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yaptığı başarılı çalışmalarla gündeme gelen Siverekli Başhekim Kırhan'ın ortada hiç bir gerekçe yokken görevden alınması, hasta ve hasta yakınlarının yanı sıra Şanlıurfalı vatandaşların tepkisine neden oldu.

Haziran ayında Harran Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi'nde görevli iken Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne Başhekim olarak atanan Kırhan, kısa sürede yaptığı başarılı çalışmalarla hastane personeli ile hasta yakınlarının taktirini topladı. Hastaların memnuniyetini kazanan çalışmalara imza atan Kırhan'ın hiç bir gerekçe gösterilmeden görevden alınmasının temel sebebi olarak devam eden sendika delege seçimlerinin olduğu iddia ediliyor.

Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yapılacak olan seçimin önemli ölçüde belirleyici olacağı bilinirken son anda yaşanan Başhekim değişikliğinin seçimle ilgili olduğu ileri sürüldü.

-Siverekliler duruma tepkili!

Başhekim Kırhan'ın gerekçesiz olarak görevden alınması ve Faruk Günak'a yakınlığıyla bilinen Op. Dr. Yusuf Yavuz'un atanması memleketi Siverek'te de tepkiye neden oldu. Binlerce sosyal medya kullanıcısı hesaplarından duruma tepki göstererek, İdris Kırhan'a destek mesajı gönderdi.

Şanlıurfa Milletvekillerini de arayarak uygulamanın haksız olduğunu dile getiren Siverekli vatandaşlar, bir doçentin sendika seçimlerine feda edilmemesi gerektiği yönünde görüş bildirdiği iddia edildi.

Yüzlerce Siverekli vatandaşın sosyal medya hesaplarından sahip çıkılmasını istedikleri Doç. Dr. İdris Kırhan'ı arayarak destek verdikleri bildirildi.

İDRİS KIRHAN'DAN KONU İLE İLGİLİ AÇIKLAMA

KIYMETLİ GÖNÜLDAŞLARIM

Yaklaşık üç aydır, başhekimliğini sürdürdüğüm Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden 26.09.2018 tarihi itibariyle ayrılmış bulunmaktayım. Gerek yürütmekte olduğum kutsal hekimlik mesleğim ve gerekse üyesi olmakla onur duyduğum sendikamın bana yüklemiş olduğu sorumluluğun farkındayım. Bu doğrultuda daima sağduyu ile hareket ettim. Başhekim olmam veya ayrılmam tamamen beni o makama layık görenlerin takdiridir.

Şahsım için makamlar, hizmetkâr olma ve dua alma makamlarıdır; benlik duygularının tatmin edileceği makamlar değildir. Devlette daimilik esastır. Mahkeme kadıya mülk değildir. Daha önceki görevlerim sırasında da hep, eser bırakma, yenilik yapma, farkındalık oluşturma ve vatandaşa hizmetkar olmak temel ilkemdi. Bizler insan olduğumuz için elbette ki eksikliklerimiz ve yanlışlarımız olacaktır. İnsan kelimesi bir görüşe göre Arapça’da unutkan demekmiş. Dolayısıyla insan oğlundan herkesi memnun etmemiz mümkün değildir. Zaten herkesi memnun etmeye çalışmak da başarısızlık getirir.

Yürütmekte olduğum başhekimliğim sırasında, planlanmış, kirli ve gerçek dışı haberler ile şahsımı hedef gösterip makamlarını sabitleştirmeye çalışanlara hiçbir zaman pirim vermedim ve vermeyeceğim. Aynı camianın birer fertleri olarak girdiğimiz sendikal mücadelede de yine ahlak çerçevesinde kalmaya devam edeceğim. Şahsım adına yürütülmekte olan bir karalamaların yasal ve ahlaksal olarak hiçbir tutarlı tarafı olmadığını camiamız zaten bilmektedir. Şairin tabiriyle; düşmanın taşı bana değmez de, dostun gülü yaralar beni” kabilinden sayıp geçiyorum. Allah hepimizi mağfiret eylesin…

Şanlıurfa’mızın yetiştirmiş olduğu büyük usta Akif İNAN’ın bir eseri olan sendikamızın bu tür kirli siyasetlerle yıpratılması ne şahsımın ne birlikte yarışa girdiğimiz dava arkadaşlarımın temennisi olamaz. Bu bir yarış ve bu yarışa girenlerin, sendikacılığı daha da zirvelere taşıyacağına olan inancım tamdır. Fakat, süreci dışardan izleyenler ve dışardan müdahale edenler bu yarışı adeta savaş tellallarına çevirmekte sanki iki taraf arasında kişisel bir sorun varmış imajı oluşturmaya çalışmaktadırlar. Başta, mevcut sağlık-sen başkanımız ve birlikte hareket ettiğim yeni aday arkadaşımla aynı güneşin çocukları olduğumuz bir hakikattir. Tüm mücadelemiz çalışanların haklarını daha iyi yerlere taşımaktır. Aramızda bir husumet yoktur ve olamaz. Biz bir aileyiz.

Kıymetli arkadaşlarım, bu süreçte hiç ummadığım büyük bir destek ve ilgi ile karşılaştım. Her kesimden, her gruptan yoğun bir destek gördüm. Bu sevgi seliyle, inşallah Ülkemiz ve Şanlıurfa’mız için daha iyi işler yapabileceğimize olan inancım daha da kavileşmiştir. Bu süreçte, bilgim dışında birçok makam ve yetki sahibi devlet büyüklerimiz rahatsız edilmiş olabilir. Bu tamamen bir hekim olarak daha önce kendilerine bir nebze de olsa yardımcı olduğum gerçek dostlarımın bir teveccühüdür. Farkına varmadan herhangi bir had aşma olmuşsa lütfen haklarını helal etsinler. Mesleğimin, şehrimin ve sendikamın her bireyi, şahsım için çok kıymetlidir. Bu olayı farklı boyutlara çekmeye çalışanlar, boşuna yorulacaklardır. Memur-Sen ailesi bir bütündür, dolayısıyla Memur-Sen ailesinin kaybedeni yoktur.

Üç aylık kısa bir süre zarfında yakın dostluklar kurduğum Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve güzel ülkemin tüm hastaneleriyle olan gönül bağım, hekim olmam hasebiyle sürekli devam edecektir. Fani dünyanın tüm makamları geçicidir. Kalıcı bir makam varsa o da dostlarımızın yüreklerindeki ebedi makamlarımızdır. Bugün itibariyle asıl yuvam olan Harran Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesinde, hekim olarak görevime başlamış bulunmaktayım. Sevgi ile kalın…

Dr. Öğretim Üyesi İdris KIRHAN

Haber Merkezi



27 Eylül 2018 Perşembe 15:37

http://www.siverekgenclik.com/haber/doc-dr-kirhanin-gorevden-alinmasina-tepkiler-suruyor-14092.html