Osman İzol

NANKÖRLÜĞE DAİR


Osman İzol
19 Şubat 2012 Pazar 00:00
Bu kara parçasında kapladığımız yere baktığımızda, iki metreyi geçemediğimizi ve toplam ağırlığımızın da en küçük bir kaya parçası kadar olmadığını düşündüğümüzde, gerçekten de varlığımızın ve yokluğumuzun bir anlamının olmadığı sonucuna varırız. Ta ki bize lütufta bulunarak elimize vahyi tutuşturan Allah’a kul olmayı kabul edene kadar durum böyledir.

İnsan sanır ki bulunduğu yerin sahibidir. Ancak ölüm gelip (ister kendisi buna hazır olsun ister olmasın) çattığında hayatı boyunca kendisinden kaçtığı gerçeğini görür ve Mülkü terk etmek zorunda kalır. Tıpkı öncekiler gibi. Çekmiş olduğu bunca cefa çevirdiği onca dolap onu yapayalnız bırakır. Aldandığını anlayan insana yardım edecek önceden gönderdiği hiçbir şeyi yok.

Ey insan! İhsanı bol Rabb'ine karşı seni aldatan nedir? (infitâr 6)

Evet, onun ihsanı boldu ve insan bol olan ihsana karşı nankör olmayı becerdi.

Muhakkak ki İnsan rabbine karşı nankördür (adiyat 6)

Dünyevileşmenin her geçen gün arttığı ve İnsanların amellerine göre değil zekâlarına göre, makamlarına göre, paralarına göre ve imkânlarına göre değerlendirdiği bir ortamda nankör olmama becerisini sergilemek çok zor olmuştur.

Nankör olmama durumu beraberinde sorumluluğu getirdiği için, makamın, gücün, paranın ve imkânın kriteri para etmez. Aksine hakkın ve adaletin kriterleri geçerli olur. İşte genel olarak bu durumun mahrumuyuz. Hastalığımızın sebepleri ortada ve buna çare arayışları çok az kişiler tarafından veriliyor ve bunların da sesi duyulmuyor. İş başındakilerin geneli sorumluluktan uzak ve bihaber yaşıyor.

Rabbine karşı nankör olan bir idarecinin herhangi bir insana karşı adil olması zaten beklenmez. Bu kaygıyı taşımayan iş başındakiler, duyarsız ve nankör bir toplumun meydana gelmesinde başat rol oynarlar. Hal öyle bir noktaya varır ki, sahip çıkılmayan toplum rabbini unutuverir ve kendini müstağni görür. Yani iş başındakilerin ahlakı topluma sirayet eder.

Haddimizi bilmeli ve halimizi düzeltmeliyiz. Rabbe karşı bizi aldatan her şeyden ateşten kaçarcasına kaçmalıyız. Aksi taktirde bu kara parçasında kendimize biçtiğimiz elbise öte alemde ateş olarak bize dönecektir.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
#
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Haberler

Yukarı Çık