Ayılar ve Avcılar


19 Temmuz 2013 Cuma 11:41

Anlatılanlara göre avcılar, kutup bölgelerinde yaşayan ayıları derileri için avlarlar. Ama bu iş oldukça zordur. Çünkü ayıların derilerinin altındaki ortalama on santimlik yağ tabakası ayıların buzlu sularda donmasını engeller; hem de onları bir zırh gibi korur. Bundan dolayı Küçük ateşli silahlarla ayılarda öldürücü yaralar açmak mümkün değil. Büyük silahlar da derileri paramparça edip kullanılmaz hale getirir. Kutup ayısını avlamak için alnındaki özel bir noktaya yakından ve tek el ateş edilmeli. Kutup ayılarının koklama ve işitme duyuları da oldukça güçlüdür. İki metre yükseklikte karın altındaki fok balığının kokusunu veya otuz kilometre uzaklıktaki yaralı hayvanın kan kokusunu hissedebilirler. Bununla birlikte en ufak bir çıtırtıyı bile duyabildiklerinden kimseyi yanlarına yaklaştırmazlar.

 

Avcılar kutup ayılarını avlamak için ilginç bir teknik kullanırlar. Bir baltanın ağzını iyice, ama iyice keskinleştirirler. Sonra bu baltayı, keskin yönü dışarıya bakacak şekilde buz tabakasının içinde sabitlerler. Üzerine sapını ve demirini tamamen kaplayacak şekilde fok balığı kanını sürerler. Ve olay yerinden uzaklaşırlar. Kan kokusunu alan kutup ayısı baltayı kolayca bulur ve yalamaya başlar. Yalarken farkında olmadan dilini baltanın keskin ağzına da sürter. Hafif hafif kesilen dilden sızan kanlarla balta, yalaması daha da keyifli hale gelir. Zavallı ayı, yaladıkça kanayan, kanadıkça yalayan diliyle bir süre sonra iyice kendinden geçer ve bitkinleşir. Çünkü yaladığı esasında kendi kanıdır ve ayı bunun farkında değildir.

 

Avcı ise sürekli ayıyı gözetler. Kan kaybından iyice halsiz düşüp bayılmasını bekler ayının. Bayılınca ayının yanına gider. Elindeki silahı alnına yaklaştırır. Tek el ateşle ayıyı öldürür. Böylece deriye zarar vermeden avlama işlemini tamamlar.

 

Yukarıdaki olay, aslında güçlü devletlerin günümüz Ortadoğusuna olan bakışını ne de güzel yansıtıyor.

 

Bugün sıcak bir gündem olan Mısır’daki darbede Batı ülkelerinin tutumu, Suriye’de Rusya’nın ve ABD’nin tavrı… Bazı Batılı ülkelerin onlarca yıl Türkiye’yi içten içe karıştırmaları…

 

Gözüne kestirdiği bir ülkeyi, çeşitli entrikalarla, iç isyanlarla, ekonomik bunalımlarla olabildiğince güçsüz ve takatsiz bırakır. Bir dönem sonra kendisi sanki hiçbir şeyden habersizmişçesine usulca o ülkeye yanaşır. Gerisini tahmin etmek hiç de güç değildir.

 

Örnek vermek gerekirse;

Önceki gün Irak…

Dün Libya…

Bugün Suriye…

Muhtemelen yarın Mısır…

 

Çağımızın acımasız avcılarının hedefi olmuş ve olacaktır; tıpkı ikayedeki ayıyı avlayan avcı misali…

 

Olaydaki ayı misali güçten düşen zavallı ülkeler, Noam Chomsky’nin tabiriyle ‘’haydut devletler’’den yardım isterler. İşte en başta bu ülkelere güç yetiremeyen haydut devletler avcı misali ‘’artık sorunlarınızı sadece ben hallederim’’ anlayışıyla yaklaşır ve o ülkelere dolaylı olarak el koyar. El koyar ve o ülke insanlarından kendi zihniyetinde olanları başa getirir; böylece o ülkeleri ‘’sözde’’ terk eder. Ama aslında o ülke artık sözkonusu ‘’haydut devlet’’in bir eyaletinden başka bir anlam ifade etmemektedir. Bugün Ortadoğu ve Afrika ülkelerinin çoğunda olduğu gibi…

 


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
#
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Haberler

Yukarı Çık