BİR LİDERİN ARDINDAN


8 Mart 2011 Salı 00:00
27 Şubat günü Hakka yürüyen Milli Görüş Lideri Merhum Necmettin Erbakan Hocanın hayatına baktığımızda; çileli, mücadele eden, cihat aşkıyla yanıp tutuşan ve ömrünün son nefesine kadar hizmetten geri kalmayan ‘’mücadeleci’’  bir profil karşımıza çıkıyor.
42 yıllık siyasi mücadelesinde sadece siyasetle uğraşmadı o, mesleki olarak da Türkiye'ye önemli katkılar sağladı. Türkiye'nin ilk motorlu araba deneyimi olan 'Devrim'de ve Türkiye'de ağır sanayinin kurulmasında yine onun payı vardır.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin 1968'de yapılan başkanlık seçimine aday oldu ve kazandı. Ancak dönemin Başbakanı Süleyman Demirel bu seçimi onaylamadı. Ardından 1969 Genel Seçimleri öncesinde Adalet Partisi'nden aday olmak istedi. Süleyman Demirel bu kez onu veto edince Konya'dan bağımsız aday oldu ve seçilerek TBMM'ye gitti. Ve Bağımsızlar Hareketi ile Milli Nizam Partisi (MNP) kurdu. Ve Milli Görüş'ün temeli böylece atılmış oldu. Milli Görüş'ü; Türkiye'nin kendi insan ve ekonomik gücü ile kalkınabileceğini, öz değerlerini koruyarak, arkasına tarihinin verdiği kuvveti alarak daha hızlı adımlarla yürüyebileceğini savundu.

MNP 20 Mayıs 1971'de Anayasa mahkemesi tarafından kapatıldı. Erbakan bu kez 11 Ekim 1972'de Millî Selamet Partisi'ni (MSP) kurdu. Erbakan Hoca, Bülent Ecevit'le birlikte CHP-MSP koalisyonuna katılarak iktidar ortağı oldu. 1975'te Adalet Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi ile Milli Cephe Hükümetinin parçası oldu.
12 Eylül 1980 Darbesi ile MSP de kapatıldı. 1983'de Milli Görüş, Refah Partisi (RP) adıyla siyasete girdi.  RP önce 27 Mart 1994 Yerel Seçimlerde sonrasında ise 24 Aralık 1995'de Genel Seçimlerde birinci parti oldu. 1996'da Doğru Yol Partisi'yle koalisyon kuran Erbakan, Başbakan oldu. 28 Şubat Post-Modern darbesi ile hükümet bozuldu ve 16 Ocak 1998'de de RP kapatıldı.

RP kapatılmadan önce kurulan Fazilet Partisi, partinin kapatılmasından sonra Milli Görüş'ün yeni siyasi karargâhı oldu. Bu parti de 'RP'nin devamı olduğu gerekçesi' ile kapatılma davası açıldı. Anayasa Mahkemesi FP'yi de 22 Haziran 2001'de kapattı. Ve Milli Görüş gelenekçiler yenilikçiler olarak bölündü. Yenilikçi kanat Başbakan Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde AK Parti'de kurumsallaştı ve 2002'den bu yana da iktidar. Gelenekçiler ise Saadet Partisi (SP) çatısı altında yoluna devam ediyor.

Saadet Partisinden ikinci büyük ayrılık ise 11 Temmuz 2010 yapılan Kurultay sonrasında Genel Başkan Numan Kurtulmuş'un istifası ile yaşandı ve bu ayrılıktan Halkın Sesi Partisi (HAS Parti) doğdu.

Bizim kuşağın temsilcileri Erbakan Hocayı daha çok 28 Şubat 1997 deki Refah-Yol iktidarında yapılan post-modern darbeyle tanıdı.

Bu süreçte demokratik hukuk devletinden ödün vermediğini söyleyen Demireller, Mesut Yılmazlar, Ecevitler hiçbiri Erbakan Hoca’ya destek vermedi. Allah gani gani Rahmet eylesin. Sadece BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve arkadaşları destek verdi buda yeterli olmadı.

Dün 28 Şubat’ı destekleyenler bugün tarih sahnesinden silinmişler, karşı olanlar ise halkın büyük desteği ve teveccühüyle iktidar olmuşlardır, ülkeyi yönetip Ortadoğu, Balkanlar, Kuzey Afrika’ya yön veriyorlar.

Dünyanın saygın devletleri ve Dünyaya yön veren liderlerin arasına girmişlerdir. Bunlar da rahmetli Erbakan Hocanın talebeleri ve onun okulundan yetişmişlerdir. Bu okulun öğrencilerinden biride Rahmetli Özal’dı.

Rahmetli Erbakan Hocamın idealleri arasında; Büyük Türkiye, İslam Birleşmiş Milletleri ve KKTC de bir İmam-Hatip Okulunun açılması vardı. İnşallah bunlarda bir gün gerçekleşir.

Ruhun Şad ve Mekânın Cennet Olsun Hocam.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
#
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Haberler

Yukarı Çık