Eleştiri


3 Şubat 2009 Salı 00:00
    Eleştiri; herhangi bir kişiyi, bir eseri, bir konuyu doğru ve yanlışlarını dile getirerek göstermek amacıyla yazılan kısa metinlerdir. Hedeflenen öğeyi doğru ve yanlış yönleriyle tanıtmayı amaçlayabileceği gibi, bu öğenin doğru tanıtılmasını sağlamayı ve bir değerlendirmeyi de hedef alabilir.
     Çoğu kişi eleştiri denildiğinde hemen kötülemeyi, yanlış yönleri açığa vurmayı düşünür. Oysaki edebi ve edebi olmayan eleştirilerde sadece kötüleme yoktur. Bir filmi izledikten, bir kitabı okuduktan sonra, bir başkasına yapacağımız eleştiri, o kişinin konu hakkında ön bilgiye sahip olmasını sağlar. Bu nedenle eleştiriler olmalıdır.
     Peki, biz toplum olarak eleştiriden ne anlıyoruz?
     Eleştiriyi hakkıyla yapsa da, halen bunun ne anlama geldiğini tam olarak idrak edemeyenler var ne yazık ki aramızda. Eleştiri yaptığını sanarak çamur atanlar mı dersiniz, karşısındakini yıldırma politikasına kadar gidenler mi dersiniz, hepsi mevcut. Üstelik bunun öyle okumayla, tahsil yapmayla falan alakası yok. Hani bir atasözümüz vardır, “cahillik gider, eşeklik baki kalır” diye. Okuyucularımızın affına sığınarak bu sözleri sarf ediyorum, affoluna… Henüz bir bayana nasıl hitap edileceğini bile bilmeyen şahsiyetler, dört tane fakülte bitirse ne yazar!
     Sitemizde köşe yazarlığı yapan tüm yazarlarımız için bu geçerli. Bay bayan fark etmiyor. Bizler emek verip, okuyucularımıza elimizden geldiğince aktarımlar sunmak istiyoruz. Ortaya konulan görüş, okuyanın hoşuna gider veya gitmez, o tamamen kişinin ilgisine kalmış bir durum. Ama en azından yapacağı eleştiride, dozunu kaçırmadan, yapıcı ve saygı çerçevesinde sözler seçip, eleştirisini öyle yaparsa, bundan diğer okuyucular da, yazar da hem memnun kalır, hem de istifade eder diye düşünüyorum.
      Bu sitede ki, ortak paydamız memleketimiz, yani güzel “Siverek’imiz”dır… Dolayısıyla burada bulunan tüm dostlarımız inanıyorum ki, bu siteye katkı sağlayan herkese destek vermek istiyordur. Sonuçta sesimiz bir yerlerden duyulduğunda mutlaka bir “Siverekli” olarak duyulacak ve bu da hepimiz için bir gurur kaynağı olacaktır. Dışardan beğenilip alkışlanılan yazarların ve yazıların, kendi içimizde ısrarla baltalanmaya çalışılması hiçbir mantığın kabullenemeyeceği bir durumdur. Bu durum aşılmadığı sürece bir yerlere ulaşmamız, adımızı yeterince duyurabilmemiz de mümkün olmayacaktır.
      Bir bölgede neden beyin göçü olur, bunu herkes çok iyi bilir. Kendi değerine sahip çıkmasını bilemeyen, onu aşağılayan, gereken önemi zamanında veremeyenler, gün gelip de pişman olduklarında, telafisi mümkün olmayan kayıplarla karşı karşıya kalmaya mahkûmdur. Tarihin her döneminde, bunun birçok örneği mevcuttur. Artık insanların kendilerini şöyle bir sorgulamasının zamanının geldiğini, hatta geçtiğini düşünüyorum.
     Lütfen biraz daha saygı, biraz daha ahlaki yaklaşım ve biraz daha destek!

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
#
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Haberler

Yukarı Çık