KONUK YAZAR

Fazla Vizyon İllüzyona Yol Açabilir


KONUK YAZAR
25 Ağustos 2010 Çarşamba 00:00
Fazla Vizyon İllüzyona Yol Açabilir
            (18.08.2010 tarihinde bu sitede yayınlanan yazıma yapılan eleştireler üzerine yeni bir yazı yazma gereğini duydum. Yazımı eleştiren arkadaşımıza bir cevap ve konu hakkında daha ayrıntılı açıklamalar yapmak maksadı ile kaleme alınmıştır).
Önceki yazımın iyi niyetle yazıldığından şüphe etmediğinizi ve eleştirilerimin olgunlukla yapıldığını belirtmişsiniz. Keşke bende sizin yazınızı okuduktan sonra aynı izlenimi edinebilseydim. Satır aralarına eklediğiniz bazı kelimeler ve imla işaretleri belirtmiş olduğunuz gibi olgunlukla karşılamadığınızı bariz bir şekilde  gösteriyor. Ben eleştirilerimi sıralarken ilgili yazının yazarının şahsına hakaret sayılabilecek bir tek kelimeyi bile kullanmazken aynı duyarlılığı sizden de beklerdim. Ayrıca yazınızın ilk paragrafları o metni yazarken ne kadar çok kraldan çok kralcı bir tavır takındığınızı da açıkça ortaya koyuyor. Ziya Paşa’nın a-inesi iştir kişinin lafa bakılmaz şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde sözünü hatırlatarak bana doğan cevap hakkını son kez kullanmak istiyorum.

Yazmış olduğum yazıda kısa ve orta vadede Siverek’te neden  özel üniversite (devlet üniversitesi bile değil) ve teknopark gibi kurumların kurulamayacağını sıralamışken nedense benim anlattıklarım irrasyonel sayılıp bazı konularda hayaller kurmak rasyonel sayılmış. Madem yazdıklarım anlaşılmamış Siverek’te neden teknopark ve üniversite kurulamayacağını biraz daha detaylı bir şekilde anlatayım:

Teknopark; bir üniversite veya yüksek öğrenim kurumu ya da bir araştırma merkezi ile resmi ilişkiler kurmuş, içinde teknoloji kökenli firma ve işletmelerin oluşmasını özendirecek ve büyüyüp gelişmesine destek verecek biçimde tasarlanmış, yönetiminin ilgili firmalara teknoloji ve işletmecilik becerilerinin transferi konusunda etkin uğraş verdiği bir girişim olarak tanımlanır.  Türkiye’de kurulumu tamamlanmış 23 tane teknopark varken tüm dünyadaki aktif teknopark sayısı 800 civarındadır. Teknoparklarda yürütülen araştırma-geliştirme çalışmaları nitelikli işgücü ve ileri teknoloji ekipmanları gerektireceği için oldukça yüksek maliyetli olabilmektedirler.

Daha öncede yazdım. Kalifiye elemanı yüksek maaş verseniz dahi taşraya kolay kolay getiremezsiniz. Diyarbakır’da kurulan Karacadağ Kalkınma Ajansı 6-7 bin TL’lik ücret ile personel alımı ilanına çıkmasına rağmen bir tek başvuru bile yapılmadı. Ancak aylar sonra eleman bulabildi. Diyarbakır gibi metropol sayılabilecek bir şehre bile insanlar gelmekte imtina gösterirken halen kalkmış nasıl Siverek’te teknopark kurma hayalini kuruyoruz anlayabilmiş değilim. Kalifiye bir eleman olaya  sadece parasal açıdan bakmaz. Bir şehirde çalışmak isterse evli ise şayet, kendisinin ve eşinin sosyal hayatını ve çocuklarına iyi bir eğitim olanağını sunulup sunulamayacağı gibi konularda tatmin olduktan sonra gelir. Kaldı ki teknoparkların etkin bir şekilde çalışabilmesi için üniversite ve sanayi işbirliğine ihtiyaç vardır. Nerde üniversitemiz nerde sanayimiz?

Gelelim Siverek’te üniversite kurulması konusuna. Ben önceki yazımda üniversite açılmasını karşılaştırmalı üstünlüklerle eleştirmedim, bunun neden kısa ve orta vadede mümkün olamayacağını anlatmaya çalıştım, madem konu anlaşılmadı ya da anlaşılmak istenmedi, birde karşılaştırma üstünlüklerle  açıklamaya çalışayım:

1)      Henüz daha devlet üniversitesi dahi kurulmamışken yangından mal kaçırırcasına özel üniversite açılması yönünde propaganda yapılmasını anlamış değilim. 150-200 öğrenci için özel üniversitemi açılır?
2)      Üniversite kelimesi İngilizce evren ve şehir kelimelerinin birleşiminden meydana gelmektedir. Buradaki ana tema da şudur: yerleşke yani kampus  her toplumdan, ırktan, renkten, siyasi görüşten insanın bir araya geldiği evrenin küçük bir prototipi diyebileceğimiz yaşam alanlarını oluşturmaktır.

Üniversiter eğitim; özgür bir ortamda, evrensel düzeyde bilgi, düşünce ve olguların konuşulduğu, tartışıldığı, öğrencilere akademik bir formasyon, entelektüel bir altyapı ve evrensel bir bakış açısı kazandıran, bir konuda ihtisas sahibi olmanın yanı sıra hemen her konuda fikir sahibi insanlar yetiştirmeyi hedefleyen bir eğitim anlayışıdır. Evrensel boyutta düşünebilme, görebilme, tavır geliştirebilme ve anlayabilme yetisi kazandıran bir eğitimdir.

Üniversiter eğitimin amacı bu kadar açık bir şekilde belli iken        “Coğrafi yakınlık, maliyet avantajı, ait olma duygusu vb. şeylerden muzdarip diye” gençleri karşılaşacakları farklı dünyalardan soyutlamak, bölge dışına çıkmamalarına engel olmak neden? Üniversiter eğitim bölge insanının dünyayı tanıması ve yeni kültürlerle tanışması için iyi bir fırsatken, ailelerinden birkaç yıl uzakta başka  şehirlerde yaşayabilmeleri için izin alabilecekleri tek çıkar yolken kimileri için (en azından kızlarımız için) kalkıp ta  bu gençleri taşraya hapsetmek neden? Bu şekilde düşünerek gençlerimize iyilikten çok kötülük ettiğinizin bilmem farkında mısınız?

Çin’deki emtia mallarına olan bir talep artışının Siverek’in herhangi bir köyünde yaşayan bir çobanın bile hayatını etkilediği bir küreselleşme çılgınlığında kalkıp’ta içine kapanık bir bölge üniversitesinden bahsetmek niye? Kurulacaksa adam gibi bir üniversite kurulsun. Türkiye’nin her bölgesinden, her kültüründen öğrencinin geleceği, mozaik bir üniversite olsun, beton değil. Etnik kimlikleri yakınlaştıran bir üniversite olsun ayrıştıran değil.

3)      Orta Doğu ülkelerinden karşılaştırmalı üstünlüğümüzü! kullanarak öğrenci çekebileceğimizi yazmışsınız. A) Öncelikle yazınızda belirttiğiniz üzere ne Diyarbakır’dan ne de Şanlıurfa’dan sınır ülkelere savaş uçağı trafiği hariç (Urfa da o da yok ) ne yolcu ne de kargo taşımacılığı seferi yok. Bununla ilgili hiçbir çalışmanın yapılmadığını bilmenizi isterim. B) Belki haberiniz yoktur ama Harran Üniversitesi geçen aylarda Halep Üniversitesi ile işbirliği anlaşması imzaladı. Mardin ve diğer bölge üniversitelerinin yapacakları anlaşmaların ise eli kulağındadır. Mevcut üniversiteler sizin avantaj olarak saydığınız şeyleri yapmak için çalışmalarına çoktan başlamış olmalarına rağmen halen bu durumu karşılaştırmalı üstünlüğümüz olur diyerek savunuyor musunuz? Merak etmeyin Urfa’ya, Diyarbakır’a ya da Mardin’e  sınır ülkelerden  gelecek öğrenciler yazdığınız gibi ne yaşam standartı, ne yaşam alışkanlığının yakınlığı ne de kültürel benzerlikler konusunda hiçbir yabancılık çekmeyeceklerdir. Gözümüz gibi bakarız onlara. C) Siverek’in kira, yiyecek vb. konularda  civar illere nazaran çok çok ucuz olduğunu söylemekte doğru değildir. İyi bir araştırma yapıldı mı arada uçurum olmadığı görülecektir. D) Zazaca sadece Siverek’te konuşulan bir dil değildir ki. Bingöl’de, Tunceli’de Siverek’e nazaran daha kalabalık bir zaza nüfusu varken bizim sırf zaza var diye  enstitü açmak için neden üstünlüğümüz olsun? Kaldı ki Bingöl’de, Tunceli’de, Mardin’de üniversiteler hali hazırda kuruldu bile. Bu durumda “Uygun bölümlerin açılmasıyla sağlanacak mukayeseli üstünlüklerin sağlanacağı” görüşü bu konuda da geçersiz kalmaktadır. Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek var mı? (Uzun vadede bu bölümlerin açılmasına karşı olduğum yanılgısına yol açmasın).

4) İlk yazıda kurulacak Siverek Üniversitesi Vakfına işadamlarımızın başta bina olmak üzere yardım etmesinden bahsedilmişti. Harran Üniversitesine bağlı Siverek Meslek Yüksek Okulu 1994 yılından beri eğitim çalışmasını Siverek’te sürdürmektedir. 1994 yılından beri güzide işadamlarınızın Siverek Meslek Yüksek Okuluna nasıl bir yardımı olmuştur? Meslek Yüksek Okuluna arazi tahsisi yapılmış olmasına rağmen bir çivi bile çakılmış mıdır? Binadan vazgeçtik bir bilgisayar ya da deney tüpü bağışında bulunmuşlar mıdır? Bu işadamlarımız Siverek’teki okullara şimdiye kadar kaç tane kitap bağışında bulundular? İşadamlarımızın algılamaları farklı demiştim, anlaşılmamışım galiba. Bölge’de  işadamı geçinen insanlarda hakim olan görüş üniversiteden nasıl bir kantin, hizmet ya da inşaat  ihalesi  kapabilirim şeklindedir. Herkes üniversiteden maddi anlamda bir şeyler kapma yarışındadır. Kimsenin üniversiteye dolayısıyla bölgeye ne verebilirim diye bir endişesi yok. Kültürel olgunluktan kastettiğim buydu. Urfa’dan Sivereke’e nazaran daha çok işadamı çıkmasına rağmen ben Harran Üniversitesi’ne 1 TL bağışta bulunan bir işadamını görmedim. Türkiye’nin en önemli müteahhitleri Diyarbakırlıyken Dicle Üniversitesi’ne ne kadarlık katkıları olmuştur? (Demek ki gurbetteki işadamları içinde geçerli bu durum).

5)      Harran Üniversitesi Siverek Meslek Yüksek Okulu  Bilgisayar Teknolojileri ve Programlama Bölümüne Öğretim Görevlisi almak için yılda iki defa ulusal basında ilana çıkmaktadır. Başvuru yapılmadığı için bu kadro yıllardan beri boş kalmıştır. Bu durum bile ortadayken teknopark için onlarca kalifiye elemanı  Siverek’e nasıl getirebiliriz? Üniversiteler akademik personel devinimin yoğun olarak yaşandığı kurumlardır. Yeni yeni üniversiteler açılması bu devinimi daha da artırmış, metropolde kadro alma imkanı bulamayan akademisyenler metropol şehirlerin yakınında ki  üniversitelere geçme derdindeyken profesörleri, doçentleri Siverek’e nasıl getirteceksiniz? Bir öğretim görevlisi kadrosu yıllardır boşken onca akademisyen nasıl gelsin? Yüksek maaş teklif etmekte işe yaramaz. Özel sektöre danışmanlık, proje vs. ek işler yapan bir akademisyen taşradan alacağı fazladan bir maaş farkını rahatını bozmadan bulunduğu yerden kolaylıkla telafi edebilecektir.

6)      Bilmeyenler için söyleyeyim Siverek Meslek Yüksek Okulu Endüstri Meslek Lisesine ait küçük bir binada eğitime devam etmektedir. İki yıl önce dönemin Kaymakamı ortada fol yok yumurta yokken MYO’na gönderdiği bir yazı ile endüstri meslek lisesi binasının tahliyesini istemişti. Yerel basında bu konu yazılıp çizildikten sonra yine dönemin kaymakamı sanki tahliye kararını kendisi vermemiş gibi olaya el attı ve Siverek Meslek Yüksek Okulu’na aynı binayı yeniden tahsis etti. Öğrencilerimiz kapı dışarı edilecekken meşhur Siverekli işadamlarımız neredeydi?

7)      Şimdiye kadar Türkiye’nin hiçbir ilçesinde ne özel ne de devlet üniversitesi kurulmamıştır. Bunun  en önemli nedeni YÖK kanununda yer alan ilçelerde üniversite kurulamayacağına dair kanun maddesidir. İş bu durum bile ortadayken bilip bilmeden Siverek’e üniversite kuralım hengamesi çıkarmak niye? (Bazı ilçeler bunu delmek için çok uğraştılar ama hepsi başarısız oldu. YÖK ilçelerde üniversite kurulmasına kesinlikle izin vermemektedir.)


Sanayileşmiş ülkeler çevreye zarar veren her türlü sanayi ürünlerinin üretimini (çimento, kimyasal mallar vb.) üçüncü dünya ülkelerine kaydırmaktadırlar. Gelişmiş ülke halkları her türlü imkana kavuşurken varsın üretim sürecinin doğaya dolayısıyla insana zarar veren bütün külfetini az gelişmiş ülkelerin  vatandaşları taşısınlar, amaç bu. Hal böyle iken İzmir ve İstanbul’daki dericilik faaliyetinin Siverek’te de yapılmak istenmesini eleştirmiştim önceki yazımda. Dericilik çevreye zarar veriyor dediğim içinde eleştirilmişim. Bunu söylerken yalan mı söylemişim? Herhangi bir arama motorunda tarayın görün. Ayrıca madem amaç 10-15 yıl sonrası müreffeh bir Siverek yaratmaksa, yıllar sonra ekolojik dengede sorunlar yaşanmaması için ben şimdiden öneride bulunuyorsam bunun için eleştirilmelimiyim?  Hayal kurmak sevapken hayali eleştirmek neden günah?

Siverek’te halen büyük büyük dedelerimizin döneminden kalma peynir çeşitleri üretilir, yeni bir peynir çeşidinin üretildiğini ne gördüm ne de duydum. Madem hayvancılık bölgesiyiz gelin bunun için çözüm bulalım. 20 yıl sonra mozeralla peyniri üretsek ne yazar. Antalya’dan Rusya’ya domates gidiyor da bizim domateslerimiz neden tarlalarda çürüyor, bunu nasıl ihraç edebiliriz diye kafa patlatalım.

Önceki yazımda belediyenin önce kendisine düşen asli görevlerini yerine getirmesi gerektiğini belirttiğim için de eleştirilmişim. Belediye’ye kalkınma ajansı misyonunu yüklemenin yanlış olduğunu halen savunuyorum.  Belediyecilik her mahalleye park yapmak değildir. İşin ehli olmayan insanlara yetki verirseniz böyle ucube parklarla şehre doğal bir görünüm vereyim derken yapay bir görünüm kazandırmış olursunuz. Şanlıurfa Belediyesinin de taklitçisi olmaktan kurtulamazsınız. Siverek son 10 yıl içinde büyük bir şantiyeye dönüşmüş durumda. Siverek Belediyesinin teknik kadrosuna baktığınızda istihdam edilen herhangi bir şehir bölge plancısı olmadığını göreceksiniz. Şehir şantiyeye dönüşecek ama planlamacı olmayacak. Olacak iş mi? Belediye’nin en önemli görevlerinden biri altyapı sorununu çözmektir. Siverek’in bu konuda onlarca eksiği varken belediyeye bin bir çeşit görev yüklemek niye? Belediye önce asli görevlerini eksiksiz bir şekilde yerine getirsin. Parası ve zamanı kalırsa kalkınma hamlesinin hem planlayıcısı hem de yürütücüsü olsun.

Siverek’te çocuklarımıza rutin bir şekilde girişimcilik eğitimi verilmesi tavsiyesine karşı çıkmış bunun yerine güzel sanatları aşılamamız gerektiğini yazmıştım. Beni eleştiren iki yazarın da şiirler, denemeler yazdığını iyi biliyorum. Bu özelliğinizi de gerçekten takdir ediyorum. Edebiyatla uğraşan beni eleştiren yazarımızın neden bu eleştirim hakkında tek bir satır bile yazmadığını çok merak ediyorum doğrusu. Siverek’te konservatuar, edebiyat ve sinema bölümleri açılsa güzel olmaz mı diye sormuşsunuz? Evet , bence de bu bölümler açılsa güzel olurdu. Bu bölümlerin ortaokul ve liselerde yoğun girişimcilik  seminerleri alan çocuklarımıza genç yaşlarında beyinleri pragmatist, paracı bir şekilde yıkandıktan sonra ne de güzel faydası olurdu değil mi? Önce ruhunu kirletelim çocukların ondan sonra onlara ozanlarımızı, şairlerimizi anlatalım. Bu kadar basit mi? Ağaç yaşken eğilir atasözü boşuna söylenmemiş olsa gerek. 

Sivereklinin son 30 yılda yaşadıkları ortada iken yüksek öğrenim mezunu arkadaşlarımız halen nasıl aşiret liderlerinin öncülüğünde Siverek’i kalkındıralım tavsiyesinde bulunuyorlar anlamış değilim? 1980 sonrası Siverek tarihini benden iyi bildiğinize eminim. Şunu unutmayın ki, sistemden beslenenler sistemi değiştirmek için asla mücadele etmezler. Aşiret liderine gidip ağa biz özgür düşünen, birey olmuş, kimsenin malına ve canına kastetmeyecek insanlar yetiştirmek derdindeyiz, bunun için icazetini bekliyoruz mu diyeceğiz?

Dikkat ediyorum hep hayallerden, umutlardan, neden olmasınlardan bahsedilip duruluyor, ortada somut bir şey yok. 15-20 yıl sonrasından bahsediliyor. İnsanımızın son 30 yılı zaten gasp edildi, bir otuz yılını da lütfen hayallerle çalmayalım.

Madem Siverek’te üniversite bu kadar çok açılmak isteniyor, Siverek’te nasıl üniversite açılabileceğini kısaca açıklayayım, somut bir öneri isteğini de böylece karşılamış oluruz:

-           Eğer Siverek bir gecede il olursa Siverek’te üniversite açılabilmesi için hiçbir sivil insiyatife ve kimsenin sadakasını almaya gerek kalmaz. Hükümet propaganda, kadrolaşma vb. nedenlerle kimsenin baskısına ve talebine gerek kalmadan kendiliğinden üniversiteyi kurar, gereken şeyleri de fazlası ile verir. Mevcut durumda yerel güçler Siverek’in il yapılmasına karşı oldukları için şimdilik bunun gerçekleşmesi zor gibi gözüküyor ama bu olamayacağı anlamına gelmez, top hükümette her zaman.
-           Siverek Meslek Yüksek Okulu’na bir şekilde yeni, kullanışlı, yeni bölümler açılmaya elverişli büyük bir bina tahsis edilmeli ve sivil toplum kuruluşları Harran Üniversitesi Rektörlüğü ile görüşüp kısa dönemde Şanlıurfa Meslek Yüksek Okulundaki birkaç bölümün eğitime Siverek’te devam edilmesini sağlamaları gerekir. Aradan 1-2 yıl geçmeden biz bu işi başarıyoruz denilerek  Şanlıurfa Meslek Yüksek Okulu’nun bütün bölümleri Siverek’e taşınması sağlanmalı.(Daha önce rektörlük bütün bölümlerin Siverek’e taşınmasını teklif etmiş maalesef sivil toplum kuruluşu temsilcilerimiz ve  yöneticilerimiz fakülte olmazsa istemezuk istemezuk diyerekten burun kıvırdıkları için rektörlük bu teklifinden  vazgeçmiştir). Gereken altyapı sağlanıpta  yüksek okulun bütün bölümleri ile birden taşınması  çok daha iyi olur tabi.
-           Rektörlük fakülteden ziyade yüksek okul talebini daha makul karşılayacaktır. Yüksek okulun eğitime sağlıklı bir şekilde devam etmesi sağlandıktan sonra  bine yakın öğrencinin şehre sağlayacağı kültürel ve maddi katkının etkisi ile Siverek’te hava hızlı bir şekilde değişmeye başlayacaktır. İşte o zaman Siverek’te bir fakülte açılması çok daha kolay olacaktır.
-           Bunlar sağlandıktan sonra eğer hala Siverek il yapılmamışsa yeni yeni fakülteler açılır, artık belli bir aşamadan sonra hükümet mecburen de olsa Siverek’i il yapar hem üniversitemiz olur hem de şehirde zaten bini aşkın öğrenci olduğu için öğrencinin  ve halkın kaynaşmasında bir sorun yaşanmaz. Anadolu’da üniversite açılan çoğu yerde halkın bazı nedenlerden dolayı öğrencilere yaklaşımı genelde olumsuz olur, fakat üniversitenin yarattığı gelir ve istihdam katkısı hissedilince üniversiteye ve öğrenciye bakış açısı değişir, sahiplenme başlar (Alanya ne yaptı ise üniversite izni almakta başarı sağlayamadı. Şimdi ki hedefleri önce birkaç fakülte kurmak daha sonra il olup  kendi üniversitelerine kavuşmak).

Görüldüğü gibi Siverek’te üniversite açılmasına karşı değilim. Sizin  kullandığınız yöntem çok çok  farklıydı. Size kalsa 5-10 yıllık bir periyotta belki bir şeyler yapılabilirdi. Ancak o zamana kadar üniversitenin bir şehre kattığı gelir, istihdam ve sosyal hayattaki olumlu değişimlerden mahrum kalırdık. Özel ya da devlet üniversitesi olmadan biz elimizdeki ile ne yapabiliriz ona bakalım önce. Tavsiyelerin 15-20 yılda hayata geçmesi elbette imkansız değil, ama bize şimdi bir şeyler lazım. Kısa vadeli çözümlerden kastım buydu. Ünlü iktisatçı Keynes’e sormuşlar neden uzun vadeli öngörülerde bulunmuyorsun diye. Üstat ta  demiş ki uzun vadede herkes ölecek.

Hayal kurmak, umutlu olmak tabii ki güzeldir. Ancak bir yazı yazıp herkesin ağzına bal çalıp sonra ama bunlar hayaldi,umuttu, neden olmasın demek ne kadar doğru? Yüksek öğrenimine devam edebilmek uğruna minibüs parası olmadığı için (param yok diyemeyecek kadar gururlu) 20 kilometrelik yolu yürüyen asil gençlerin olduğu bir coğrafyaya lütfen hayal satmayın…

İhsan KURAN
ikuran@harran.edu.tr
Not: Bu tartışma çok uzadı, Üniversitenin Siverek Ekonomisi’ne katkısı ile ilgili bir çalışma yapıyordum, yarıda kaldı. Zamanım olmadığı için bundan sonra polemiğe girmeyi düşünmüyorum. Somut bir şey üretmeyi tercih ediyorum.


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
#
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Haberler

Yukarı Çık