Osman TEMİZBAŞ

FEODAL TÜRKİYE GERÇEĞİ


Osman TEMİZBAŞ
25 Nisan 2014 Cuma 11:49

Öyle bir seçim yaptık ki akıllara zarar…

Bütün Dünyanın dilini ısırması lazım !

Katılımın yüzde 90 na ulaştığı bir seçim atmosferinden bahsediyoruz.

Türkiye halkı, tek çözüm yollunun demokrasi ve seçim sandığının olduğunu Tüm Dünyaya ve paralel yapıya anımsattı hatta Türkiye’de iktidar olan değişimin büyük mimarı Ak Parti bu seçimle doğudaki değişimi, feodalitenin çöküşünü bitirecek yerel adımlar attı, ideolojik partilerinde kan kaybına uğradığını göstermiş oldu ve Doğudaki blok oyların azalmasına vesile olunmuş bir seçim süreci oldu.

Halk artık şantajlara, zorbalıklara ve kaset fesadına itibar etmemiş, geleceğine reylerini vermiş.

Türkiye seçmeni artık sürü psikolojisinden kurtulmuş. hür iradeleri ile sandık başlarına gidip Türkiye’nin kaderine yön vermiştir, ne cemaat, ne ağa, ne paşa nede ideolojik etnik milletçilik hepsini sandığa gönmüş, hizmeti, değişimi kendilerine rehber etmiş bir Türkiye gerçeği oluşmuştur.

Türkiye’de siyasal sistemin kodlarını çözmek sanıldığı kadar kolay değil. 20.yüzyılın ilk yarısında Osmanlı’dan çıkan toplumun, modern sürece dâhil edilmesi amacıyla Avrupa’nın belli başlı ülkelerinden iktibaslar yapıldı. İsviçre’den medeni Hukuk, İtalya’dan ceza Hukuku, Fransa’dan idari sistem ithal edildi. Bu ithaller yapıldığında Türkiye toplumsal ve idari sistemin ıslah etmek için reformlar yaptı Reformlar iki amaç ile yapılıyordu: Birincisi zamanın büyük Avrupa devletler, Osmanlı yönetimine reform yapması için baskı yapıyorlardı. İkincisi devlet, her reform teşebbüsünde halka karşı kendi iktidar alanını pekiştiriyordu İktidar seçkinleri reformlar konusunda gösterdiği isteksizliğin tek nedeni, devleti topluma karşı zayıf duruma düşürecek yapıların ortaya çıkmasıdır.

Gözlenen uygulamalar açısında irdelediğimizde Anayasa, Yargıtay ve Danıştay ve diğer yargı birimlerinin Yürütme ve yasamanın alanını daralttığını tespit etmek mümkündür, buda Temel hak ve özgürlüklerin özüne dokunacak biçimde yetkilerini genişletir ve Yürütmenin yani demokrasinin işlemesine büyük engel teşkil edememiştir.

Demokrasiye kilit vurulmaya çalışılmış ve bu son dönemde gerçeklen vukularda bunun en bariz örnekleri olmuştur. Bunun için yeni çözüm önerilerin ve Toplumsal olguları tekrardan ele almak gerektirmekte ve Türkiye’nin acilen bir formül üretmesi gerekmekte merkezi sistem artık dışa açılmalı ve yarı başkanlık sitemini oluşturması eyalet sistemine geçişin yapılması hizmetlerin daha hızlı daha verimli yapılmasına olanak sağlayacak sosyal, kültürel,toplumsal çözümleri kendi yapısı içinde çözüme kavuşturacaktır.

Böylelikle bölgesel farklılıklar ortadan kalkacak ve halk kendi kendisini yönetecek koşuları oluşturcak mevcut hükümete daha net daha sağlıklı bilgi aktarımı sağlanacak sorunlar yerinde tespit edilip daha hızlı ve etkin çözümler üretilecektir yeni yerel yönetimler yasası da bunun alt zeminin oluşturulmasında kaçınılmaz bir fırsat olarak değerlendirilmesi gerekir burda yerel yönetimlere büyük görevler düşmektedir..

Demokrasinin tarihte siyasete kazandırdığı en yüksek değer,bütün toplumsal grupların içinde yer aldığı aktif şura ile gerçekleşen ve kesintisiz devam eden müzakereci siyasettir ki oda İslamın öngördüğü bir değer olarak lanse edilmiştir

Toplumların kendilerine özgü bir demokrasi modelleri olacaksa, ancak bu sayede halkın iradesine dayalı demokrasi kurmaları mümkün olur.

Modern demokrasilerde en çok karar mekanizmaları ve karar süreçleri üzerinde yönetilenlerin ve sivil toplumun etkili olması gerektiğini fikir aslında halkın iradesini tecelli etmesi arzusuna dayanmaktadır. Ülkemiz ve Siverek’imiz için hayırlara vesile olunması temennisiyle.


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
#
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Haberler

Yukarı Çık