FİRAVUNLAR GİDİYOR


31 Ocak 2011 Pazartesi 00:00
Son günlerde Tunus'taki olaylar, halkın sokağa dökülerek yönetimi protesto etmesi, 23 yıldır ülkeyi baskıyla yöneten ‘’Firavun’’Bin Ali'nin ülkeyi terk etmesi dünyada bir beklentiye, Araplarda bir heyecana neden oldu: “Acaba Araplar otoriter yönetimlere başkaldırıp ‘’Firavunlara’’ son verecekler mi?
Bu gün de Arap ülkelerinin hemen tamamında yönetimler batının kontrolünde, batı terbiyesi almış, kendi toplumuna uzak sivil askeri bürokratların elindedir. Bunların tepesinde ise koltuğunu batıya veya bir batılı ülkeye borçlu krallar, diktatörler, firavunlar vardır. Bu noktada Arap ülkelerinin “bağımsızlık mücadeleleri”nin ve “bağımsızlığı sembolize eden liderler”in de sorgulanmasına ihtiyaç vardır. Zira batı bu coğrafyada ülkeleri bütünüyle yitirmek yerine bağımsızlık süreçlerini kendi kontrolünde yürütmüştür.    
Tunus Arap ülkeleri arasında batı (Fransız) kültürünün en baskın olduğu, eğitimin Fransızca olduğu, insanların pek çoğunun Arapçayı unutup Arapça-Fransızca karışımı garip bir dil kullandığı bir ülkedir. Bu ülke laikliğin en katı uygulandığı, insanların en temel dini taleplerinin-ihtiyaçlarının bile “tehdit” olarak görüldüğü ve cezalandırıldığı bir ülkedir. Halkı Müslüman olan bu ülkede bırakın kamusal alanları, kadınların sokakta bile başı kapalı gezmeleri yasaktır, mümkün değildir.
Tunus'ta üniversite mezunu bir gencin işportacılık yaptığından dolayı zabıtalarca dövülmesi, sonrasında gencin kendisini yakması ve ölmesi halkın galeyana gelmesine neden oldu. Alınan tedbirlere rağmen olaylar durulmadı ve devlet başkanının ülkeden kaçmasına kadar vardı.
Bu durum Arap ülkelerinde ve İslam coğrafyasında sık görülen bir şey değildi. Bir Arap yönetimi ilk defa halkın baskısı sonucu koltuğunu terk edip kaçmak zorunda kalmıştı. Son gelişmeler otoriter yönetimler altında inleyen Arap ülkelerinin demokratikleşebileceği konusunda ümit vericidir.
Arap devletlerinin ekonomik-siyasi bağının en güçlü olduğu devletler batılı devletlerdir. Bu ülkelerin yeraltı zenginlikleri, finans kaynakları batıya akmaktadır. Petrolün, gazın getirileri batı bankalarında tutulmaktadır. Kralların, hakim ailelerin özel hesapları batıdadır. Batılı ülkeler Arap coğrafyasının kaynaklarını yönetimler üzerinden örtülü şekilde sömürmeye devam etmektedir.
Tablo bu iken, Arap coğrafyalarında halka dayalı demokratik yönetimlerin kurulabilmesi kolay değildir.
Dinsiz diktatörlük rejimleri bazen Müslümanlara cephe alabilir, bazen onlarla işbirliği yapabilir ama İslam dinine karşı açtıkları savaşı ilelebet sürdüremezler. Az veya çok bir zaman geçtikten sonra İslam mutlaka galip gelecektir. Bu Firavunlar yaşadıkları sürece bu korkularından dolayı hiçbir zaman bu dünyada huzurlu bir hayat yaşayamamışlardır hep bu korkuyla yaşamışlar ve yaşamaya devam ediyorlar.

Hem devlet dine karışmaz demişler, hem de Sünnî Müslümanların bütün din işlerini tekelleri altına almışlardır. Bunların başında Mısır ın Firavunu, Lanetli Hüsnü Mübarek gelmektedir.


Mısır, sırtındaki firavun yükünü atmak için ayağa kalktı. Dört gündür Mısır’da 30 yıldır Müslüman halkına zulmeden, Müslüman kardeşleri hapse tıkayıp siyaseten engelleyen, ABD den bağımsız hareket etmeyip İsrail’le ortak hareket eden, Kardeş halk olan Filistinlileri sürgüne, zulme maruz kalmasına sebep olan bu Firavun   Hüsnüye halkı artık gerekli cezayı vermek için ayaklanmıştır.

Son Firavunun kendisi hariç, ailesinin bütün fertleri İngiltere’ye gitti.. Bu arada hükümete göstericilere ateş etme yetkisi verdiği de gelen haberler arasında.. Gözlemciler, Mısır’da olaylarda hayatını kaybedenler, yaralanan ve gözaltına alınanlarla ilgili işkence iddialarının halkın öfkesini daha da büyüttüğü belirtiliyor.. Cuma namazından sonra yaşananlar ise, artık Mısır’da geri dönüşün mümkün olmadığının işareti sayılıyor..
Aynı şekilde Yemen’de sular yeniden ısınmaya başladı. Bu kez Sana’da muhalefetin çağrısıyla bir araya gelen binlerce kişi, 32 yıldır iktidardaki Devlet Başkanı Ali Abdullah Salih’in görevi bırakmasını istiyor.

Yemen’in başkentinde binlerce kişi, 32 yıldır iktidardaki Devlet Başkanı Ali Abdullah Salih’in görevini bırakması için gösteri yaptı. Göstericilerin, “Tunus Devlet Başkanı 20 yıl sonra gitti, Yemen’de 30 yıl yeter” ve “Yeni göreve hayır, iktidarın babadan oğula geçmesine hayır” diye slogan attıkları haber veriliyor. Bütün bu oluşumlarda Özgürlük cephesi Türkiye’yi model alacakmış gibi gözüküyor..

Yıllarca Müslüman halkını zalimce idare eden bu son Firavunlar Allah ın izniyle son demlerini yaşıyorlar. Dünyanın dört bir yanındaki Müslümanların duaları kendi ülkelerinde, kendi dini, diyanetini yaşayamayan Müslüman halkıyla beraberdir. İnşallah en kısa zamanda bu Firavunlar bu diktatörler Allah ın lanetine uğrayıp hem bu dünyada hem de öbür dünyada hak ettikleri cezaya müstahak olurlar... Allah ın izin ve inayetiyle 2011 yılı şairin dediği gibi “İstikbal inkılabatı içinde en gür sada, İslam’ın sadası olacaktır”.



YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
#
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Haberler

Yukarı Çık