KONUK YAZAR

GÜZELLİKLER CENNETİ HATIRLATMAK İÇİN YARATILMIŞTIR


KONUK YAZAR
27 Kasım 2010 Cumartesi 00:00
Yarattığı her şeyi en güzel yapan Allah, insanın ruhunu güzelliklere karşı bir duyarlılıkla yaratmıştır. Bu estetik anlayışının açığa çıkması, insanın imanı ve aklı ile doğrudan ilişkilidir. İmanının olgunlaşması, kişinin Allah’ın benzersiz sanatıyla yarattığı güzelliklerden alacağı zevki ve cennete duyduğu özlemi de artıracaktır.

Kuran’da, samimi iman sahiplerine vaat edilen cennet ortamındaki güzellik ve estetik anlayışı detaylarıyla bildirilir. Sonsuz güzellikleri sanatının içinde yaratan Allah, cenneti insan ruhunun en çok hoşlanacağı, en çok lezzet alacağı ve en çok etkileneceği nimetlerle donatmıştır. Allah’ın en güzel surette var ettiği insan, her türlü güzellikten, estetikten ve sanattan zevk alacak bir  yaratılışa sahiptir. İnanan insan da dünyada, cennet ortamlarının benzerleriyle karşılaştığında büyük zevk ve haz alır.

İnsan ruhu doğada estetik yaratılmış çiçeklerden, ihtişamlı görünümdeki ağaçlardan, huzur veren denizlerden, harika manzaralardan, güzel bir insan yüzünden tarifsiz haz alır. Bu saydığımız doğal güzellikler, cennetin muhteşem nimetlerindendir.
Cennetteki birkaç nimete baktığımızda, "... ne (yakıcı) bir güneş, ve ne dondurucu bir soğuk..." (İnsan Suresi, 13) şeklinde bildirilen; insanı rahatsız etmeyen ferah bir iklime sahiptir. İnsanı sıkan, bunaltan sıcaklar ya da üşüten, titreten soğuklar orada yoktur. Yüce Allah müminleri cennette, "... ne sıcak-ne soğuk, tam kararında bir gölgeliğe..." yerleştirir.  "Tam kararında" ifadesi, ikliminin yanı sıra, cennetteki bütün ortam ve koşulların da insan ruhunun gerçek anlamda tatmin bulacağı, rahat edeceği şekilde hazırlandığına işaret eder.
Cennetle ilgili ayetlerde en çok haber verilen doğal güzelliklerden biri de, "Durmaksızın akan su(lar)"dır. (Vakıa Suresi, 31) İnsan ruhu sudan, özellikle de akan sudan büyük keyif alır. Bir akarsu veya bir şelale, ormanın içinden akan bir ırmak, hatta durgun bir göl insana büyük haz verir. Akan suyun görüntüsü, çıkardığı ses insanın ruhunu doyuma ulaştırır. Başka bir ayette; De ki: "Size bundan daha hayırlısını bildireyim mi? Korkup sakınanlar için Rablerinin Katında, içinde temelli kalacakları, altından ırmaklar akan cennetler… (Ali İmran Suresi, 15) şeklinde buyrulur.
 Yükseklerden akan şelalenin görüntüsü ve sesi insanı ferahlatır. Sarayların, konakların ya da villaların bahçelerindeki göletler, havuzlar, yapay akarsuların yapılma amacı, genellikle ruhtaki bu estetik özlemi nedeniyledir. Estetik görüntülerin hoşa gitmesinin gerçek nedeni ise, inanan insanın ruhunun cennet nimetlerinden zevk alacak şekilde yaratılmış olmasıdır.

İnsan ruhunda güzel duygular uyandıran bir başka güzellik de sestir. Müzik de insan ruhunu derinden etkiler ve her dönemde insan yaşamında önemli bir yere sahip olmuştur. Bu nedenlerledir ki insan ruhu, müzikten, güzel insan sesinden, akan suyun ve dalgaların sesinden coşku ve huzur duyar. Güzel görüntü ve güzel seslerden haz alan insan ruhu, kötü görüntülerden ve kötü seslerden de sıkıntı duyar. Yüksek insan sesi, parazitli bir müzik, gürültülü ortam, trafikteki sesler kısa da sürse kişiyi rahatsız eder. Bunlar da insanın cehennem ortamını hatırlatan seslere verdiği olağan tepkidir. Yüce Allah Kuran’da, “İçine atıldıkları zaman, kaynayıp-feveran ederken onun korkunç homurtusunu işitirler.“ (Mülk Suresi, 7) ayetiyle, cehennemdeki ürkütücü seslere insanların dikkatini çeker.


İnsan ruhunun en çok zevk aldığı güzellik kuşkusuz güzel ahlaktır. Kuran ahlakı, Allah’ın hoşnutluğunu bildirdiği tüm güzel özelliklerin toplamıdır. Bu ahlak; fedakarlık, ince düşünceli olmak, merhamet, sadakat, dürüstlük, adalet, sevgi, güzel sözlü ve ılımlı olma, barış, kardeşlik, hoşgörü, anlayış gibi birçok üstün ahlaki değerleri kapsar.

Kendisi ihtiyaç içinde olduğu halde, yemeğini yoksula ikram eden fedakar insana karşı, sevgi ve saygı duyulur. Yalnızca kendini düşünen benmerkezci kişiye karşı ise doğal olarak soğukluk hissedilir. Allah insan ruhunu güzel ahlakı yaşayan kişilere karşı sevgi ve muhabbet duyacak şekilde yaratmıştır.

Allah’ın, ruhlarının hoşuna gidecek şekilde tüm insanlara sunduğu bu güzelliklere karşılık yerine getirilmesi gereken tek sorumluluk, O’nun gücünü gereği gibi takdir edebilmek, O’na şükredebilmek ve O’nun istediği gibi bir yaşam sürmektir. O gün inanan insanların alacakları güzel sonuç, “Takva sahiplerine vaat edilen cennet; onun altından ırmaklar akar, yemişleri ve gölgelikleri süreklidir. Bu korkup-sakınanların (mutlu) sonudur, inkar edenlerin sonu ise ateştir.”(Rad Suresi, 35) ayetiyle haber verilir.



Nevin Duyar

Marmara Ünv. İletişim Fakültesi Mezunu

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
#
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Haberler

Yukarı Çık