İlk Şehit İlk Katil


3 Ekim 2011 Pazartesi 00:00
Yeryüzünün ilk katili Kabil, ilk şehidi de Habil’dir. İnsanlık, Hazreti Âdem’in bu iki oğlundan öldürmeyi ve öldürülmeyi öğrendi. Rivayetlere göre Habil ile Kabil’in aynı kızla evlenmek istemesiyle başlayan münakaşa, tartışma, zamanla yerini kavgaya bırakır ve gidişatın; içinden çıkılmaz bir hale dönüştüğünü sezen Habil, defalarca kardeşine kavgadan vazgeçmesini, insan öldürmenin çok büyük bir suç olduğunu ve bunun geriye dönüşünün olamayacağını hatırlatır. Ama Kabil’in gözünü hırs bürümüştür. Kabil için olay artık belli bir mecraya girmiştir. Kardeşi Habil’i öldürecekti… Kabil’in niyetini sezen baba Hazreti Âdem, araya girer. Bir çözüm sunar:

-Oğullarım, ikiniz de Allah’a birer kurbanlık sunun. Allah, hanginizin kurbanını kabul ederse kız onun helalidir, der.


Habil de, Kabil de teklife sıcak bakar ve teklifi uygulamaya koyarlar. Her ikisi de Allah’a birer kurban sunarlar. Allah, Habil’in kurbanını kabul eder. Kabil’in kurbanını reddeder. Çünkü Kabil, art niyetlidir. Kabil, sonuca itiraz eder ve Habil’e olan öfkesini arttırır. Artık, onu öldürmeye karar vermiştir. Bir gün gizlice Habil’i takip eder. Issız bir yere geldiklerinde öldürmek amacıyla ona saldırır. Habil, yere düşer. Kabil, Habil’e elindeki taşla vurmaya devam eder. Habil, karşılık vermez. Sadece ona acır. Çünkü, Kabil, bu hareketiyle Allah’ın lanetini topluyordu. Habil, bu cinayet işlenirse, bundan sonraki tüm cinayetlerin günahının yarısının Kabil’e yazılacağını düşünüyordu. Bu yüzden Kabil’i durdurmaya, onu vazgeçirmeye çalışıyordu. Ama Kabil’in gözünü hırs bürümüştü. Oracıkta kardeşini öldürür. Bu, yeryüzünde dökülen ilk kandır. Bu, yeryüzünde işlenen ilk cinayettir. Habil, yeryüzünün öldürülen ilk insanı, ilk şehidi; Kabil ise yeryüzünün ilk cinayetini işleyen insanı, ilk katili oluyordu böylece.


Aradan yüz binlerce, kimi araştırmacılara göre milyonlarca yıl geçtiği halde insanlar bu lanetli geleneği günümüze dek devam ettirdiler.

Para için, arazi için, namus için, mevki için, şan için, şeref için, kibir için; insanlar, kardeşler, komşular, akrabalar birbirini öldürüyorlar. Bu lanetli gelenek dünyanın her coğrafyasında, her toplumunda ve her zaman diliminde etkisini, sağlamlaştırarak devam etmiştir.

İnsanoğlunun bilmediği, bilemediği, bu dünyada yaşadığı sürenin çok kısa olduğu ve giden hiçbir canın geriye getirilemediğidir. Dolayısıyla ilk katil olan Kabil’in uğruna cinayet işlediği kız veya günümüzdeki cinayetleri birçoğunun sebebini teşkil eden arazi anlaşmazlığı, töre gibi faktörlerin hiçbirinin; ama hiçbirinin bir insanın; zayıf, çelimsiz bir insanın ruhunu geriye getiremeyeceğini nedense hiç anlayamıyor insanlar. Hiçbir mevki, makam, töre, mal, mülk, arazi bir insanın bedenini diriltmeye yetmiyor. Ama insanlar bunun farkında değiller nedense. Eline silah alan biri, çok basit bir mesele yüzünden bir alacak verecek meselesi yüzünden, ufak bir sınır meselesi yüzünden boşaltıyor şarjörü karşısındakinin alnına. Utanmadan, korkmadan, sıkılmadan… Ve ardından başlayan pişmanlıklar, eyvahlar… Ama hiçbiri, hiçbiri geriye döndüremiyor zamanı. Hiçbiri diriltmeye yetmiyor giden, toprak altına atılan bedenleri.


Niçin yapıyorlar? Sorusunun cevabını Kabil’in tutumunda bulmak mümkün. Kabil, şeytana uymuştu. Habil’i öldürmeyi kafasına koymuştu. Kötülük düşüncesi zihninde yer edinmişti. Aramızdaki Kabiller, bazen cezaevlerinde, bazen dış ülkelerde, bazen, üst düzey yetkili olarak, bazen vasıflı, bazen vasıfsız olarak, bazen sivil, bazen resmi olarak şeytana uyuyorlar ve Habilleri öldürmeye devam ediyorlar. Ve böylece umuda, barışa, kardeşliğe dair düşünceleri yerle bir ediyorlar.


Habiller de boş durmuyor. Yaralansalar da, ölseler de tehdit edilseler de, içerdeki, dışarıdaki, yerli yersiz, kötülük odaklarının tüm Kabil’ce eylemlerine, tavırlarına, düşüncelerine rağmen; Diyarbakır’dan, Ankara’dan, Yozgat’tan, İzmir’den, Şırnak’tan, Urfa’dan, Kars’tan Habil’ce düşünceleri yayıyorlar tüm dünyaya. İnadına barış diyor; inadına kardeşlik diyor, inadına huzur diyor; Kürtler, Türkler, gençler, yaşlılar, Aleviler, Sünniler, güneyliler, kuzeyliler, doğulurla, batılılar… Habil, yeryüzünün ilk şehidi olarak her öldürüldüğünde yeniden düşünceleriyle, merhametiyle; barış, huzur, kardeşlik mesajlarıyla aramızda dolaşıyor. Provokasyonlara, dolduruşlara gelmeyin, diyor bizlere.  Kabil’e uymamamızı, ilahi adaletin eninde sonunda tecelli edeceğini fısıldıyor, ülkenin tüm kesimlerine.


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
#
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Haberler

Yukarı Çık