Kitap Kampanyası mı Reklam mı!


25 Nisan 2010 Pazar 00:00

    

     Bir kitap kampanyası başlatıldı aylar önce. Siverekli üniversite gençliği, başlattıkları bu kampanyayla bir hayli destek toplamayı başardılar. Onların bu şevkini gören herkes elinden geleni yapmak adına yurdun dört bir yanından “el verdi” bu yardım çağrısına. Ceplerindeki kısıtlı harçlıkla kitap alıp duyarlılığını göstermeye çalışan öğrenciler mi dersiniz, kitaplığından ayırdığı birkaç kitabı göndererek “bu çorbada benim de tuzum bulunsun” diyenler mi dersiniz! Hâsılı, bu konuda hassasiyeti olan herkes elini taşın altına attı. Katılım oldukça yoğun oldu ve beklenilen sayının üstünde bir rakam elde edildi şu sıralar. Allah, herkesin hayrını kabul eylesin inşallah.

     İslamiyet’te sadaka vermek, hayır yapmak çok önemli ve ciddi bir konudur, bunu herkes bilir. Resullullah Efendimiz (s.a.v.) bu konuda o kadar hassas davranmıştır ki, ashabına sürekli uyarıda bulunmuştur. “Sağ elin verdiğini sol el bilmemeli” sözü, O’nun hassasiyetine en güzel örnektir. Burada müthiş incelikler vardır “düşünebilene”. Hayır yapıyorsa kişi, bunu riyadan uzak, usulünce yapmalıdır ki; Allah (c.c.) katında yerini bulsun. Eskiye nazaran hayır hasenat işlerinde azalma olduğundan dolayı, teşvik amacıyla zaman zaman, yardım yapan kişi ya da kurumların isminin açıklandığı durumlar da olabilmektedir. Tabi, abartmamak kaydıyla!  Abartıldığı takdirde, yapılan iş reklama döner ki, bu da çok çirkin bir davranış halini alır. Hal-i hazırda böylesi davranışlara da ne yazık ki üzülerek şahit olmaktayız.

     Peki, yardım yapmanın amacı nedir?

     Yardımlaşma, zenginle fakir, tokla aç arasındaki uçurumu kapatır, aralarında sevgi ve saygı bağı kurar. Yardımla, yoksullar korunmuş olunur ki, onların hırsızlık gibi kötü yollara sürüklenmeleri engellenmiş olunur. Yardımla topluma kazandırılan insanlar kin, haset, nefret gibi huylardan kurtulur ve kimsenin malında gözü olmaz. Yardımlaşmanın yaygın olduğu toplumlarda dostluk duygusu güçlü olur. Fakirlik ve bununla birlikte ortaya çıkan dilencilik olayı ortadan kalkmış olur.

    Peygamber Efendimiz (s.a.v.): “Kim bir Müslüman kardeşinin sıkıntısını giderirse, kıyamet günü Allah (c.c.) da onun sıkıntısını giderir” buyurmuştur. Böylelikle, yapılan hiçbir hayrın Allah (c.c.) katında karşılıksız bırakılmayacağını bizlere müjdelemiştir.
 
 
     Hal böyleyken, bunun gibi hassas bir konuyu, adabıyla yapmaktır bize yakışan. Bu kampanyaya destek veren nice büyüklerimi tanıyorum, isminin geçmesinden bile rahatsız olan.       
     
     Okuduğum bir yazıda şöyle diyordu: “Eskiden iyilik yaparlardı, söylemezlerdi. Sonra hem yapmaya, hem söylemeye başladılar. Şimdi ise yalnız söylüyorlar.” Sanırım bu söz özetlemiştir anlatmak istediğimi de.  Elimizi vicdanımıza koyup bir kez daha düşünelim:

“Ben yardım mı yapıyorum, yoksa gösteriş mi?”

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
#
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Haberler

Yukarı Çık