MEVSİMLİK GÖÇ EĞİTİM ÖĞRETİMİ TEHDİT EDİYOR


8 Mayıs 2012 Salı 00:00
Mevsimlik göç, genelde Güneydoğu’da, özelde Şanlıurfa’da yıllardan beri eğitim öğretimi tehdit eden bir faktör olarak durmaktadır. Bu bağlamda gerekli, önemli ölçüde bir boşluğu doldurduğuna inandığım ‘’Haydi Kızlar Okula’’, ‘’Anne Kız Okuldayız’’ ‘’Baba Beni Okula Gönder’’ gibi kızların ve kadınların eğitim oranının yükseltilmesini hedefleyen kampanyaların yanında mevsimlik göçün mağduru çocuklarla ilgili de bir kampanya başlatılmalı ki bu; sorunu kısa vadede çözmese de en azından sorunun ciddiyetini ülke gündemine getirme anlamında yapılacak çalışmaların ön basamağı olabilecektir.

Güneydoğu’da her yıl, nisan ayının ortalarında meydana gelen mevsimlik işçi göçü, parlak zekâların körelmesine, genç beyinlerin eğitim ve öğretimden yoksun kalmasına, uzun vadede de bölgenin kaderini değiştirecek ‘’nitelikli insan gücünün oluşmaması, yetişkin; eğitimli bir neslin yetişmemesi’’ sonucunu doğurmaktadır. Asıl üzücü ve üzerinde durmayı zorunlu kılan faktör de budur.

Daha okulun bitmesine iki ay kala-nisan ayının ortalarında- başta Çukurova, Ege ve Karadeniz bölgeleri olmak üzere, Anadolu’nun çeşitli yörelerine mevsimlik işçi olarak giden bu yurttaşlar, beraberinde altı okul çağındaki çocuklarını da götürmektedir.

Okul henüz bitmediğinden bu öğrenciler ya devamsızlıktan ya da başarısızlıktan sınıf tekrarına kalıyorlar. Liselerde, ilgili yönetmeliğe göre bir öğrencinin özürsüz bir şekilde devamsızlık hakkı yirmi gündür. Bu süreyi aşan öğrenci devamsızlıktan sınıf tekrarına kalmış sayılır. Okul idaresi öğrenciyi devamsızlıktan bırakmasa dahi(öğrenci rapor alma yoluna giderse) öğrenciler başarısızlıktan sınıf tekrarına kalmış oluyorlar. Çünkü öğrencilerin işe gittikleri tarihte henüz ikinci dönemin ikinci ve üçüncü sınavları yapılmamıştır. Bu durumda öğrencinin herhangi bir dersten birinci sınavda aldığı puan ne kadar yüksek olursa olsun; öğrenci, ikinci ve üçüncü sınavlara giremediğinden o ilk sınavın ortalaması üçe bölünecek ve öğrenci o dersten başarısız olacaktır. Bu, tüm dersler için geçerli bir durumdur.

 Sınıfların otamalarının düşmesi ve mevsimlik işçi-dolayısıyla öğrenci- göçü, zaman zaman ilginç uygulamalara da sebep olmuştur. 2005 yılının haziran ayında Milli Eğitim Bakanlığıyla Uluslar arası Çalışma Örgütü(İLO) tarafından uygulamaya konulan 'Gezici Mevsimlik Tarım İşçiliğinde Çocuk İşçiliğinin Eğitim Yoluyla Sona Erdirilmesi Projesi' kapsamında, Adana'nın Karataş İlçesinin Yemişli Köyü'nde Sosyal Destek Merkezi açıldı. Açılışa katılan İlköğretim Genel Müdürü Özdemir, eğitim görmenin herkes için anayasal bir hak olduğunu hatırlattı. Özdemir, şöyle konuştu: 

"Çocuklar okula gelemiyorsa, eğitimi ayaklarına götüreceğiz. Gerekirse çadırda gece eğitimi yapacağız. Ülkemizde özellikle yoğun göç alan tarım bölgelerinde çocukların tarlada çalıştırıldığını ve okulun göz ardı edildiğini saptadık. Bu kapsamda, Türkiye'de ilk kez tarım bölgesi olan, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu'dan gelen vatandaşların çocuklarının iyi eğitim alması için Yemişli Köyü'nde Sosyal Destek Merkezi kurulmasını sağladık. Burada, çocuklar öğretmen gözetiminde temel eğitim, bilgisayar ve el becerileri gibi dersler alacak."    

 Başka bir ilde de geçtiğimiz yıllarda valilik, okullarından koparılarak tarlalarda çalışmaya gelen öğrencilerin eğitimlerini tamamlamaları için ‘’Çadır Okullar Projesi’’ adlı bir çalışma yaparak, çadırlara öğretmenlerin görevlendirilmeleri suretiyle sorunu bir nebze de çözmeye çalıştı.

Bu çözümler geçici çözümlerdir, tali çözümlerdir. Asıl yapılması gereken çok şey var ve bunlardan en önemlileri; ‘’İnsanların bulundukları yerlerde çalışabilecekleri bir iş ortamı oluşturmak, her il ve ilçede öğrenci yurtları tesis etmek, insanlara eğitimin önemini kavratmak’’ tır. Bunlar ve bu doğrultuda yapılacak çalışmalar, sorunu çözmede etkili olacaktır.


 

 


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
#
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Haberler

Yukarı Çık