NEDEN OLMASIN!


13 Ekim 2009 Salı 00:00

Herşeye rağmen bu Ülkede yaşamış olmaktan mutluyum.
Birçok kişinin bana ortak sorusu şu : “Bu ülkede iki kültürü bir arada yaşamak nasıl bir duygu?”. Özellikle  dinlediğim müzikler için; “bu bir çelişki doğurmuyor mu sende?” Ya da doğu ve batı müziğini bir arada dinleyip, bunlar hakkında yorum yapacak kadar hayranlık duyman sende çatışma oluşturmuyor mu?
 Cevabı için belki derin ve uzun tezler gerekli. Hakikaten düşündürücü ve deşindirici bir soru...
   Aslında dikkat ederseniz doğu ve batı kelimeleri yerine orijinal terimlerini kullanmak gerekirken konjoktürel fonksiyonların elverişli olmaması nedeniyle bunları bile kullanmadan zamirlerini kullanmak zorunda kalıyorum.
  Yanlış ve çok yanlış bir kullanım da diyebilirsiniz. Ama elimizdeki malzeme bu. Ve buu malzemeden ilk numunesini yapmak ve ortaya çıkarmak zorunluluğu olan bir hammade var. Ve ben geleceğin de bu girişimsel bu kelimeler üzerine bina edileceği umudundayım.
   Mehter marşlarını dinlemek bana zevk veriyor, Çünkü; Osmanlının muhteşem ordusunda kendimi serasker havasında hisseder kös, davul, nakkare’ leriyle coşar, Ve bu bana haz verir. Aynı zamanda Şivan PERVER’in yanık halk ozanlarının yorumlamalırını dinlediğim de de büyük atalarımın bana bıraktığı o güzel klamlar (halk deyişleri) beni zirveye ulaştırır; edebiyata şiire birkez daha aşık olur, bu tablo karşısında, bir kez daha Allaha teşekkür ederim. Ve derken Ege’ye  kayar, orda Efe olur, kızan olurum. Özay GÖNLÜM den anadolunun enfes halk derlemelerinin nağmelerini ruhuma yelpaze yapırım. Ve karşımda Karadeniz insanının  tabiatıyla barışık, yayla kemençesinin müzigi bana kara denizin kara sularında kullaç attırır, hamsiyle yüzdürür...Kızıldenizde, sınırları aşar,Halil CİBRAN'ın filistinli çocukları için  bir taşta ben atarım. Ahmet Ariften, Oy Havar’ı dinlemek hüzün verirken, Yahya Kemalde “Rindlerin Ölümü’nü ezberden okumak beni hayata birkez daha bağlar. Diyarbakır’da bizi Cahit Sıtkı karşılar, dilinde Fakiyı Teyranın dizeleri, bana; “hoş geldin sahabeler şehrine” der. Mehmet UZUN ağabeyimden Ahmet ALTAN benzetmesiyle anadiliyle Gece Yarısı Masalları tarzında doğu masallarını okumak beni keldanilerin başkentine taşır.
 Ne yapalım belki geçmiş bize özgürce müzik dinleme özgürlüğünü vermedi yada veremedi veya  hammadesini bizler oluşturamadık. Ama şuna inanıyorum ki;  bu toplum gittikçe bilinçleniyor. Hiçbir kültür ve halk üstün değildir anlayışı, paydasında birleşiyor. Ve birleşmek zorunda.
   Beni eleştirecek olanlarada derim. “Bu bir sevdadır. Belki bir şahısta, belki bir ülkede belki de bir mirasta yada bir liderde birleşip konuyor bir yere. Bana  hak vermeyenleri de anlıyorum. Ama lütfen şunu anlamalarını da diliyorum. Ben kültürüm üstün değildir demiyorum, başka kültürler bizi etkiledi diyorum. Ve bence bu bir erdem. Sadece benim yazılı düşüncem. Zaten tarih boyunca tüm insanları aynı fikirde buluşturmak imkansızdır. Başarısızlıkta burdan kaynaklanıyor biraz. Yani herkesi memnun etmeye efor sarf etmek.
  Yıllarca aynı filmleri ortak bir kimlik ile izlemeyi başardıksa,  orijinal bir kültürden bahsedebilir miyiz? Hangimiz Şaban”ın filmlerindeki kareleri günlük yaşantısında ima etmedi. Hangimiz, Tatar Ramazan da Haksızlık Karşısında boyun eğmeyiz, sözünü söylemedi.  Doğulu bir Türkücünün bestesini batı müziği tarzına çevirip birlikte hangimiz eğlenmedi. Tarkan hangi çocuk tarafından dinlenilmedi ki?  Belki diyeceksiniz neden isimleri yok sayıldı beslendiği kaynaklar neden kurutulmaya mahkum edildi. Evet bu kahredici bir hataydı.
  Her yenilik, her yanlış, eleştirile eleştirile yada tasaffi edip mükemmelleşir. Şimdi buradayız ve ortak paydamız olan inancımız ve bundan sudur eden ortak kültürümüz artık birbirini sevmek, yüceltmek ve geliştirmek zorunda.
   Ve tarih boyunca devam edip gelen, sünnetullaha göre zulüm devam etmez hakikatini anlamak bizim için yeterli galiba.
   Bunu ben şununla ispatlarım . Sanat eleştirmenleri derlerki; Anadolu nun kendine has bir mimari tarzı yoktur. Roma, Bizans ve İran kültürünün karmasıdır. Belki doğru, belki yanlış... Bu işi tarafsız esas sanat uzmanlara bırakalım. Bende diyorum k; “bu yüzyılda artık Türkiyenin tek kültürü şundan ibarettir, ya da sadece batıdan ya da doğudan ibarettir diyemiyoruz. Anadolu hakkettiği bu renkli ortamda yaşamayı hakkedenlerin ortak kültürüdür ve malıdır. istediği değişikliği yapma hakkına sahiptir”. Şayet demokrasinin tanımı değişmediyse tabi.
   Bir çok tezlerde şöyle bir görüş ileri sürülür. Bu ülkede yaşanan elit magazin kültürlü Beyaz kesim, bu ülkeyi temsil etmiyor. Çünkü bunların çoğu, ya nasari, yada sebateyan veya milleti sadıkadan olduğu için, bunlar askere alınmadı. Ve bunların birçoğu yurt dışında okuyup ülkeye geri döndüler. Çoğu devlet memuru, prof. yada doktor  oyup oranın kültürünü taşıdılar ülkemize. Birçok taraftar medya da bunları haber yapıp ülkemizi bundan ibaret saydı. Çünkü bu ülkenin gerçek sahipleri, savaşlarda kıtlıklarda halk için seve seve öldüler.
   Doğruluk payı yok değil elbette bu tespitlerin. Ben kendi fikrimce ve kimliğimce diyorumki hepimizi üzen, yaralayan duygusal ve unutulmaz acılar yaşandı. Hikmetini sorgulamıyoruz ama bize birçok şeyide katarak geliştirdi, değiştirdi. Bugün ibadet, bakış, öz değerler  ve ritüellerde aynı anahtarları kullanıyorsak şayet,  kalan fidanlar üzerinde çalışıp yeni meyveler vermenin zamanı gelmiştir artık. Ya da bir dalda iki meyva yetiştirme imkanı varsa neden olmasın. Birimizin tek kültürü olacağına, ruh soyluluğu bakımından asil, ortak bir kültürü olamaz mı? Demokrasiyi özümsemiş, ahlak ve erdemde akademik kariyer yapmış bir toplumda elbette ki olabilir.
     Doğulu ve batılılar, sevilme çağının geldiğini  ve aynı dalda ortak meyveleri verme zamanının geldiğini neden kabul etmesin..Ve bu ortak sahiplik ilkesi üzerine, insanlar ve bu ortak miras kültürü, olduğu gibi kabullenilip,  değer verilip, neden bu ülkenin sevgisi üzerine yönlendirilmesin.
  Bu güzel düşünceler üzerine ben umutluyum, gayretliyim ve güzel aydınlık yarınlar için  ortak kimlik kültüründe buluşma ümidini aramaya devam edeceğim.
Selam ve sevgi ile.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
#
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Haberler

Yukarı Çık