Murat Başaran

Newroz ve Zulüm


Murat Başaran
21 Mart 2012 Çarşamba 00:00

 21 Mart…
Kimine göre Nevruz…

Kimine göre Newroz…

Kutlama şeklinden tutalım da kutlayanın kimliğine göre değişen bir bayram…

Hz. Âdem’in yaratıldığı gün olarak kabul edenlerden tutalım da Türk’lerin Ergenekon’dan çıkışına, Hz. Süleyman’ın kaybolan yüzüğünü bulduğu gün olarak kabul edenlere kadar birçok inanış ve kabul var nevruzla ilgili olarak…

 

Ortadoğu halklarının hemen hepsinde özel bir yeri olan bu günün hakkında bu kadar çeşitli rivayetlerin olması da gayet doğal bir durum…
Birde “Newroz” var tabii…
Kürt Mitolojisinde “Demirci Kawa Destanı” olarak bilinen destanın gerçekleştiği gün olarak yine karşımıza Newroz çıkıyor…

Newroz ile ilgili tüm rivayetlerin ortak yönü, muhatabı olan halklar açısından “yeni bir başlangıç” anlamına gelmesi…

 

Demirci Kawa Destanı

Bilenler için tekrar olmaması için özetle bahsetmek istiyorum bu destandan. Asurlu zalim bir kral olan Dehaq, omzundaki yılanlara kurban etmek için her gün 2 genç kurban etmektedir. En sonunda bu zulümden bıkan ve bir şeyler yapmak isteyen Armayel ve Garmayel adlı iki kişi kralın sarayına sızarlar ve 2 gençten birini kurban edip diğerini saraydan kaçırırlar. Kaçan bu gençler Demirci Kawa tarafından eğitilir, bir ordu haline getirilir ve Dehaq’ın zulmüne son vermek için geri dönerler. Sonuçta bu gençlerden kurulu ordu Dehaq’ı öldürür.


Tarih boyunca Dehaqlar sürekli olagelecektir...

Bu zulmün ve zalimin varlığına işarettir...

Zalimin var olması da zulüm de dünya üzerinde şaşılası bir durum değildir...

Asıl şaşılası ve kaygı duyulması gereken şey, insanların zulme alışmalarıdır.

Bugün dünyanın birçok bölgesinde insanlar zulüm görmekte ve çağdaş dehaqlar omuzlarındaki çağdaş yılanları beslemek için çocuk, genç yaşlı demeden birçok insanı katletmektedirler.

Ama ne yazık ki bu zulümler, insanlar sıcak evlerinde otururken, ana haber bültenlerinde birkaç saniyelik yer kaplamakta hayatımızda.


Kimse bizden kawa olmamızı beklemiyor ama en azından bu zulmü azaltmakta küçükte olsa –faal- bir rol oynayamaz mıyız?

Dünyada, ülkemizde, şehrimizde, köylerimizde ve hatta evlerimizin içinde adaleti tesis etmeye çalışmakla bu zulümlere bir nebze olsun karşı duramaz mıyız?

Evet…

Zalimin ve zulmün var olması gayet normal…

Ancak yaşanan zulümlere karşı sus-pus olan insanlar, toplumlar normal değil.

Hele, zulüm karşısında susmanın dilsiz şeytanlıkla eş değer görüldüğü bir dine mensup olanların sus-pus olması hiç normal değil.

Zalimlere karşı durma erdemini kazandığımız nice newrozlara…

Newroz ê şima Mibarek bo…

Newroz a we mibarek be…

Newrozunuz mübarek olsun…

Haksızlık karşısında eğilmeyiniz, Zira hakkınızla birlikte şerefinizi de kaybedersiniz. (Hz. Ali)


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
#
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Haberler

Yukarı Çık