NUR BEBEK


7 Kasım 2007 Çarşamba 00:00
Nur bebek
(Sevgili Oğlum Muhammet Nurullah’a) 


   NUR BEBEK. 

Bu karlı dağlarda baharlar gizlenmez
Bulgur kokulu odalarda
Boğmacalı doğar bebelerimiz
Çilekeş bir ananın iki büklüm sırtında
Aşılan yollar,
Karlı kayalıkların erişilmez
Doruklarıdır.
Yürümeye lastik, yemeye aş yok,
Kıtlığın güneş batımında.
Yamanların dikenle sarıldığı
Bu yoksulluk pazarında
Her şey ölüme bırakılan candır.
Artık umud, ne lokman- ı Hekim
Nede Roma Arenalarıdır
Bak kıvırcık saçlım,
Siyah gözlüm
Buğday tenlim.
Tez büyü.
Nasırlı ellerinde orak,
Kıskıvrak bağlansın acın
Anam De! Sarıl toprağa
Sevgin, ülkenin karanlığında
Dolaşsın.
Sapsarı kesilmiş bir beden/çocuk
Alnımda haritası buruşmuş ülkemin
Nur bebem.
Yaran deşilsin istemiyorum
Ben sana somun ekmek ve
Kırmızı şeker vermiyorum ki,
Çatlak dudakların  ala boyansın.
Çaresizliğin şaha kalkmış yine
Dinle! Bak.
Fırat  manidar akıyor,
Senin ıslak bahar saçlarında.
Berfin’lerin kokusunu getirir bana,
Cemrelerle dinliyorum
Güzel bahar  hikayelerini.
Nur nur, beyaz beyaz
Kevser’le karışmış seni içiyorum.
Sarhoşluğum, Mezopotamya’nın
Tarih güzelliklerinde
Yatağımı seriyorum,
Ve ben uzanıyorum
Baharların kan gölcüklerinde
Nemsiz kara toprakta kendimi arıyorum.
Sen bilir misin nur bebem.?
Koyun sürüsünün dramını
Yaşarken insan.
İstif istif çiçek  yığınları olsun,
Ceset görmemiş insanların
Süngü ile alınışına tanık oldun mu hiç?
“Yok” diyorsan eğer
Sana yüreğimin doğrusunu anlatmalıyım
Ağıtların namlusu altında büyüyen bebeleri,
Yaşlı ,dul gelinleri
Yürekleri haps edilmiş genç kızları
Yüzsüzlüğün hain pusularında
Ölen masumları,
Kurşun, acımasız kurşun
Tertemiz alınlarda
Gülücükler olmuş yatıyor.
Uyutmaz seni biliyorum.
İşte böyle bebem
İnan görmüşlüğüm yok güneşi
sakladılar onu benden
Güneş bende doğar
Ve ben güneşsizim bebem,
Çıkçıko’ydu du yalnızca oyuncaklarım
Salıveriyordum gökyüzüne ,
Sonra onuda aldılar benden.
Gökyüzünü ve bahar yüreği,
İstemediler açıkçası.
Korku tohumları ektiler rüyamıza
Nursuz  periler, cinler.
Ama birgün … işte O gün
Yeryüzünde döküldü inciler
Selahaddin’ler saideyn’ler yetişiyor.
Eski baharlar, yeni muştular veriyor..
Nur bebem işte şimdi sana
Yarınlarda geleceğin temizliğini veriyorum
Gözyaşlarının sevinç yağmurları gibi.
Ülkene dökebilirsin korkma!
Bulutsuz günlerde,
Yine mutlu diyarlar olacak yanında.
Hazanlar, hicranlar olmayacak
Bulutlar pusu tutmayacak, göç olmayacak
Anneler evlatsız,
Gelinler, dul kalmayacak
Kocaman bulut kervanları baharsız
Dolaşmayacak ülkelerde
Can bebem, Nur bebem.
Güle oynaya koş.
Var sevda çeşmelerine
Bak mezar taşlarına, sevinç bahçelerine
Özgürlük olup,
Mezopotamya’nın semalarında.
Uçacak hep düşlerin
Bu sevinç sana yeter
Nur Bebem… 
 

                                          Mustafa KARADAĞLI
                                         08/12/2006 SİVEREK 
 
 

                                         


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
#
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Haberler

Yukarı Çık