Ali Lale

OPERASYON DA ASIL HEDEF


Ali Lale
6 Ocak 2014 Pazartesi 10:56

Yeni Türkiye; kendi ayağı özerinde durmaya çalışan, Ülke politikası, Millete hizmet ve tam bağımsızlık, hedefin merkezine konulmuştur. Milli ve manevi değerlere saygılı, Halka hizmet hakka hizmet anlayışıyla yeni politikalar üreten bir Devlet olma yolundadır.

Uluslararası alanda izlenen politikada; ezilen insanların ve Müslümanların derdiyle dertlenmiş yanlışa yanlış demekten çekinmemiş, Hiçbir Ülkenin cesaret edemediği İsrail’e karşı, hakkı söylemekten çekinmemiş, AB, ABD ve İsrail’in düşman olduğu İran’ı nükleer enerji konusunda uluslararası arenada İran’ı yalnız bırakmamış onu savunmuştur.

Mısır’da Demokrasiyi katledenlere karşı gerçeği haykırmaktan çekinmemiştir. Binlerce insanı öldüren, hapislere tıkan, Demokrasiyi rafa kaldıran, insan hak ve hukukunu çiğneyen darbecilere demokrasi havarilerden hiçbir tepki gelmedi. Kış uykusuna mı dalmıştı? Mısır’da, Suriye’de ve diğer Müslüman Ülkelerinden sokakta yağmur yağarcasına insanlara kurşun sıkanlara, o kurşunlarla sokaklarda can veren insanları görenler, sözde demokrasinin sahiplerinden hiçbir seda çıkmadı. Türkiye’de doğayı duyarlılığı! İle sokaklardan medet uman dış güçler yerli uzantılarıyla planla hedeflediklerine ulaşamadılar. Binlerce ölen insan için ses çıkarmayan, dünya kamuoyunu, Türkiye karşı kışkırtma çabasını gösterirken, diğer taraftan Mısır’da Suriye’de diğer Müslüman ülkelerinden binlerce insan öldürürken bir saat canlı yayın yapmazken ve bir karar almazken, Türkiye de gezi parkı için hemen karar aldılar. Yanı batı medeniyeti muhteşem doğa sevgisinden! Gün boyu kesintisiz canlı yayınla tüm dünyaya duyurarak toplumu isyana davet eden batı güçleri için, Milli Şairimiz, Mehmet Akif ERSOY’un dediği gibi tek dişi kalmış canavar, bu çifte standartlarıyla tüm insanları geri zekâlıymış gibi gören ve ona göre davranışlar içinde bulunan batı emperyalizmin oyunlarının bozma zamanı gelmiş ve geçmektedir.

Ortadoğu’da parçalanmayan iki devlet kaldı. Biri İran diğeri Türkiye’dir. Aslında Mısırdan önce planı, Gezi parkı olaylarıyla Türkiye üzerinde uygulamaya başladılar. Ancak yakın tarihi böyle planlarla kandırılmış bir Ülke olan Türkiye; artık bu senaryoları yutmayacak kadar tecrübeye sahiptir. Gezi park olayları güya kesilen ağaçlar içinmiş ancak ileriye sürdükleri şartlar,3. köprü yapılmaması, kanalın yapılmaması yahu yeşillikle, ağaçlarla bunlarla ne ilgisi vardır. Niye batı bunları istemiyor. AB’de açıktan dese Türkiye Boğazları kontrolüne almak istiyor. Bu köprüyü yapmasın dediği zaman, Türkiye halkı hepsi karşı çıkacaktır. Ama böyle bir gezi olayı ile kendileri söyleyeceği şeyleri taşeronlarıyla söyletmektedir.

Türkiye Ülke ve Millet menfaatine Çin’le anlaşma yapıyor, Çin’inin teknolojisini satın alıyor, kendi uçağını kendisi yapacak, silahlarını kendisi üretecek, düşmana korku, dosta da güven verecek bir duruma yükselirken. Bu yükselmeye çelme takarak durdurmaya çalışmaktadırlar.

İran’a ABD ve İsrail Ambargo koymuştur. Çünkü Ortadoğu’da bağımsız Ülke istemezler ya onların emrine gireceksin, senin tüm gelir kaynaklarını emecekler ve sen kendi yurdunda yoksul yaşayacaksın, onlar da senin zenginliklerini alıp işleterek yine sana satacaklardır. İslam Ülkeleri; emperyalistlerin ürettiği mallarının tükettiği bir Pazar ve sömürge ülkesi olarak görmek isterler. İslam Ülkelerinde çalıştıkları, parçalanma, bölme ve terör olayları temel hedefe ulaşmak için yapılan alt yapı oluşturmalarıdır. Bu hedefe ulaşmak için akla hayale gelmeyen senaryolar üretilerek ve bunların yerli uzantılarıyla bunu gerçekleştirmeye çalışıyorlar, planlar ve senaryoların hedefi aynı ama sürekli aktörler değişliğine giderek, toplumun kanmasını sağlayacak değişiklikler yapılmaktadır. Emperyalizmde temel mantık da bu değil mi zaten. Bunu aşmaya çalıştığımız zaman onların yumruklarıyla karşılaşıyoruz. Bu yumrukları ya darbe olarak milletin başına iniyor ya da farklı minvalde bir operasyonla Ülke’nin itibarını düşürmek ve kendilerine uşaklık yapacak, emrinden dışarıya çıkmayacak, idarecileri başa getirme arayışı içerisindedirler.

17.12.2013 tarihinde yapılan operasyonun gerçek hedeflerine ulaşmak için, Türkiye’nin ekonomisi çökertmek, iktidarı toplumun gözünden düşürmek ve Türk halkının hassas olduğu, rüşvet ve yolsuzluğu gündeme getirerek, hükümeti yıpratma ve düşürme planları gösterime bir operasyonla uygulamaya koydular. Yapılan Operasyon onlar için sonuç vermeye başladı. Birincisi Türkiye ekonomisine büyük bir darbe vuruldu. Oda 120 milyar dolar, dile kolay yeni bir ülke inşa edecek bir maliyeti Türkiye halkına yüklediler. Ayrıca Halk bankası kanalıyla Türkiye üzerinde AB satışı yapmak üzere boru hattı da yılda 11 milyar dolar Türkiye ye kazanç sağlayacaktır. Buda tehlikeye girdi. Çünkü amacı Türkiye’yi ve Halk Bankasını itibarsızlaştırarak bu geliri ABD’ akmasını sağlamaktır. Tahminen Türkiye üzerinde yapılacak anlaşmada tehlikeye girmektedir.

Türkiye’nin batılısı, doğulusu, Sünni’si Alevi si sağcısı, solcusu Tüm halkların bu oyunlara kanmayacağı inancı içerisindeyim. Dışarıdan referans alarak hiçbir siyaset bu ülkeyi yönetemez, Biz rayına girmiş bir Ülkeyiz. Bu Ülkenin bağımsızlığına, demokratikleşmesine ve bir hukuk devleti olması için çalışacak ve hizmetle gelecek siyasetçileri istiyoruz. Bu Milletin başına çuval geçirerek yabancıya yem olarak sunmaya -hazır siyasetçileri istemiyoruz. Millet olarak kendi ülkemizde; dini inanışlarını ve kendi kültürünü hürce yaşatan, özgür ve bağımsız bir Ülke olma yolunda giderken, çelme takanlara ve bunların yerli uzantılarına fırsat vermeyelim, çünkü bunlar bizim özgürce yaşamamızı istemezler, silahlarımızı ve nükleer enerjimizi üretmeye karşıdırlar, bizi sürekli asalaklar gibi emmeye alışık bir yapıyla karşı karşıyayız. Bu yapıyı toplum olarak bu ülkeden çıkartacağız. Kurtuluş savaşında nasıl ülkeden atıldıysa bugünde bu soğuk savaşta da onların oyunlarını ve senaryolarını tersyüz edecek foyasını çıkartacak bizimde buna inancımız tamdır. Bugün planlanmış bu operasyon rüşvet ve yolsuzluk üzerinde Türkiye ye yapmışlardır. Neden bu yolu denediler. Bugüne kadar birçok yolla hedefine vardılar. Bu yollar; sağ, sol çatışmaları- Alevi Sünni çatışmaları ve en sonda 30 yıldan beri de Kürtler üzerinde Türkiye politikasına yön verdiler. Barış süreciyle de bu kart emperyalist güçlerin elinden alındı. Bu yüzden ABD zekâsıyla yeni aktörler bulmaktan zorlamadı. Siyasetle hükümeti indiremeyenler, bu sefer en yakınlarıyla vurmaya çalıştı. İnanıyorum ki Türkiye bu krizi lehine çevirir. Bunun için rüşvete ve yolsuzluğa bulaşanları tespit edilerek temizlenmelidir. Ayrıca Operasyonun gerçek amacını da tespit edilerek halka anlatılmalıdır. Böyle yapıldığı takdirde operasyon Türkiye’nin lehine çevirilir. Umudumuz yeniden temiz toplum, özgür bağımsız güçlü Türkiye olmasıdır


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
#
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Haberler

Yukarı Çık