ÖZLEMİM SİVEREK...


14 Kasım 2007 Çarşamba 00:00
ÖZLEM(İM) SİVEREK… 
      Pırıl pırıl ışık saçan güneşin keskin mızrakları sabahın soğuk yüzünü parçalayıp, kalbime girerek ısıtmıştı.Şafak sökülmüş,merhamet gibi bir aydınlık doğmuştu.Bugün tabiat çok cömert ve iyi yürekli davranmış,katıksız saf,aydınlık ve berrak bir dünya teslim etmişti bize.Her taraf misler içerisinde.Tüm zulüm ve haksızlıklar adaletin gölgesinde yok olmuştu sanki.
      Zevkini sürdüm bu gün,kadim kent Siverek’in.Gezdim…Kara taşlı küçelerini,hanlarını,hamamlarını,mekanlarını,kala’sını ve karacadağını…Kalbimi ve ruhumu birleştirerek.
      Bu gün her şey ne kadar güzel!Sonsuzluğa akan bir deniz,gül bahçesine yapılan yolculuk ve rengarenk karanfiller,nergisler,laleler,menekşeler içerisinde mest olmuş ve doğaya teslim olmuş sarhoş ruhum ve bedenim.Kelebek kadar hafif,bülbül kadar şen ve yavru bir ceylan kadar atik ve titrek atıyor yüreğim.
      Bu haleti ruhiyatla çıktım evden.İlk gözüme çarpan,tiril tiril elbiselerini giymiş, uçacaklarmış gibi neşe içerisinde şen şakrak,gülen yüzleriyle cıvıl cıvıl çocukların okullarına gittiklerini gördüm.
      Direk,Hürriyet Caddesine indim,çocukluğumun geçtiği cadde.Buraya gelene kadar herkesle selamlaştım.Herkes pür neşe içerisinde,coşkun bir sevda ile huzurlu ve sakin.Kimi görsem yüzü güleç ve alabildiğince mutlu.
      Ulu camii’ne vardım.Selçuklu mimarisinin yaklaşık bin yıllık bu heybetli yapısı büyük bir ihtişamla ayakta duruyor.İçine girince büyülenecek gibi oluyor insan,afsunlanmış gibi.Sanki Mimar Sinan’ın eli değmiş gibi.İçerisi tıklım tıklım ruhlarını saadete erdiriyorlar.Bir mabet,bir ziyaret,bir dergah gibi.Her taraf pırıl pırıl çıkası gelmiyor insanın Ulu Camii’nde.
      Kasaplar çarşısına uğradım.Tüm esnafın yüzü gülüyor,herkes halinden memnun.Taze kuzu,koyun ve dana gövdeleri karkas halinde asılı kasap dükkanlarında.Mis gibi gövde gövde etler.Hijyenik ve ucuz.Sonra,karşı manav dükkanlarında sanki sergilenmiş gibi katine ve ğerzno narları.Şire üzümler,zaza armutları ve çikündürler(Dipsor) sıra sıra.Bir kalabalık ki sormayın!Herkesin cebinde deste deste para.Herkes alışveriş yapıyor.Çok sevindim!
      Kasaplar çarşısından çıkıp kanlıkuyu (Ahmet Arif) parkına gittim.Sedat’ın parkına. Asırlık dut ağacının altında kalın bir kaçak çay içtim.Yine herkes neşeli akvaryum denilen yerde kimi okey oynuyor,kimi kağıt oyunu.kimi sırtını Ahmet Arif’in heykeline dayayarak sohbet ediyor,kimisi ise sırtını güneşe dayamış,doğanın bereketinden faydalanarak tavşan kanı çayını yudumluyor.Yani herkes hayatından memnun bir halde…
      Yakınken cincıklı ve yer altı hamamlarını da bir gezeyim dedim.Ne kadar da güzel eserler.Hamam dopdolu,iğne atsan yere düşmez misali.Göbek taşına uzanıp,şööyle güzel bir ter atmak geldi içimden,yılların yorgunluğuna inat.Ancak bu gün,Siverek’in her tarafını gezmeliydim.
      Sulu camii’ne gittim.Caminin avlusundaki orta kısmına kurulan şadırvandan kana kana su içtim.Labirent gibi tarihi şeytan küçesini de gezdim.Manifaturacıların dükkanlarına asmış olduğu rengarenk köylü kıyafetleri ayrı bir renk katmıştı çarşıya.Bir tarafta tütüncüler,bir tarafta ayakkabıcılar,bir tarafta kuyumcu esnafları.Ve bol bol alışveriş yapan huzurlu insanlarımız.Ne güzel!Bu tablo bana mutluluk verdi.
      Sonra,Gümrük Hanına gittim.Çok güzel bir Osmanlı şaheseri.Kimler gelmiş,kimler geçmiş bu han’dan.Tarihin içine giriyorsun.Mükemmel restorasyonu ile eskiye sadık kalınarak onarılan bu han’dan çıkmak istemiyor insan.
      Sultan Hamit döneminde yapılan ve Türkiye’de sadece 16 yerde bulunan eski Hükümet Konağını da gezdim.Her tarafı mükemmel restore edilmiş bu şahaser eser,müzeye çevrilmişti.İçim kabardı ne güzel bir eser bırakılmış Siverek’e.Ve Cudi Paşa Hanı.Çok güzel dizayn edilmiş Osmanlı  mimarisi ile şelaleli bahçesinde muhteşem restoranında yemek yiyen mutlu aileler.
      Susamıştım.Biraz aşağıya indim.Serap çeşmesinden kaynağı nereden geldiği belli olmayan keskin suyundan doya doya içtim.Hemen Siverek Kala’sına çıkacaktım.Mezopotamya’nın en görkemli 40-50 metre yüksekliğindeki tarihi kala’ya aheste ahaste çıktım.Her taraf yemyeşil,ağaçlar içerisinde kayboluyorsun.Ulu Çınar ağaçları ile Çam ve Kestane ağaçları iç içe girmiş,ağaçlar gökyüzünü kapatmıştı.Bir doğa harikası oluşmuştu.Herkes çoluk çocuğunu almış,yazın son günlerinin yaşadığı sımsıcak güneşin ısısı altında kormışkan yapıyordu.Yaz mevsimini uğurlamak üzere…Kala’nın dört bir tarafını gezdim.Gittikçe azalan toprak damlı evlerin yerine dikilen gökdelen gibi binaları ve fabrika bacalarından tüten dumanları seyrettim.Ve gökyüzünde halkalar yaparak iç içe giren berrak bulutları…Asurlardan kalma bu tarihi kala’dan mutlu ve huzurlu bir şekilde yavaş yavaş inmeye başladım.
      Aman Allahım!Rüyada mıyım yoksa.Nereye gitsem,nereye varsam gülen,mutlu yüzler ve huzurlu,doygun insanlarla karşılaşıyorum.Bu beni de çok mutlu ediyordu.
      Meşhur Siverek bağlarına yöneldim.Önce gebendiris yolu(Mezel-i sipi)üzerindeki bağlara gittim.Şehrin etrafı yemyeşil.Bağcılık alabildiğince gelişmiş.Bağların içerisine yapılan modern bağ evleri ayrı bir güzellik veriyor Siverek’e.Biraz gerilerde ise Fabrikalar ve işyerleri.Ne güzel Siverek!Sonra bavuş’a gittim.Aynı güzellikleri o tarafta da gördüm.Asma dallarına tutuşturulan serpenelerle,kilolarca ağırlığındaki şire ve kızılbanki kırmızı üzüm salkımları neredeyse serpeneleri kıracak.Bağın etrafını saran incir ağaçlarından sanki bal fışkırıyor.Ve bağların köşelerinde kerge kaynatan aileler.Ne güzel,neşe ile kimisi kerge kazanında bulamaç karıştırıyor,kimisi bulamacı pestil(pastık)yapmak için beze seriyor,kimi bezleri kurumaya bırakıyor.Kimisi de şire taşında üzüm suyu çıkarıyor.Dolma ve sarma tencereleri ise yan tarafta kaynıyor.Böyle bir hengame.Ama huzurlu,neşeli,şen-şakrak bir ortam.kendi kendime keşke her kes,her şey,her yer bu şekilde huzurlu olsa diye düşündüm.
      Şehir merkezine geldim.Usta yane’nin yaptığı Hacı Pınar çeşmesinin buz gibi suyundan kana kana nefes almadan içtim.Sokakta çocuklar oyunlar oynuyordu,cıvıl cıvıl.Yok olmaya yüz tutmuş tek tük mavi çarşaflı kadınlar salana salana geçiyorlar,yüzleri mutluluktan ay gibi parlıyor.Ve asortik kadınların çalımları...
      Koçbaba’nın önünden geçtim.Zat’a bir fatiha okudum.Vakit öğleni çoktan geçmişti,acıkmıştım.Tüm lokantalar doluydu.Canım Siverek tavası istedi.Koyun tüccarlarının(Cambazların)bulunduğu havuzlu meydanın yanındaki Haşim ustanın toprak damlı lokantasının üstünde karnımı güzel bir doyurdum,üzerine yarı ekşi meşk ayranını içtim.Herkes gibi bende çok mutluydum.
      Karacadağ’a gidecektim.Yani 1919 rakımlı başı dik ve sürekli dumanlı Karacadağ. Çıktım yola.Siverek’ten Karacadağa yol boyunca her taraf ağaçlarla kaplıydı.Evliya Çelebi’nin dediği gibi Siverek’ten Karacadağa gidene kadar ağaçlardan dolayı güneş yüzü görmedim.Yeşillere bürünmüştü tüm karacadağ.Yarpuz,rüşvat ve ağbandır kokusu her tarafa yayılmıştı.Mistik bir havaya bürünmüştü Karacadağ.En uç tepesine çıktım,gül ektim tepeye karacadağın.Sindire sindire temiz havasını içime çektim.Köçer ailelerle tanıştım,çobanlarla,çocuklarla.Herkesin yüzü gülüyor,herkes hayatından memnun.Bolluk ve bereket içerisinde.Karacadağın her köyünde okul var,yollar Londra asfaltı gibi,susuz köy yok,her taraf ışıl ışıl.Çocukların tümü okula gidiyor.Mutsuz hiçbir yüz görmedim.Ne güzel bir tabloydu bu!
      Neredeyse akşam olmuştu.Bu vakitler eflatun oluyordu karacadağın rengi,kadife bir döşek gibi…
      Eve geldim,mutluydum,içim içime sığmıyordu.Çünkü gül ekerken vurmadılar beni.Silahın ne olduğunu bilmiyordu benim insanım.Boynu bükük çocuk’ta görmedim ve çöp toplarken küçücük bedenleri…Ölüm haberleri de duymadım.Ne kan davası,ne başlık parası, nede bir kavga,hiç biri yok artık modern yaşantımızda…Bir kişinin ardına on kişinin takıldığına da tanık olmuyorum artık…Herkes birey olmuştu çünkü!
      Artık güneş doğmuştu Siverek’e,bir daha batmamak üzere.Her taraf güllük gülistanlıktı Siverek’in!
      Ne güzel anlattım.Ama yemediniz değil mi?Maalesef bende yemedim!
      Yukarıda anlatmaya çalıştığım,sadece görmek istediğim bir Siverek özlemiydi! 
 

                                                      Hasan BAYDİLLİ

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
#
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Haberler

Yukarı Çık