Parçalanmasın Hayatlar!


30 Kasım -0001 Çarşamba 00:00
                                 Parçalanmasın Hayatlar!
 
 
 
Bir gün, anne ve babanız arasında bir tercih yapmak zorunda bırakılsanız, nasıl bir karar verirdiniz, hiç düşündünüz mü?
Ne kadar acı bir tablo! Buz gibi… Soğuk…
Kanınız çekilir önce, cevap veremez diliniz, lal olursunuz…
Bildiğiniz tüm mantık kuralları iflas eder, hayat dengeniz alt üst olur…
Her şeye, herkese lanet okuyasınız gelir ama siz sadece kuru bir küfürle yetinmek zorunda kalırsınız…
İçinizde bir türlü kopmayı beceremeyen çığlıklar oluşur, kendinizi dağlara taşlara vurmak istersiniz…
Hayatınızın, birilerinin isteği doğrultusunda yönlendirildiği gerçeği sizi yiyip bitirir, milim milim yok olduğunuzu düşünürsünüz…
Bencilce bir karara kurban gittiğiniz hissi, acımasızca savurur hayatın keşmekeşliğine doğru sizi…
Yalancı rüzgâr, bir o yana bir bu yana sürükler; arada kalmışlığın verdiği tarifsiz sancı kaplar her yanınızı. Acıyla kıvranırsınız…
Bundan sonraki hayatınızda, sürekli beyninizi kemirecek olan acı bir gerçekle zamansız bir yüzleşme yapmaktasınızdır.
Başkalarından farklı bir yanınız olacaktır; hiç de hoş olmayan bir fark… Bir yanı eksik, yarım bırakılmış bir fark… Sevinçlerinizi yetim bırakacak bir fark… Bundan sonra hayatınızın geri kalan kısmını yarım yamalak yaşatacak bir “zorunluluk” belki de bunun adı…
Daha ne kadar sayayım bilmiyorum. Bugünlerde bu seçimi “yapmak zorunda bırakılan” bir kız çocuğu var buralarda. Ve ben, onun yüreğinden doğup, gözlerinde çağlayan gözyaşlarını gördükçe kahroluyorum, kanıma dokunuyor, içim daralıyor adeta…
Bu tercihi yapmış ya da yapmak zorunda bırakılmış kaç kişi var aramızda bilmiyorum ama eğer şimdilerde bir ayrılık planı yapmakta olan eşler varsa, sözüm onlara… Ne olur, başınızı iki elinizin arasına koyup bir daha düşünün. Evet, bu hayat sizin ama çocuklarınız doğduğu andan itibaren artık onların hayatı için yaşıyor olmalısınız. Olması gereken budur. Ayrı bir anne babaya sahip hiç bir gencin hayatı olumlu ilerlemez. Sürekli bozuk psikolojiye sahiptir. Ne kadar geçimsiz olsa da, çocuğun anne ve babasını aynı evde görmesi bile onun için ne büyük mutluluktur!
Anneyseniz eğer, onları babasız, babaysanız annesiz bırakmaya hakkınız yok! İşin kolayına kaçmak mıdır aslolan? Annecik - babacık kaynıyor ortalık şimdilerde. Gerçek anlamda “anne” ve “baba” olabilen kaç kişi vardır kim bilir?
Vakit, vicdanın sesini dinleme vaktidir deyip, varın siz bu kararı bir daha düşünün derim o ayrılma fikrini kafasından geçiren herkese; telafisi mümkün olmayan hatalar yapmadan önce…
 
 

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
#
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Haberler

Yukarı Çık