PES ARTIK KILIÇDAROĞLU


7 Eylül 2010 Salı 00:00
 
Geçenlerde bir haber kanalında Kılıçdaroğlu’nun Mersin mitingini izledim. Adam binlerce kişinin karşısına geçmiş utanmadan sıkılmadan yüzü kızarmadan diyor ki;

—Sayın başbakan şantajcı nasıl mı? Doğu da diyor ki siz referanduma evet demezseniz yeşil kartlarınızı iptal edeceğim.
—Referanduma EVET demezseniz verdiğimiz yardımları keseceğiz.

Allahtan kork be Kılıçdaroğlu söylenilmeyen bir şeyi nasıl söylersin sen.

Hadi şimdiye kadar Bu ülkenin başbakanına hırsız dedin, kalpazan dedin, kul hakkı yiyor dedin, yetim hakkı yiyor dedin, kendinde barındırdığın tüm vasıfları sayın başbakan için dedin sineye çektik ama bu kadar da okkalı bir yalan söylemene artık tahammül edemiyoruz Sayın Kılıçdaroğlu.

Hani dürüst Kemal’din bu mudur dürüstlüğün Gandi Kemal?

Kendini rezil ettin güvenirliliğin kalmamıştı bu son yalanınla katmerli yalancı olduğunu ispatladın.

Ben bekledim bir gün de çıkıp şu 26 maddeden birini anlatsan izah etsen niçin hayır dediğini. Ama nerdeeeee….. Çünkü hayır demek için söylenecek bir gerekçen yok ki Kemal Efendi!

Gerçi Tunceli mitinginde Rabbim seni kendi ağzınla dürüst olmadığını söyletmişti bizlere…. Hatırlıyor musun ne demiştin:
‘’Biz sayın başbakan gibi söz veripte sözümüzün arkasında duran biri değiliz.’’
Bu lafı ne rakibin Recep Bey demişti nede yandaş medya dediğin kesimden bir yazar demişti. Bunu sen kendi ağzınla duygularınla vicdanından gelen sese kulak verip dilinle ikrar etmiştin. Artık bu sözden sonra biz ne anlatsak ta boş, sen kendin kendini ifade edip anlattın bizlere…

MHP li Bahçeli  Kılıçdaroğlu gibi işkembei kübradan atmıyor ama böyle devam ederse 13 Eylül sabahı Başkent Hastanesi KBB bölümüne yatar. Milleti  etkileyebilmek için kendini yırtarcasına bağırmak çözüm değil Sayın Bahçeli. Ya da süslü püslü kelimelerle ne dediğini kendi tabanının dahi anlamakta zorluk çektiği bir dil kullanmakta yetmiyor Sayın Bahçeli!

Yapmanız gereken; Şu Anayasa Paketindeki 26 maddeye neden hayır dediğinizi anlayacağımız bir dille açıklayın ikna edin bizi ,biz de bunun muhakemesini yapalım ona göre kararımızı verelim.

Anayasa mahkemesinin uygun gördüğü bu maddelere niçin hayır dediğini ne Sayın Bahçeli nede Sayın Kılıçdaroğlu şu ana kadar halkı tatmin edici bir açıklama yapmamışlardır.En azından Sayın Başbakan halkın karşısına çıkıp değişiklik maddelerini tek tek açıklıyor ama muhalefette bunu göremiyoruz.

BDP ne yapmak istedi bu süreçte?
BDP referandumda hayır demeyerek CHP ve MHP ile, Evet demeyerek AKP ile aynı yerde durmadığını, boykot kararıyla siyasal sonuçları bakımından CHP ve MHP ile aynı safta yer aldığını gösteriyor.

Halbuki BDP yönetimi;12 Eylül ürünü olan bu Anayasanın değişip yeni bir anayasanın yapılması gerektiğini ileri sürerken, bugün bu vaadini yok sayarak düzenin statükonun yanında yer alıyor, düzenin değişmesini istemiyor. O zaman bir vatandaş olarak BDP yönetimine soruyorum ‘’bu ne perhiz bu ne lahana turşusu’’?

Sevgili dostlar bu Anayasa paketindeki maddelerden sadece HSYK ile ilgili maddeyi biraz irdeleyelim bakalım yargı siyasallaşıyor mu yoksa demokratikleşiyor mu hayırcıların pozisyonunu daha iyi anlamamıza yardımcı olabilir.
            Bugünkü mevcut yapıda HSYK nın 5 üyesi Yargıtay ve Danıştay ın seçtikleri üyelerden oluşmaktadır. Bu nedenle HSYK hiçte demokratik değil.
            Değişiklikle beraber; HSYK 22 asil 12 yedek üyesi olacak. Kurul 3 daire halinde çalışacak. Başkanı yine Adalet bakanı müsteşarı da doğal üyesi olacak. Cumhurbaşkanı hukukçu öğretim üyeleri ve avukatlardan 4 üye seçecek, Yargıtay 3,Danıştay 2,Adalet Akademisi 1 üye gönderecek. Adli Yargı hakimleri 7,idari yargı hakimleri 3 üye seçecek. Görüldüğü gibi kurul daha demokratikleşiyor.

İşte Kadir Özbekleri ,Ali Suat Ertosunları,Hamdi Aktanları,Turgut Kazanları Yarsavlı Emin Ağaoğullarını, Kılıçdaroğlunu ….Kısacası demokrasiden yana olmayan statükocuları telaşa sokan da bu .Artık kendi adamlarını oraya sokamayacaklar.Seyfi Oktayların Mehmet Moğultayların gücü kırılacak.

Yeni taslakla beraber Adalet Bakanının ağırlığı muhalefetin, darbecilerin dediklerinin aksine azalıyor. Görüldüğü gibi hayırcıların tavrı şekil yönünden olduğu gibi muhteva bakımından da demokratik ilke ve değerlerle bağdaşmamakta.

Uzun lafın kısası:12 Eylül de demokrasiden, özgürlükten, haktan hukuktan yana olan darbecilerin, cuntacıların statükocuların karşısında olanlar ‘’Evet’’ oyu kullanacaklar ve tahminimce bu rakamda yüzde 63,23 olur temennisiyle İyi Bayramlar.




YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
#
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Haberler

Yukarı Çık