KONUK YAZAR

SABAHIN EŞİĞİDİR GÖZLERİN-2


KONUK YAZAR
2 Ocak 2008 Çarşamba 00:00
Her şiirinde toplumcu-gerçekçi çizgide olduğu net şekilde belli olan sevgili dost Rifat Mertoğlu son şiir kitabını imzalayıp göndermiş bana… İşte şiir dünyasının getirdiği güzelliklerden biri bu.  Şiir şairini ayakta tutan yıkılmaz sütunlardan biridir. Sahibine hep kazandıran bir sektör sanki. Şu Gavur İzmir’den şiir sayesinde kazandığım dostları sayarsam bildik isimler gelir geçer gözlerinizin önünden. Sonuncusu Sayın Rıfat MERTOĞLU, içtenlikle “hoş geldin” diyorum şiir dünyama hoş geldin…  “Sabahın Eşiğidir Gözlerin” adlı şiir kitabında, işte şiir budur dedirten şu dizelerle başlıyor ilk şiiri:
“Yazılmamış bir tarih gözlerin
İki ırmak, yedi iklim
Kaç bin yıldır çırpınır kırlangıçlar
Kirpiklerinde…”
      “Selam Gönderdim Bir Akşamüstü” adlı şiirinde “Denizsiz bir kasabada mendilini düşürmüşsün” dizesi yosunu kıyıya çarpa çarpa sahiline çıkaran dalgaların kucağına bıraktı beni. Mektubun, alyazmanın, mendilin ne anlama geldiğini bilmeyen yeni yetmelere inat yazılmış sanki… Postacının fatura getirip götürdüğü çağımızda mektup beklemenin bu kuşağın çocuklarının yüreğini kanattığını şimdi kime, nasıl anlatalım?
      Kimi şair, şiiri bildiği kadar şiir yazmayı bildiğinden iyi şiir yazar.  Kimi birikimiyle yüreğini boşaltır dizelerinde, ki bu da ‘lirik şiir’ olur. Bu tür şiirlerde günlük yaşamımızda görmezlikten gelinen sosyal olgular şiirsel bir dille su yüzeyine çıkarılırsa, o şiir şairin aynası olur. “Sabahın Eşiğidir Gözlerin” adlı şiir kitabı Sayın Mertoğlu’nun aynasından başka bir şey değil!
“Bu kentte insanlar yorgun
kuşlar suskun
çiçekler solgun
bu kentte
diz boyu çöküyor kar
sesini duyamıyorum
gözlerimi ve kulaklarımı yitirdim.” (syf.23) dizelerinde olduğu gibi…
“Zelo”, “Koço” adlı şiirlerinde şair doğup büyüdüğü coğrafyanın aynasında buluyor kendini, nasıl bakmasın ki? En çok dikkatimi çeken de şiir başlıkları oldu. Her biri gelecekte yazacağı şiir kitaplarının adı sanki; “Yarası deşilmiş gelindir zaman”, “Hançerlenmiş kentler”, “Neden unutulur çiçek adları” size de aynı şeyleri düşündürmüyor mu? Bir başka dikkatten kaçmayan yön ise, kitabın okuyucuyu hiç zorlamadan okuyacağı dize ve kelimelerden oluşmuş olması.
“Çiçeklerin anlamı yok
türküler olmayınca” (syf.33)
Karacaoğlan, Yunus tadı verdi bana…
“Gözlerini Görünce”, Karacadağ’da Akşam” adlı şiirlere gelene kadar “şiir dizedir” ilkesine sadık kalınırken bu iki şiirde bu ilke yerine kelimeye bırakmış. Şiirin okulu, tarifi olmadığına göre demek ki Sayın Mertoğlu şiirde “Ben böyle varım” diyor… Ben de “Yüreğine sağlı” diyorum.
23.12.2007 / AYDIN
MEHMET GENÇ (ŞAİR)

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
#
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Haberler

Yukarı Çık