Murat Başaran

SINIRLI KARDEŞLİK VE SOMALİ


Murat Başaran
16 Ağustos 2011 Salı 00:00
Allah dünyayı yarattığında herhangi bir sınıra gerek duymadığı için olsa gerek, dünyayı bize sınırsız ve üzerinde özgürce dolaşabileceğimiz bir şekilde yarattı.
Ancak bizler bir kısmımızı, renginden, dilinden, kültüründen maddi durumlarından ve ceviz kabuğunu doldurmayacak başka bir sürü sebepten dolayı ötekileştirdik ve aramıza aşılmaz sınırlar koyduk.

Önce kabileyi keşfettik ve kendi kabilemizden olmayanları ayırdık kendimizden, o kadar çok ayırdık ki haksız bile olsa bizden olanı kayırdık meclislerimizde.
Sonra devletleri icat ettik ve çeşitli kimlikler yükledik bu devletlere, kutsiyetler atfettik. Devletin bekası için kardeşlerimizi katlettik hatta.

Ten renkleri bakımından ayırdık insanları… Renklerde bile üstünlük-alçaklık aradık ve bu alçakça tavır yüzyıllar boyunca sürdü…

Bu sınır koyma merakı o kadar hoşumuza gitti ki; yüzlerce yıl birlikte yaşadığımız insanların etnik kökenleri ayrım noktası haline geldi benliklerimizde.

Ulus devletler icat ettik, varlığımızı bir ulusun varlığına armağan edip durduk ve armağan etmeyenleri “öteki” ilan ettik, sürgünlere gönderdik, “ya sev, ya terk et” nidaları yükselttik yüzlerine karşı.

Hal bu ki; yer, gök ve ikisinin arasındakiler Allah’ındı ve o Allah bizi birbirimize kardeş kılmıştı.

Bu kardeşlik emrini unutmuş olacağız ki ; yaşadığımız topraklarda küçük siteler kurduk, etrafını duvarlarla ördük, kapılarına bekçiler diktik ve şehrin ötekileriyle sınırlar koyduk aramıza. Zengin ve fakir arasındaki uçurum bu duvarlarla birlikte alabildiğine büyüdü.

(son verdiğimiz örnekte şükürler olsun ki; istisnai durumlar var ama genel tablo bu)

O kadar çok abarttık ki; bu sınır koyma işini. Kapılarımızın birbirine baktığı komşularımızı bile tanıyamaz olduk ve birbirimizden bihaber bir şekilde yaşamımızı sürdürmeye devam ediyoruz.

El birliğiyle oluşturduğumuz günümüz dünyasında açları, muhtaçları, yetimleri ve yoksulları unuttuk.
Aslında Allah’ın olan ve infak edelim diye bize verdiği malları “bu benimdir” anlayışıyla sahiplendik ve paylaşmak çoğu kez aklımıza bile gelmedi.

Şimdi tüm bu olup bitenlerin arasında, hesap soran bir çift gözlerinden başka bir şeyleri olmayan Somali’li  çocuklar yüzümüze tükürüyorlar halimizi…

Bizler (Özellikle Siverekliler) bir kardeşimiz alçakça bir yaşam sürse bile iflası durumunda üstümüze düşeni yapıp binlerce lira borcunu üstleniyoruz.
–sırf aynı anneden doğduğumuz için-
Peki Allah’ın bizi kardeş kıldığı Somali’li kardeşlerimiz için ne yapıyoruz…

Vesselam

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
#
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Haberler

Yukarı Çık