SİVEREK'TE AYDIN


17 Nisan 2012 Salı 00:00


Tarih boyunca iktidara gelen her yönetim veya güç, güçlerine güç ve yönetimlerine meşruiyet kazandırmak amacıyla toplumda aydın olarak bilinen insanları kendi taraflarına çekmek için her türlü yolu denemişlerdir.

Osmanlı döneminde din bezirgânlığını yapan din adamları, Osmanlı devletinin uygulamalarına her defasında bir kılıf uydurarak kendi aydın kişiliklerini satarak tarihe saray uleması adını kazandırmışlardır!

Osmanlı döneminde padişahlara yalakalık yaparak İslamı çarpıtan saray uleması günümüzde de değişik kılıflar altında devam etmektedir.

Bu sözüm ona aydınlar geleceklerini garanti altına almak gayesiyle, başa gelen her yönetime alkış tutmakta, yöneticilerin her yanlış ve yanlı uygulamalarına bir kılıf bulabilmektedir. Bu aydınlar iktidarların dünkü hatalarını bu gün doğru görebilmektedir.

Dün şapka giymedikleri için idam edilen değerli şahsiyetler için gericilik fetvası verenler, bu günde başörtüsünün İslam’la bir alakası olmadığını, Türk milliyetçiliğini kutsal sayıp, yalnızca tek dil ve tek ırkı savunup diğer dilleri ve kavimleri inkar eden ırkçı yaklaşımlarla fetva verebilmektedirler.

İşte bu tip aydın ve ya din adamı ( siz ne derseniz deyin) rüzgâr nereye eserse o tarafa giden, adil olmayan ve birileri tarafından balon gibi pompalanan insanlardırlar.


Kürdistan bölgesinde aydının durumu deha da içler acısıdır. Bunu daha fazla daraltıp yaşadığımız şehre Siverek’e indirgeyecek olursak aydın ve yazarların durumu Siverekte çok daha vahim bir haldedir.

Siverek’te eli kalem tutup aydın geçinen insanlar bu şehirde yaşayan insanların gerçek sorunlarına değinememektedirler. Halkın dertleri, kültürü, inancı, dili… vs, gibi konularla ilgilenmek bunlar için etten eften püften meseleler arasına girmektedir.

Siverek halkının geçmişini, kültürünü yaşayışını küçük görüp onları mahkûm etmeyi adeta ilke edinmiş durumdadırlar.

Dün şahlara, padişahlara yaranmak için saray ulemalığını yürütenler, bu gün ve burada mülki amirlere, ağalara, beylere, efendilere yaranmaya çalışılıp, bunların aydınlığı yapılmaktadır.

Halktan kopuk yaşayıp, halka hakkını vermeyen şahsiyetlerin yanında yer alan bu sözüm ona aydınlar, yeri geldiğinde halkı yanında bulmadıklarından eleştirebilmekte ve “halktan destek alamadıklarını” belirtebilmektedirler.

Kardeşim, sen kalkıp halkın anlayacağı dille ile halktan yana konuşmazsan, sitende, gazetende, yayın organlarında halkının kültürünü, dilini savunmazsan hangi destekten bahsedebilirisin…

Halkının tarihini unutup birilerinin örettiği tarihi savunursan, dün şapka giymeyenlere gerici diyenler gibi, Siverek halkın inançlarına, dinine saygı göstermeyip bu insanları gerici görürsen…

Yayın organlarınızda halkın sorunlarıyla ilgilenmeyip, bazı noktada olan kişilere ( mülki amirlere, bazı bey ve paşalara) göz kırparsanız…
Evet, tüm bunları yaparsanız hiç bir zaman bu halk sizi anlamayacak ve siz de her zaman halktan kopuk yaşamak zorunda kalacaksınız.

Siverek aydını önce aydın olmanın gereklerini bilecek. Bir köşe başı tutup, birkaç satır edebiyat patlatılarak aydın olunmayacağını artık bilmelidir.

Kısacası Aydın; sorulamayan soruları sorup bunları araştıran, bulan, yaşadığı toplumun sorunlarıyla bire bir muhatap olan ve kendisini toplumunu aydınlatmaya adayan kişidir.

Böyle bir kişi farklı fikirlerden, düşüncelerden hiçbir zaman korkmayan, tam tersine tüm bu farklılıkların toplumunun zenginliği olarak gören ve iktidarın gücünün arkasına sığınmaz.

Sizce Siverek’te niye basına fazla önem verilmemektedir, niye Siverek’in sorunlarını inceleyecek aydınlar yetiştirilmemektedir, 2012 ye geldiğimiz bu tarihte artık Türkiye’nin çok büyük bir kesiminde adından dahi bahsi edilmeyen, ağalar, şeyhler, beyler halen borularını ötürebilmektedirler ve bunların sözleri ve tehditleri neden yasa olarak görülmekte ve bunların yanlışlarına “yanlış” denilmemektedir?

Ve yine soruyoruz, Türkiye’nin batısında ve birçok yerinde mülki amir konumunda ki şahıslar sıradan bir insan muamelesi görürken Siverek’te bu mülki amirler kendilerini halktan koparmakta, ve ahaliye ikinci sınıf muamelesi yapmakta.?

Ve belki de sorulacak onlarca soru var ama bana göre tüm bu soruların tek bir cevabı var, oda Siverek aydınının layığı ile adli davranmaması ve kurulu iktidar tarafında yer almasıdır.

Günümüz Siverek aydını tüm bu süreçlerin sonunda halkından kopuk düşünsel, ideolojik ve dış kültürel bağımlılığa düşmüştür ve bu bağımlılık yaşadıkları dünyayı ve kendi toplumlarının gerçeğini kavramalarını da zorlaştırmıştır.

Umarız en kısa zamanda Siverek aydını (!) bu gerçeğin farkına varıp halkın sorunlarıyla ilgilenip, bilinçlendirme vazifesini en iyi şekilde gerçekleştirir.


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
#
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Haberler

Yukarı Çık