SİVEREK'TE FABRİKA


15 Eylül 2009 Salı 00:00

 

Geçenlerde İstanbul’da, Türkiye’nin belli başlı şirketlerinin yöneticileri iftar yemeğine çağrıldı. Asıl amaç,  yeni teşvik yasasının iş dünyasının yöneticilerine anlatılmasıydı.
Bakan ve ilgili bürokratlar; Devletin, özellikle Doğu ve Güneydoğu bölgesinde yatırımları teşvik için bedava arsa verdiğini, Vergi ve SSK Primlerinin düşük alındığını,
hatta Batı ‘dan fabrikaların sökülüp Doğu ve Güneydoğu’ya götürmesi durumunda taşıma masraflarının Devletimiz tarafından karşılanacağını belirtiler.

Teşvikler gerçekten çok güzel, keşke büyük şirketler fabrikalarını söküp Doğu ve Güneydoğu bölgelerine taşısalar da on yıllardır çalışmak için memleketini, dostunu, ahbabını, annesini, babasını, sevdiğini bırakıp, Batı’ya göç etmek durumunda kalan, çalışırken memleket hasreti çeken bölge insanının bu hasreti, bu özlemi son bulsa…

Keşke devlet kurumları da iş adamlarından önce ilk adımı kendileri atsalar…
Düşünün 690 bin civarında askerimiz var,  asker için yazlık ve kışlık olmak üzere yılda en az iki çift bot/postal alınıyor… Yırtılma, kaybolma vb. ilaveler hariç,  yılda yaklaşık 1.380 bin (bir milyon üç yüz seksen bin) ayakkabı demektir bu, şimdi..

Silahlı Kuvvetler askerin ayakkabı ihtiyacının bir kısmını, diyelim ki 300 bin çiftinin üretimini Siverek’te kuracağı ayakkabı fabrikasında yapsa veya Batı’daki fabrikasını söküp Siverek’e taşır ise, hoş olmaz mı? Elbette olur.
Hadi diyelim ki ayakkabı fabrikası olmadı, çorap fabrikasını kursun, ona da razıyız!.

Askerin çorap ihtiyacının–örneğin- 400 bin çiftini Siverek’te kuracağı fabrikada üretirse ne olur ki?

O da mı olmadı?

Peki… Yatak fabrikasını kur o zaman, askerlere yatak üretelim..

Asker başına bir yatak düşse 690 bin civarında yatak kapasiten var demektir, gel yatak ihtiyacının 200 bin kısmını Siverek’te üret…
O da olmadı… Yatak çarşafı üret, yastık kılıfı üret, çatal- kaşık üret. O da olmadı… İtfaiye elbisesi üret,  devlet kurumlarına masa sandalye gibi ofis malzemeleri üret, yeter ki Siverek’te fabrika kurmaya, halka iş, aş sağlamaya niyetli ol.
Yeter ki devlet olarak teşvik paketine kendin de katkı sun. Kendi kurumlarında da uygulama kararlılığında ol.
Arsa sorunun yok, vergi sorunun yok,  enerji sorunun yok..
En önemlisi, ürettiğin malı satmak gibi bir sorunun yok.
Bu bir davettir. Buyurun gelin..
Kalifiye eleman olmak için eğitim alırız, çalışırız, çabalarız, fabrikanızı fabrikamız, canınızı canımız sayarız.
Yeter ki gelin!
Kapımız sonuna kadar açık.
Zaman fikir yayma, yaygınlaştırma, akıllara sokma zamanı…

Benim sesim fazla çıkmayabilir ama… Web duayeni Ramazan Benzer Web’de,  Şükrü Dolaş gibi çok okunan, çok izlenen emektar gazeteciler köşelerinde, Rıfat Mertoğlu gibi usta yazarlar kitaplarında, Nurcan Ekinci gibi gönlü sevgi dolu insanlar kalplerinde, güzel konuşan dillerinde… Koçali Aymaz gibi istikrarlı, kararlı, aynı zamanda inatçı Siverek sevdalılarının bunu her yerde, her fırsatta her vekile, Başkan’a, Kaymakam’a, memlekete misafir gelene ve Devlet Kurumlarına  e-mail ile davette bulunmak, dile getirmek, akıllara sokmak gerekir.

Kendinize iyi bakınız.

Saygılarımla
Cengiz BAYRAM

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
#
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Haberler

Yukarı Çık