Osman İzol

TÜRKÇE OLİMPİYATLARI VE ALİ BULAÇ


Osman İzol
15 Haziran 2012 Cuma 00:00

Çok uzakları görebilen bir göz, burnunun dibindekini göremiyor ve takmıyor ise, acaba islamda bu gözün hükmü nedir.

 

Bunca kitap ve bunca yoğun işlenen programlar kimin için?  Eğer bir aydının kalemi mazlumun yüreğini okşama gücüne sahip değil ve ona bir nefes olamıyor ise, bilinmelidir ki o kalem ödlektir, ikirciklidir, pazarlıklıdır ve günahkârdır.

 

Bu sözler Türkçe olimpiyatları üzerine yazmış olduğu ve Kürtler için bir hakaretin de ötesi olarak düşündüğüm, zaman gazetesi yazarı Ali BULAÇ içindir.

 

Ne diyor kendisi?  Bizim geleneğimizde sömürgecilik yoktur diyor.  Hangi gelenek? Nerede? Ali BULAÇ kimin adına konuşuyor burası belli değil. Tabi verilecek cevap belli.  Şüphesiz BULAÇ İslami geleneği kasdediyor. O zaman sormak lazım; olan bir islamdan mı bahsediyor yoksa olmuş ve şimdi olmayan bir İslami gelenekten mi bahsediyor?

 

Eğer olan bir islamdan bahsediyor ise, bu İslam sadece sistemin tekelindeki islam’dır. Bunun içindir ki bu topraklardaki Müslümanlar yeniden gerçek ve vahye dayanan bir islama iman etme çabası içerisindeler. Çünkü bu topraklarda, Müslümanların mağdur olmadığı bir mesele neredeyse yoktur. Durum böyle olunca bu topraklarda sömüren kim sömürülen kim?

 

Yok, eğer olmuş ama şimdi olmayan ve sistem tarfından olunması da istenmeyen bir İslami gelenekten bahsediyor ise,  çok iyi biliyor ki böyle bir şey yok. BULAÇ’n toplumun zihnini BULANdırmaması gerekiyor.

 

BULAÇ,Fıransızların yerel dilleri ortadan kaldırıp kendi dillerini resmileştirmesini sömürgecilik olarak tanımlayıp yakınıyor. Acaba şimdi kendisinden övgüyle bahsettiği çalışmayı ( Türkçe olimpiyatlarını) Kurt halkına hangi kavram ile izah edecektir.

 

BULAÇ daha ne diyor?  Hüzünle seyrettiğim bir manzara var. Benzer bir tabloyu hac ve umrede de müşahede ediyorum. Buralarda beşeriyet sanki resmi geçit yapıyor. Yaklaşık 150 ülkeden gelen çocuklar yerel kıyafetleriyle rengârenk. Zengin bir bahçe gibidirler."

 

Farklı kıyafertler ve farklı ülkeler. Herkese Türkçe okutturup bunu bir ibadet gibi lanse ettirmek, hele Ali BULAÇ için hiç yakışık değildir. Çünkü o kürt çoğrafyasında doğmuş ve kavmi kimliği Araptır. Böyle bir insanın Türkçe olimpiyatlarını neredeyse bir ibadet havasıyla lanse ettirmesi izah gerektiren bir durumdur.

 

Hele bu faliyetleri Hacc ve Umre ibadetlerine benzetmesi bu işin gelecekte kutsallaştırılması ihtimalini güçlendiriyor. Yani Türk olmayana Türkçe okut sevap kazan kampanyası… Burnunun dibindeki bir halkın dilinin inkâr edildiği bir ortamda, binlerce kilometre uzaklıktaki insanlara sistemin dilini okutmak, İslami geleneğin neresinde var?

 

BULAÇ beyi burada karalamak gibi bir derdim yok. Kavram çalışmaları noktasında kaliteli çalışmalar yapmış birisi. Lakin gözünü gelecek nesle dikmiş ve ona bir dünya görüşü aşılamak için iş yapan kişilerin ve kurumların nasıl olduğunu bilmek herkesin hakkıdır. Bu mesele çok su götürür. En iyisi biz bu kadarıyla yetinelim.


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
#
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Haberler

Yukarı Çık