ÜMMETİN ÇIKMAZI VE AZADİ


11 Temmuz 2012 Çarşamba 09:50



Elbette ki Kürt Müslümanların kendisine gelmesi, kendisine gelmesini istemeyen bazı odakları rahatsız ediyor ve hep edecektir de.

Özelikle Azadi inisiyatifinin kendisini kamuoyuna açıklamasından sonra bu hoşnutsuzluk, rahatsızlık birçok camiada kendisini göstermiştir.

Şaşırtıcı olan Azadi kendisini kamuoyuna açıklarken; Kürdistan ve özellikle Kürdistan’ın Kuzeyi’ndeki hiçbir hareketin, örgütün, cemaatin, siyasi parti veya grubun hasmı ya da tarafı değildir. Adalet ve dayanışma prensiplerine bağlı olarak işbirliği ve ittifakları savunur. İbaresini kullandığı halde Kürdistan’ı oluşumlardan eleştiri almış, kendilerine alternatif, yâda kendilerini bölmeyi amaçlayan bir hareket olarak rahatsızlıklarını dile getirmişlerdir.

Azadi; Müslüman Kürtlerin çok uzun bir zaman bekleyişten sonra artık iradelerinin kullanması gerektiğine kanaat getirilmesiyle doğmuş bir inisiyatiftir.

Müslüman Kürtlerin bu Kürt sorununa bu güne kadar kayıtız kalmaları en büyük nedenlerinden biri, olaya her zaman kardeşlik prensibi perspektifinden bakmaları ve İslam a olan bağlılıklarıdır. Kürt sorununun ümmet sorunu olduğuna ve bu sorununda ümmet içerisinde çözüleceğine inanmalarıdır. Nitekim hala şimdide Kürdistan i büyük oluşumlar bu inanca sahiptirler
Bundan dolayı Kürt Müslümanları bu soruna hep uzaktan yaklaştılar, kendilerini ümmetin bir parçası olduklarından inandıkları için kendi dertlerini içine akıtıp dünyanın öbür ucunda ki Müslüman kardeşlerinin dertleriyle dertlendiler. Canlarıyla ve mallarıyla onların yanlarında oldular.

Kürtler başlarına yağan toplar, kurşunlar olduğu, köylerinin, şehirlerinin yakıldığı, binlerce kadın, çocuk, ihtiyar, genç öldürüldüğü zamanlarda dahi Allah’a olan inançları ve ümmete olan bağlılıkları sayesinde nifak çıkaran millet olmamışlardır.

Zaman ve tecrübe Kürt Müslümanlarını bu güne getirdi. İslam adına konuşan bu sorunu çözeceklerini söyleyen her oluşumun yanlarında oldular ama maalesef iktidara gelen her oluşum Kürt sorunun çözmekte kalmadı tam tersine bu sorunu daha da derinleştirmiştir. Nitekim Kürdistan da AKP nin bu büyük oy deposunun sebebi Kürt halkının İslam a olan sadakatinden ve AKP nin bu sorunu çözeceğine inançlarındandır.

Kürt Müslümanları ümmetin kendi içerisinde tıkandığını görmüşlerdir artık. Ümmet içerisinde yayılan Kürtlere aykırı sesler, adeta şimdiki ümmetin parçalanmasına sebep olan Kürtlermiş gibi lanse edilmeye başlanmıştır. Ümmet içerisinde âlim geçinen insanlar Kürtlere Allah’ın her millete verdiği hakları savunacağına, bu milleti ayrımcılıkla, ümmeti bölmekle suçlaya durmuşlardır

Oysaki Kürtlerin dinde kardeşleri olan milletler Kürdistan’ı dört parçaya bölüp, bu coğrafyanın tüm zenginliklerini kendi çıkarları için kullandıkları halde Kürtler bu kardeşlerine bu kadar kin beslememişlerdi

Ümmet tükenmiştir, ümmet anlayışı egemen sınıfların himayesine girmiş, her sömürgeci millet bu kutlu kavramı kendi hâkimiyet anlayışına göre ve kendi sınırları ekseninde dillendirmektedir. Bunu güçlendirmek içinde din memurlarına son derece önemli görevler verilmiştir.
Umutların tükendiği, artık ümmetin Kürt sorununa bir çare sunamadığı görüldüğü bu zamanda işte kaçınılmaz olarak bağımsız Müslüman bireyler AZADİ inisiyatifini harekete geçirmişlerdir.
Bu hareket oluşturulurken kesinlikle kendisini ümmetin dışında bir hareket olarak tanımlamamıştır. Tekrar ümmetin bir parçası olduklarına ve İslam’ı referans olarak hareket edecektir. Ama Azadi’yi oluşturan bireyler Kürt halkının diğer tüm halklardan ne fazla ve nede eksik bir yanlarının olmadığını bundan dolayı diğer tüm milletlerin sahip olduğu haklara, eşitliğe sahip olması gerektiğine inananlardan oluşuyor

AZADİ’nin yola çıkmasıyla elleri ve ayakları birbirine giren merkezleri Ankara, İstanbul gibi Türkiye’nin büyük şehirlerinden yönetilen Kürdistan’daki bu oluşumların şubeleri, bu hareketi bertaraf etmek için ellerinden gelen tüm işleri yapmış ve yapacaklardır da.
Bu oluşumlar sözde İslami, ümmet anlayışı olan oluşumlardır ve bunlar Kürt sorununa duyarlı olduklarını iddia eden oluşumlardır.

İşte bu oluşumlar ortaya çıkıp Azadi’yi bertaraf etmek için “ aslında bu sorunu bizler on yıllardan beri Kürdistan da dillendiriyoruz, siz şimdi kalkıp dillendiriyorsunuz, sizler şimdiye kadar neredeydiniz? Gibi art niyetli açıklamalarda bulanacaklardır.
Bu oluşumlarda on yıllardan beri Kürdistan da Türkiyeli gurupların uydusu olmaları ve onların dediklerinin dışına çıkmamalarından dolayı, Kürt halkına bir şey verememişlerdir. Bunlarda devletin tekçi düşüncesine sahip, olaya tek taraflı bakan ve bu olayın misakı mili sınırlarıyla değerlendiren oluşumlar olmuştur.
Bu oluşumlar Roboski gibi insanı bir drama dahi ümmetçi veya insani gözüyle bakamamış, devletin adeta resmi elamanları gibi olayı değerlendirmişlerdir

Bunlar hiç bir zaman bu sorunun bir egemenlik sorunu olduğuna inanmamış veya kabul etmemişlerdir, bunu dillendirenleri de tekfircilik anlayışıyla tekfir etmekten uzak durmamışlardır

Tüm bu karmaşıklar içerisinde Azadi tarihi misyonun gerçekleştirmek, Allah ile olan bağlılığını güçlendirmek, din gününün sahibine doğru dürüst hesap verebilmek, halkına olan sorumluluğunu yerine getirmek, şeyh Said ten kalan bayrağı devir almak için yola koyulmuştur.


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
#
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Haberler

Yukarı Çık