Cemil Yeşildağ

Yaşam Kaynağımız Kur'an


Cemil Yeşildağ
21 Aralık 2010 Salı 00:00
Geçen Pazar (19 Aralık 2010) günü Özgür-Der Siverek şubesi olarak “Yaşam Kaynağımız Kur’an” adlı bir konferans düzenledik. Konferansa yazar Ramazan Kayan konuşmacı olarak katıldı. Benim de Siverek Özgür-Der ailesi adına bir konuşma yaptığım konferansta ayrıca dernek bünyesinde bulunan çocuk ve gençlik kulübü Kur'an ayetlerinden oluşan Zazaca, Kürtçe ve Türkçe dualar okudular.
Hızla dünyevileşmenin yaşandığı, postmodern popüler kültür üzerinden bir savrulmanın yaşandığı çağımızda, Kur’an’dan feyizlenerek sosyal ve siyasal hayatımızı yeniden Allah'ın rızasını gözeterek kurmak en ciddi sorumluluğumuz olarak algılanmalı. Başta ahlak olmak üzere tüm değerlerin hızla yozlaştığı bu postmodern çağda, insanı yaradılış gayesine yaklaştırmak ve ahiret merkezli bir yaşamı yeniden tesis etmek ancak Kur’an’a iltica etmekle mümkün.

Kur’an insanlığı şirk ve küfür bataklığından alarak tevhit inancına yükseltmeyi hedefleyen temel kaynaktır. Sosyal ve siyasal yaşamda hakkın sınırlarının çiğnendiği, adalet terazisinin bozulduğu, zulmün, ayrımcılığın, şiddet ve nefretin her tarafı kapladığı, küresel ve yerel sömürünün ayyuka çıktığı, kayırmacılığın marifet sayıldığı bu çağda Kur’an’ın evrensel mesajlarını yeniden açıp üzerinde düşünülmesi gerekiyor.

Kur’an, laik, profan ve seküler anlayışa sahip insanların dediğinin aksine hayatın her alanına ve anına müdahale eder.

Kur’an-ı Kerim mü’mine yeryüzünün imarı sorumluluğunu yükler, fesadı da yasaklar. “Bir zamanlar Rabbin meleklere: Bakın ben yeryüzünde benim hükümlerimi uygulayacak bir halife yaratacağım demişti”( Bakara-30)

Kur’an-ı Kerim, bütün kavimlerin ve dillerin yaratılışta eşit olduğunu ifade eder. “Ey insanlar! Gerçekten, Biz sizi bir erkek ve dişiden yarattık. Ve sizi milletler ve kabilelere ayırdık ki, tanışasınız. Muhakkak Allah katında en üstününüz en takvalı olanınızdır.” (Hucurat suresi: 13)

Kur’an-ı Kerim, İnsan hakları konusunda kesin hüküm ve emirler içerir. Özellikle de insanların yaşama haklarına yönelik her türlü zarar verici davranışlardan men eder. “Kim bir cana veya yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya karşılık olmaksızın (haksız yere) bir cana kıyarsa, bütün insanları öldürmüş gibi olur. Her kimde bir canı kurtarırsa, bütün insanları  kurtarmış gibi olur.” (Maide suresi: 32)

Kur’an-ı Kerim, sömürüyü ve haksız kazancı yasaklar. “Ey iman edenler  mallarınızı aranızda haksız ve haram yolla  yemeyin.” (Nisa 29)

Kur’an-ı Kerim, inanç ve fikir hürriyetine  davet eder. “Dinde zorlama yoktur…” (Bakara suresi: 256)
           
Kur’an-ı Kerim, herkesle iyilikte yardımlaşmayı ve dayanışmayı emreder. “…İyilikte ve takvada yardımlaşınız, kötülükte ve düşmanlıkta yardımlaşmayın.” (Maide suresi:2)

Zalimlerin hükmü yerine inananların hâkim olduğu bir sistem hedefler. “Biz ise, yeryüzünde güçten düşürülenlere lütufta bulunmak, onları önderler yapmak ve mirasçılar kılmak istiyoruz.” (Kasas–5)
Bu ayetler bizlere Kur’an’ın hayatın her alanını şekillendirecek bir kaynak olduğunu hatırlatmaktadır.

Değerlerin ve adaletin zenginden, güçlüden, makamı olandan yana bina edildiği yüzsüzlüğün ayyuka çıkarak bir maharete dönüştüğü Siverek'imizde, sosyal dokuya olumlu anlamda değişmesi için bir katkı sağlamak adına bu konferansı düzenledik. Safımızın Kuran ve Resullullah merkezli olduğunu hatırlatmak ve her Müslüman olanın da Kuran’ın öğretilerini tekrar tekrar okuması ve yaşaması gerektiğini hatırlatmak istedik.“En hayırlılarınız Kur’an’ı öğrenen ve öğretenlerdir.” (K. Sitte; 6009) şeklindeki nebevi öğretiği hatırlatarak, Kur’an’ın sesi kulaklarımızdan, idraki bilincimizden, lezzeti dillerimizden, ahlakı bizden ve yetişen yeni nesillerimizden eksik olmasın diyoruz.
Ve Rabbimizden yeni bir Kur’an neslinin ellerimizle yetişmesi için niyazda bulunuyoruz.



YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
#
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Haberler

Yukarı Çık