KAYSERİ



KAYSERİ

Oğlum Mehmet Ankara Eczacılık Fakültesinde okurken,
Bir gün ders çalışmayı bıraktı aniden,

Dedim, ne oldu sana,
Dedi, Hocam, Eczacılık, dar bir alandır,
Tıp ise geniş bir alandır dedi bana,

Onun için üniversite sınavına gireceğim yeniden,

Dedim, niye riske atıyorsun kendini,
Dedi, sanki başka bir Fakülte çağırıyor beni,

Sonradan sordum, bari kazandın mı? Neresi?
Dedi, Erciyes Tıp Fakültesi,

Dedim, güya senin için gelmiştik Ankara’ya,
Sen Kayseri’ye gidince, yine ayrılık girer araya,

Dedi, madem böyle çizilmiş kaderim,
Beklide Kayseri’de ikamet ederim,

Dedim, neden bu kadar ün yapmış Kayseri,
Dedi, bunların on parmağında var on hüneri,

Bulutların arasında tepsi görünün yer Erciyes,
Buranın sanayisini takdir eder herkes,

Dedim, bu şehir ne kadar düzenli, nasıl yapılmış bu plan,
Dedi, bunların piridir Koca Mimar Sinan,

Çok hareketlidir Kale içi ve yeraltı çarşısı,
Buradaki yerlerden biri de Kiçi kapısı,

Teknik eleman sınavında isterler Lise diploması,
Kayserililer ise nüfus cüzdanıyla ispatlarlar ki bu işin ustası,

Dedim, Fakültede hiç sıkılmıyor musun bazen,
Dedi, arkadaşlarla geçilmiyor sohbet ve neşeden,

Dedim fakültede kız arkadaşlarına karşı gayet ciddi dur,
Belki de bunlardan biri sana hayat arkadaşı olur,

Dedi, birisiyle tanıştım bile bunlardan,
Hem de, Pınarbaşı, Uzun yayla’dan,

Sonradan, biz de Uzun yayla’ya gittik,
Dedik, amacımız sizinle akraba olmak,
Dediler, öyle kolay değil bizden kız almak,
Dedim peki sizin şartlarınız nedir?
Belki de örf ve adetleriniz bizimkilerle aynıdır,    

Dediler, öncelikle buralı değilsiniz,
Kaldı ki, söz çiğköfte ve lahmacun yersiniz,

Dedim, bilirim, çok meşhurdur,
Kayseri’nin pastırması ve mantısı,

Fakat bence yemeklerinizden,
Gelmelidir, taze kebap kokusu,

Dediler, bizimkiler, çok hesaplı insanlar,
Etin gramını bile fazla harcamazlar,

Zaten, mantıya bile çoğu kez,
Kıyma yerine, koyarlar patates,

Kaldı ki, Kayserililer çok esprilidir,
Bazen çocuklar babalarını, anneleriyle ikinci kez evlendirebilir,

Dedim bizde ise bolluk ve bereket var,
Ama tasarrufa da itiraz etmeyiz o kadar,

Sonra, durum tatlıya bağlandı yeniden,
Dünür olarak, memnuniyet duydular bizden,

Şimdi ise, arkadaşlar sordular,
Bu günlerde, sanki övünüyorsun sen,

Dedim, artık, gelin ve torun köylü olarak,
Kayseriliyim ben.

                                                                                     Mahmut Ülgey
                                                                                        


1 Şubat 2011 Salı 00:00

http://www.siverekgenclik.com/yazar/kayseri-1073.html