TÜRKİYE’DE SİYASİ PARTİ GELENEĞİ VE HÜDA-PAR-1



TÜRKİYE’DE SİYASİ PARTİ GELENEĞİ VE HÜDA-PAR-1

 

28 Şubat Post modern darbesinin etkisini üzerinde belki de en çok hisseden camia, o karanlık günlerden yapısını ve kitlesini büyük oranda  muhafaza ederek bugüne kadar gelebildi ve şimdi de parti üzerinden siyasal bir harekete dönüşmeye çalışıyor. Sözü edilen süreçte darbenin etkilerine direnemeyen bir çok kesim çözüldü, fiili veya fikri düzeyde eksen kaymasına uğradı. Resmi verilere göre bu camianın yirmi beş binden fazla insanı tutuklandı, fiziki ve ruhsal işkencelerden geçti. Onlarcası müebbet bir çoğu da yüksek hapis cezalarına çarptırıldı. Bütün olumsuzluklara rağmen sürece karşı bu camia direnç gösterdi ve gelişimini devam ettirdi.

 

2004 yılından bu yana legal zeminde kurduğu dernek, yardım kuruluşları, gazete, dergi, televizyon. Yayınevi gibi araçlarla toplumda ıslah ve irşad faaliyetlerini yürüten mustazaflar camiası, gerek devletin resmi kurumlarında kümelenmiş gruplar gerekse de farklı kesimler tarafından yeniden bir çatışma/ kaos ortamına çekilmek için fazlaca provake edilmesine  rağmen sağduyuyu elden bırakmadı ve bu çevrelerin hevesini kursağında bıraktı. Dernek çalışmalarını illegal örgütsel faaliyet gibi gösterip camianın gönüllülerine yüksek hapis cezaları verilmesine, kurumları sürekli kolluk kuvvetleri tarafından baskı altında tutulmasına,  yapacakları etkinliklerin önlenmesi için olmadık sebepler ileri sürülmesine, Yüksekova dernek başkanları faili mechul(!) bir suikastle  hayatını kaybetmesine ve son olarak Mustazaflar Cemiyeti Danıştay tarafından kapatılmasına rağmen meşru yoldan sapmamış, mağduriyetini yine meşru yol ve yöntemlerle dile getirmeye çalışmıştır.Son olarak da partileşme sürecine girerek camiaya siyasi bir hareket tarzı kazandırdı.

 

Uzun süre dernekler aracılığıyla faaliyetlerini sürdüren mustazaflar cemiyeti, Hür Dava Partisi (Hüda-Par) adıyla siyasi arenada yerini aldı. Hazırlık döneminde gerek yurt içinde gerekse de yurt dışında değişik kesimlerle istişareler yapılarak gelinen noktanın hayırlı olmasını Yüce Allah’tan diliyorum.

Sürecin resmiyet kazanması çeşitli yorumları da beraberinde getirdi. Partiyi kuran camianın geçmişte isminin geçtiği olaylarla anılması en çok vurgu yapılan nokta olarak gözüküyor. Bu konuda bizim de bildiklerimiz duyumlardan ibaret. Uzun yıllardan beri bu kesime dair dilden dile dolaşan iddiaların ispata muhtaç olduğu muhakkaktır. Devletin resmi kayıtlarında geçen ifadelerin kuşkuyla karşılanması gerektiğini kuruluşundan bu yana yatsıya varmadan sönen mumların çokluğu bize göstermiştir. Ayrıca malum süreci sağlıklı değerlendirmek için de bu sürecin öznelerini ayırım yapmaksızın dinlemek gerektiği de yine adalet duygusunun bir gereğidir.

 

İçerde ve dışarıda masa başında tasarlanan projelerin yine iç ve dış unsurların marifetiyle uygulamaya konulan, tabir uygun düşerse eğer ‘’at izinin it izine karıştığı’’ bir dönemde meydana gelen ve insanımızın bağrında derin yaralar açan olayların faturasını bu camiaya kesmek insaf ve adalet duygusuyla bağdaşmaz.

 

Parti yetkilileri belli bir bölgenin partisi olmayacaklarını,  hedeflerinin ülkenin geneline hitap eden, adalet ve özgürlük temelli bir siyaset anlayışını yaygınlaştırmak olduğunu söylüyor. Aynı zamanda herhangi bir partiye veya kesime alternatif olarak kurulmadıklarını illa da alternatif olarak görülmek isteniliyorsa kendilerinin ancak rejimin alternatifi olabileceklerini de genel başkan düzeyinde dile getiriyor.

Rejimin alternatifi olmak düşüncesi partinin Türkiye’deki klasik parti anlayışını benimsemediğini gösteriyor. Kuruluşundan bugüne kadar Cumhuriyet rejiminde siyasi partiler –sağ veya sol- resmi ideolojinin istekleri doğrultusunda şekillenmiş siyasi alanda, sistem içinde kalarak ve dahası sistemin kutsallarına biat ederek faaliyet göstermişlerdir. Söylem ve icraatlarında  sadece sistemin aksayan veya eksik kalan yönlerini tamamlamak isteğinden öteye geçememişlerdir. Bu niyet ve icraat üzerinden hafif sapan siyasi partileri rejimin zinde güçleri modern veya post modern yöntemlerle hizaya getirmeyi becerebilmişlerdir. Bu gerçekler dikkate alındığında Hüda-Par’ın ‘’rejimin alternatifi olarak görülmek isteriz’’ açıklaması rejim sahiplerinin uykularını kaçırmasa da teyakkuz durumuna getireceğini de göz ardı etmemek gerekir. (Meselenin bu yönünü 2. Yazıda daha detaylı anlatmaya çalışacağız inşallah).

 

Partiyi kuran kadroların ve parti tabanının Hizbullah cemaati ile bağlantısını konu alan soruların niyeti Parti genel başkan yardımcısı Mehmet Yavuz’un ifadesi ile ‘’ Cumhuriyet savcılarına iş çıkarmaktan’’ öteye bir şey değildir. Zira bu konuda soru sahiplerinin ülkenin geçmişine bu kadar da uzak olduklarını ben de düşünmüyorum.

 

 

Hazırlık döneminde değişik kesim ve kişilerle yaptıkları istişare toplantılarında siyasetteki referanslarının her alanda olduğu gibi kesinlikle Kur’an ve Sahih sünnet olacağını vurguladılar. Her görüş ve öneriye açık olduklarını ve farklı görüşleri kendileri için bir denetim mekanizması kabul ettiklerini de ayrıca dile getirdiler. Uzun yıllardan beridir süregelen, particiliğin İslam’a uygun bir yöntem olup olmadığı yönündeki tartışmalara girmenin sonuç getirmediği ortada… Asıl olan ilkelerdir. Kendinize referans aldığınız değerlerdir. Onlardan ödün vermeden işinizi yaptığınız taktirde kullandığınız araç ve argümanın çok önemi olmayacaktır.

 

Yukarıdaki düşünceden hareketle Hüda-par’ın gireceği ilk seçimde alacağı oy oranı önemli olmakla birlikte belirleyici olmayacaktır. Zira ister yerel isterse de genel seçimlerde yegane hedefi ‘’İktidar’’ olarak koymak tutarlı bir yaklaşım olmayacaktır. Siyasi Parti aracılığıyla ilkeli siyasetin ve duruşun; özgürlük ve adaletten yana olmanın ve dahası müslümanca siyaset yapmanın örnekliğini göstermek her şeyden daha önemli olacaktır. Bu iktidarı da istememek anlamına gelmez. Temiz, tutarlı, ilkeli ve mümince bir çabanın sonunda Allah iktidarı nasip ederse hamd edilir. Etmezse de imtihan dünyası devam eder. Bu görüş üzere bir rota kendilerine çizerlerse sanırım bugüne kadar ‘’oy sandığından bir şey çıkmaz’’ diyenlerin sandığa dair görüşleri değişmeye başlayacaktır.




Mustafa Karael / www.siverekgenclik.com



14 Şubat 2013 Perşembe 16:20

http://www.siverekgenclik.com/yazar/turkiyede-siyasi-parti-gelenegi-ve-huda-par-1-1857.html