YAHUDİLER GERÇEKTE NEYE İNANIR?



Eğer riyakar bir Aristo mantığının (retorik olarak) arkasında duracaksak, mantıken, Yahudilerin inandığı ana dinin “Altın Buzağı” ya da İsa Mesih’in söylediği gibi “Hırslarına” (Mammon) tapmak olduğunu söyleyebiliriz.
Aynı zamanda, “Gerçek Yahudi dini ne zaman kuruldu” sorusuna da cevap bulabiliriz.
Eski Ahit (Yahudiler tarafından tanınan ve kabul edilen) adı verilen kutsal kitapta, Musa’nın Yahudileri Mısır ordusundan kurtardığına dair bir hikaye vardır.
Bunun için Musa, insanların gözlerinde Kızıl Deniz’i ikiye ayırarak, büyük Mısır ordusunu boğmuş ve Yahudilerin daha güvenli yerlere kaçmasını sağlamıştır.
Böylesi mucizelere gözlerinizle şahit olduğunuzu tasavvur edin ve bu olayların tüm hayatınızdaki etkilerini düşünmeye çalışın.
Biraz maneviyata sahip ekseri insanlar üzerinde böylesi mucizeler Tanrı’ya ve ahlaki değerlere olan inancı pekiştirecektir. Ancak, kutsal kitabın söylediği gibi, Yahudiler de durum böyle olmaz.
Onları kurtardıktan sonra Musa, Yahudilere, Tanrı’dan 10 Emir’i almak için birkaç gün ayrılmak zorunda kalacağını söyler.
Çok az bir süre, birkaç gün sonra, Yahudilerin Musa’nın onlar için yaptığı tüm mucizeleri unutmasına ve onun Tanrı’yla görüşeceği gerçeğini yok saymalarına yeter.
Musa ayrılır ayrılmaz, aralarındaki tüm altınları toplayarak kendilerine altından bir buzağı yaparlar. Musa’yı ve Tanrı’yı terk ederek, o zamandan beri tapınageldikleri “Altın Buzağı” dinini kurarlar.
Musa, öfkeden deliye döner ve onları yaptıkları için lanetler ancak işe yaramaz.
Bu Yahudilerin ilk kez Tanrı’yı reddettikleri (“öldürdükleri”) zamandır.
Yahudilerin İsa’ya karşı nefretlerine ve onu öldürmeye karar vermelerine iki olay neden olur:
1. Onlara ilk kez, “Hem Allah’a hem de Hırsınıza (Mammon) aynı anda tapamazsınız” dediğinde.
Böyle yaparak, Yahudi dini “Altın Buzağı”ya ya da “Mammon”a kabul edemez şekilde hakaret etmiş olur. Ancak onu öldürmek istemelerine kafi neden değildir, fakat;
2. İkinci olarak İsa, Yahudi “kutsal” mabedine gider. Bugünün terimleriyle alışveriş merkezi olan bu yerde insanlar ibadet yerine, alışveriş, para ve kar etmeyi tercih eder. İsa bunun gördüğünde, Yeni Ahit’e göre, hayatında ilk ve tek kez öfkelenir ve mal ile para raflarını devirir.
İlk olay Yahudiler için kabul edilemezdi ancak ikincisi affedilemezdi. Zaten onun ölüm fermanını da o zaman imzalarlar.
İsa’yı ölüme mahkum etmek Yahudilerin, Tanrı’yı ikinci kez reddettiği ve “öldürdüğü” zamandır.
Gerçek Yahudi Dini’ne ibadet bugünde sürmektedir. Örneğin, Yahudilerdeki altın ve paraya olan tamah ve hırs herkes tarafından bilinir. Bazı âlimler bunu toplumlarındaki eğitimle açıklamaya çalışmıştır. Onlar bu davranışı, Yahudilerin Romalılar tarafından uzun zaman önce Kudüs’ten çıkarılmasından sonra hayatta kalmayla meşrulaştırır. Ancak bazı âlimler bu yazıda öne sürülenle aynı fikri savunur. Onlara göre Yahudilerin bu davranışları basitçe genetiktir. Onların da teorilerine uygun şekilde, maddiyata, altına ve nihayetinde güce olan düşkünlüklerinin Yahudilerin ruhsal hayatının önemli bir parçası haline çok zaman önce geldiğini göstermiş olduk.
Batı dünyası ülkelerinde yaşıyorsanız, her hafta sonu farklı malların satışını organize eden yeni Yahudi Mason Tapınakları bulabilirsiniz. (Anlaşılan o ki bunu dinlerinin bir parçası olarak görüyorlar.)
Sonuç
Kısaca, ne gözleri önünde Musa’nın yaptığı mucizeler ne de masum İsa’nın “öldürülmesi” için imzaladıkları ferman, Yahudilerdeki “Altın Buzağı”ya ya da “Mammon”a tapmaya olan güçlü arzularını binlerce yıldır hiç değiştiremedi.
Diyebilirsiniz ki, bunun benimle ya da bizimle ne ilgisi var, onların sorunu?
Bu soruların cevabını, etrafımızdaki dünyada seyrettiğimiz yıkımlarda bulabiliriz.
Bu arada “Altın Buzağı” ya da “Mammon”a tapanlar, dinleri adına yıkıcı gücü ellerine geçirerek, dünya üzerinde mümkün olduğu kadar fazla insanı öldürmeye ya da köleleştirmeye başladılar. “Mammon” adına Yugoslavya parçalandı, Sırplar şeytanlaştırıldı ve Kosova (Ülkenin altın, gümüş ve nikel kaynakları inanılmazdır) işgal edildi, petrolü için Irak yok edildi, Rusya, Hazar petrolü için NATO birlikleri için sarıldı, Filistinliler etnik temizliğe uğratıldı ve yok edildi; ve nihayetinde de Ergenekon vb. oluşumlar boşuna yapılandırılmadı.
Dostoyoveski’nin söyledi gibi, “Eğer Tanrı yoksa her şey mubah”.
Görünen o ki Yahudi Tanrı’sı çok uzun zaman önce öldü ya da hiç var olmadı.
 
Selam ve Sevgi ile…


17 Ocak 2009 Cumartesi 00:00

http://www.siverekgenclik.com/yazar/yahudiler-gercekte-neye-inanir-551.html