YENİ BİR KERBELA


28 Nisan 2013 Pazar 19:53

 

Vah Hüseyin’ime vah diye figan eden Zeynepler yine haykırdı. Irak’a gitmek için ayaklanan Hüseyin’e tekrar yerinde oturmak yakışmazdı. O bir peygamberin torunu Ali ile Fatıma’nın oğlu Hasanın kardeşiydi.

O peygamberin güllerinden biriydi. Uzaklardan gelen yardım çağrısına hayatı pahasına hayır demedi. Hayırlı işlerde hayır cevabını sevmezdi. Fırat ile Dicle de akan sular o gün peygamberin torununa yasaklanmıştı. O gün Fırat ile Dicle kendinden utanmış bir daha akmamak için sanki ağlıyordu. Yeryüzünde akan tüm nehirler sanki o gün kurumak istiyordu. Peygamberin güllünün susuzluğuna derman olmak için birbiri ile yarışıyor lakin yezitler buna müsaade etmiyorlardı.

Bugün peygamberin kardeşleri, peygamber sevdalılarına yeni bir kerbela yaşatmak isteniyor. Taif te taşlanan yolana binler can feda olunacak peygamberimizin sevdalıları, 639 yılında Halid bin velid’in fethettiği Diyarbakır şehrinde taşlandılar. Bu taşlar yollarını şaşırmış bir takım insanların sevdamıza olan kıskançlığı ve hazimsizliğidir. Şeytanın verdiği vesveselere yenik düşenlerin saldırısıdır. Kutlu doğum programlarına izin vermek istemeyenlerin son peygambere olan inancının olmadığının ispatıdır. Çıkar meseleleri için yollarda durduranların korkularıdır. Bu taş bizim için HZ. İbrahim’e serinlenen ateş gibiydi. Hz. Eyüp’ün sabrı, Kuyulardan çıkan HZ. Yusuf’un gömleğiydi.

Biz hiçbir zaman yanlışa yanlış ile karşılık vermeyen bir ecdadın torunlarıyız. Kutlu doğum programları ile bid’atını tazeleyen peygamber sevdalılarıyız. Rabbim cümlemizi doğru yoldan ve doğruluktan şaşırtmasın. Ve sadece Diyarbakır da değil yeryüzünün her karesinde peygamber sevdalısı olan herkesin Rabbim yar ve yardımcısı olsun. Selam ve dua ile.

 


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
#
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Haberler

Yukarı Çık