Yeniden merhaba...


30 Kasım -0001 Çarşamba 00:00
Yeniden merhaba… 

Aslında bu merhaba bir önceki yazıda olmalıydı ama,Gazze ateşi yüreğimizdeyken gönül sıcaklığıyla “merhaba”mızı veremedik sevgili dostlarımıza…
Hepinize koskocaman bir özlemle, sevgiyle, hasretle merhaba!
Acımız hala devam ediyor, tıpkı hayatın devam ettiği gibi…
Birileri gülüyor, birileri ağlıyor, ölüyor, vuruluyor, birileri düğün yapıyor, birileri yas tutuyor, ama sonuçta hayat devam ediyor…
Sancılı ve bol acılı bir dönem geçiriyoruz “ümmet” olarak. Allah herkesin yar ve yardımcısı olsun inşallah.
“Millet” olarak da sıkıntılı bir dönem geçiriyoruz gibi görünse de, aslında işin iç yüzü çok da öyle değil. Evet bi kriz etkilemiş milletimizi ama bu abartıldığı kadar değil. Sadece birileri bunun arkasına sığınıp rant elde etmeye çalışıyor kendince. Ortalık, felaket tellallığı yapan provokatörlerle dolmuş adeta… Hadi esnaf krizden etkilenmiş diyelim, peki düzenli maaşını alabilen memura ne oluyor ki? Sen her ay düzenli paranı alıyor musun kardeşim, alıyorsun. O zaman krizden sanane!  Hani bir laf vardır, “iyiyim demek adet olmuş” derler, aynı hesap, “kriz var” demek de adet olmuş bence bu aralar. Etkilenen de etkilenmeyen de, krizden dert yanar olmuş. Allah sonumuzu hayra çıkarsın inşallah…
“Siverekli” olarak da, naçizane benim sıkıntılarım var sizinle paylaşmak istediğim. Daha doğrusu “Siverekli bir bayan” olarak desek, daha doğru olur kanısındayım. Eşine benzerine henüz rastlayamadığım güzellikte, içten, sıcak, samimi bir sitemiz var bizim hepinizin bildiği üzere. Bu güzide sitemizde, her biri bizlere değişik fikirleriyle ışık tutan köşe yazarlarımız mevcut.Bize göre bir eksiklikti köşe yazarlarının arasında bir bayan olmayışı ve istedik ki, memleketimizde sesimize ses verecek hanım arkadaşlarımızın ve tabi ki hanımların nezdinde aslen tüm okuyucularımızın desteğini de alarak bu eksikliği kapatalım.
Güzel bir başlangıç yaptık ve sizlerin tam desteğini alarak yolumuza devam etmek istedik. Ama ne çare ki, “kadın” imajını henüz içine hazmedemeyen dar zihniyet, her zaman ki gibi kendini belli etti. Kimseyi kırmadan, incitmeden yazılan, buram buram memleket kokan yazılar bile göze battı. Neden?
Neden her yerde kadınlar da dünyaya seslerini duyurabiliyorken, Siverek kadınının önü tıkanmaya çalışılıyor?
Nedeni, aslında herkesin çok iyi bildiği gerçekler, korkular, yıkılmayan tabular!
Yapmayın artık, bırakın bu kör zihniyeti bir kenara!
Yeniliklere açık olun, ama asla kültürümüzden ödün vermeden yapın bunu.
Yıllarca arka planda tuttuğunuz kadınlarınıza biraz şans tanıyın. Onların da sesine kulak verin. Kadını yanında bulundurmayan, fikirlerine değer vermeyen  toplumlar  hedeflerine tam anlamıyla ulaşamazlar. Kadının olduğu yere nezaket gelir, zarafet gelir ve dolayısıyla yapılan iş daha bir güzellik kazanır, başarıya ulaşır.
Bunu uzatmaya gerek yok, herkes neyin ne olduğunu “çok fazla işine gelmediğinden kabul etmek istemese de” biliyor. Benim asıl söylemek istediğime gelince;
Kadından korkmayın! Kadın, nerde ne zaman durması gerektiğini bilir merak etmeyin. Yeter ki, bir şans verin ve kendilerini ifade etmede biraz özgürlük tanıyın. Belki de, erkeklerin yıllardan beri aşamadığı birçok sorunu “kadın eliyle” aşma şansımız olur ha ne dersiniz?
Ne erkek bir adım önde, ne de kadın önde olsun istiyoruz. Dileğimiz, hayatın her alanında, el ele, sırt sırta vererek sorunların üstesinden birlikte gelebilmek…
Desteğinizi bekliyoruz…
Umutla… Kararlılıkla…

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
#
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Haberler

Yukarı Çık