Siverek Haber

Siverek Haber

Ana Sayfa Güncel Avukat Mahmut Tatlı yeni anayasa tartışmalarını değerlendirdi

Avukat Mahmut Tatlı yeni anayasa tartışmalarını değerlendirdi

Yeni anayasa tartışmalarını değerlendiren Avukat Mahmut Tatlı, yeni anayasanın bütün gurupların katılımıyla mutabakatla oluşturulması gerektiğini ifade etti.

Giriş Tarihi: 15 Şubat 2021 Pazartesi 12:51
Avukat Mahmut Tatlı yeni anayasa tartışmalarını değerlendirdi

Yeni anayasa çalışmalarının siyasi propaganda aracı haline dönüşmemesi gerektiğini belirten Avukat Mahmut Tatlı, ülkenin asıl gündeminin yoksulluk, işsizlik  ve derinden derine hissedilen ekonomik problemlerin yanı sıra adalet sistemindeki  yozlaşma olduğunu ifade ettii.

Askeri darbe ürünü olan 1982 Anayasası'nın çağa ayak uyduracak demokratik, bütüncül, eşitlikçi, adil bir  düzeni sağlamaktan uzak bir anayasa olduğunu belirten Tatlı, 1982 Anayasası'nın salt ideolojik ve  yasal düzenlemeler sebebiyle yürürlüğe girdiği günden bu  yana toplumun büyük bir kesimi tarafından  benimsenmediğini belirtti.

"Yeni anayasayla ilgili açıklamalar bizce samimiyetten uzaktır"

İktidar yılların biriktirdiği yanlış politikaların günahını yeni anayasa tartışmalarıyla  temizleyemeyeceğini ifade eden Avukat Mahmut Tatlı, "Ülke gündeminin çok kısa sürede değiştiği ve gündemin takip edilebilirliginin imkansız hale geldiği şu günlerde, mevcut siyasi iktidarı ve kamu otoritesini elinde bulunduranların 'yeni anayasa' ile ilgili açıklamaları bizce samimiyetten uzaktır. Zira yeni anayasa tartışmaları somut gerçeklikten ve bilimsellikten uzak, salt duygusal ve ideolojik olmanın yanı sıra siyasi erki elinde bulunduranların her seçim arifesinde kendisine yakın gördüğü kitleleri etkilemek için  kullandığı siyasi propaganda aracı haline geldi.  Ülkenin asıl gündemi  ise 'yoksulluk, işsizlik  ve derinden derine hissedilen ekonomik problemlerin yanı sıra adalet sistemindeki  yozlaşmadır.' Asıl gündem bu olmakla beraber gündemi değiştirmek adına ortaya atılan yeni anayasa tartışmaları bu problemleri çözmeyecektir. İktidar yılların biriktirdiği yanlış politikaların günahını yeni anayasa tartışmalarıyla  temizleyemeyecektir." şeklinde konuştu.

"1982 Anayasası toplum tarafından benimsenmemiştir"

1982 Anayasası'nın  büyük bir değişiklik geçirmiş olsa da çağa ayak uyduracak nitelikte olmadığını belirten Tatlı, "1982 Anayasası darbe anayasası olması ve  içerdiği bir takım salt ideolojik ve  yasal düzenlemeler sebebiyle yürürlüğe girdiği günden bu  yana toplumun büyük bir kesimi tarafından  benimsenmemiş, ülkede  var olan temel problemlerin kaynağı olarak görülmüştür. Mevcut haliyle 1982 Anayasası  büyük bir değişiklik geçirmiş olsa da çağa ayak uyduracak demokratik, bütüncül, eşitlikçi, adil bir  düzeni sağlamaktan çok uzaktır." ifadelerini kullandı.

"Yeni anayasa bütün gurupların katılımıyla  mutabakatla oluşturulmalı"

Yeni anayasa çalışmalarının siyasi propaganda aracı  haline getirilmemesi gerektiğini vurgulayan Tatlı, "Demokratik ve evrensel hukuk ilkelerinin uygulandığı bir ülke için; adil ve sivil yeni bir anayasa şart olmakla beraber bu anayasanın  Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni oluşturan bütün gurupların, azınlıkların, siyasi ve dini inanışların mutabakatıyla oluşturulması, toplumun her kesiminin katkı sunmasının olanaklı hale getirilmesi gerekir. Yeni anayasa çalışmaları siyasi propaganda aracı  haline getirilmemeli, salt ideolojik ve siyasi yaklaşımlarla bu çaba heba edilmemelidir. Kamu otoritesini elinde bulunduranların insafına da bırakılmamalıdır." diye konuştu.

"Devletin iradesi bir kişinin elinde toplanmamalıdır"

Yeni anayasa ile siyasi iktidarı elinde bulunduranların hesap verebilmelerinin mümkün olması gerektiğini  ifade eden Tatlı, " Devletin iradesi bir kişinin elinde toplanmamalı, yasama organı güçlendirilmeli, denetim mekanizmaları faal  olacak şekilde tasarlanmalıdır. Yanlış politikaların ve uygulamaların, sadece seçim sandıklarında değil; yargı mercilerinin önünde de hesap verilebilmesinin önü açılmalıdır. En önemli husus da kamu otoritesini elinde bulundurulanların kendi iktidarlarını pekiştirecek uygulama ve yorumlamalardan kaynaklı temel sorunlar da çözüme kavuşturulmalıdır." dedi.

"Türkiye’yi otoriter rejimler kategorisine koyan düzenlemelerden vazgeçilmelidir"

Yeni anayasada her konunun eleştiriye açık olması gerektiğine değinen Tatlı, "Yeni anayasada her şey tartışılmalı, eleştiriye açık olmalı, surlarla çevrili bir alan bulunmamalıdır. Türkiye’yi otoriter rejimler kategorisine koyan düzenlemelerden vazgeçilmelidir. Demokratik düzenin oluşturulması sağlanmalıdır. Ali Bulaç’ın dediği gibi: 'Devlet kendini herhangi bir ideoloji üzerine bina etmemeli ve hiç kimseye bir ideoloji dayatmamalıdır.' Ancak siyasi  iktidarın, devletin üniter yapısının ve 1982 Anayasası'nın ilk dört maddesinin korunacağı garantisi verdiği göz önüne alınırsa bu konuda bir başarı sağlanamayacağı kanısındayım." ifadelerini kullandı.

"Yargıyı işlevsiz hale getiren düzenlemeler ortadan kaldırılmalıdır"

Yeni anayasada özellikle adalet isteminde şeffaf ve düzenli olması gerektiğini belirten Tatlı, " Yeni anayasa adaletin herkese eşit şekilde tecelli edeceği şekilde dizayn edilmelidir. Yargının bağımsızlığını  ve tarafsızlığını  zedeleyen uygulamalardan ve düzenlemelerden vazgeçilmelidir. Yargıyı işlevsiz hale getiren düzenlemeler ortadan kaldırılmalıdır. Özgürlüğün ve adaletin çerçevesi net bir şekilde belirlenmeli, farklı yorum ve uygulamalara mahal verilmemelidir. Yeni anayasayla toplumu oluşturan hiçbir üyenin, ötekilere sağlanan belli hak ve özgürlüklerden mahrum bırakılmaması gerekir. Gerçek anlamda fırsat eşitliğini sağlamalıdır. Farklı din ve inanışların kendilerini gerçekleştirebilecek özgür alanın oluşturulması çabalanmalıdır." şeklinde konuştu.

"Devletin dini adalettir, adaletin dini özgürlüktür"

Adalet ve özgürlüğün  ideolojik yaklaşımlarla ele alınmaması gerektiğini vurgulayan Tatlı, "Bizim yeni anayasadan en temelde beklentimiz de adaletin ve özgürlüğün siyasi emniyetin sağlandığı bir anayasa olmasıdır. Adalet ve özgürlüğün de  ideolojik yaklaşımlarla ele alınmaması gerektiği kanaatindeyim. Birçok mecliste de bahsettiğimiz, İslamiyet öncesi  dönemde Hazreti Sad ve Hazreti Ömer’in  ticaret için gittikleri İran’da,  develerinin çalınması karşısında ateşe tapınılan ülkenin kralı Nuşirevan’ın , adaleti tesis için, büyük oğlu ile vezirini cezalandırmaktan çekinmediği bir adalet sisteminin tesis edilmesini sağlayacak bir anayasanın bile ülke için büyük bir kazanım olacağı kanısındayım. Yeni anayasanin özü Hazreti Ali'ye atfedilen,  'Devletin dini adalettir, adaletin dini özgürlüktür.' olmalıdır." dedi. (İLKHA)

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Bu habere de bakabilirsiniz Coronavirus'ten 66 kişi vefat etti

Coronavirus'ten 66 kişi vefat etti

Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Haberler

Yukarı Çık