Ayda 3 kitap okuyor, derdi insan olan, insanları arıyor!




Bugün çok kıymetli Mehmet Dikeç abimizle bir araya geldik.

Balıklıgöl'e kadar yürüdük, çay molaları verdik, uzun uzun sohbet ettik.

Mehmet abi; yıllarca Akçakale'de yaşamış, son altı yıldır Urfa'da ikamet ediyor. 

Ayda en az üç kitap okumayı kendisine rehber edinmiş.

Sosyoloji, felsefe ve tevhid merkezli kitaplar okuyor. 

Kendini geliştirmeyi seven, düşünmeyi ve okumayı önemseyen bir insan.

Sohbeti, duruşu ve olaylara bakış açısı gerçekten çok güzel.

Bugün konuştuğumuz konulardan biri de "fikri erdem"di.

Mehmet abiye göre insanın iyi bir birey ve erdemli bir insan olabilmesinin önemli şartlarından biri fikri erdeme ulaşmak. 



Çünkü iyi düşünmek insanı erdeme, erdem de ahlaka ve toplumsal barışa taşıyabilir.

"Aklımızı kullanmalı, fakat aklımızı vahiyle barışık hale getirmeliyiz." diyor. 

Bir Müslüman olarak aklın önceliğinde, vahyin yol göstericiliğiyle yaşamayı önemsiyor.

Konuşmanın bir yerinde şöyle söyledi:

"Derdi insan olan insanları arıyorum. Derdi İslam olan insanları arıyorum. Yaşım altmışı geçti ama hâlâ bu konuda kendimi doyurabilmiş değilim. Hâlâ açlığım devam ediyor."

Bu cümle beni etkiledi.

Çünkü bazen insanın aradığı şey makam, şöhret veya menfaat değil; derdi olan, düşünen, okuyan, kendisini geliştiren ve insanı dert edinmiş insanlarla bir araya gelebilmek.

Mehmet abi, Urfa’da böyle insanları bulmakta zorlandığını da ifade etti. 

Urfa'nın İbrahimi ve tevhidi karakterinin daha güçlü bir şekilde yaşatılması gerektiğini düşünüyor.

Ve belki de sohbetin en güzel cümlelerinden biri:

"Eğer bir insanın derdi insan ve İslam'sa, onun beyin dalgaları sizi etkiler. Siz onu düşünüyorsanız, gider onu bulursunuz."

Bugün Mehmet abiyle yürürken bir kez daha şunu düşündüm:

İnsanın yolculuğu sadece ayaklarla değil, fikirlerle de yapılıyor.

Böyle insanlarla yürümek, sohbet etmek ve bir bardak çayı paylaşmak insana iyi geliyor.

Güzel muhabbeti ve kıymetli düşünceleri için Mehmet Dikeç abime teşekkür ediyorum.????