​Türkiye'de Allah'ın Emirlerine Karşı Çıkana Karşı Çıkmak Ne Zaman Suç Oldu?


Azerbaycan'da başörtüsüne karşı çıkanlara ve Allah'ın emirlerine yasak getirenlere karşı bir tweet atarak onların yanlışlarını göstermeye çalışan bir başdanışmanın görevden alınması son derece üzücü bir durumdur.

​Türkiye eski Türkiye’ye mi dönüyor? İsrail ve Amerika güdümünde yeniden mi şekilleniyor? Allah'tan uzaklaşan, yolsuzluğun, haksızlığın, adam kayırmanın ve insan haklarını hiçe sayan anlayışın hüküm sürdüğü bir Türkiye’ye doğru mu gidiyoruz? Allah’ın emirlerine karşı gelen bir devlet yönetimine karşı tweet atmak Türkiye’de ne zaman suç olmaya başladı?

​Biz Müslümanlar olarak derin bir şaşkınlık içindeyiz. Dün, baskılara karşı mücadele veren Türkiye halkı, kendi inancını paylaşan ve dertleriyle dertlenen bir yönetimi başa getirdi. Ancak bu yönetim yavaş yavaş eski düzenin anlayışına doğru yöneliyor. Yanlış yapan ve ilahi emirlere karşı çıkan bir yönetime yanlışlarını gösteren bir paylaşım yapmak ne zamandan beri suç sayılıyor? Bu durum, yarın benzer yasakların Türkiye'de de uygulanmayacağının garantisini ortadan kaldırmıyor mu?

​Ortaya çıkan fon krizleri ve yaşanan süreçler, bu yönetimin nasıl bir şekil aldığını ve kimler tarafından yönlendirildiğini Müslüman halkın gözleri önüne sermiştir. Söylemler ve icraatlar siyonizmi destekleyen hareketlere dönüşüyorsa, Suudi Arabistan’ın bugüne kadar ABD ve İsrail politikalarına ses çıkarmayıp desteklemesi gibi Türkiye’nin de benzer bir tutum sergilemesi kendi geçmişine aykırıdır. Türkiye’de bir kabuk değişimi mi yaşandı da bizim haberimiz yok?
​Müslümanlar bu iktidarın başta kalması için dualar ederken, bugün nasıl bir dua edeceğini şaşırmış durumdadır. Siyonist zihniyetin icraatlarımıza sızması ve bizleri yönlendirmesi kabul edilemez. Birçok bakanın fon krizleri ve ucu nereye varacağı belli olmayan iddialarla gündeme gelmesi, üzerine bir de Allah’ın emirlerini savunan bir Müslüman kardeşimizin bir tweet yüzünden görevden alınması son derece düşündürücü ve üzücüdür. Umuyoruz ki bu iddialar asılsızdır; aksi takdirde Türkiye’nin siyonist anlayışın istediği bir yola girdiği gerçeğiyle yüzleşmek zorunda kalacağız.

​Bu durum, yıllardır emek veren Müslümanların çalışmalarının hüsranla sonuçlanması demektir. Geçmişte başörtüsü ve inanç özgürlüğü mücadelesinde ezilen Müslümanların ve vicdan sahibi insanların desteğiyle göreve gelen bir iktidarın, geçmişteki yanlışları tekrar etmeye çalışması kabul edilemez.

​Müslümanlar olarak "Bizimkiler başa geldi, tüm insanlar huzur bulacak" diye beklerken; yozlaşma, haksızlık ve vicdanları yaralayan adımlarla karşılaşmak acı bir hüsrandır. Toplanan sermayenin ve yılların birikiminin bir anda yok olması bir tüccarı nasıl mesleğinden ve hayatından soğutursa, yaşanan bu dönüşüm de inanan insanları öyle soğutmaktadır.

​Allah sonumuzu hayreylesin. Allah’ın emirlerine ve Hz. Muhammed’in yoluna uyanlar hem dünyada hem ahirette O’nun himayesindedir. Geçici dünyanın zevk ve sefasına kapılmak bir Müslümana yakışmaz. Bu yönetimi başa getiren güçler siyonistler değil, Müslüman halkın oylarıdır. Yönetimdekiler, en azından kendilerine oy veren bu halkın değerlerinden ve vicdanından utanmalıdır.