<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
         <channel>
         <title>Özel Haber</title>
         <link>https://www.siverekgenclik.com/ozel-haber/</link>
         <description></description><item>
			<title>İyilik Sensin Derneğinden Ramazan yardımı</title>
			<description><![CDATA[Siverek İyilik Sensin Derneği Ramazan ayında da depremzedeleri yalnız bırakmadı]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
Merkez üstü Kahramanmaraş olan depremler sonrası, yaralar hızla sarılmaya devam ederken, Siverekli gönüllüler depremin ilk gününden bu yana Adıyaman ve diğer illerdeki depremzedelere yardımları ulaştırmaya devam ediyor. 

Asrın felaketi olarak tanımlanan ve yaklaşık 50 Bin insanımızın hayatını kaybettiği Kahramanmaraş merkezli depremler sonrasında, başta Afad ve Kızılay olmak üzere gönüllülerin desteğiyle yaralar hızla sarılmaya devam ediyor. Depremin ilk günlerinde çadır, konteynır ve barınma gibi sorunlara hızla çözüm bulunması sonrasında, gönüllüler Ramazan ayında da depremzedeleri yalnız bırakmadı.

Siverekli gönüllüler depremin ilk gününden bu yana sahada

Depremin ilk gününden bu yana özelikle Adıyaman depremzedeleri için seferber olan Siverek halkına teşekkür eden İyilik Sensin İnsani Yardım Derneği Başkanı Mevlüt Bayraktar şunları kaydetti. ‘’Hayırseverlerin destekleriyle deprem bölgelerinde kurulan çadırlara gıda, tüp, hijyen ve temizlik malzemesi ulaştırma çalışmalarımızı Ramazan ayında da sürdürüyoruz. Adıyaman’da mahallelerde kurulan çadırları bugün gezerek buradaki depremzelerimizin yaralarını sarmaya çalışıyoruz. Hayırseverlerimizin destekleriyle 100 gıda paketi, tüp ve hijyen paketlerimizin dağıtımını yaptık, bizleri yalnız bırakmayarak destek veren herkese teşekkür ediyoruz’’ dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2023/04/iyilik-sensin-derneginden-ramazan-yardimi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2023/04/iyilik-sensin-derneginden-ramazan-yardimi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2023/04/iyilik-sensin-derneginden-ramazan-yardimi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2023/04/iyilik-sensin-derneginden-ramazan-yardimi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.siverekgenclik.com/iyilik-sensin-derneginden-ramazan-yardimi/21353/</link>
			<pubDate>Sat, 01 Apr 2023 22:39:28 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>ALS hastası Kalkan açlık grevine gideceğini açıkladı</title>
			<description><![CDATA[ALS Hastası Tahir Kalkan, hastalığı ile ilgili çağrılarına kulak vermeyen yetkililere tepki amacıyla açlık grevine gideceğini duyurdu.

]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kalkan, tarafından sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Hepinizin bildiği gibi aylardır ALS hastalığı ile mücadele ediyorum yetkililere sesimi duyurmaya çalışiyorum,ancak,sesimi duyuramadım. Sesimi duymaları için önümüzdeki günlerde açlık grevine gideceğim,zaten ölüyorum hiç olmazsa bir işe yarayayım..!" dedi

www.siverekgenclik.com]]></content:encoded>
		    <image>https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2022/10/als-hastasi-kalkan-aclik-grevine-gidecegini-acikladi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2022/10/als-hastasi-kalkan-aclik-grevine-gidecegini-acikladi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2022/10/als-hastasi-kalkan-aclik-grevine-gidecegini-acikladi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2022/10/als-hastasi-kalkan-aclik-grevine-gidecegini-acikladi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.siverekgenclik.com/als-hastasi-kalkan-aclik-grevine-gidecegini-acikladi/20525/</link>
			<pubDate>Mon, 03 Oct 2022 22:17:47 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Siverek Gençlik Sitesi'nin 18'inci yaş dönümünü kutladılar</title>
			<description><![CDATA[Siverek Gençlik Sitesi'nin kuruluşunun 18'inci yıl dönümü münasebetiyle ne dediler.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[SİVİL-DER Fahri Başkanı Koçali Aymaz



Maşallah...

"Siverek Gençlik Web Sitesi seviyeli, tarafsız, objektif kent sorunlarını, yapılan etkinlikleri ve çeşitli asayiş ile ilgili haberlere fedakârca yer vererek önemli kamu görevi yapmış ve bu görevi yapmaya devam etmektedir.

18. yıl dönümünü kutladığı bu günde Siverek Gençlik Sitesi, Webmastırı değerli ve fedakâr hemşerimiz Sayın Deniz Uğurlu Beyi gönülden kutlar başarılarının devamını dilerken 18. yıl dönümünün hayırlı ve uğurlu olmasını içtenlikle diler sevgilerimi sunarım.

Kutluyor başarılar diliyorum.

Harran Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Ahmet Güzelçiçek



"Siverek Gençlik Sitesi; Siverek'in ve Şanlıurfa'nın sesi, doğru haberin adresi, mazlum ve mağdur çoğunluğun sesi...

Hakk'ın rızasını gözeterek ilkesel bir duruşla yayın yapan halkın doğru habere ulaşması için gayret gösteren karakterli bir sitedir."

Memur-Sen -Eğitim Bir-Sen Siverek Temsilcisi Fikret Aslanparçası



"18 yıl önce Abdurahman Deniz Uğurlu kardeşimiz tarafından mütevazi imkanlarla kurulmuş olan Siverek Gençlik Sitesi'ni sadece Siverek'in ilk haber sitesi olarak değil daha çok,kurulduğu günden bugüne 'Hakkın hatırı âlidir hiçbir hatıra feda edilmez' düsturu ile hareket ederek alamet-i farikası olmuş hakka taraf olmasıyla  hatırlıyoruz.
 
Dürüst,ilkeli habercilik anlayışından asla vazgeçmemiş, basit hesaplarla kimsenin terkisinde yer almamış ve bu uğurda gerektiğinde bedel ödemiş  olduğunu da biliyor ve hatırlıyoruz.

Bütün bu zorluklara rağmen çizgisinden asla taviz vermemiş,yaptığı haberlerle  büyük yankı uyandırabilmiş ve gerek yerelde gerekse de ulusalda oluşturduğu kamuoyuyla topluma büyük katkılarda bulunmuş ve gönüllerdeki yerini almıştır.

Bu duygu ve düşüncelerle Abdurahman Deniz Uğurlu kardeşimizin önderliğinde Siverek Gençlik Sitesi'nin büyüyerek uzun yıllar hakka hizmet edeceğine olan inancımla 18. kuruluş yıl dönümünü tebrik ediyor, hakka hizmet yolunda muvaffakiyetler diliyorum."

Edessa TV Haber Müdürü Rıdvan Ortakaya



"Siverekgenclik.com gençliğimizin sitesiydi. 

Siverek’te ilk açılan web site olmasından dolayı yakından takip edip tüm gelişmelerden haberdar oluyorduk. 

Evde bilgisayarımız olmadığından dolayı her internet kafeye gittiğimizde muhakak siteyi açar form ve yorumları takip ederdik.

Gurbetteki tüm Sivereklileri buluşturan tek mecraydı diye bilirim.

Bugün yine aynı şirinlikle takip ediyorum.  

İlk günkü aşkla güncel içerik ürettiğinden dolayı teşekkürlerimi sunarım."

HÜDA PAR Siverek İlçe Başkanı Abdurrahim Sımak



"Siverek Gençlik Sitesi, yıllardır kentimizin tanıtımı noktasında önemli bir misyon icra ediyor. 18 yıldır ilkeli ve dürüst haber anlayışından ödün vermeden olaylara objektif ve doğru bir şekilde yaklaşan Siverek Gençlik Haber Sitesi'nin 18. yılını kutluyorum. Dile kolay tam 18 yıl geçti, inşallah daha nice güzel yıllar diliyorum."

Mavi Marmara Gazisi İş İnsanı Cevdet Ökenek



"Öncelikle Siverek Gençlik Sitesi'nin 18. yaşını tebrik ederim. Daha uzun yıllar sürecek başarılı hizmetinizin devamını dilerim. Habercilik, toplumun aydınlanması ve habere erişimi için olmazsa olmazdır. Haber yaparken doğru, objektif, tarafsız ve vicdan sahibi olmak önemlidir. Kalemini ve klavyesini çıkar amaçlı kullanmama erdeminde olmak ancak dürüst habercilerin kârıdır. Sizlerin de yaptığı dürüst erdemli ve onurlu habercilik anlayışınızı tebrik eder, dik duruşunuz için şahsınızda sizi ve ekibinizi kutlarım."

Yöntem Koleji Kurumsal İletişim Koordinatörü
Urfaradikal.com Genel Yayın Yönetmeni Gazeteci-Yazar Mehmet Emin Kuş



"İlkeli, doğru habercilik anlayışla yıllardır hizmet veren, genç nesillere örnek bir yayın politikası ile yoluna devam eden, 'Siverek Gençlik Haber Sitesine 18. yayın yılında başarılar diliyorum. İstikrarlı bir şekilde gitmek için duyarlı olmak lazım.

Bu konuda Siverek Gençlik haber Sitesi'nin Genel Yayın Yönetmeni Abdurahman Uğurlu beyi tebrik ediyorum. Şahsiyetli duruşuyla basın camiasındaki saygısını ve yerini hep koruyor. Tebrik ediyorum başarılar diliyorum."

Siverek Hedef Gazetesi İmtiyaz Sahibi Gazeteci Feyzi Donan (Ötlü)



"Kişiliğinle, yardımseverliğinle örnek teşkil ediyorsunuz. Siverek Gençlik Site'nizin, kentimiz İçin tarafsız Şeffaf haberciliğiyle yıllarca var etme gayretinde bulundunuz. Bu vesileyle sizi ve tüm ekibinizi ayrı ayrı kutlar daha nice yıllarda aramızda olmanızı Allah'tan diliyorum. 18. yıl dönümünüz kutlu olsun."

Siverek Belediyesi Eski Başkan Yardımcısı Yazar Hasan Baydilli



Nice 18. yıllara...

"İşine geldiği gibi davranmayan, kimseden herhangi bir menfaat beklentisi olmadan, etik habercilik ilkesi ile sorunları dile getirmeye çalışarak gerçekleri yazabilen, özgür ve insani duyguları ön planda tutan onurlu ve dürüst bir site olarak görüyorum sizi.

Bir dönem benim de köşe yazarlığını yaptığım, toplumun sorunlarına hassasiyetle eğilip, dürüst, gerçek ve doğru habercilikten ödün vermeden ayakta durmasını bilen Siverek Gençlik Sitesi'ne ve yüreği güzel insanlara selam olsun.

Tarafsız,huzurlu ve sağlıklı nice yıllara.."


Reklamcı Semir Güney



"Siverek Gençlik Haber, bizim için, Siverek halkı için vazgeçilmezdir. Kimi zaman haksızlıkları, kimi zamanda eksiklikleri dile getirerek faydalı ve güzel işlere sebep olmuştur. Habercilikten daha çok bir sevgi yumağı oluşturmuş ve gönlümüze taht kurmuştur. Bu sebeple sitede emeğe geçen herkese teşekkür ediyorum."

Eğitimci Mustafa Pekşahin



2003 yıllarında tam da gençliğimizin baharındaydım. Bilgisayar ile ilk tanıştığımız yıllardı. Bilgisayarı kurcalarken özellikle Siverek ile ilgili aramalara girmiştim ki gençlik yılımda Siverek Gençlik Haber Sitesi ile karşılaşmıştım. Siverek ile ilgili yapılan haberler, paylaşımlar çok hoşuma gitmişti. Üniversite yıllarımda bile takip ediyordum ve halen takip etmekteyim. İyi ki varsın Siverek Gençlik ailesi

Eğitimci Remzi Taşçı



"Siverek Gençlik Sitesinin arkasında tam manasıyla profesyonel olmasa bile dürüst, araştırmacı gazeteci kadrosu mevcuttur. Bunları nereden mi biliyorum? Kadrosunun büyük bir bölümünü tanıyorum ondan. Bir gazetecinin dürüst olması yaşanan bir olayın sadece görünen tarafıyla değil, olayı meydana getiren olayların nedenlerini, niçinlerini o günün şartlarını, toplumun değer yargılarını, uluslar arası normlarla birlikte yaşanan olayın nesnel bir gözle de araştırmasından geçer kanısındayım.

İşte tam da bu arkadaşlar gazeteciliği tüm bu saydıklarımın büyük bir bölümünü göz önünde bulundurarak yapmaya çalışıyorlar. Halliyle ortaya araştırmacı ve dürüst gazetecilik ortaya çıkar. Bu arkadaşların çabaları sonucunda da Siverek Gençlik Sitesi var olmuştur."

İnşaat Sektörü Celal Öztürk



Siverek Gençlik Sitesini, her zaman takip ediyoruz. İlkeli, cesur, kararlı, dürüst habercilik hakkın ve halkın sesini olduğunu görüyorum. Siverek Gençlik Sitesi'nin 18'inci yaşını kutluyorum Allah'tan hakkın ve halkın sesi olmaya devam etmesini diliyorum.

Eğitimci Mehmet Aydın



"Tüm kesim ve her kesin sesi olan, şehrimizin haber sitesi Siverek Gençlik 18. yılına girmiş bulunmakta. Doğru ve tarafsız  haberlere ulaşmada tavizsiz bir şekilde yılmadan ve yorulmadan yoluna devam eden haber sitemize nice başarılı yıllar diliyorum."

Eğitimci Recep Yiğitbay

"18 yıl geçmiş aradan, bir gurbet hikayesi ile başlamıştı siverekgençlik' in hikayesi, oda artık delikanlılık gençlik yaşında. Deniz abi'ye teşekkür ediyoruz,  Siverekgenclik'i bugünlere getirdiği için...Kendisi Siverekgençlik ile Siverek'ten bir pencere açtı hemşerilerimize ve tüm dünyaya..."

Yine sitemizin 18'inci yıl dönümü münasebetiyle sosyal medyada yorum yapan bizlere mesaj atan;

"Şanlıurfa Gazeteciler Birliği Başkanı ve Gap Gündemi Gazetesi sahibi Veysel Polat'a, ASKON Şanlıurfa İş Başkanı Abdurrezak Demir'e, Siverek Belediyesi Başkan Yardımcısı Hasan Karakaş'a, Siverek Madeni Eşya Esnaf ve Sanatkârlar Başkanı Hacı İnan'a, Yazar Sinan Karakaş'a, Gazeteci Cuma Sarı, Lütfü Yalgı, Hakan lale ve Muhammed Yaşar Aksoy'a,  İş Adamı Hakan Gülel ve Yasin Bozkurt'a, Eğitimci Mahmut Hanpolat, Abdullah Konak, Mehmet Çetin, Yüksel Gelener  ve Mehmet Ali Baturalp'a, İşletmeci Zeki Sonbayram'a, Mavi Marmara Gazisi Ramazan Baylan'a, Esnaf Hasan Tatlı'ya, Gazeteci Ali Çiftel'e, Mali Müşavir İsmail Balıkçı ve Nevzat Güney'e,  Sağlık Çalışanı Sinan Becerik, Ahmet İlhan ve Hasan Usan'a, İmam Hatip Hamza Küçükbayrak'a, Yedi Başak İnsani Yardım Derneği Şanlıurfa İl Başkanı Eyyüp Yaşar'a, HÜDA PAR Eski Hilvan İlçe Başkanı Osman Göçmen'e, Delta Solar Sahibi Ali İhsan Dübüllü'ye, Hamza Barşuk'a, Medine Seyyidoğlu, Mehmet Kışlalı, Serdil Akkaya, Mehmet Saraç'a, Cuma Atsiz'a, Cemal Çetin'e ve İsmail Bardak'a"
çok teşekkür ediyoruz.

www.siverekgenclik.com]]></content:encoded>
		    <image>https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2021/11/siverek-genclik-sitesi-nin-18-inci-yas-donumunu-kutladilar_1.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2021/11/siverek-genclik-sitesi-nin-18-inci-yas-donumunu-kutladilar_1.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2021/11/siverek-genclik-sitesi-nin-18-inci-yas-donumunu-kutladilar_t_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2021/11/siverek-genclik-sitesi-nin-18-inci-yas-donumunu-kutladilar_1.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.siverekgenclik.com/siverek-genclik-sitesi-nin-18-inci-yas-donumunu-kutladilar/18544/</link>
			<pubDate>Fri, 12 Nov 2021 00:20:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Evi boyalarken elektrik akımına kapılan boyacı vefat etti</title>
			<description><![CDATA[Şanlıurfa'nın Viranşehir ilçesinde evde duvar boyarken elektrik akımına kapılan şahıs vefat etti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Olay, Malta Kırsal Mahallesi'nde yaşandı.

Edinilen bilgilere göre, boyacılık ile uğraşan Orhan H. (32), evde duvar boyadığı sırada henüz bilinmeyen bir nedenden dolayı elektrik akımına kapıldı.

Akıma kapılan şahıs, olay yerine gelen 112 acil sağlık ekiplerince Harran Üniversitesi Hastanesine kaldırıldı. Orhan H., burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. (İLKHA)
 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2021/09/elektrik-akimina-kapilan-suriyeli-isci-hayatini-kaybetti.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2021/09/elektrik-akimina-kapilan-suriyeli-isci-hayatini-kaybetti.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2021/09/elektrik-akimina-kapilan-suriyeli-isci-hayatini-kaybetti_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2021/09/elektrik-akimina-kapilan-suriyeli-isci-hayatini-kaybetti.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.siverekgenclik.com/evi-boyalarken-elektrik-akimina-kapilan-boyaci-vefat-etti/18224/</link>
			<pubDate>Sun, 03 Oct 2021 17:26:31 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Urfalılar kentteki sağlık hizmetlerinden şikayetçi</title>
			<description><![CDATA[Türkiye'nin 8'inci büyükşehri olan Şanlıurfa'da, sağlık hizmetlerinin yetersiz olması halkı mağdur ediyor.

]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Şanlıurfa'nın kangren haline dönüşen ve bir türlü çözülemeyen sorunlarının başında sağlık sorunları geliyor.

Türkiye'nin 8'inci büyük şehri olan ve en genç nüfusuna sahip Şanlıurfa'da, sağlık alanındaki sorunlar ve yetersizlikler muhalefet partileri tarafından da eleştiriliyor.

Şanlıurfa Ak Parti Milletvekili Dr. Ahmet Eşref Fakıbaba'nın Şanlıurfa'nın sağlıkta iyi yönetilemediğini söylemesi tepkilere neden oldu.

Şanlıurfa'daki sağlık hizmetleri ile ilgili olarak Fakıbaba, "Eski bir Başhekim ve Genel Cerrahi Uzmanı olarak Şanlıurfa'da Sağlığın iyi yönetilemediğini görüyorum. Bunu 2 yıldan beri sayın Bakanımıza anlatmaya çalışıyorum. Ancak başarılı olamadım. Bu sefer sayın Bakanımızın Şanlıurfa'daki Sağlıkla ilgili problemleri çözeceğine inanıyorum." ifadelerini kullanmıştı.



Fakıbaba'nın açıklamasının ardından yaklaşık 2 senedir Şanlıurfa İl Sağlık Müdürlüğü görevini yürüten Doç. Dr. Emre Erkuş görevden alınarak yerine Ankara Sağlık İl Müdürü Mehmet Gülüm getirildi.
Fakıbaba'nın kentteki sağlık konusundaki itirafı ve Şanlıurfa'daki sağlık sorunları ile ilgili Şanlıurfalılar, İLKHA'ya konuştu.

"Şanlıurfa'daki sağlık hizmetlerini yetersiz buluyorum"

Şanlıurfa'nın bir an önce şehir hastanesine kavuşması gerektiğini ifade eden Faruk Tekçakmak, "Şanlıurfa'daki sağlık hizmetlerini yetersiz buluyorum. Karaköprü'de ikame ediyorum. Karaköprü'de kadın doğum hastalıkları ve çocuk hastalıkları hastanesinin olmasını istiyorum; çünkü yıllardır Karaköprü'den Eyyübiye'deki hastaneye gitmek zorunda kalıyoruz. Eyyübiye'ye araç olmadığından dolayı toplu taşımayı kullanıyoruz. Bazı ilçelere hastane yapılmasını bekliyoruz. Urfa'daki şehir hastanesi gecikmiş durumdadır. Şehir hastanesini sabırsızlıkla bekliyoruz. Fakıbaba, Urfa'nın sağlıkta iyi yönetilemediğini söylemekle doğru tespit yapmıştır. Fakıbaba'nın Urfa ile ilgilenen tek milletvekili olduğunu düşünüyorum.  İnşallah devlet bu yönde adım atar." şeklinde konuştu.

"Eğer personel sayısı arttırılırsa bu tür sıkıntılar yaşanmaz"

Hastane sayılarını yetersiz bulduğunu ifade eden Murat Barbaros, "Ağabeyim hastanede çalışıyor ve hasta çok olduğundan aceleci davranmaya çalışıyorlar. Eğer atama yapılıp personel arttırılırsa bu tür sıkıntılar yaşanmaz. Hastane sayısı artırılırsa personel sayısı da arttırılmalıdır. Asıl olan ve kilit nokta olan şey; hastane sayısının arttırılmasıdır. Eyyübiye ilçesinin büyüklüğüne bakılınca hastane sayısının az olduğunu görmekteyiz." dedi.

"Fakıbaba'nın sosyal medyadaki paylaşımı doğrudur"

AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Ahmet Eşref Fakıbaba'nın sosyal medyada, "Şanlıurfa sağlıkta iyi yönetilemiyor" paylaşımı hakkında eleştiride bulunan Barbaros, "Herhalde kendisine rant hazırlamak için demiş olabilir veya doğru da söylemiş olabilir. Fakıbaba, belki hastaneye çok gidip gelmiyor ama bizler gidiyoruz. Fakıbaba'nın sosyal medyadaki paylaşımı doğrudur. Siyasetçilerin sadece hastaneye hakkında görüşleri yerine başka konularda eleştiri yapmasını istiyoruz. Şu anki siyasetçiler, çok gereksiz şeyleri eleştiriyorlar." diye konuştu.

"Urfa, sağlık konusunda çok geride; çünkü personel sayısı az"

Şanlıurfa'nın sağlık konusunda geri kaldığını ve hastanede yaşadığı bir mağduriyeti anlatan 15 Temmuz Gazisi Fevzi Kılıç, "Şanlıurfa, sağlık konusunda çok geridedir; çünkü burada stajyer doktorlar var. Geçenlerde kolum kırıldı diye acile gittim ve acildeki doktor, kolumda bir sıkıntı olmadığını söyledi. Kırık kolumun filminin çekilmesini veya ortopediye sevk edilmesini istedim. Kolumun röntgenini çekince kolumda çatlak olduğunu söylediler. Kolumda sıkıntı olmadığını söyleyen doktora 'hani kolumda bir şey yoktu' deyince beni başından savmaya çalıştı. Urfa, sağlık konusunda çok geride; çünkü personel sayısı az. Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi hastalardan geçilmiyor; çünkü personel yetersiz. Eyyübiye'deki hastaneye gidince de yine personel sıkıntısının olduğunu görüyoruz." ifadelerini kullandı.

"14 tane milletvekilimiz var ve Urfa için ne yapıyor?"

Şanlıurfa'nın milletvekillerinin seçim öncesi gelip sadece fotoğraf çektiklerini ama seçimlerden sonra kimseyi hesaba almadıklarını vurgulayan Kılıç, "Fakıbaba, Urfa'nın sağlık konusunda yetersiz olduğunu söylüyor. Ak Partili olduğumu belirtmek isterim. Fakıbaba bakanken  ne yaptı? Hiçbir projesi tutmadı. Fakıbaba, Urfa'daki hastane yetersizliğini neden eleştiriyor? 14 tane milletvekilimiz var ama Urfa için ne yapıyor? Seçimlerden önce gelip fotoğraf çekiyorlar; çünkü 15 Temmuz Gazisiyim. Milletvekillerini yolda görüyorum ama yüzüme bakmıyorlar." şeklinde konuştu.

"Urfa'da şehir hastanesi açılsa Urfa'ya ne zararı olacak?

Şanlıurfa'da yetersiz sayıda hastane ve doktor olduğunu ifade eden Mehmet Kılıç, "Eskiden Urfa'da hastane yönetimi yeterliydi ama gün gittikçe nüfus arttı ve ister istemez hastaneler yetersiz kalmaya başladı. Bugün Urfa'da şehir hastanesi açılsa Urfa'ya ne zararı olacak? Urfa'ya şehir hastanesi açılırsa iyi olur. Urfa'da şehir hastanesi olursa daha kaliteli hizmet olur. Bugün Urfa'da herhangi bir hastaneye gidince aradığım branşta doktor bulamıyorum. Urfa'da ne kadar çok doktor olursa sağlık hizmetleri o kadar ilerler. Ahmet Eşref Fakıbaba'da bir sağlıkçıdır ve genel cerrah uzmanıdır. Fakıbaba, aynı zamanda Urfa'da başhekimlik yapmıştır. Fakıbaba, Urfa'nın sağlıkta geri kaldığını söylemiş olabilir ama Urfa sağlıkta geri değildir." dedi.

"Hükümet oturmuş, salla başını al maaşını yapıyor"

Şanlıurfa'nın sağlık konusunda yetersiz olmasının sebebinin hükümet olduğunu öne süren Aziz Güzel, "Urfa, sağlık konusunda yetersizdir. Urfa'nın sağlık konusunda yetersiz olmasının sebebi; devletin yüzünden değil; hükümetin yüzündendir. Çocuğum bundan 2 ,5 yıl önce dünyaya geldi. Burada cihaz ve ilgili doktorların yetersiz olmasından dolayı çocuğumu Kayseri'ye götürdüm. Kendi memleketimde tedavi olmak varken neden başka yere gideyim? Hükümet oturmuş, salla başını al maaşını yapıyor. Bu durum milletvekili, bakan ve cumhurbaşkanı için de geçerlidir. Şanlıurfa en eski ve tarihi mekânlardandır. Peki, nerde bu memleketin ve insanların hakkı? Aldıkları para haramdır." diye konuştu.

"Urfa halkı sağlık konusunda özel sektörü tercih ediyor"

Şanlıurfa'daki sağlık yönetimini genel olarak yeterli bulan Ekrem Kaya,"Urfa, Salgın döneminde yeterliydi. Urfa, çok hızlı gelişen bir şehirdir. Diyarbakır, Mardin ve Adıyaman gibi iller Urfa'yı tercih ediyor. Dışarıdan Urfa'ya gelen hastalar oluyor. Urfa, salgın döneminde çok fazla riskli bölgelere girmedi. Urfa halkı sağlık konusunda çoğunlukla özel sektörü tercih ediyor." ifadelerini kullandı.

"Şanlıurfa hastane sayısında eksiktir"

Bulunduğu ilçede doktor bulamadığı için şehir merkezindeki hastaneye geldiğini belirten Cem Kendirci, "Sağlık çalışanları gerçekten çok iyi seferberlik ediyor. Şanlıurfa'daki sağlık yönetimini yeterli buluyorum. Şanlıurfa hastane sayısında eksiktir. Suruç'ta yaşıyorum ve bazı durumlarda doktor bulamıyoruz. Suruç'ta istediğimiz bölümde doktor olmadığından Urfa'ya geliyoruz. Fakıbaba güzel bir paylaşım yapmış. Urfa'da sağlık konusunda eksiklikler olacak ama tamamlanmayacak şeyler değildir." şeklinde konuştu.

Abdullah Kılıç ise "Şanlıurfa sağlık durumda çok iyidir. İyi olmasak; vaka haritasında mavi olmazdık. Şanlıurfa'daki hastaneler iyi durumda ama bazı doktorları sıkıntı çıkarabiliyor. Fakıbaba'nın kararı bence yanlıştır." dedi. (İLKHA)
 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2021/06/urfalilar-kentteki-saglik-hizmetlerinden-sikayetci.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2021/06/urfalilar-kentteki-saglik-hizmetlerinden-sikayetci.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2021/06/urfalilar-kentteki-saglik-hizmetlerinden-sikayetci_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2021/06/urfalilar-kentteki-saglik-hizmetlerinden-sikayetci.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.siverekgenclik.com/urfalilar-kentteki-saglik-hizmetlerinden-sikayetci/17454/</link>
			<pubDate>Tue, 15 Jun 2021 15:28:02 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Takoran Vadisi güzellikleri ile Coronavirus'un bitmesini bekliyor</title>
			<description><![CDATA[Şanlıurfa-Adıyaman ve Siverek üçgeninde bulunan Fırat havzasındaki Takoran kalyonları ile doğa manzarası vatandaşları kendine hayran bırakıyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Coronavirus tedbirleri kapsamında uygulanan 17 günlük sokağa çıkma kısıtlamasından doğa severlerde nasibini oldu. Siverek'in güzelliklerini içerisinde barındıran Takoran Vadisi, kısıtlamalardan dolayı bu yıl beklenen ziyaretçileri göremedi.
[ilgili-galeri=394]

Bölgenin tanıtımına katkı sağlamak için Takoran vadisi ile Fırat havzasında Takoran kalyonları ve doğa manzarasını fotoğraflayan Siverek Belediyesi Özel Kalem Müdürü Hasan Karakaş, sosyal medyada paylaştığı doğa resimleri büyük beğeni aldı.
Fırat havzasında dört mevsim yaşanan doğal güzellikleri görmeye gelen vatandaşlar, bölgenin gerçek anlamda tanıtılması için güzellikleri tekne turlarıyla gezerek fotoğraflamaya çalışıyor.

Fırat havzasının çok geniş bir alana sahip olduğunu belirten Karakaş, "İmkânlar doğrultusunda bölgeyi gezerek doğanın güzelliklerini fotoğraflamak ve bölgenin tanıtımına katkı sunmaya çalışıyoruz, her anlamda harika bir doğa manzarası bulunan bölgeyi tanıtmak için gezilerimizi sürdürmeye çalışacağız." dedi.

www.siverekgenclik.com]]></content:encoded>
		    <image>https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2021/05/takoran-vadisi-guzellikleri-ile-coronavirus-un-bitmesini-bekliyor.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2021/05/takoran-vadisi-guzellikleri-ile-coronavirus-un-bitmesini-bekliyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2021/05/takoran-vadisi-guzellikleri-ile-coronavirus-un-bitmesini-bekliyor_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2021/05/takoran-vadisi-guzellikleri-ile-coronavirus-un-bitmesini-bekliyor.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.siverekgenclik.com/takoran-vadisi-guzellikleri-ile-coronavirus-un-bitmesini-bekliyor/16945/</link>
			<pubDate>Sat, 01 May 2021 12:09:09 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Özel hazırladığı esans ilgi odağı oldu
</title>
			<description><![CDATA[Şanlıurfa Balıklıgöl Dergâh Platosunda 1986'dan beri esans ve tesbih satan Yılmaz Takar, özel olarak hazırladığı "Makam-ı İbrahim" esansının rağbet gördüğünü belirtti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Şanlıurfa Balıklıgöl Dergâh Platosunda yaklaşık 36 yıldır esnaf olan Yılmaz Takar, baba mesleği olan esans ve tesbih satıcılığını devam ettiriyor.Özel olarak hazırladığı "Makam-ı İbrahim" esansının yerli ve yabancılar tarafından yoğun ilgi gördüğünü belirten Takar, herkesin cebinde bir esans olması gerektiğini ifade etti.1986'dan beri esans sattığını belirten Takar, Balıklıgöl'e gelen ziyaretçilere esans sürerek salavat çektiriyor.Ramazan ayının gelmesi ile esanslara rağbetin daha fazla olacağını ifade eden Takar, esansların maneviyat açısından büyük bir öneme sahip olduğunu belirtti.Esans satarak salavatın yayılmasını amaçlayan Yılmaz Takar, İLKHA'ya konuştu."Urfa salâvat çekmeyi ve koku sürmeyi çok seviyor"Balıklıgöl platosuna gelen ziyaretçilere esans ikram ettiğini ifade eden Takar, "Esans satıcılığını neredeyse 36 yıldır yapıyorum.  Esansçılığa başlarken 16 yaşındaydım. Elhamdülillah, Makam-ı İbrahim'e gelene ve gidene bol bol salâvat çektiriyoruz. Urfa halkı çok dindar bir halktır. İnşallah Ramazan-ı Şerif'in de gelmesiyle esansa rağbet artacaktır. Şanlıurfa'da Ramazan ayında hemen hemen herkesin cebinde bir esans bulunuyor. Esanslar, camiye ve mescide gidildiği zaman, Salâvat-ı Şerif'in yayılması için ikram ediliyor. Urfa, Peygamberler Şehri olmasından dolayı salâvat çekmeyi ve koku sürmeyi çok seviyor. Halk, esansları süs olarak değil maneviyatından dolayı alıyor." diye konuştu."İnsanlara bol bol salâvat çektirtiyoruz"Esans satıcılığının baba mesleği olduğunu belirten Takar, "Esans ve tesbih satıcılığına 1986 yılında başladım. Daha önce rahmetli babam esans satıyordu. Babam esansın yanında dini kitaplar ve Kur'an'ı Kerim'de satıyordu. Esans satıcılığı, babadan gelen bir meslektir. Benim ailemde esans satan çok kişi var. Eskiden camekân içerisinde esanslar, şehir şehir gezilip satılırdı. Rızka da kanaat getirilince Allah rızık veriyor. Helal kazanç elde ediyoruz. İnsanlara bol bol salâvat çektirtiyoruz. Çektirdiğimiz salâvatın feyzi ve bereketi bize kalsa yeterlidir." şeklinde konuştu."Mesleğimi çok sevdiğim için bırakmadım"Esans satıcılarının günümüzde azaldığına vurgu yapan Takar, "Türkiye'de en güzel esans; Isparta'da üretiliyor. Isparta, kokuları ile meşhur olan bir ildir. Esans üretmek, günümüzde de devam etmektedir. 20-25 yıl önce Urfa'da esans satan 50-60 kişi varken şu an çok az kişi var. Akrabalar arasında esans üretimini en az 30-40 kişi yaparken şu an 3 kişi yapıyoruz.  Herkes kendini başka işlere verdi. Ben mesleğimi çok sevdiğim için bırakmadım. Allah, uzun ömür verirse ölene kadar bol bol salâvat çektireceğim." dedi."Kötü kokulardan kurtulmak isteyen kişiler gelip esans alıyor"Sattığı esansların kötü kokuları önlediğini belirten Takar, "Güzel koku taşımak Peygamber Efendimiz (aleyhi salât ve selamın) sünnetidir. Güzel koku ile camiye gitmek çok güzeldir. Örneğin, camiye gelen biri sarımsak, soğan tüketiyor veya sigara içip geliyor. O kokulardan cemaat rahatsız olabiliyor. O kişi camiye gelmeden güzel bir koku sürüp gelse üzerindeki kötü kokular ölüyor. Sırf kötü kokulardan kurtulmak isteyen kişiler gelip esans alıyor." şeklinde konuştu."Bu işten hem sevap hem de ekmek kazanıyoruz"Yaptığı işten rızkını kazandığını ve şükrettiğini ifade eden Takar, "Bu mesleği yapmak isteyenler, eğer rızkınıza kanaat edecekseniz bu işi yapın. Bu işten hem sevap hem de ekmek kazanıyoruz. Zengin olmak istiyorsanız okul okuyun. Bana okul okumak kısmet olmadı. Allah'tan başka kimseye muhtaç olmuyoruz. Ekmeğimizi çıkarıyoruz, bize yetiyor. Bütün dünya da benim olsa yiyeceğim bir kap yemektir. Elhamdülillah, rızkımıza şükrediyor ve kanaat ediyoruz. Herkes de şükredenlerden olsun inşallah." dedi."Esanslarımı bir kere alan bir daha gelip alıyor"Özel ürettiği esanstan müşterilerin memnun kaldığını söyleyen Takar, "En meşhur esanslarım, 1986'dan beri yaptığım 'Nur, Cennet ve Makam-ı İbrahim'dir. Bu 3 koku birbirini götürüyor. Bu kokuları yapıp kime vermişsem bana 'Verdiğim para helal olsun, Allah senden razı olsun' demiştir.  Bana dua ediyorlar. Müşteriler, kokularımdan çok memnun kalıyorlar. Esanslarımı bir kere alan bir daha gelip alıyor. Esansları genelde yabancılara satıyorum. Kendi yaptığım özel karışım çok meşhurdur, hiçbir yerde yok. Yaptığım esansın sorumluluğu bana aittir. Kimi müşteri 4-5 yıl sonra gelip 'Senden bir koku aldım, o kokunun ismi ne? İçinde ağaç dalı vardı, sarı renkliydi' diyor. Müşteri önceden bir tane almışsa bu sefer 4-5 tane hatta 10 tane alıyor." diye konuştu."Kokuyu kime ikram ediyorsak salâvat getiriyor"Tüm din kardeşlerinin esans taşımasını isteyen Takar, "Bu meslekte çok dürüst olmak ve kaliteli esans satmak gerekir. Gelen müşteriye güzel koku vermezsen tezgâhına bir daha uğramaz. Müşteriye güzel koku verirsen sürekli gelip senden koku alır. Esansın şişesi bitse de kokusu bitmez. Tüm din kardeşlerimin ceplerinde güzel bir koku olmasını istiyorum. Sırf salâvatın yayılması için koku almalıyız. Kokuyu kime ikram ediyorsak salâvat getiriyor. Getirilen salâvatın mükâfatını da Cenab-ı Allah verir. Salâvatın çok büyük bir mükâfatı vardır. Kim Peygamber Efendimizin salâvatının yayılmasını isterse cebinde güzel koku bulundursun ve herkese koku ikram etsin." şeklinde konuştu.  (İLKHA)]]></content:encoded>
		    <image>https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/16549.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/16549.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/16549.jpg"/>
<enclosure url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/16549.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.siverekgenclik.com/ozel-hazirladigi-esans-ilgi-odagi-oldu/16549/</link>
			<pubDate>Fri, 05 Mar 2021 11:58:33 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Tarım ve hayvancılığın merkezi: TİGEM

</title>
			<description><![CDATA[​Tarım ve tarıma dayalı sanayi için tohumluk, damızlık ve hammadde üretmek, gen kaynaklarını korumak amacıyla kurulan Tarım İşletmesi Genel Müdürlüğü (TİGEM), yaklaşık 37 yıldır faaliyet yürütüyor.

]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İşletme, 1937 yılında, Zirai Kombinalara bağlı Şanlıurfa Grup Amirliği olarak kurulmuş, 1950 yılında Devlet Üretme Çiftliği olarak yapılandırılmış, 1984 yılından itibaren ise TİGEM bünyesinde faaliyetlerini sürdürüyor.Şanlıurfa'nın Ceylanpınar ilçesinde yer alan ve Suriye ile 64 kilometre sınırı bulunan İşletme, bitkisel üretim ve hayvancılık alanlarında faaliyet yapıyor. İşletmede 2020 tarihi itibariyle 180 memur, 756 işçi ve bin 915 taşeron eleman olmak üzere toplam 2 bin 851 kişi istihdam ediliyor.Altınova, Anadolu, Boztepe, Ceylanpınar, Çukurova, Dalaman, Gökhöyük, Gözlü, Karacabey, Kazımkarabekir, Koçaş, Onuklar, Malya, Polatlı, Sultansuyu, Türkgeldi ve Ulaş Tarım İşletmesi Müdürlükleri olmak üzere TİGEM'e bağlı 17 işletme faaliyet yürütüyor.Bitkisel üretim faaliyetleriDünyanın sayılı tarım işletmeleri arasında gösterilen ve alanında Türkiye'nin en büyüğü olan Ceylanpınar Tarım İşletmesinde, hayvancılık faaliyetlerinin yanı sıra arpa, buğday, mercimek, mısır, ayçiçeği, fıstık gibi ürünler  de yetiştiriliyor.İnsanlık tarihindeki en önemli gıda maddesi olarak kabul edilen buğday ve arpanın stratejik önemi gittikçe artıyor. Türkiye'de 1937 yılında kurulan TİGEM'de hem bitkisel hem de hayvansal üretim yapılıyor.İşletmede bitkisel üretimde daha çok hububat tohumculuğu üzerine üretim yapılıyor. Toplam 1 milyon 636 bin dekar arazi varlığı olan işletmede en fazla hububat ekimi yapılıyor.Ayrıca 47 bin dönümde kırmızı mercimek, 14 bin dönümde adi fiğ ve diğerlerinde de hayvanlar için kaba yem üretiliyor.8'i ekmeklik, 5'i de makarnalık olmak üzere toplam 13 çeşit buğday üretiliyor. Bu buğdayların yüzde 90'ı tohum olarak üretilip çiftçilere, ihtiyaç olduğu zaman da yurt dışına ihraç ediliyor.Tohum üretimiTİGEM'de sertifikalı tohum üretimi amacıyla; her yıl yaklaşık olarak 1 milyon dekar alanda buğday, arpa, mercimek, fiğ üretimleri ve ayçiçeği ile hayvancılığın ihtiyacı olan kaba yem üretimleri yapılıyor.Sertifikalı hububat, yem bitkileri ve mercimek tohumluklarının üretimi ve dağıtımının yapıldığı, arazi büyüklüğü, toprak yapısı ve ekolojisi itibariyle çok önemli bir bitkisel üretim potansiyeline sahip olan Ceylanpınar İşletmesinde bitkisel üretimde verimliliği, ürün çeşidini, kalitesini artırmak amacıyla sulu tarım yapılan alanların artırılması amacıyla 2009 yılında başlayan ve yaklaşık 2 yılık çalışmanın ardından Ceylanpınar Sulama Projesi tamamlanıp faaliyete girdi.Sulama projesi ile işletme 2009 yılı öncesi 109 bin dekar olan sulu tarım arazisine sahipken 2015 yılında sulanan alanları 612 bin dekara çıkardı.Yerli sebze tohumuTİGEM-Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğünün, Yerli Sebze Tohumu Projesi kapsamında geliştirilen yüzde 100 yerli sebze tohumları var.Söz konusu proje TİGEM’e bağlı Antalya/Boztepe İşletmesinde yürütülmekte olup; domates, salatalık, biber, patlıcan ve kavun tohumları üretilmektedir. Ürünler, gübrelemeden iklimlendirilme aşamasına kadar tam otomasyona sahip seralarda çoğaltılıyor.Üretimi yapılan sebze tohum çeşitleri, piyasada satışa sunuluyor. TİGEM işletmelerinde daha çok hububat tohumu üretilirken son yıllarda sebze tohumculuğunda da önemli yol kat edildi.FıstıkTİGEM'de 31 bin 989 dekarlık alanda yetiştirilen 292 bin ağaçta yetiştirilen fıstık ülke ekonomisine her yıl büyük katkı sağlarken hasat döneminde böyle halkına geçici de olsa istihdam sağlıyor.Ülkenin ekonomisine büyük katkı sağlayan işletmede 2019 yılında 2 bin 940 ton yaş fıstık toplanırken geçen yıl 4 bin 800 ton yaş fıstık hasadı yapıldı.Yüzlerce işçiyle hasadı yapılan fıstık, her yıl TİGEM tarafından yapılan ihale ile satışa sunuluyor.Hayvancılık faaliyetleriCeylanpınar ilçesinde bulunan ve dünyanın en büyük çiftliği olan TİGEM, hububat ve yerli tohum üretiminin yanı sıra hayvancılık faaliyetlerini de sürdürüyor.TİGEM'e bağlı faaliyet yürütülen 17 işletmenin 16'sında ülkenin ihtiyacı olan damızlık sığır ve koyun üretimi ile gen kaynaklarının muhafazası amacıyla Asya ceylanı, Kangal ırkı köpek ve Ankara tiftik keçisi yetiştiriciliği yapılıyor.Ayrıca ülkedeki sığır ıslah çalışmalarına hız kazandırmak amacıyla üstün genetik kapasiteye sahip boğaların dondurulmuş spermaları üretilerek yetiştiricilerin hizmetine sunuluyor. SığırcılıkEsmer (Montofon), Jersey, Limousin, Simmental ve Siyah alaca (Holstein) olmak üzere 5 ırk çeşidin yetiştiği TİGEM'de, büyükbaş hayvan yetiştirilmesi ülke ekonomisine büyük katkı sağlıyor.İşletme, söz konusu damızlıkları bulundukları bölgenin ekolojisine ve o bölgedeki hastalıklara adapte olacak şekilde yetiştiriyor.TİGEM, büyükbaş faaliyetlerini yetiştiricilerin de isteklerini dikkate alarak, siyah-alaca, esmer, simmental, jersey ve limousin ırkı hayvanlarla sürdürüyor. İşletmede 31 bin 73 sığır bulunurken 2019'dan bu yana da yaklaşık 11 bin buzağı dünyaya geldi.KoyunculukTİGEM, merinos, morkaraman, akkaraman, ivesi, Bafra, Acıpayam, malya, Türktahirova, kıvırcık ve Polatlı ırkları olmak üzere 9 işletmede koyunculuk faaliyetini devam ettiriyor.  İşletme, Türkiye'de koyunculuğunun gelişmesi ve ıslahı ile yerli koyun ırklarına ait gen kaynaklarının korunmasında etkin rol alıyor.Siyah alaca (holstein) ve simental ırkları ile sığırcılık faaliyeti, ivesi ırkı ile koyunculuk faaliyeti yürütülen Ceylanpınar, Altınova, Anadolu, Çukurova, Dalaman, Gökhöyük, Gözlü, Karacabey, Kazımkarabekir, Malya, Kocaş, Konuklar, Polatlı, Sultansuyu, Türkgeldi ve Ulaş tarım işletmelerinde 40 bini aşkın büyükbaş hayvan ve yaklaşık 230 bin de küçükbaş hayvan yetiştiriliyor.Süt üretimiHayvan varlığı ve sahip olduğu arazi bakımından Türkiye'nin en büyük işletmelerinden biri olan Ceylanpınar Tarım İşletmesinde, 9 bin 500 büyükbaş, 90 bin küçükbaş hayvandan elde edilen süt, ekonomik olmasından dolayı en fazla büyük firmalar tarafından rağbet görüyor.Sığırcılık, koyunculuk ve keçicilik olmak üzere 3 alanda hayvancılık faaliyet yürütülen işletmede, 9 ayrı bölgede el değmeden tam otomatik makinalarla sağım işlemi yapılan süt, yapılan ihalelerle satışa sunuluyor.İşletmede günlük olarak küçük ve büyükbaş hayvan sağımlarından yaklaşık 80 ton süt üretimi gerçekleştiriliyor. CeylancılıkBölgenin özelliği haline gelen ve Ceylanpınar'a ismini veren ceylanlar bölgede 1960 yıllarına kadar sürüler halinde dolaşıyordu. Ancak bölgemizde usulsüz avlanma ve ayrıca bazı kişilerce ticari amaçla ceylanların yavrulama döneminde yavruların araziden toplanarak satılması nedeniyle nesli büyük ölçüde azaldı.Bunun üzerine 1968 yılında bölgede ceylanlar hakkında bilgi toplamak amacıyla ilk resmi çalışmalar yapıldı. 1977 yılında ceylan neslinin gittikçe azalması nedeniyle TİGEM sınırları içerisinde Orman Bakanlığı Milli Parklar ve Avcılık Genel Müdürlüğünce ceylanlar koruma altına alındı. 1982 yılında ceylan yetiştirme ve üretme çalışmaları 10 baş erkek, 13 baş dişi olmak üzere toplam 23 ceylanla TİGEM'e devredildi.Çok hızlı kaçabilen hareketli, hassas ve çok iyi koku alabilen bir yapıya sahip olan ceylanlar, herhangi bir tehlike anında bir kaç saniyede 100km/h hıza ulaşabilmekte ve koşabilmektedir. Yaşama süresi 8-12 yıl kadar olan ceylanlar, kaba yem olarak önlerinde sürekli kuru yonca ve ot tüketiyor. Hayvanların özellikle yazın çok fazla miktarda suya ihtiyaçları olduğundan önlerinde sürekli temiz su bulunduruluyor.Ceylanpınar işletmesinde 501, Ulaş işletmesinde ise 28 olmak üzere toplam 978 ceylan TİGEM tarafından yetiştiriliyor. ArıcılıkBüyükbaş ve küçükbaş hayvancılığın yanı sıra TİGEM'de 4 ayrı işletmede arıcılık faaliyeti de yürütülüyor.2012 yılında; Merkez işletme Dalaman Tarım İşletmesi Müdürlüğü olmak üzere gezginci arıcılığın yapıldığı Altınova, Gözlü, Polatlı, ve Malya tarım işletmelerinde toplam 2 bin adet koloni ile faaliyet yapılıyor. Hali hazırda 4 işletmede TİGEM’e ait 5 bin 500 adet arı kovanı bulunuyor, bu işletmelerde çiçek ve çam balı üretimi yapılıyor.   Safkan Arap AtıSafkan Arap atı, çevik, hareketli, ani manevra kabiliyetine sahip, sağlam kemikli, güçlü mafsallı, çelik gibi tendonları ve sağlam tırnak yapısına sahip, dayanıklı, az yem yiyen, yediği yemi iyi değerlendiren, zeki, sadık, çok güzel görünümlü hafif süvari atıdır. Bu nedenle at ıslahında Arap atı kullanılır.Türkiye, Arap atını hem ıslah hem de yarış için yetiştiren ülkelerin başında gelmektedir. Günümüzde Safkan Arap atı, dünyanın çeşitli bölgelerinde farklı amaçlar için yetiştirilmektedir. Çoğu ülkede zerafet ve vücut güzelliği nedeniyle yalnızca gösteri atı olarak, bazılarında ise gösteri ve koşu amaçlı Arap atı yetiştiriciliği yapılmaktadır.Bugün TİGEM bünyesindeki Karacabey, Sultansuyu ve Anadolu olmak üzere 3 işletmesinde 49'u kısrak, 12'si aygır kan hattı ve toplam bin 281 baş hayvan varlığı ile devam etmektedir. İşletmede yetiştirilen atlar arasından damızlık ihtiyacı dışındaki erkek ve dişi taylar sektörün hizmetine sunuluyor.Köpek yetiştiriciliğiKaracabey ve Ulaş tarım işletmelerinde yetiştirilen çoban köpeği olarak kullanılan kangal ve akbaş cinsi köpekler, heybetli duruşları ve dengeli vücutlarıyla iri ve güçlü bir sürü koruma köpeğidir.TİGEM'in 2 işletmesinde yetiştirilen köpekler, son derece insanlara yakın, sahibine karşı yumuşak ve sevecen, koruma içgüdüsü mükemmel olan köpekler, bekçi ve refakatçi olarak kullanılmaktadır. (İLKHA)]]></content:encoded>
		    <image>https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/16410.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/16410.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/16410.jpg"/>
<enclosure url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/16410.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.siverekgenclik.com/tarim-ve-hayvanciligin-merkezi-tigem/16410/</link>
			<pubDate>Tue, 26 Jan 2021 09:50:27 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>HÜDA PAR'ın girişimleri ile husumet sonlandırıldı</title>
			<description><![CDATA[​Mardin’de iki aşiret arasında yaşanan husumet, HÜDA PAR ve bölgedeki kanaat önderlerinin girişimiyle barışla sonuçlandı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Mardin’in Dargeçit ilçesinin Kılavuz Mahallesinde, Şemer aşireti ile Kılavuz Arabî aşiret fertleri arasında yaşanan olayda bir kişi hayatını kaybetmişti.Yaşanan acı olayın ardından harekete geçen HÜDA PAR Dargeçit İlçe Başkanlığı ve bölgedeki kanaat önderleri, her iki aşiret önderleri ile görüşerek Akçakale’de barış yemeği düzenlenmesini sağladı.Barış yemeğine; HÜDA PAR Merkez İstişare Kurulu Üyesi Lokman Yalçın, HÜDA PAR Şanlıurfa İl Başkanı Emin Özaslan, HÜDA PAR Akçakale İlçe Başkanı Halil Aydın, HÜDA PAR Dargeçit İlçe Başkanı Abdurrahman Seyhan, Kılavuz Köyü İmamı Mehmet Şakir Arı, Kılavuz Köyü Muhtarı Emin Dilekçi, Her iki aşiretten; Mehmet Erkal, Abdulselam Muhammed,  Ahmet Nuaf Oğlu, El Şeyh Ammar El Hammadi, Mucehm El Heyal, Seyid Abdulğafor Şeyh İsa, Alseyid Ayiş Ebu Muhammed ve Hamza İsmail Almulhm katıldı.Barış yemeğinin ardından her iki aşiretin ileri gelenleri birbirleriyle helalleşerek, barış ilan ettiler.Konu ile ilgili açıklama yapan HÜDA PAR Şanlıurfa İl Başkanı Emin Özaslan, “Her iki aşiret arasında meydana gelen bir kişinin hayatını kaybettiği üzücü olayın ardından fitne ateşinin büyümeden sona ermesi için HÜDA PAR ve bölge kanaat önderlerinin girişimiyle her iki aşiretin ileri gelenlerinin katıldığı barış yemeği ile husumet sona erdi. Böyle acı olayların bir daha yaşanmaması ümidiyle bu hayır işinde emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.” diye konuştu. (İLKHA)]]></content:encoded>
		    <image>https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/15821.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/15821.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/15821.jpg"/>
<enclosure url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/15821.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.siverekgenclik.com/huda-par-in-girisimleri-ile-husumet-sonlandirildi/15821/</link>
			<pubDate>Sun, 06 Sep 2020 16:00:46 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Şanlıurfa'da 60 yerleşim yeri karantinaya alındı

</title>
			<description><![CDATA[İl Hıfzıssıhha Kurulu kararı ile kent merkezinde bulunan 60 yerleşim yerinde karantina tedbiri uygulanmasına karar verildi.

]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ Şanlıurfa İl Hıfzıssıhha Kurulu'nun aldığı kararla karantinaya alınan yerleşim yerlerine yenileri eklenirken, bazı yerleşim yerlerinde ise karantina uygulaması sonlandırıldı.Konuya ilişkin İl Hıfzıssıhha Kurulunun aldığı kararda, “Yapılan filyasyon çalışmaları sonucunda Covid-19 pozitif tespit edildiğinden Covid-19 pozitif hastanın evden ayrılışından 14 gün sonrasına kadar Ceylanpınar İlçemizde 3, Eyyübiye İlçemizde 13, Haliliye İlçemizde 14, Karaköprü İlçemizde 16, Suruç İlçemizde 3, Viranşehir İlçemizde 9, Bozova ve Siverek İlçelerimizde de birer farklı adreste karantina tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.” ifadeleri kullanıldı.Aynı kararla 40 yerleşim yerlerinde ise karantina uygulaması sonlandırıldı. Açıklamada, “Karantina tedbiri uygulanan, geçen süre zarfında yeni pozitif vaka tespit edilmeyen ya da son vaka tespitinden sonra 14 gün geçmesi ve yeni vaka çıkmaması durumunda 01.07.2020 tarihi itibariyle Eyyübiye İlçemizde 14, Haliliye İlçemizde 10, Karaköprü İlçemizde 8, Suruç İlçemizde 5, Viranşehir İlçemizde 2 ve Siverek İlçemizde de bir farklı adreste karantinanın sonlandırılmasına karar verilmiştir.” denildi. (İLKHA)]]></content:encoded>
		    <image>https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/15657.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/15657.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/15657.jpg"/>
<enclosure url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/15657.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.siverekgenclik.com/sanliurfa-da-60-yerlesim-yeri-karantinaya-alindi/15657/</link>
			<pubDate>Tue, 30 Jun 2020 21:15:11 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Nemrut Krater Gölü’nde karlı pekmez keyfi
</title>
			<description><![CDATA[Bitlis’in Tatvan ilçe sınırlarında bulunan yaklaşık 3 bin rakımlı dünyanın ikinci, Türkiye’nin en büyük krater gölü kalderasına çıkan vatandaşlar, yazın sıcağında karlı pekmezin keyfini çıkardı.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Doğaseverlerin ve turizmin gözdesi olan Nemrut Krater Gölü, her mevsim ayrı bir güzelliğe bürünüyor.Avrupalı Seçkin Destinasyonlar (EDEN) projesi kapsamında “Mükemmeliyet Ödülü” alan Nemrut Krater Gölü’nü ziyarete gelen turistler, doyumsuz manzaranın keyfini çıkarıyor.Haziran ayının ortalarında bile hâla karın yerde kaldığı krater gölünün eteklerine tırmanan ziyaretçiler, karlı pekmezin keyfini çıkarıyor.Kar ve pekmezin karışımıyla oluşturulan doğal serinlik yemeği Bitlis yöresinde “karlı pekmez” olarak adlandırılırken, kimi yörelerde “kar helvası” veya “karsambaç” olarak adlandırılıyor.Nemrut Krater Gölü’ne gelen kimi ziyaretçiler, yanlarında getirdikleri pekmezi kar ile karıştırarak yaptıkları karlı pekmezi yiyerek serinliyor.Nemrut Krater Gölü’ne gezmeye gelirken, arkadaşlarının tavsiyesi üzerine ilk kez karlı pekmezin tadına baktığını belirten vatandaşlardan Gökhan Şimşek, yazın sıcağında karlı pekmez ile serinlemenin çok güzel olduğunu söyledi.Şimşek, “Bugün buraya gezmeye geldik. Arkadaşlarım sürekli karlı pekmezi tavsiye ediyordu. Bizde gelirken yanımızda pekmez getirdik. İlk defa denememe rağmen gerçekten mükemmel bir tadı var. Yazın bu sıcağında, doğa harikası nemrut eteklerinde karlı pekmezi tatmak ayrı bir duygudur. Buraya insanların gelmesini ve karlı pekmezin tadına bakmalarını tavsiye ediyorum.” diye konuştu.Haziran ayında, Nemrut Dağı’nın eteklerinde karlı pekmezi tadarak serinlemenin ayrı bir güzelliğinin olduğunu dile getiren Necdet Huyut ise, herkesin hayatında bir kez de olsa krater gölüne gelmesi ve bu muazzam doğada karlı pekmezin tadına bakması gerektiğini söyledi. (İLKHA)]]></content:encoded>
		    <image>https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/15547.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/15547.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/15547.jpg"/>
<enclosure url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/15547.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.siverekgenclik.com/nemrut-krater-golu-nde-karli-pekmez-keyfi/15547/</link>
			<pubDate>Wed, 17 Jun 2020 09:45:49 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Balıklıgöl esnafı: Kiralarımızı ödeyemeyecek duruma geldik
</title>
			<description><![CDATA[​Suriye’de yaşanan iç savaş ve son 3 aydır da ülke genelinde baş gösteren Coronavirus salgını nedeniyle kiralarını ödemeyecek duruma gelen Balıklıgöl ŞURKAV esnafı mağdur durumda olduklarını belirterek kira desteği istedi.

]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Şanlıurfa Balıklıgöl yanında bulunan Şanlıurfa İli Kültür Eğitim Sanat ve Araştırma Vakfı (ŞURKAV) Balıklıgöl Çarşısı esnafı zor günler geçiriyor.Balıklıgöl’e ziyaretlerin kapanması, sokağa çıkma yasakları ve seyahat kısıtlaması nedeniyle son 3 aydır iş yapamayan esnaf, kiralarını ödemeyecek duruma geldi.Devletten kira yardımı isteyen esnaf İLKHA mikrofonlarına konuştu.Bölgede yaşanan sıcak gelişmelerden dolayı mağdur olduklarına ifade eden çarşı esnaflarından Göksal Saraçoğlu, “Bizim sorunumuz şudur: Bölgemiz sıkıntılı bir bölgedir. Bizim bölgenin sanayisi yoktur. Şanlıurfa tamamen tarım ile kültür turizmi ile ayakta duran bir şehirdir. Komşumuzda çıkan iç savaştan dolayı 3-4 yıldır esnafı olarak mağdur durumdayız.” diye konuştu.“Esnafımız artık kirasını ödemeyecek duruma gelmiştir”Esnaf olarak yılın sadece 4 ayı iş yaptıklarını belirten Saraçoğlu, “Bir şekilde aldığımız kredilerle ayakta durmaya çalışıyorduk. Bizim burada nisan, mayıs, eylül ve ekim aylarında işimiz olur. Bu ayların haricinde esnaf burada iş yapamaz. Suriye’deki iç savaştan dolayı zaten mağdur durumdaydık bir de başımıza Coronavirus salgını çıktı. Allah’tan gelen baş göz üstüne. Yapacak bir şey yok. Bugün esnafımız artık kirasını ödeyemeyecek duruma gelmiştir. Şu an geçimimizi ne şekilde yapacağımızı düşünüyoruz. Sıkıntımız şudur: Bizden şu süre zarfında kira alınmamasını istiyoruz. Bize kira desteği verilmesini istiyoruz. Devletimiz sosyal bir devlettir; fakir ve fukaraya sahip çıkıyor. Bir kere de esnafına sahip çıksa çok güzel olacak.” şeklinde konuştu.“Esnaf evine ekmek götürmeyecek durumdadır”Devletten 6 aylık kira desteği beklediklerini ifade eden Balıklıgöl Tarihi Çarşı Derneği Başkanı Çerkez Korkmaz, “Çarşımızdaki esnaf, hiç olmazsa evlerine ekmek götürsünler diye dernek kurduk. Bu sayede iyi kötü belki iş yaparız diye düşündük. Başımıza Coronavirus denilen hastalık çıktı. Bizim esnafımız yılın 4 ayı iş yapıyor. Geri kalan 8 ay mağdur durumdadır. Evine ekmek götüremeyecek durumdadır.  Coronavirus de çıkınca esnaf tamamıyla mağdur oldu. Artık 5-6 aydır kira ödeyemiyoruz. ‘Borcunuzu falan bankaya yatırabilirsiniz’ diye bize mesaj atıyorlar. Biz nasıl yatıralım? Zaten biz borçluyuz. Esnafın alıp ödeyemediği borçları var. Borç olarak mal alıp dükkânına koymuş. Malları satıp paraya çevirecek ki hem borcunu ödeyecek hem de evine bakacak. Bu hastalıkta Allah’tan geldi baş üstüne, Devlet büyüğümüz olan Cumhurbaşkanı halkımıza sahip çıktı. Biz esnaflar olarak bize de sahip çıkılmasını, bakılmasını istiyoruz. Hiç olmazsa bizden 6 aylık Vakıf ve ŞURKAV kiralarını almasınlar. Biz de mağdur olmayalım. Evimize çoluk çocuğumuza güler yüzle gidelim.” ifadelerini kullandı.“Bizden 5-6 ay boyunca kira almasınlar”Uzun zamandır Coronavirus’ten dolayı iş yapamadıklarına değinen Esnaf Mehmet Kılıç, “ Buradaki dükkânlar vakıf ve ŞURKAV dükkânları olduğundan dolayı senede ortalama 5-6 ay iş yapıyoruz. Zaten iş yoktu, bu virüs nedeniyle turistik bölge olmasından dolayı kimse gelmiyor. Vakıf ve ŞURKAV, en azından bizden 5-6 ay boyunca kira almamasını ve kiralara zam yapmamasını bekliyoruz.” diye konuştu.“Evimize para götüremiyoruz”30 Hazirana kadar kiralarını ödeyemedikleri takdirde ŞURKAV tarafından dükkânlarından çıkarılacaklarını iler süren Esnaf Hasan Uygur, “Burada 20 yıllık esnafız. 5 aydır hastalık nedeniyle kiramızı bile ödeyemiyoruz. Evimize para götüremiyoruz. ŞURKAV’dan bize yüzde 50 faizle birlikte ödeme emri gelmiş. 30 Haziran’a kadar bunu ödemezsek bizi tahliye edecekler. Devletimiz 5-6 ay boyunca bizden kira almasın. Biz mağduruz, evimize para götüremiyoruz. Bayramımızı yapamadık. Hiçbir şey yapamıyoruz. Erteleme istemiyoruz, erteleme olursa bizden faiz alıyorlar. Valimize sesleniyoruz, rica ediyoruz. ŞURKAV’ın bu yaptığını durdursunlar. Kira bizden almasınlar.” şeklinde konuştu.Çarşı Esnaflarından Osman Uygur ise şunları söyledi:"Ben burada esnafım. Buranın geçimi yerli turistlere bağlıdır. Şu an Coronavirus’den dolayı buraya yerli turist gelmiyor. Gördüğünüz gibi kiralarımızı ödeyemediğimiz için dükkânların hepsi kapalıdır. Yetkililerden, ŞURKAV ve Vakıflara bu durumu bildirip bizden alacakları kiraları 6 ay ertelemesini veya kira almamasını rica ediyoruz.” (İLKHA)]]></content:encoded>
		    <image>https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/15426.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/15426.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/15426.jpg"/>
<enclosure url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/15426.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.siverekgenclik.com/balikligol-esnafi-kiralarimizi-odeyemeyecek-duruma-geldik/15426/</link>
			<pubDate>Wed, 03 Jun 2020 16:50:18 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Alimler: Evlerimizde teravih namazlarını kılıp, Kur’an okuyalım</title>
			<description><![CDATA[Ramazan ayının hayır bereketine dikkat çeken alimler, Coronavirus tedbirleri kapsamında camiler kapalı olsa da evlerde teravih namazı kılmak ve mukabele ile Kur’an okuma tavsiyesinde bulundu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçe müftü vekili Şehmus Arslan, bu ayı Müslümanların fırsata çevirmesi gerektiğini söyledi. Arslan, “Malumunuz ülkemizi ve dünyayı etkisi altına alan Coronavirus salgını nedeniyle on binlerce insan öldü. Buna karşılık devletimiz bazı tedbirler aldı. Diyanet İşleri Başkanlığımız tarafından alınan karar gereği cuma namazları şu an kılınmıyor. Camilerimiz namaz vakitleri açık ama cemaatle namaz kılınmıyor. Cami cemaatinin olamayışı bizleri çok üzüyor.  Ama din sahibi Allah, bu konuda da bizlere ruhsatlar vermiştir. Bu salgınla baş edebilmemiz için olduğumuz yerde namazımızı kılmamız hepimiz için iyidir. Üzülüyoruz ama inşallah kısa bir dönem sonra tekrar cemaatimizle birlikte namaz kılmaya başlayacağız.” dedi. Bu yıl covid-19 salgınına karşı alınan tedbirler kapsamında teravih namazlarını camilerde kılınmayacağını hatırlatan Arslan, şunları söyledi: “Eskisi gibi camilerimizde teravih namazlarımızı kılıp, mukabelelerimizi yapamayacağız. Allah (Celle Celaluhü) buyurduğu gibi ‘Sizin hayır bildiğinizde şer, şer bildiğinizde de hayırdır vardır.’ buyuruyor. İnşallah bizlerde bu şerrin için de hayır arayacağız. Camilere gidip cemaatle belki namaz kılamayacağız ama evlerimizde kılabiliriz. Bu da bizim için fırsattır. Daha önce evimizde çocuklarımızla cemaatle namaz kılamıyorduk. Ama bize verilen bu fırsatı değerlendirelim. Hem eşimizle ve çocuklarımızla evimizde cemaatle namaz kılmayı ve mukabele yapmayı kısacası evlerimizi namazgâh edelim. İnşallah bu şekilde şerri hayra çevirmeye çalışacağız.” Arslan, “Son günlerde gündemde virüsten dolayı oruç tutulmuyor diye bir söylenti dolaşıyor. Bu konuyla ilgili Diyanet İşleri Başkanlığımızın fetvası vardır. Yani orucun bu salgınla bir alakası yoktur. Zaten hasta olan bir kişi bu hastalık dışında da fetvası vardır. İnşallah bizler orucumuzu tutacağız. Ramazan ayını manevi pazara dönüştürüp, bir yatırıma çevirerek boş geçirmememiz ve bereketli geçirmeye çalışacağız inşallah. Bu virüs doğal mıdır yapay mıdır bunu bilmiyoruz. Ama doğrusu biz bir musibetle karşı karşıyayız. Rabbimizden bir an önce bu musibeti üzerimizden kaldırılmasını ve Ramazan ayının tüm İslam âlemine hayırlar getirmesini diliyorum.” diye konuştu. Ramazan ayının hayır ve bereketinin ayet ve hadislerle sabit olduğunu dile getiren Kuran Cami İmam Hatibi Fırat Taha, orucun aynı şekilde vücut sağlığı içinde bilimsel olarak kanıtlanmış yararlarının olduğunu belirtti. Taha, “Peygamber Efendimiz, ‘Kim inanıp karşılığını Allah’tan beleyerek Ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır.’ buyuruyor. Başka bir hadiste ‘Oruç tutunuz, sıhhat bulunuz.’ buyuruyor. Ramazan’ın en büyük ehemmiyeti insanın imsaktan güneşin batışına kadar nefsini bazı nimetlerden alıkoymasıdır. Bu Ramazan’ın zahiri sıfatıdır. Ramazan’ın manevi sıfatı ise, Peygamber Efendimizin hadislerinde bunları bize beyan ederken, oruçlu olduğu halde dilini, güzünü, kulağını ve diğer azalarını haramdan sakındırmayan insanların orucunun kendilerini aç bırakmasından ibaret olduğunu bize bildirmektedir. Özellikle toplumumuzda yaygın olan bazı anlayışlardan uzak duralım. Geceleyin tıka basa yiyip, gündüzü de akşama kadar yatıp uyumayalım. Böyle yapanları Ramazan orucundan pek fazla bir alacakları yoktur. Zira böyle olunca Ramazan’ın ehemmiyeti kaybolmaktadır. Oruç tutmak, nimetlerden mahrumiyeti ve kanaati bize öğrettir. Oruç; açlığı, fakirliği ve muhtaçlığı bize benimsetir.” dedi. Taha, konuşmasının devamında şunları söyledi: “Şu an çok zor bir süreçten geçiyoruz. Coronavirus bütün dünyanın başına bela olmuş bir musibettir.  Bütün dünya ve ülkemiz başta olmak üzere, Rabbimden niyazım bu Ramazan ayının hürmetine bizleri bu musibetten halas eylemesidir. Coronavirus salgını hakkında toplumda dolaşan bazı sorulara cevap vermeye çalışacağız. Ramazan orucu önceki ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Ramazan orucu hastalara ve yolculara ruhsat vardır. Daha sonra müsait olduğu zamanlarda orucunu tutarlar. Tutamayanlar ise, kefaret verirler. Bugünde eğer oruç tuttuklarında hastalıkları artacaksa bu konuda doktorlarına danışmalılar. Tabi bu doktorların da inançlı olması çok önemlidir. Doktorlarıyla danışıp, eğer tutuğu oruç hastalığı için tehlike yaratıyorsa bu konuda oruç tutmayabilir. Daha sonra tutabilecekse tutar, tutamayacaksa kefaret öder. Coronavirus’ten dolayı Ramazan’ı Şerifin ertelenmesi söz konusu değildir. Ramazan orucu farz bir ibadettir. Rabbim bu konuda hassasiyetimizi ve şuurumuzu artırsın inşallah. Bu tür konularda özellikle sosyal medyada dolaşan sorularda Ramazan’ı Şerifin ehemmiyetini ve kadrini alçaltmak isteyenlere de Rabbim fırsat vermesin.” (İLKHA)]]></content:encoded>
		    <image>https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/15192.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/15192.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/15192.jpg"/>
<enclosure url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/15192.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.siverekgenclik.com/alimler-evlerimizde-teravih-namazlarini-kilip-kur-an-okuyalim/15192/</link>
			<pubDate>Wed, 22 Apr 2020 13:51:21 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İşgalci ABD Başkanı Trump'ın şer planına Şanlıurfa'dan tepki</title>
			<description><![CDATA[Cuma namazının ardından bir araya gelen Şanlıurfalılar, ABD’nin "Yüzyılın Anlaşması" dediği Filistinlileri yok sayan, Kudüs’ü siyonist işgalcilerin başkenti olarak ilan eden plana tepki gösterdi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İslam coğrafyasını kan gölüne çeviren sömürgeci ABD’nin, "Yüzyılın Anlaşması" dediği, Filistinlileri yok sayan ve Kudüs’ü israilin başkenti ilan eden sözde barış planına bir tepkide Peygamber Şehri Şanlıurfa’dan geldi.Balıklıgöl Camiinde Dergâh Camii önünde toplanan sivil toplum kuruluşları ve halk, düzenlenen basın açıklamasıyla ABD’nin işgal planına tepki gösterdi.Basın açıklamasını Sivil Toplum Kuruluşları adına Eğitim-Bir-Sen Şanlıurfa Başkanı İbrahim Coşkun okudu.'Yüzyılın Anlaşması'nın bir anlaşma değil savaş çağrısı olduğunu belirten Coşkun, "ABD Başkanı Donald Trump, terörist israilin güvenliğini merkeze alan, Filistinlileri ebediyen yurtlarından sürmeyi hedefleyen ‘Yüzyılın Anlaşması’ adını verdiği planını açıkladı. Herkesçe malum olan ve emperyalizmin genel karakteri olan hukuku hiçe sayma alışkanlığı bu açıklamayla bir kere daha deklare edilmiştir. Özellikle Kudüs’ün statüsü konusunda tamamen sapkın bir inançtan hareketle oluşturulan iddianın ve teröre dayanan eylemin meşrulaştırılması, daha açık ifadeyle ilk gününden itibaren gerçekleştirdiği terör eylemleriyle ayakta kalmaya çalışan Siyonist israilin yine kör bir inançla ABD tarafından desteklenmesi, terörün meşrulaştırılması ve yaygınlaştırılması noktasında kirli bir işbirliğidir. Dolayısıyla bu bir anlaşma değil, anlaşma makyajlı savaş çağrısıdır." şeklinde konuştu."ABD ve israil Filistin hedefini postalla, kanla olmadı, kravatla ve kalemle deniyor"ABD’nin planının soykırım, vahşet ve işgal diplomasisi olduğunu vurgulayan Coşkun, "Yüzyılın Planı denilen içerik,  Filistin’in küçültülmesi, Kudüs’ün bütünüyle işgal edilmesi, Filistinlilerin vatanlarından çıkarılması hükümlerinden ibarettir. Kısaca, plan da anlaşma da soykırım, vahşet ve işgal diplomasisidir. ABD ve israil, altmış yılı aşan kan ve zulüm devleti tasarımıyla başaramadıkları büyük israil ve yok edilmiş Filistin hayalini, şimdi de bu yolla gerçekleştirmeyi deniyor. Postalla, kanla olmadı, kravatla ve kalemle deneyelim diyorlar. Bu anlaşmayı önemseyen, irdeleyen, konuşmaya ve uzlaşmaya değer gören herkesi Filistin’in düşmanı, Kudüs’ün satıcısı, Filistinlilerin soykırımcısı olarak tanımlarız. Hiç kimse, Filistin’e el koymaya, israile yol vermeye, ABD’ye refakat etmeye yeltenmesin. Bu coğrafya, insani değerleri herkese sunma noktasında cömert, insanlıktan nasipsiz her özneye, her devlete ve her zihniyete haddini bildirecek kadar mert insanların ve inanmışların coğrafyasıdır." ifadelerini kullandı."Bu plan Müslüman kitlenin idrak ve şuur ortaklığıyla yırtılıp, çöpe atılır""Yüzyılın Planı" denilen dayatmanın Müslümanların idrak ve şuuruyla çöpe atılacağını belirten Coşkun, "Irak, Kuveyt, Yemen, Suriye, Afganistan ve daha birçok bölge ülkesi, milleti ve toplumu ABD’nin ne işe yaradığını, vaat edilmiş topraklar anaforu için neler yaptığını, ‘Armegedon’ hedefi için ne kadar şuursuzlaştığını, yaşayarak ve zulmün her çeşidini görerek biliyor. ABD şimdi ‘Bak elimde silah değil, kalem var’ şirinliğiyle yeni bir yol, yeni bir son arıyor. Biz bu yolun bölge için barış ve huzur, ABD ve israil içinse önlenemez son olmasına gayret edeceğiz. Evanjelist-siyonist akıl ve ahlaksızlık işbirliğinde üretilen yüzyılın planı, yüzyılın rezaleti, yüzyılın dayatması, yüzyılın kurnazlığı, insanlığın onur ortaklığıyla, Müslüman kitlenin idrak ve şuur ortaklığıyla yırtılıp, çöpe atılır. Bu planı yazanlar, yayanlar, bu plan üzerinden ABD ve israile yamanıp yaşayanlar da tarihin çöp sepetine atılanlar kervanına katılırlar." diye konuştu."İntifada sadece Filistin’e ve Filistinlilere ait değil, bütün insanlığa ve yerküreye hâkim bir bilinçtir"İçerisinde Filistin, özgür Kudüs kavramlarının olmadığı bir anlaşmaya rıza göstermeyeceklerini ifade eden Coşkun, " Bilinsin ki Filistin ne israil’in hedeflediği kadar küçük, ne de ABD’nin düşündüğü kadar aciz bir devlettir. Bilinsin ki, intifada sadece Filistin’e ve Filistinlilere ait değil, bütün insanlığa ve yerküreye hâkim bir bilinçtir. Bu planın tek olumlu yanı, evanjelizme-emperyalizme ve siyonizme-kapitalizme karşı küresel intifada çağrısının karşılık bulmasını hem kolaylaştıracak, hem hızlandıracak hem de katılanların sayısını artıracak olmasıdır. Biz Hz. Ömer’den, Selahaddin Eyyubi’den, Yavuz Sultan Selim’den, Abdülhamit’ten bize miras kalan ilk kıbleyi koruma gururunu, İbrahimi yaşayışın merkez coğrafyasını bağımsız Filistin ve Özgür Filistinliler ile birlikte devam ettirme onurunu yaşamakta ve mukaddes bir miras olarak gelecek nesillere aktarmakta kararlıyız. ABD ve israil şunu bilsin; içinde bağımsız Filistin, Özgür Kudüs ve işgal ettiği topraklardan çekilmiş israil kavramlarının ve bunu sağlayacak kuralların olmadığı hiçbir sözleşme, anlaşma ve plan; imzamıza da, rızamıza da sahip olamaz." şeklinde konuştu.Basın açıklaması şu ifadelerle son buldu:Çok açık söylüyoruz, Ortadoğu’dan defolan ABD ve Filistin’de derdest olan israil hedeflerine hiç olmadığı kadar yakın, bu hedefler noktasında birlik ve beraberlik oluşturmak açısından da daha önce olmadığı kadar kararlıyız. Yaşasın bağımsız Filistin! Yaşasın Müslümanların onuru, insanlığın barış ve huzuru güzel Kudüs! Söz veriyoruz, Filistin de Kudüs de özgürleşecek, ABD de İsrail de Ortadoğu’dan defolacaktır.Basın açıklamasının ardından yapılan dua ile program sona erdi. (Abdurahman Uğurlu-İLKHA)]]></content:encoded>
		    <image>https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/14957.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/14957.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/14957.jpg"/>
<enclosure url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/14957.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.siverekgenclik.com/isgalci-abd-baskani-trump-in-ser-planina-sanliurfa-dan-tepki/14957/</link>
			<pubDate>Fri, 31 Jan 2020 17:35:20 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Soyut deliller kişinin iş hayatını etkilememelidir</title>
			<description><![CDATA[Barolar Birliği İnsan Hakları Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Hikmet Delebe, güvenlik soruşturması ile ilgili olarak, "Soyut deliller kişinin geleceğini ve iş hayatını etkilememelidir" dedi.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Barolar Birliği İnsan Hakları Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi, Eski Şanlıurfa Barosu Başkanı Hikmet Delebe, memur alımlardaki güvenlik soruşturmasının soyut delillere dayandığını belirterek, soyut delillerin kişinin geleceği ve iş hayatını etkilememesi gerektiğini ifade etti.İkinci Yargı Paketi'nde güvenlik soruşturması ile ilgili maddenin çıkarıldığını belirten Delebe, güvenlik soruşturması kriterinin objektif kriterlere dayanması gerektiğini belirtti.Memur alımlarındaki güvenlik soruşturmasının soyut delillere dayandığını belirten Delebe, "Türkiye'de memur alımlarında 'güvenlik soruşturması' ilk defa darbe teşebbüsünden sonra mevzuatımıza girmiştir. Ondan önceki dönemlerde 'objektif kriter' uygulanırdı. Şartları uyan kişiler, devlet memuru olarak kamuya alınırdı. Darbe teşebbüsü gerçekleştikten sonra 2016 yılının 10'uncu ayında 676 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile memur alımlarına bir de güvenlik soruşturması kriteri getirildi. Fakat bu güvenlik soruşturması kriterinde somut bir değerlendirme söz konusu değildi. Yapılan istihbarat çalışmaları neticesinde, kişi eğer sakıncalı olarak gözüküyorsa devlet memuru olarak alınması söz konusu olmayacaktı. Haliyle bu uygulama 3 yıl boyunca sürdü. Geçtiğimiz ay işe alımlarda güvenlik soruşturması kriteri, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildi. Anayasa Mahkemesi'nin iptal gerekçesinde 'somut bilgi ve belge elde edilmeden bir kişi hakkında elde edilen soyut iddialarla onun memur olması engellemez.' argümanı ileri sürüldü." ifadelerini kullandı.Memur alımlarında güvenlik soruşturması kriterinin Anayasa Mahkemesi tarafından kaldırıldığına dikkat çeken Delebe, "Hükümet güvenlik soruşturması ile ilgili bir çalışma yaparak 18 maddeden oluşan İkici Yargı Paketi'nde, bununla ilgili yasal bir düzenleme getirdi. Hatta burada yargı mensuplarına, jandarmaya ve emniyete ilişkin olacak şekilde detaylı düzenlemelerde söz konusuydu. 18 maddelik İkinci Yargı Paketi'ndeki bu madde yapılan tartışmaların ardından paketten çıkarıldı. Şu anda yasallaşması beklenen İkici Yargı Paketi'nde güvenlik soruşturması kriteri söz konusu değil. Tabi bu durum, ileriki aşamalarda hükumetin tekrar güvenlik soruşturması kriterini getirmeyeceği anlamına gelmiyor." şeklinde konuştu."Güvenlik soruşturması yeniden meclis gündemine gelebilir"Anayasa Mahkemesi'nin memur alımlarında güvenlik soruşturması kriterini kaldırması ile ilgili bilgi veren Delebe, "Güvenlik soruşturması kriteri kamuoyunun hazır olmaması ve yeterince tartışılmamasından dolayı İkinci Yargı Paketi'nden çıkarıldı. Ama şunun altını çizmekte fayda var. Eğer yeniden güvenlik soruşturması ile ilgili bir kriter getirilirse soyut bir düzeyde kalacaktır. Çünkü ortaya konulan deliller, kamuoyu ve ilgili kişiyle paylaşılmıyor. Kişinin aleyhinde çıkacak bir karar için dava açma hakkı bütünüyle ortadan kaldırılıyor. Burada objektif bir kriter de uygulanmamış oluyor." şeklinde konuştu."İktidar partisine yakın durmayanlara devlet kapısı kapatılmış olacak"Memur alımlarında yeniden güvenlik soruşturması kriterinin getirilmesinin siyasi bir karar olduğunu vurgulayan Delebe, "Bu bakımdan eğer kamuya alımlarda güvenlik soruşturması kriteri olacaksa bu şu anlama gelecektir. İktidar partisine yakın durmayanlara devlet kapısı kapatılmış olacak. Bu bakımdan bir hukuk devletinde, demokratik toplum düzeninde gizli olarak yürütülen bir sürecin kamuya alımlarda etkisinin olmaması gerekir. Objektif kriter 'puan üstünlüğü", KPSS sınavında alınan puanlar ise buna riayet etmek gerekiyor. Bunun dışında elbette ki devlet 'sabıka kaydı'na bakabilir, 'adli sicil kaydı'nı değerlendirebilir. Bunun sonucunda memuriyete engel bir durum yoksa da kişinin memur olarak atanmasına bir engelin ortaya çıkarılmaması gerekiyor." ifadelerini kullandı."Soyut deliller, kişinin geleceğini, iş hayatını olumsuz etkilememelidir"Hukuk devletinde soyut delilerle kişinin geleceği ile ilgili olumsuz bir adım atılamayacağını belirten Delebe, "Anayasa Mahkemesi, güvenlik soruşturmasındaki iddiaları soyut düzeyde bulduğu için kabul etmedi. Çünkü güvenlik soruşturması ya istihbarat ya da emniyet tarafından yapılacak. Fakat toplanan bilgiler kişilerle paylaşılmadığı için hangi nedenlerden dolayı kişinin memuriyete alımda sakınca oluşturacağı kriteri ortaya konulamıyor. Dolayısıyla bir hukuk devletinde delillerin somut olarak ortaya konulması gerekir. Soyut düzeyde kalan deliller, kişinin geleceğini, iş hayatını olumsuz yönde etkilememelidir. Anayasa Mahkemesi'nin altını çizdiği kriterler bunlardır." (Abdurahman Uğurlu-İLKHA)]]></content:encoded>
		    <image>https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/14889.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/14889.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/14889.jpg"/>
<enclosure url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/14889.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.siverekgenclik.com/soyut-deliller-kisinin-is-hayatini-etkilememelidir/14889/</link>
			<pubDate>Fri, 27 Dec 2019 10:40:45 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>"Neslin devamı aile ile olur"</title>
			<description><![CDATA[İTTİHADUL ULEMA üyesi Molla M. Emin Baytar, evlilik ve ailenin önemine değinerek, neslinin devamı ancak aile kurumu ile olabileceğini söyledi.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İTTİHADUL ULEMA üyesi Molla M. Emin Baytar, evlilik, aile, düğün ve ile ilgili yaptığı açıklamada, ailenin, Allah’ın yeryüzüne koyduğu bir kanun olduğunu belirterek, neslinin devamının ancak aile kurumu ile sağlanabileceğini belirtti.Aile kurumu sayesinde, Müslüman genç erkek ve kızların hayatlarının belli bir düzene girdiğini belirten Baytar, evliliğin her iki tarafa da belirli sorumluluklar yüklediğini belirtti.Şeytani güçlerin toplumu bozmak için aile kurumuna savaş açtığını belirten Baytar, bu yapılara karşı meşru daire içerisinde evliliklerin teşvik edilmesi gerektiğini ifade etti.Neslin meşru olarak devamının aile kurumu ile olabileceğine dikkat çeken Baytar, "Aile kurumu ve aile kurumu neticesinde oluşan olgu, Allah’ın yeryüzünü yarattığı günden itibaren mahlûkatın içerisine konulmuş bir kanundur. Rabbimiz, sadece insan nesli için değil, diğer tüm canlılar için de bu kanunu koymuştur. Mahlûkatın neslinin devamı bir şekilde fıtrata uygun bir şekilde devam eder. Aynı zamanda Hazreti Âdem ile başlayan fıtrata uygun bir kanundur aile. Yani aile kurumu dediğimiz zaman biz şunu anlıyoruz. Allahu Teâlâ diğer bütün mahlûkatta olduğu gibi insanoğlunun devamı içinde aile kurumunu bir kanun olarak indirmiştir. Önemli olan mevzu şudur: bu neslin devamının fıtrata uygun olup, olmamasıdır. Asıl olan insan neslinin devamı için Allahu Teâlâ’nın belirlediği prensipler doğrultusunda aile kurumunun teşkil edilmesi ve devam ettirilmesidir." ifadelerini kullandı.İslam âlimlerinin aile kurumu ve evlilikle ilgili sözlerini aktaran Baytar, "Son dönem İslam Hukukçularından İbni Abidin şöyle der:  ‘Bizim için Hazreti Âdem devrinden bugüne kadar meşru olmuş sonra da cennette devam edecek olan iki husus vardır: Bunlar; iman ve nikâhtır.’ demiştir.  Biz şunu anlıyoruz. İnsanoğlunun fıtrata uygun olarak neslin devam etmesi aile ile olur ve aile ile devam eder. İslam hukukçularından İbni Hümam şöyle der: ‘Nikâh ibadetlere daha yakındır. Hatta evlenmek devamlı nafile ibadet etmek kastıyla bekâr kalmaktan daha faziletlidir.’ demiştir. Aile kurumu ve evliliğin Allah’ın indirmiş olduğu bir kanun olmasıyla ilgili bu kadar açıklamadan sonra şunu diyebiliriz: Allahu Teâlâ ayeti kerimede şöyle buyurmaktadır: ‘Ey İman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyunuz. (Tahrim-6) Bu ayette iki önemli husus vardır. Birincisi; müminin kendisine bir sorumluluk yüklüyor.  İkincisi ise evlendikten sonra ailenin sorumluluğunu da mümine yüklüyor." şeklinde konuştu."Evlilikle birlikte her iki taraf içinde bir düzen oluşur"Evlilik ve aile kurumundan Müslümanların ne anlaması gerektiği ile ilgili bilgi veren Baytar, "İnsan evlilikten önce bekârken daha serbesttir. Sorumluluğu daha azdır, fazla düzenli değildir. Ama evlilik kurumu ile birlikte kişinin hayatında müthiş inkılaplar gerçekleşir. Yine aynı şekilde evlilik aile kurumu, düzensizlikten nizama geçiştir. Bekâr insan, evlilik öncesinde belki bekârlığın verdiği duyguyla sorumluluk ve düzen noktasında daha serbesttir. Ama evlilikle birlikte her iki taraf içinde bir düzen oluşur. Ayet ve hadislerinde geçtiği şekliyle Müslümanlar için evlilik kurumu, günahlardan uzaklaşmak; ibadetlere yönelmek için vesiledir. Ayrıca evlilik kurumu dediğimiz zaman şunu anlıyoruz. Bu manada İslam’ın aileye bakışı sırf nefsi arzuları tatmin etme, nefsani duyguları giderme noktasında değerlendirilemez. Allah, insanı bir sosyal varlık olarak yaratmıştır. Bu sosyal varlık içerisinde toplum meydana gelir. Toplumunda aynı şekilde bir düzene ihtiyacı vardır. Allah’ın istediği çerçevede aile kurumu oluşursa istenilen bir toplumda oluşturmak mümkündür." diye konuştu."Şeytani güçler, aile kurumunun dağılmasını istiyorlar"İslam düşmanlarını toplumu bozmak için aileyi hedef aldığına işaret eden Baytar, "Genel olarak tüm insanların özelde ise İslam ümmetinin dağılmasını ve yok olmasını isteyen şeytani güçler, çok sinsi bir şekilde aile kurumunun dağılmasını ya da Allah’ın istemediği bir şekle bürünmesi için çalışıyorlar. Yapılan çalışmalardan bir tanesi; İslam ümmetini heva ve heveslerine uyacak şekilde yönlendirerek, toplumları çökertmeye ve aile kurumunu dağıtmaya yönelik adımlar atmaktadırlar. Bu adımların başında ise nikâh akdine dayanan aile kurumunu yok etmek ya da bunu başaramazlarsa da en azından evlilikleri engellemek istiyorlar." ifadelerini kullandı."Müslümanların meşru dairede evlenmesi gerekir"Hazreti Peygamberin evlilik ile ilgili öğütlerine değinen Baytar, "Hazreti Peygamber, bir grup gençle sohbet ederken onlara, ‘Ey gençler, sizden evlenmeye gücü yeten kimse hemen evlensin. Zira evlilik gözü haramdan en iyi koruyan ve tenasül uzvunun en sağlam kalesidir. Evlenmeye imkânı olmayan ise oruç tutsun. Zira oruç, şehveti kırmaktadır.’  diye buyurmaktadır. Hadis-i Şerif’teki en önemli mevzu; İslam’ın temel prensiplerinden biri, toplumun sağlıklı bir şekilde büyümesi ve toplumu oluşturan bireylerin sağlık bir şekilde yetişmesidir. Bunun için fıtrata uygun bir şekilde Müslümanların meşru dairede evlenmesidir. Yine Peygamber Efendimiz, ‘Nikâh benim sünnetimdir. Sünnetimi yapmayan benden değildir. Evlenin. Çocuk sahibi olun, ben kıyamet gününde ümmetin çokluğu ile iftihar edeceğim.’  Peygamber Efendimiz bu hadiste de bir Müslümanları İslam fıtratına uygun olarak evlenmeye teşvik etmiştir." dedi."Evlilik kriterlerimizi Peygamberimiz belirlemiştir"Müslümanların evlenecekleri zaman göz önünde bulundurmaları gereken kriterlere değinen Baytar, "Evlilik ile alakalı dikkat edilecek hususlardan biri de şudur. Peygamberimiz bir hadislerinde, ‘Kadınlarla güzellikleri için evlenmeyin. Olabilir ki güzellikleri onları kötülüğe sevk eder. Malları içinde evlenmeyin. Olabilir ki malları da onları size karşı isyana sevk eder. Onlarla dinleri için evlenin. Dindar olan siyahi bir cariye diğerlerinden daha üstündür.’ diye buyurmuştur. Peygamberimiz bu hadisiyle mümin bir erkek ve kadının aile kurumunu oluşturmaya niyetlendiklerinde evlilik kriterini net bir şekilde önümüze sermektedir." diye konuştu."Evliliklerin zorlaştırılması evlilik yaşının ilerlemesine sebep olur"Evliliklerin kolaylaştırılması gerektiğini vurgulayan Baytar, "Evliliklerinin zorlaştırılması evlilik yaşının ilerlemesine sebep olur. Evlilik yaşının ilerlemesi duyguların daha selim, nazik ve esnek olduğu bir dönemde gerçekleşmesi gereken aile kurumunun; duyguların kemikleştiği ve katılaştığı bir yaşa ertelenmesi demektir. İlerleyen yaşlarda gerçekleşen evliliklerde ciddi sıkıntıların olduğunu müşahede etmekteyiz. Bu konuda Peygamber Efendimiz ve sonrasında sahabeler ve âlimler; gençlerin erken yaşta evlendirilmesi konusunda tavsiyelerde bulunmuştur. Keşke şöyle bir imkân olsa, Devletler evlenmek isteyen gençlerle ilgili bir fon oluştursalar. Ya da devlet bunu yapmıyorsa İslami STK’lar, camialar ve vakıflar evlilik yaşına gelmiş ve evlenmek isteyen gençlere yardımcı olsalar. Bu konuyu tüm Müslümanlara tavsiye ediyoruz. Bugün birçok Müslüman sırf maddi imkânsızlıktan dolayı evlenemiyorlar. Bu da beraberinde bireysel, toplumsal ve sosyal manada ciddi sorunlar meydana getirmektedir." şeklinde konuştu."İslami anlayışımıza yakışmayan düğünlerden kaçınalım"Düğünlerde dikkat etmesi gereken hususlara da dikkat çeken Baytar, "İslami anlayışımıza yakışmayan, Allahu Teâlâ’nın ve Peygamber Efendimizin razı olmadığı düğünlerden şiddetle kaçınmak lazımdır. İsraftan kaçınmak gerekir. Çünkü israftan dolayı düğün sonrasında gençlerimiz arasında ciddi sorunlar vuku bulmaktadır. Bu da onların aile huzurunun altına konulmuş bir dinamit olmaktadır. Bu konu da çokça dikkat etmek gerekir. Peygamber Efendimiz, sahabeler ve İslam Ulemaları düğün masraflarının az olması konusunda uyarılar yapmıştır. Düğün ilan edilir, halka duyurulur, imkânı olan düğün yemeğini de verir. Tabi bunlar yapılırken israfa kaçılmaması gerekir." ifadelerini kullandı. (Abdurahman Uğurlu-İLKHA)]]></content:encoded>
		    <image>https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/14885.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/14885.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/14885.jpg"/>
<enclosure url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/14885.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.siverekgenclik.com/neslin-devami-aile-ile-olur/14885/</link>
			<pubDate>Wed, 25 Dec 2019 12:18:56 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Vatandaşlar tarladan isot topladı
</title>
			<description><![CDATA[Türkiye’de isotun anavatanı olarak kabul edilen Şanlıurfa’da vatandaşlar tarladan isot topladı.

]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen “Şanlıurfa Lezzetleri ve İsot Festivali” vatandaşların tarladan isot toplamasıyla devam etti.Türkiye'de biberin ana vatanı Şanlıurfa'da biberin hasadı sürerken, Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği biber hasadı, renkli görüntülere sahne oldu. Dünyanın en tatlı acısını tarladan alabilmek isteyenler vatandaşlar etkinliğe yoğun ilgi gösterdi.Fıstık hasadı ile başlayan '3. Şanlıurfa Lezzetleri ve İsot Festivali’nde adres bu kez biber tarlası oldu. Göbeklitepe’ deki biber tarlasına gelen vatandaşlar tarladan biber topladı.Program, Hafız Serdar Demirbaş tarafından okunan Kur’an-ı Kerim ile başladı. Daha sonra konuşmalarını yapmak üzere kürsüye davet edilen Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül, Urfa’nın tarihi, kültürü, Urfa biberinin özellikleri ve festival hakkında bilgiler verdi.Konuşmaların ardından Beyazgül, vatandaşlarla birlikte isot tarlasına giderek tarladan isot topladı.Etkinliğin ardından gazetecilere açıklama yapan Beyazgül, “Nasıl ki Halfeti’de Karagül yetişiyor ve başka yerde yetişmiyorsa Urfa isotunun tohumunu alıp başka yere götürseniz bu isotu orada yetiştiremezsiniz. Bu kendi topraklarımıza has bir lezzettir. Bu topraklar verimli topraklar… Hazreti Âdem (Aleyhi Selam) dünyaya indiği zaman, Urfa’ya gelmiş, Urfa’da çift sürmüş. Urfa’nın bu kadim şehrin güzel toprakları, Fırat nehri ile sulandı, güneşle zaten buluşuyor. En güzel lezzetleri halkımıza sunuyor. Biz de afiyet olsun diyoruz.” ifadelerini kullandı.İlçelerden ürünler getirilip halka sunulacakİsot Festivali ile ilgili bilgi veren Beyazgül, “Urfalılar beraber el ele vererek kortej yürüyüşü yapılacak. 13 ilçemiz etkinliğe davet edildi. Her ilçemizin kendine özgü bir ürünü ön plana çıkmış. Örneğin Akçakale’nin pamuğu, Harran’ın sadeyağı, Viranşehir’de şelengo bitkisi… Yine üzümümüz var, fıstığımız var. Her şeyimiz var. Her ilçemiz öne çıkan çok ürünleri olmasına rağmen bir özellikleri ile önce çıkacaklar. İlçelerimiz ürünleri getirecekler halka sunacaklar. Festivalde halk müzikleri, Urfa lezzetleri, isot yeme yarışması, çiğköfte yoğurma yarışması var. Çiğköftede şöyle bir özelliğimiz var; Urfa’da 7’den 70’e herkes çiğköfte yoğurur. Bizde 7 yaşındaki çocuk çiğköfte yoğurmaya başlar. Küçük çocukların bile ağızlarına çiğköfte tadı verilir. Türkiye’nin birçok yerinde bulunan Urfalı lokantacılarımız çiğköfte yaparlar, kebap ve yemek yaparlar. Çünkü Urfa mutfakla çok iç içedir.” diye konuştu.“İsot Urfa’mızın vazgeçilmezidir”Urfa İsotunun kendi has tadıyla tüm yemeklerde kullanıldığına dikkat çeken Beyazgül, “İsot Urfa’mızın vazgeçilmezidir. Daha çok isotu farklı yerlerde kullanırız. Urfa isotunu gönderdiğimiz dostlarımız diyor ki; ‘Neredeyse tatlılarda kullanacağız, çok hoşumuza gidiyor’ çorbada, kuru fasulyede, birçok yerde Urfa isotumuzu kullanıyorlar. Yine etkinlikte Urfa lezzetleri, el sanatları, Göbeklitepe sergisi, Urfa’nın tüm yemek çeşitleri, halk müzikleri, konserlerimiz olacak. Yani Urfa festivalinde yok yok diyoruz, Urfa’ya ait her şey olacak.Güneşin, suyun ve toprağın en bereketli olduğu bir merkezdeyiz. Göbeklitepe ne kadar eskiyse bizim sadeyağımız, buğdayımız, kısaca burada üretilen her şey 12 bin yıl öncesine dayanır. Eğer 12 bin yıl önce bu lezzetler kaybolmamış, bu lezzetler sahiplenilmişse bu lezzetler gerçekten de önemlidir.” şeklinde konuştu.Etkinliğe Büyükşehir Belediye Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül, Şanlıurfa Vali Yardımcısı Adem Ünal, AK Parti MKYK Üyesi Vildan Polat, AK Parti İl Başkanı Bahattin Yıldız, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Selami Yıldız, AK Parti Meclis Başkan Vekili Ahmet Kaytan, AK Parti Meclis Grup Başkan Vekili Faruk Bayuk, Meclis üyeleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. (Abdurahman Uğurlu-İLKHA) ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/14736.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/14736.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/14736.jpg"/>
<enclosure url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/14736.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.siverekgenclik.com/vatandaslar-tarladan-isot-topladi/14736/</link>
			<pubDate>Sat, 28 Sep 2019 13:06:05 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Hasenik Köyü'nde kerge zamanı</title>
			<description><![CDATA[Şanlıurfa'nın Hilvan ilçesinde üzüm hasadının başlamasıyla birlikte bağbozumu yapan çiftçiler, tarladan topladıkları üzümlerin sofralardaki pekmeze, pestile, sucuk çeşitlerine nasıl dönüştüğünü anlattılar.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded>
		    <image>https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/14719.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/14719.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/14719.jpg"/>
<enclosure url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/14719.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.siverekgenclik.com/hasenik-koyu-nde-kerge-zamani/14719/</link>
			<pubDate>Fri, 13 Sep 2019 14:39:11 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Cipslik patates üreticileri ekime dertli başladı</title>
			<description><![CDATA[ŞANLIURFA - ​Şanlıurfa’nın Hilvan ilçesinde cipslik patates ekimine başlayan çiftçiler, iki yıl önce kaldırılan desteklemelerden, artan mazot ve gübre maliyetlerden dolayı dert yandı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Şanlıurfa’nın Hilvan ilçesinde üreticiler, cipslik patates ekimine başladı. İki yıl önce kaldırılan desteklemelerden, artan mazot ve gübre maliyetlerden dolayı dert yanan çiftçiler, yetkililerden yardım talebinde bulundular.Yaklaşık bin 700 dekar cipslik patates ektiklerini, daha önce kendilerine verilen desteklemenin iki yıl önce Şanlıurfa’nın patates bölgesi olarak seçilmediğinden dolayı kesildiğini söyleyen üretici Fevzi Bedlek yetkililere seslendi.Bedlek, "Biz Hilvan'da yaklaşık bin 700 dekar Cipslik patates ekiyoruz ama ne yazık ki son zamanlarda mazot ve gübre fiyatlarından dolayı desteklemenin kesilmesi, derken bize maliyeti dekar başı bin 500 lirayı buldu. Bu maliyeti bulmasının sebebi desteklemelerin kesilmesinden dolayıdır. Devlet tarafından son zamanlarda desteklemelerimiz de kaldırıldı. Şimdi de tabii ki dert yanacaklar. Fiyatı bin 500 liraya mal olan patatesi ne kadara satabiliriz? Artık, 'köylü milletin efendiliğinden' çıktı, neredeyse isyan edecek duruma geldik. Yetkililerin buna bir çare bulması gerekir. Bizim cipslik patates olduğu için fiyatımız belli ama yine de başa baş gidiyoruz. Şu anda önümüzü göremeyerek gidiyoruz, bakalım ne olacak? Bunun emeği çok. Yaklaşık 30 kişi çalışıyor, 10 traktör şu anda çalışıyor. Hilvan'a alternatif ürün olan patates ekimi yapmamıza rağmen ayrıca 250 kişi burada çalıştırıyoruz. Bunun emeğinin karşılığını alamıyoruz." diye konuştu.Hilvan için alternatif ürün olan patates ektiklerini, ayrıca bu ürünün ilçede ciddi bir iş istihdamına katkı sağladığını ifade eden Ziraat Mühendisi İlhan Pertav, Tarım Bakanlığı’nın çareyi ithalatta aramaması gerektiğini söyledi.Pertav, "Hilvan için 2006'dan beri yeni bir ürün getirdik. Bunun dekar başına çok yüksek bir maliyeti var. Ayrıca Hilvan için ciddi bir istihdam kaynağı sağlamaktayız. Ekiminden ta hasadına kadar ciddi bir iş kaynağı ve Hilvan için bir gelir kaynağı oluşturuyoruz. Bunun yanında iki yıl öncesine kadar verilen iyi tarım, mazot ve gübre desteklemesi kaldırıldı.  Çiftçilerimiz bundan çok dert yanıyor. Bunun çözümü nasıl olur bilmiyorum. Bu Tarım Bakanlığına kalmış olan bir şey. Bu desteğin kaldırılma sebebi de Şanlıurfa'nın patates bölgesi olarak seçilmemesidir. Ayrıca patatesin dışında olan mısırın desteklemeleri de kaldırıldı. Çiftçilerimiz en çok buradan dert yanıyor. Çiftçilerimizin dert yandığı diğer bir konu da fiyat belirsizliğidir. Biz sözleşme ettiğimiz için fiyat garantisi var ama bizim tek derdimiz verim iken diğer çiftçilerin ise fiyat sorunu ve belirsizliği olmasıdır. Pazar arayışı da var. Çiftçi verim aldığında bile fiyattan dolayı emeğinin karşılığını alamıyor. Tarım Bakanlığı çareyi ithalatta buluyor ama bence bu çözüm değil. Daha çok üretime yoğunlaşmamız gerekirken ithalat yapıyoruz; bu geçici bir çözüm olabilir. Gereken desteği cidden alamıyoruz. Hilvan, barajın dibinde olmasına rağmen halen tarlaların yüzde 90'ı susuz yani susuz tarlalara sahip." ifadelerini kullandı. (Ramazan Şefkatlı-İLKHA) ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/14412.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/14412.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/14412.jpg"/>
<enclosure url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/14412.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.siverekgenclik.com/cipslik-patates-ureticileri-ekime-dertli-basladi/14412/</link>
			<pubDate>Sun, 24 Feb 2019 16:55:39 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Siverek'teki doktor yetersizliği mağdur ediyor
</title>
			<description><![CDATA[Şanlıurfa’nın yaklaşık 260 bin nüfuslu Siverek ilçesindeki doktor yetersizliği halkı mağdur ediyor. İlçedeki STK temsilcileri ve vatandaşlar yetkililere seslenerek doktor talebinde bulundu.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre nüfusu 260 bine dayanan Siverek’te yaşanan doktor yetersizliği halkı mağdur ediyor.Her gün en az 4 bin hastanın tedavi olmak için geldiği, 200 yataklı Siverek Devlet Hastanesinde, bazı polikliniklerde doktor olmayışı ya da az olması halkı canından bezdirdi.Siverek Devlet Hastanesi ayrıca konumundan dolayı sadece Sivereklilere değil; Viranşehir, Çermik, Hilvan, Kâhta ve Ergani’den gelen hastalara da bakmak zorunda kalıyor.Siverek, Türkiye’de doğum oranın en yüksek olduğu kentlerden biri olmasına rağmen kadın hastalıkları polikliniğinde sadece bir kadım doğum uzmanı var. Diğer kadın doğum uzmanı doktor ise doğumhane servisinde bulunuyor.Şanlıurfa ve Diyarbakır Büyükşehirlerinin tam ortasında olduğundan dolayı hemen hemen her gün trafik kazalarının yaşandığı ilçede ayrıca beyin cerrahi doktoru da yok.Ayrıca K.B.B, Kardiyoloji, Psikiyatri, İntaniye, Biyokimya, Gögüs ve mikrobiyoloji bölümlerinde tek doktor ile hizmet veriliyor.Siverekliler, ilçelerindeki doktor yetersizliğine dikkat çekmek amacıyla #siverekdoktoristiyor adıyla sosyal medya üzerinden gündem oluşturarak sorunlarına dikkat çektiler.İlçedeki siyasi parti, STK temsilcileri, gazeteciler ve vatandaşlar yaşadıkları doktor sıkıntısını İLKHA mikrofonlarına değerlendirdiler.Siverek'i İl Yapma ve Kalkındırma Derneği Başkanı Harun Kongül, sorunları defalarca dile getirmelerine rağmen sonuç elde edemediklerine dikkat çekti.İlçe olarak 260 bini aşkın bir nüfusa sahip olduklarını belirten Kongül, "Siverek’te birçok kadro boş, yıllarca bunun dile getirdik. Sayısız talebimiz var ama hiçbir anlamda geri dönüş ya da cevap alamadık. Son dönemlerde yaşananlar, doğum vesilesi ile il dışına gidenler, çocuklarını hastaneye götüremeyenler, işitme testlerini bir buçuk yılda yapamayanlar… Bunlarla ilgili ciddi anlamda problemler var. Sağlık problemlerinin bu seviyeye gelişinden problemlerin çözümünü bir şekilde varmamız lazım." şeklinde konuştu."Hastasını doğum için Diyarbakır'a götürdü dönüşte cenazesi geldi"Siverek Terziler Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Muhammed Hanifi Ay, halkın sağlık sorunları ile mücadele ettiğine değindi."Hastane ve sağlıkla ilgili olduğundan dolayı maalesef halen enkaz olan kamburlaşmış sorunlarımız mevcut ve yeterli doktor bulamıyoruz. Sağlıkta iyi bir seviyeye geldiğimizi biliyoruz ama maalesef Siverek'te bu verimi yeterince alamıyoruz. Bu sorunların giderilmesini istiyoruz. Çevre ilçelerden gelen hastalara cevap veremeyecek durumdayız. Geçen haftalarda bir arkadaşımız, dostumuz hastasını doğum için Diyarbakır'a götürdü, dönüşte trafik kazası geçirip cenazesi geldi. Bunlar üzücü olaylardır. Bunların önünün kesilmesi lazım. Bu sorunlara el atılması lazım. Halkımız çok zor durumda kalıyor. Diyarbakır ve Urfa'ya gitmek zorunda kalıyor. Kendi hastanemiz büyüktür ama doktorlarımız yeterli gelmiyor." diye konuştu.Siverek Marangozlar Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Mecit Yakar, annesinin 20 yıldır hasta olduğunu ve devamlı ilçe dışındaki hastanelere götürmek zorunda olduğunu belirtti.Yakar, yakın zamanda oğlunun da bir trafik kazası geçirdiğini ve onu da ilçe dışındaki özel bir hastaneye yatırmak zorunda kaldıklarını anlattı."Koskoca hastanede bir tek ultrason cihazı var, bir tek doktor var"Siverek’i İl Yapma ve Kalkındırma Deneği Fahri Başkanı Koçali Aymaz ise basit sorunların bile çözülemediğine dikkat çekerek, "Siverek Devlet Hastanemiz modern bir hastanedir. Fiziki yapısı olarak çok büyük bir hastanedir. Siverek için de gerçekten önemli bir tesisimizdir. Yalnız, içine baktığımız zaman maalesef içerisinde eksikler var. Sorunlar bir türlü giderilmiyor, ilgisizlik var. Basit bir örnek vereyim. 2 yıl önce işitme engelliler test cihazı bozuldu, onarmak istediler ama onaramadılar. İl Sağlık Müdürlüğü satın alacaktı, halen satın almadı. Bir test cihazı olmadığı için aylarca Siverek'teki hastalar Urfa'ya ve Diyarbakır'a test için gönderildi. Bu son aylarda artık test yapmaktan da vazgeçtiler. Test cihazı yok. Koskoca hastanede bir tek ultrason cihazı var, bir tek doktor var. Tabii bütün bölümlerden hastalar oraya gönderiyorlar. 15 ile 20 gün hatta bir ay sıra bekleyenler var. Benim bildiğim kadarıyla birçok doktorun hemen yanı başında ultrason cihazı var. Herhangi bir ultrasyona gönderme ya da servise gönderme sorunu yoktur. Burada her nedense bir türlü ultrasyon sorunu bile çözülememiştir. Bu arada beyin cerrahımız hiç yok, göğüs hastalıkları doktoru bir tane var, kadın hastalıkları bir tane var 260 bin nüfusu bir kentte yeterli doktor yok." ifadelerini kullandı."Yeterli personel ve cihazlar olursa doktorlar içinde bir kolaylık sağlayacaktır"Esnaf ve Gıda Odaları Başkanı Vahit Sevdalı ise Siverek’te bir tek kadın doktorunun görev yaptığına vurgu yaparak, "Herkes bugün, önce sağlık, diyor. Bu herkes için geçerlidir. Benim için de geçerlidir. Doktorların da sağlıklı çalışması lazımdır. Eğer hastanemizde yeterli personel ve cihazlar olursa bu doktorlar için de bir kolaylık sağlayacaktır. Siverek Şanlıurfa’nın en kalabalık ilçesidir. Tarım, istihdam ve hububat seviyesi ile ön plana çıkmış bir ilçemizdir. Bir tek doğum doktorunun olması yeterli gelir mi?  Gelmez. Ne olur peki? Vatandaş sıkışıyor, doktora kafa tutuyor. Neden? Vatandaş sırada bekliyor, hamile bir kadın 3 ile 4 saat sırada bekliyor, bunun stresi ne olur düşünün." diye konuştu."Ani müdahale yapamıyoruz çünkü beyin cerrahımız yok"Gazeteci- Yazar Şükrü Dolaş ise Siverek’te doktorların fedakârca çalıştığına dikkat çekerek, "Son dönemlerde sağlık sorunlarımız gittikçe büyüyor. Bunun en bariz örneği 200 yataklı devlet hastanemiz olmamıza rağmen uzman doktor ve yardımcı sağlık ekiplerimiz yetersiz kalıyor. Siverek Devlet Hastanesi’nden sadece Siverekliler faydalanamıyor. Adıyaman, Çermik ve Viranşehir’e bağlı sınır köylerden Siverek Devlet Hastanemize hastalar geliyor. Biz merkezi bir yerde, Diyarbakır ve Şanlıurfa Karayolunun tam ortasında bulunuyoruz. Yaşanan trafik kazaları bize geliyor. Ani müdahale yapamıyoruz çünkü beyin cerrahımız yok. Diğer alanlarda yeterince sağlıkçı arkadaşımız yok.  Olanlar da büyük bir fedakârlıkla işlerini yapıyorlar. Onlara da Siverek halkı adına saygı duyduğumu belirtmek istiyorum. Zor şartlarda görev yapıyorlar bir doktor günde 100 hastaya bakması ne kadar sağlıklıdır?" ifadelerini kullandı."Hamile bir bayan merdivenlerde doğurmak zorunda kaldı"Dolaş, toplumda yaygın bir kanı oluşturmak istendiğine dikkat çekerek, "Bize doktor verilmiyor, birileri gelen doktorları engelliyor, deniliyor. Ben bunlara inanmıyorum. Hiçbir siyasi, hiçbir devlet yetkilisi, insanların acı içerisinde kıvranıp ölmesini istemez. Hiçbir vicdan sahibi bunu kabul etmez. Şimdi bizim talebimiz özellikle kadın ve çocuk hastalıkları yönündedir: Çünkü nüfusumuzun büyük kısmı genç nüfustur. Siverek'te kadın, çocuk ve doğum hastanesi yok.  Bu hastalar yeterli doktor olmadığı için genelde Şanlıurfa ve Diyarbakır'a gidiyorlar. Ben hastanede yattığım zaman bir olaya şahit oldum. Hamile bir bayan merdivenlerde doğurmak zorunda kaldı. Hastayı acilden sedye ile asansörle çıkaracak personel olmadığından dolayı hamile kadın iki yakının kolunda yolda yürürken doğum yaptı. Ben buna şahit oldum. Bu olayların yaşanmaması, bölge insanının, kendisine değer verildiğini hissinin oluşturulması gerekiyor. Ayrımcılık olmaması gerekiyor. İstanbul'daki bir kadın herhangi bir hastane ortamında doğum yapabiliyorsa, Siverek'teki kadına da bu imkânlar sağlanmalıdır." dedi."Türk doktorları gidip Afrika'da hizmet yaparken bizi de Afrikalı görsünler"Gönüllü doktorları zor şartlar altında çalışmayı öğrenmeleri için bölgeye davet eden Dolaş, "Gönüllü olarak bu bölgede görev yapacak doktorlarımızı buraya çağırıyoruz. Bizim insanımız çok fedakâr insanlardır. Evet, ufak tefek belki doktorlara karşı yanlışlar olmuştur. Bu yoğunluktan dolayı, doktorsuzluktan dolayı yaşanan olaylardır. Yani temelinde sağlıkta yetersiz ekip ve donanım yetersizliğinden kaynaklanan olaylardır. Tartışmaların sebebi budur. Yani vatandaş acilde 2 saat serumunu kontrol edecek bir sağlıkçı bulamayınca isyan ediyor. Bu durumun dönüşü sağlık çalışanlarımıza oluyor. Bunun olmaması için personellerin getirilmesini istiyoruz. Türk doktorları gidip Afrika'da hizmet yaparken, ben doktorlarımızdan rica ediyorum, bizi de Afrikalı görsünler. Rengimiz belki beyaz ama hizmetimiz çok karadır." diye konuştu."Yetkililerden bir an önce kentimizdeki doktor problemini çözmelerini talep ediyoruz"HÜDA PAR Siverek İlçe Başkanı Abdulrahim Sımak ise yetkililere seslenerek şunları söyledi: "En son açıklanan TUİK verilerine göre kentimizin nüfusu 260 bine dayanmıştır. Maalesef 260 bin nüfuslu bir kentte sadece 2 tane kadın doğum doktoru bulunmaktadır. Bunlardan birisi polikliniğe diğeri de serviste bulunmaktadır. Sıra almak isteten vatandaşlarımız haftalarca sıra beklemektedir. Bunun yanında hastanemizde çocuk ve beyin cerrahimiz yoktur. Kardiyoloji, kulak burun boğaz ve göğüs hastalıklarında da sadece bir doktorumuz görev yapmaktadır. Yetkililerden bir an önce kentimizdeki doktor problemini çözmelerini talep ediyoruz."Ziraat Mühendisi Mustafa Pekşahin ise Siverek’teki doktor yetersizliğine dikkat çekmek amacıyla sosyal medyada gündem oluşturduklarına dikkat çekerek Türkiye gündeminde yer aldıklarını aktardı.Pekşahin, "Hastanemizde,  kulak burun boğaz sadece bir tane doktorumuz var. Kardiyoloji doktorumuz yok. Ciddi bir şekilde ihtiyacımız olan beyin cerrahi doktorumuz yok. Acil doktorlarımız yetersiz.  Kadın doğum uzmanı çok az hâlbuki Siverek doğum oranı bakımından en fazla doğum oranı olan ilçelerde biridir. Bizim devletimizden talebimiz her bir alanda en az 3 tane doktorun bulunması ve gerekli takibin yapılmasını istiyoruz. Her gün yaklaşık 4 bin tane hastamız devlet hastanesine giriş yapıyor. Bunların çoğu Şanlıurfa ve Diyarbakır'a sevk ediliyor. İnsanlarımız hastane yollarında hayatlarını kaybediyorlar. Çocuklarımız doğmadan ölüyorlar, biz çocuklarımızın doğarken ölmesini değil doğarken güzel bir şekilde yaşamasını istiyoruz. Bizim beklentimiz temennimiz devletimizden Siverek’i doktorsuz bırakmasınlar." şeklinde konuştu."Sağlık Bakanlığını defalarca aradım bir sonuç alamadım"Vatandaşlardan Ferhat Bucak ise hastanedeki sorunlarla ilgili siyasileri aradığına dikkat çekerek, "Siverek Türkiye'nin büyük ilçelerinden biridir. Bizim hastane problemimiz var. Sağlık Bakanlığı'nı defalarca aradım bir sonuç alamadım. Sayın Milletvekilimiz M. Kasım Gülpınar ve AK Parti eski İlçe Başkanı İlhan Çelik’i aradım, tamam, dediler, herhangi bir sonuç alamadım. Siverek'in acil bölümü geceleri ana baba günü gibi oluyor. 300 ile 400 kişi hastanede sıra bekliyor. Sağlık ocağı doktorlarımız akşamleyin sağlı ocağını kapatıp evine gidiyorlar. Siverek'te 10 tane sağlık ocağı var. Bunlardan 5 tanesi geceleyin nöbetçi olarak açık kasa Siverek halkı bu kadar sıkıntı çekmez. En önemlisi beyin cerrahımız yok. Hasta olanlar Şanlıurfa’ya gidiyorlar. Belki benim cebimde param var gidebilirim ama bir fakirin cebinde para yok onlar gidemezler." (İLKHA) ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/14392.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/14392.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/14392.jpg"/>
<enclosure url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/14392.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.siverekgenclik.com/siverek-teki-doktor-yetersizligi-magdur-ediyor/14392/</link>
			<pubDate>Tue, 05 Feb 2019 13:42:53 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Siverek'te seçmenin yeni belediye başkanından beklentileri </title>
			<description><![CDATA[Sivereklilerin yeni seçilecek belediye başkanından beklentileri nelerdir ?]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[1-Siverek Kalesinin etrafının yeniden düzenlenmesi2-Şehir içi trafiğini rahatlatıcı çözümler üretmek amacıyla özellikle Cumhuriyet Caddesi, Hürriyet caddesi ve Adnan Menderes bulvarında yer altı veya yer üstü çoklu otopark yapılması. (Geçici olarak Cumhuriyet Caddesi ve Hürriyet Caddesi sabah 08.00 ile akşam 20.00 saatleri arasında araç trafiğine kapatılabilir.)3- Bölgemizde en kısa zamanda Organize Besi Sanayi Bölgesi’nin kurulup şehir içinde kalan ahırların bu bölgeye ivedilikle taşınması.4- Fiziki yapıyla ilgili en önemli konu şehircilik bakanlığıyla beraber kentsel dönüşüm projesinin hazırlanıp derhal işleme konulması.5- Büyükşehir Belediyesi hayvan barınağının bir şubesinin Siverek'te faaliyete geçirilmesi.6- Memleketimize ve insanlığa en büyük zararı veren ahlâkî yozlaşma ( uyuşturucu, kumar, fuhuş, tefecilik ve dilencilik gibi) ile mücadele için Siverek’te bulunan bütün aile büyükleri, kanaat önderleri, sivil toplum kuruluşları ve devlet kurumları ile bir araya gelinerek hızla çözüm bulmak ve hayata geçirmek için lokomotif görevi üstlenmek.7- Gıda terörü ile ilgili olarak kaymakamlık makamı başkanlığında ilçe tarım müdürlüğü ve ilçe sağlık müdürlüğü ile beraber bir komisyon kurulup denetim çalışmalarına derhal başlamak.Çalışmalar kapsamında- Pastaneneler de satılan ürünlerin içine konulan katkı maddelerinin başta glikoz olmak üzere önüne geçilmesi- Yöresel ürünlerimiz olan sucuk, bastık, kesme tarzı sözde kuruyemişlerde glikoz kullanıldığı ile ilgili iddiaların araştırılması- Fırınlarda ekmeğe konulan katkı maddelerinin araştırılması ve hijyenik olmayan yerlerin kapatılması,- Lokantalarda satılan genellikle sulu yemeklerde kullanılan denetimsiz kesilen etlerin denetlenmesi,- Tarihi geçmiş tavuk ve diğer gıdalar, tarihi geçmiş tavuklardan yapılan dönerlerin denetlenmesi,- Kasaplarda satılan denetimsiz kesilen ( leş ve mırdar olmuş ) hayvanların denetlenmesi,- Okul kantinlerinde tost yapımında kullanılan tarihi geçmiş kaşar peyniri ve ne olduğu belli olmayan merdiven altı üretilen sucukların denetlenmesi, Belediye Başkanı Şehr’ül Emindir.İnşallah yeni seçilecek belediye Başkanı’mızda şu özellikleri arıyoruz!- Belediye başkanının başarılı olabilmesi için öncelikle bütün birim müdürlerini ve yönetim kadrosunu seçerken liyakata önem vermesi- Ahlaklı, dürüst, ilkeli, sorumluluk almaktan kaçınmayan kadrolar oluşturmalıdır. Not: Bir ziyaretçimiz tarafından gönderilmiştir. www.siverekgenclik.com   ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/14379.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/14379.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/14379.jpg"/>
<enclosure url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/14379.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.siverekgenclik.com/siverek-te-secmenin-yeni-belediye-baskanindan-beklentileri/14379/</link>
			<pubDate>Mon, 28 Jan 2019 12:54:01 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İhata duvarı yıkılan kale tehlike oluşturuyor

</title>
			<description><![CDATA[Asurlular dönemine ait tarihi Siverek Kalesi'nin etrafındaki ihata duvarının yıkılması, kale etrafındaki evler için büyük risk oluşturuyor.

]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Tarihi, milattan önce 5 binli yıllara dayanan Siverek Kalesi'nin burçlarını korumak amacıyla dönemin belediyesi tarafından ihata duvarı yapılmıştı.Duvarın yıkılmasıyla birlikte yağışlarla birlikte yuvarlanan taşlar etraftaki evlerin çatısına kadar uzandı.Mahallelilerden Sefer Özdoğan, "Bu mahallede yaşıyorum. Yaklaşık 2 aydır yağışlar etkili oluyor. Yağışlarla birlikte taşlar yavaş yavaş yıkılıyor. Tehlike altındayız. Her an hangi taşın kimin kafasının üzerine düşeceğini bilmiyoruz. Yetkililer bir an önce bu konuya bir el atsınlar, onarsınlar. Çünkü evlerde çoluk çocuk yaşıyor. Yukardan büyük taşlar atılıyor mu, yuvarlanıyorlar mı belli değil. Bu konuda önlem alınmasını rica ediyoruz." dedi.Geçtiğimiz günlerde Şanlıurfa'ya gelen Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Siverek Kalesi etrafında bulunan 132 evin acil bir şekilde kamulaştırılması için talimat vermişti.(İLKHA)]]></content:encoded>
		    <image>https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/14338.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/14338.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/14338.jpg"/>
<enclosure url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/14338.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.siverekgenclik.com/ihata-duvari-yikilan-kale-tehlike-olusturuyor/14338/</link>
			<pubDate>Mon, 07 Jan 2019 18:49:39 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>​"Yollarımız yapılmazsa çocuklarımızı okula göndermeyeceğiz"

</title>
			<description><![CDATA[Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde tüm çağrılarına rağmen yolları yapılmayan köy sakinleri, Vali Abdullah Erin'e seslenerek, çamurlu yolların yapılmaması durumunda çocuklarını okula göndermeyeceklerini söylediler.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Şanlıurfa’nın Siverek ilçesine bağlı Çomaklı (Çapakçur) köyünde, yetkililerin duyarsızları, öğrenciler başta olmak üzere tüm köy sakinlerini mağdur etmeye devam ediyor. Şanlıurfa Valisi Abdullah Erin'e seslenen köy sakinleri, “Siyasilere güvenmiyoruz! Ya bu sorunu vali çözer ya da çocuklarımızı okula göndermeyeceğiz.” dediler.Sorunları için yetkili mercilere yasal yollarla başvurmalarına, seslerini medya iletişim araçları ile duyurmalarına rağmen; kimsenin seslerini duymadığını sorunları ile baş başa bırakıldıklarını belirten köy sakinleri, duruma tepki gösterdi.Köy yollarının bilinçli olarak yapılmadığını ve cezalandırdıklarını ileri süren köy sakinleri, devletin vatandaşlarına hizmet götürürken siyasi düşüncelerini ölçüt almaması gerektiğini vurguladılar."Çocuklarımızı okula göndermeyeceğiz"Köy sakinlerinden Tamer Alhas, "Bu yaşadıklarımızın ismini ne koyalım. Yaklaşık 16 yıldır köyümüz için hiçbir hizmet yapılmadı. Büyükşehir yasası ile birlikte köy yollarımız ve köy içi yollarımız yapılması gerekirken, köyümüz için bir çivi bile çakılmadı. Köyümüzün içme su şebekesi yok. Devletin siyasi düşüncesi ne olursa olsun halkına eşit mesafede hizmet etmesi gerekmez mi? AK Parti'ye oy vermediğimiz için mi bunları yaşıyoruz? 16 yıldır bu sebeple mi cezalandırılıyoruz? Anlamış değiliz.” ifadelerini kullandı."Siyasilere artık güvenmiyoruz"Yağışların başlamasıyla birlikte köy yollarının çamurdan geçilmediğini belirten Alhas, “Köyümüzden her gün taşımalı eğitim ile 2 öğrenci servisi, Alagün ve şehir merkezine okula gidiyor. Yollar çamur olduğu için okul servisi her gün çamurda kalıyor. Öğrenciler çamurun içerisine girerek okul servisini iteliyorlar. Üstleri başları çamur içinde kalıyor ve eğitimleri de aksıyor. Bu çağımızda bu görüntülerden ben şahsen utanıyorum. Bu görüntülerden utanmayanlara son çağrımızdır. Biz artık siyasilere güvenmiyoruz. Devletin Şanlıurfa’da en yetkili kişisi olan sayın valimiz bu olaya bir el atsın. Yollarımız yapılmayana kadar çocuklarımızı okula göndermeyeceğiz.” dedi.Çamurda kalan okul servisi için öğrenciler seferber olduBir öğrenci tarafından cep telefonu kamerasıyla çekilen görüntülerde, çamur içerisinde kalmış okul servisi öğrenciler tarafından itelenerek çamurdan çıkarılmaya çalışılıyor. Görüntüleri çeken kız öğrenci yetkililere seslenerek, yollarının yapılmasını istiyor.” (Abdurahman Uğurlu-İLKHA)Kaynak: https://ilkha.com/haber/86611/yollarimiz-yapilmazsa-cocuklarimizi-okula-gondermeyecegiz ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/14220.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/14220.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/14220.jpg"/>
<enclosure url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/14220.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.siverekgenclik.com/yollarimiz-yapilmazsa-cocuklarimizi-okula-gondermeyecegiz/14220/</link>
			<pubDate>Fri, 23 Nov 2018 12:10:54 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Mezra köylüleri yol, elektrik ve su sorunu ile perişan oldu 

</title>
			<description><![CDATA[Şanlıurfa'nın Siverek ilçesine bağlı Mezra mezrasında yol sorunundan dolayı öğrenciler eğitimlerinden geri kalıyorken, öğrencileri götüremediğinden dolayı da servis şoförünün ücretinde kesintiye gidiliyor.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Şanlıurfa'nın Siverek ilçesine bağlı 200 nüfuslu Mezir mezrasında başta çocukların eğitimi olmak üzere yol, su ve elektrik sıkıntıları mezra sakinlerini mağdur ediyor. En ufak bir yağışta mezranın yolu kullanılamaz hale gelirken, yağışlı günlerde köyün servisi öğrencileri okula götüremiyor. Okula gidemeyen öğrenciler eğitimlerinden geri kalırken, öğrencileri götüremediği gün için de servis şoförünün ücretinde kesintiye gidiliyor. Elektrik sorununun da bulunduğu mezrada ilk defa elektrik 1992 yılında çekilmiş ve o günden bu yana herhangi bir yenilenmeye gidilmemiş. Eskimiş elektrik hatlarından dolayı sürekli arızların yaşandığı mezrada, 5 günden beridir elektrik bulunmuyor. Yetkili mercilere başvurduklarını belirten mezra sakinleri, elektrik kesintisinin halen çözülmediğini, bunun da beraberinde mağduriyetler getirdiğini belirterek dert yandı. Ayrıca tellerin direklere bağlantılı olduğu kısımda porselen aparat bulunması gerekirken bulunmaması ve tellerin kimi noktalarda insan elinin değecek şekilde yüzeye yakın olması da tehlikeye davetiye çıkarıyor. Mezranın bir diğer önemli sorunu ise su sorunu. Karacadağ'ın eteklerinde kurulan mezra için yapılan su deposu, "strateji hatası" denilecek bir noktada kurulmuş. Projede belirtildiği gibi yüksek bir noktaya kurulması gereken su deposu, maliyetten kaçılarak mezranın en alçak bölgesine yapılmış. Elektrik kesintisinde mezranın tamamı susuz kalırken, elektriğin olduğu günlerde dahi pompanın zayıf olması ve suyun yokuş yukarı gönderilmesi nedeniyle mezranın yarısına su gitmiyor, vatandaşlar suyunu elle çekmek zorunda kalıyor. Mezra sakinleri, yıllardır "Su deposunu tepeye taşıyın" taleplerini içeren dilekçelerinin ise cevapsız kaldığını belirtiyor. Yaşadıkları sorunları İlke Haber Ajansı'na konuşan mezra sakinleri, 2018'in Türkiye'sinde büyük bir mağduriyet yaşadıklarını anlattılar. "Öğrencilerimizin 20 gün dersten kaldığı oluyor" Yağışlı günlerde yollarının çamurlaşmasından dolayı öğrencilerin eğitimlerinin aksadığını söyleyen İbrahim İravil, "Yollarımız çok kötü ve elektriklerimiz 5-6 gündür hiç yok. Su deposunu köyün altına yaptılar. Depomuzun tepeye taşınması için 5-6 yıldır defalarca dilekçe verdik. Kaymakamlığa, Büyükşehir Belediyesine gittik, müdürlerle de görüştük ama kimse ilgilenmiyor ve yardımda bulunmuyor. Kontrole de geliyorlar ama cevap yok. Minibüslerimiz yolda kaldığı için öğrencilerimiz de dersten kalıyor. Servis şoförleri de öğrencileri götüremediği her gün için yevmiyeleri kesiliyor. Öğrencilerimiz bazen 20 gün okula gitmedikleri oluyor ve kimse demiyor, 'Bunlar niye gelmedi.' diye. Müdürlere başvuruyoruz, müdürler de 'Yollarınız kötüyse hiç gelmeyin.' diyorlar." dedi. "10 günden beridir suyumuz yok" Başlıca sıkıntılarının yol, su ve elektrik olduğunu belirten Bayram İravil, "Yağmur veya kar yağınca yoldan geçemiyoruz. Hastamız oluyor, götüremiyoruz. Öğrencilerimiz okul okuyamıyor çünkü yolumuz çamura dönüyor. 20 hanemiz var ve yaklaşık 200 nüfusa sahibiz. Suyumuzdan da sadece 2 aile faydalanabiliyor. Su deposunu tepeye yapmaları gerekirken yapmadılar ve su sıkıntısı da çekiyoruz. 10 günden beridir suyumuz yok. Depo bozulmuş." "Seçim vakti geliyorlar, 'Yollarınızı yapacağız.' diyorlar ama" "1992'den beri elektrik getirildi ve şu ana kadar herhangi bir onarım yapılmadı." diyen İravil, şöyle devam etti: "Direklerin yanına gittiğimiz zaman ellerimiz tele değiyor. Direklerde fincan yok. Elektrik çarpacak diye oradan geçmekten bile korkuyoruz. Direkler adeta yerde. 5 gündür de elektriksiziz. Seçim vakti geliyorlar, 'Yollarınızı yapacağız.' diyorlar ama seçim bittikten sonra yolumuzu olduğu gibi bırakıyorlar. 3 kilometrelik yoldur ve yağmur yağdığı zaman yol değil, dere sanırsın. Olduğumuz yerde oturuyoruz ve çok mağduruz." ifadelerini kullandı. "Elektrikler gittiği zaman mahalle susuz kalıyor" Köylülerden Mehmet İşlak da "Sondajdan gelen suyun ana borusu 10 günden beri patlamış. Şanlıurfa'daki yetkililere söyledik. 'Gelip yapacağız.' dediler ama buranın halini görüyorsunuz. Sondaj köyün alt tarafında yapıldı ve elektrikler gittiği zaman mahalle komple susuz kalıyor. Depoyu yukarı tarafta yapacaklardı ama yapmadılar. Hala kanalı mevcut ama yapmıyorlar. Seçim geldiğinde geliyorlar, 'Gelip yapacağız.' diyorlar ama sonradan geleni görmüyoruz." şeklinde konuştu. "Elektriğimiz 1992'de çekildi ve şu ana kadar bir tamiratı yapılmadı" Yetkililerin sorunlarına karşı ilgisizliğinden yakınan köylülerden Yunus İşlak ise şunları kaydetti: "Köyümüzde 4 tane okul taşıtı var. Yağmur yağınca çocuklar mahsur kalıyor. Biz de milli eğitime karşı mahcup kalıyoruz. Bir de elektrik sorunumuz var. Elektriğimiz 1992'de çekildi ve şu ana kadar bir tamiratı yapılmadı. 5 günden beridir de karanlıktayız. Seçimden seçime ilgili şahısları burada görüyoruz. Talepte bulunuyoruz, 'İlgileneceğiz.' diyorlar fakat o gün bugündür kimsenin yüzünü görmedik." (Muhammed Said Aksoy, Abdurrahman Uğurlu  İLKHA)  Kaynak: https://ilkha.com/haber/86217/yol-sorunu-ogrencileri-egitimden-servisciyi-de-ekmeginden-ediyor  FOTO GALERİ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/14202.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/14202.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/14202.jpg"/>
<enclosure url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/14202.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.siverekgenclik.com/mezra-koyluleri-yol-elektrik-ve-su-sorunu-ile-perisan-oldu/14202/</link>
			<pubDate>Fri, 16 Nov 2018 10:38:21 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Çabakçur köylüleri hizmet bekliyor</title>
			<description><![CDATA[Şanlıurfa'nın Siverek ilçesine bağlı Çomaklı köyü sakinleri, yıllardır hizmetten mahrum bırakıldıklarını belirterek, yol ve su sorunu başta olmak üzere diğer sorunlarının çözüme kavuşturulmasını istediler.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Şanlıurfa'nın Siverek ilçesine bağlı Çomaklı köyü sakinleri, yıllardır hizmetten mahrum bırakıldıklarını belirterek, yol ve su sorunu başta olmak üzere diğer sorunlarının çözüme kavuşturulmasını istediler.  Yıllardır hizmetten mahrum bırakıldıklarını belirten Siverek ilçesine bağlı 23 haneli Çomaklı (Çapakçur) köyü sakinleri, yetkililere seslenerek yol ve su sorunu başta olmak üzere diğer sorunlarının çözüme kavuşturulmasını istediklerini söylediler.  Geçim kaynakları tarım ve hayvancılık olan 23 hane ve mezralarlarla birlikte 500'e yakın nüfusa sahip Çomaklı köyünün sakinleri, yıllardır hizmetten yoksun. Köy sakinleri, yaşadıkları yol ve su sorununun, beraberinde eğitim ve sağlık sorunlarına da kapı araladığına dikkat çekiyor.  Yetkili mercilere müracaat etmelerine rağmen sorunlarının çözüme kavuşturulmadığını ve yetkililerin bu konuda vurdumduymaz davrandıklarını kaydeden köylüler, mağdur durumda olduklarını dile getirerek duruma tepki gösterdiler.  1960'lı yılların değil; 2018'in Türkiye'sinde bulunduklarını hatırlatan köylüler, sorunlarına çözüm bulamamaktan yakınıyor.  10 kilometrelik stabilize yolu kendi imkânlarıyla açtıklarını ifade eden köylüler, yaşadıkları mağduriyeti İLKHA'ya anlattılar.  23 haneli bir köy olduklarını ve her haneden de en az 3-4 kişinin okula gittiğini söyleyen köy sakinlerinden Mehmet Alan, "Yağmur yağdığı anda bizim yollarımız hep çamur oluyor. Bazen yollarımızdan dolayı servis okula geç gidiyor ve bu yüzden hocalar çocuklarımıza devamsızlık yazıyor. Eğitim sorunumuz böyle. Bakıyoruz 5 haneli köye bile devlet yolu götürmüş ama bize gelince yollarımız yok. Devlet, bazı kişilere farklı özen mi gösteriyor? 5 haneli köylere gidiyoruz, asfaltlanmış. Köylerin içindeki her evin kapısına kadar parke döşemişler. Ne diyeceğimizi bile artık şaşırdık. Yetkili merciler sözde, 'Takip ediyoruz, sorunumuz yok, süper devletiz,' diyorlar." ifadelerini kullandı.  "Sağlığımız tehlikede" Kışın çamur, yazın ise toz sivrisinekler nedeniyle sıkıntı yaşadıklarını belirten Alan, köy halkının sağlığının tehlikede olduğuna değinerek, "Büyükşehir Belediyesi bütün köylerde ilaçlama yapıyor ama bize gelince bir şey yok. Çocuğumuzun sağlığı bu yollar nedeniyle tehlikeye giriyor. Doğum olduğu zaman risk daha çok artıyor. Yetkililer bizi de görsün. Bizim su şebekemiz yok, içtiğimiz suyun çoğu da tuzlu. Zaten çoğu hastalık bu sulardan kaynaklanıyor. Tahlilini yaptırsın. Büyükşehir Belediyesine gittik. Yollarımıza hafriyat döksün, bir şeyler yapsın diye ama kimse oralı olmadı. Sulama projesi de doğru düzgün yok. Evimizi taşısak Siverek'e, araba kapımıza gelmez. 'Bu yolda çalışmıyoruz' diye ekinimizi kaldırıyoruz ve arabacı 20 kuruşa yüklüyorsa bizim ki 25-30 kuruşa. Yolumuz bozuktur diye arabalar bize gelmiyor. 50 senelik suyu olmayan köylere dört dörtlük şebeke suyu gitmiş. 500'e yakın nüfusumuz vardır." dedi.  "Yaptığımız bütün müracaatlar karşılıksız kaldı" Hizmet beklediklerini ancak göremediklerini söyleyen köylülerden Tamer Alhas, yetkililere yaptıkları bütün müracaatların karşılıksız kaldığının altını çizdi.  Alhas, "Yolumuz stabilize yol ve bu yolu da kendi imkanımızla, kendi paramızla yapmışız. 7-8 yıl önce Siverek Kaymakamlığına müracaatta bulunduk. 'Bütçemiz yok' denilince stabilize yolu döktük. Şimdi de Büyükşehir Belediyesine yaptığımız bütün müracaatlar karşılıksız kaldı. En ufak yağışta yol kapanıyor ve öğrencilerimiz okula gidemiyorlar. Hastamız olursa hastaneye götüremiyoruz. Hiçbir hizmet alamıyoruz burada. 'Bütçe değerlendirmesine alacağız.' diyorlar. Tabi bu on yıldır böyle sürüp gidiyor. Köyümüzün içme suyu şebekesi yok, köy içleri yapılmamış. Her şey ortada ve zaten görünüyor. Ve herhalde yolu yapılmayan nadir köylerden biri bizim köyümüz. En azından desinler, 'sizi cezalandırıyoruz!' Biz de soralım niçin cezalandırıyorlar, diye. Biz de ona göre davranalım. Hizmet bekliyoruz, hizmet yok." şeklinde konuştu.  "Yol ve su şebekesi sorunumuz var" "Gelin burayı görün. Eğer siz, çocuklarınızı bu şekilde kabul ediyorsanız biz de kabul edelim." diyerek yetkililere seslenen Nazım Öğüt ise "Bizim yol ve su şebekesi sorunumuz var. Yağmur yağdığı zaman yollar çamur oluyor. Araç yolda kalıyor. Öğrencilerimiz aracı iteleye iteleye perişan oluyor ve derslerine geç kalıyorlar. Geç kaldığı için öğretmenlerinden fırça yiyorlar. Çocuk hastalanınca da hastaneye götüremiyoruz çünkü yollarımız bozuk. Yaklaşık 10 kilometrelik yol. Bütün yetkililere bildirdik ama yaptıkları hiçbir şey yok. Yetkililere çağrım şu; Bizimle bir ilgilensinler, şu yolu yapsınlar. Çoluk çocuğumuz da herkes gibi iyice okula gidip gelsinler. Derslerinden kalmasınlar. Bir hastamız olduğu zaman hastaneye yetiştirebilelim. Doğum yapacak bir bayanı götürdüğümüz zaman yolda araba takır takır! Bayan zaten rahatsız oluyor. Çocuğumuz sağlıksız doğuyor. Bunun, bütçeyle, şunla bunla hiçbir alakası yok!" ifadelerini kullandı.  "Kışın çamur; yazın ise toz" Okul servisi şoförü Muharrem Altundağ da şunları söyledi:  "Herhangi bir yağışta okula gidemiyoruz. Aracımız yolda kalıyor. Ya traktör gelip çekiyor ya da çocuklarla beraber itekliyoruz. Yolumuz çok sıkıntılıdır. Kışın çamur; yazın ise toz var. Arabalarımız dökülüyor. Yolumuzun yapılmasını istiyoruz."  "Bir an önce yollarımızın yapılmasını istiyoruz" Alagün Ortaokulu 8'nci sınıf öğrencisi Kudret Kılıçlı da şunları kaydetti:  "Okula rahat bir şekilde gidemiyoruz. Yağmur yağıyor, yollarımız çamurlaşıyor ve okul taşıtımız yolda kalıyor ve onu iteklemek zorunda kalıyoruz. Bir an önce yollarımızın yapılmasını istiyoruz. Okula geç kaldığımızda öğretmenlerin tepkisi kötü oluyor. Kızıyorlar, 'Niçin geç kalıyorsunuz?' diye."  (Muhammed Said Aksoy, Abdurrahman Uğurlu  İLKHA  FOTO GALERİ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/14190.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/14190.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/14190.jpg"/>
<enclosure url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/14190.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.siverekgenclik.com/cabakcur-koyluleri-hizmet-bekliyor/14190/</link>
			<pubDate>Wed, 14 Nov 2018 09:31:19 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Çocukların bugünkü dersi minibüs itekleme !</title>
			<description><![CDATA[Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde stabilize yolda çamura saplanan okul servisini öğrenciler çıkardı.

]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde, köy yolunda çamura saplanan okul servisini öğrenciler, yoğun bir çabanın ardından metrelerce ittikten sonra çıkarabildi. Siverek ilçe merkezine 50 kilometre uzaklıkta bulunan Çomaklı (Çabakçur) Mahallesi'nden, taşımalı eğitim kapsamında minibüs ile şehir merkezi ve Alagün'deki (Mixabî) okullara giden öğrenciler, aşırı yağışlar nedeniyle mağdur oldu. Stabilize yollar çamur deryasına dönerken, çamura saplanan okul servisi öğrencilerin kendi çabalarıyla saplandığı yerden çıkarıldı. Köy sakinlerinden Tamer Alhas, yollarının yapılması ile ilgili yetkili mercilerce defalarca başvuru yapmalarına rağmen kimsenin sorunlarıyla ilgilenmediğini ileri sürerek, "Hangi asırda yaşıyoruz. Birçok köyün yolu yapılmasına rağmen bizim yollarımız yapılmadı. Yağmur yağınca yollarımız çamur deryasına dönüyor. Okul servisi defalarca yolda kaldı. Öğrenciler yolda kalan minibüs ile uğraştığından dolayı okullarına geç kalıyor. Yetkililere çağrımız yolumuzun bir an önce yapılmasıdır." dedi. www.siverekgenclik.com ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/14182.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/14182.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/14182.jpg"/>
<enclosure url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/14182.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.siverekgenclik.com/cocuklarin-bugunku-dersi-minibus-itekleme/14182/</link>
			<pubDate>Thu, 08 Nov 2018 21:22:35 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>"Su ve kanalizasyon olmadan medeniyet olur mu?"
</title>
			<description><![CDATA[Şanlıurfanın Siverek ilçesinde yaşayan M. Emin Tazefidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğana mektup yazarak köylerindeki su ve kanalizasyon sorunlardan dert yandı.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Şanlıurfanın Siverek ilçesine 38 kilometre uzaklıkta bulunan Taşıkara (Bıtik) köyünde yaşayan 70 yaşındaki M. Emin Tazefidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğana mektup yazarak köylerinde yaşadıkları sorunları anlattı.Mektubunda, 2011 yılına kadar köylerine hiçbir siyasetçinin girmediğini belirten Tazefidan, Hazreti Ademden bugüne köyümüze bir vekilin uğramışlığı yoktu, ta ki eski bakanımız, Sayın Faruk Çelik Beyin ziyaretine kadar. Vatandaş olarak bir vekili, kaymakamı, belediye başkanını ilk kez 2011 yılında gördük. Köyümüz şehirden 38 kilometre uzakta bir köy. Köy diyorum, gerçi büyükşehirle birlikte mahalle olduk. Nasıl olduysak onu da anlamış değilim. Ben nüfus dairesinde Taşıkara köyü diyorum; memur; Amca hayır, Taşıkara Mahallesi de", diyor. Anlayacağınız zor iş. Köyümüze gelinip vaatler verilmeseydi belki de aklımıza bu tür şeyler gelmezdi. Yine bir hocadan dinlemiştim; soğuk kış günü nöbet tutan bir askeri denetleyen padişah, askere; Üşümüyor musun?der. Asker, Hayır padişahım der. Padişah, Tabii ki üşüyorsun; bekle, emir vereceğim sana kışlık kürkler getirsinler. demiş. Fakat padişah sözünü unutmuş. Büyük bir umutla bekleyen asker, soğuğa alıştığı halde o umutla yatıp kalktığı için, donarak ölmüş.Gençlerimiz bir bir köyü terk ediyorMektubunda 130 haneli köylerinde bulunan çeşmelerinin bilinçsizce vurulan sondajlar sonucunda 2012 yılında kuruduğunu belirten Tazefidan, Eşeklerle, atlarla çevreden su taşımakta beli bükülmüş ihtiyarlarımız. İhtiyar diyorum, çünkü köyde genç kalmadı bu şartlardan dolayı. Bilinçsizce çevrede vurulan sondaj kuyu çalışmaları nedeniyle köyümüzün tüm suları kurudu. İtfaiye haftalık olarak köyümüze su taşımakta, hayvanlarımız susuzluktan kırılmaktadır. Gençlerimiz bir bir köyü terk etmekte, gecekonduları ve büyükşehirlerde kâğıt toplamayı köy hayatına tercih etmektedirler artık. İnsan, nasıl bırakır yaşadığı yeri? Ben bir türlü anlamış değilim? Ağacından meyve toplarken düştüğü bahçesini, kafasını yardığı kayaları, kuzuların ilk sesini, baharın rengârenk çiçeklerini, gözleri yeni açılmış köpek yavrularını, yağmurun sesini, sabah sessizliğindeki ezanı, taşan dereden balık avlamayı. ifadelerine yer verdi.Tuvalet olmadan medeniyet olur mu?Mektubunda köy okullarındaki su ve tuvalet sorununa değinen Tazefidan, 600 öğrencisi olan bir okulda tuvalet kokusundan çocukların başı dönüyor, mideleri bulanıyor. Allah korkusu olan hiçbir idareci de yok ki buna bir çözüm bulsun. Büyükşehir olacaksınız, yolunuz, kanalizasyonunuz, okulunuz ve çeşmeniz yapılacak diye bize 7 yıldır söz veren Ankaranın büyük büyük bakanları umudumuz olmuştu. Sabırla bu yedi yılı tükettik. Lakin ne kanalizasyon, ne su, ne de okulumuzun hiçbir eksikliğinin giderileceği yok. Yıl 2018 hedef 2023, tuvalet olmadan medeniyet olur mu? Su olmadan temizlik olur mu? dedi."Ölmeden önce köyümde kanalizasyon, su ve tüm eksikliği giderilmiş bir okul istiyorum"Cumhurbaşkanına seslenerek köy okullarındaki sorunların ölmeden önce çözülmesini isteyen Tazefidan, son olarak şu cümlelere yer verdi: Sizde zorluklar içinde büyümüş bir hemşerimizsiniz. Sizde, Anadolunun elleri nasırlaşmış, yüzü güneşte kavrulmuş insanının cefa ve vefasını gördüğümden bu mektubu yazdırmaya karar verdim. Ölmeden önce, köyümde kanalizasyon, su ve tüm eksikliği giderilmiş bir okul istiyorum. Çok şey mi istiyorum? Her sabah okula torunlarımı bırakıyorum bu köyde. Öğretmenlerin çaresizliği, durmadan sağa sola yazı yazıp yardım istemeleri ve benim bu fakir halimle onlara yardımcı olamamam, derinden üzüyor beni.İLKHA/www.siverekgenclik.com]]></content:encoded>
		    <image>https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/14165.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/14165.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/14165.jpg"/>
<enclosure url="https://www.siverekgenclik.com/images/haberler/2/14165.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.siverekgenclik.com/su-ve-kanalizasyon-olmadan-medeniyet-olur-mu/14165/</link>
			<pubDate>Tue, 06 Nov 2018 07:36:05 +0300</pubDate>
			</item></channel>
</rss>