Siverek Haber

Siverek Haber

AŞKIN ZORLUĞU 4


10 Mart 2009 Salı 00:00
Hafta sonu, bir günlük dahi olsa nefes almak, rahatlamak için bağ’a gittik, bağda Emıka (hala) Zeyca’nın büyük oğlu Yaşar’da vardı. Onu gördüğüme çok ama çok sevinmiştim. Yaşar, hem iyi bir dinleyici, hem iyi bir analizci idi… Benim için yaptığı tespitler ve yönlendirmeler genelde yerinde olurdu… Bundan dolayı da ben, her derdimi, sevincimi rahatlıkla onunla paylaşıyordum. Onun görüşleri benim için önemli idi…Görüşünü beğenmediğim, yönlendirmesine itibar etmediğim tek husus ise, bağda üzüm seçimimiz ve üzüm yeme şeklimizdi…

Bağ’da; Yaşar, asma dalındaki en güzel Şire üzüm salkımını bulmak için heyecanla arayışını sürdürürken, ben Ahbanki denilen üzümün, en güzelini bulmaya çalışırdım, bu koşuşturma birkaç salkımı kucağımızda toplayıncaya kadar devam ederdi… Gözümüzün doyduğu miktara ulaşıncaya kadar bu koşuşturma devam ederdi,  kucakladığımız üzüm istediğimiz seviyeye gelince de, Kunçi denilen taş yığınının üzerine oturur, ben, üzüm tanelerini parmaklarımın arasında ovarak temizlemeye çalışarak yerken, Yaşar, salkımdan taneleri, avucunun içini dolduracak kadar koparır,  doldurduğu avucunu ise ağzına boşaltarak yerdi… Şire üzümüne bayılırdı, elindeki Şire üzüm salkımını kaldırarak, bana seslenir ‘Öyle kibar kibar üzüm yenilmez, üzümü böyle yiyeceksin’ diyerek üzüm salkımını ağzına götürüp, salkımın tamamını elinde çevirerek, dişleye dişleye, suyunu akıta akıta yemeye başlardı, elleri, çenesi üzüm suyunda kalır, şireye batmış elini ve ağzının kenarlarını Emıka Zeyca’nın verdiği bezle temizlerken, Bana dönerek ‘Şire üzümünü yedikten sonra mutlaka ishal olmalısın, öyle ishal olmalısın ki, için dışına çıkmalı, ishal içini, kalaycı Hefzıllah’ın kalayı gibi temizlemeli’ derdi.

Ben, Nar ağacının yanında ‘Kunç-i’ denilen taş yığınlarının üzerinde oturuyordum. Yaşar, Fıstık ağaçlarına yakındı, yanıma geldi, oturdu... Bir müddet etrafı gözetledi… Kısa bir sessizlikten sonra… Biliyor musun?..dedi  ‘Bir gün farenin biri, çayırda otlayan devenin ipini ele geçirmiş. Çekmiş ipi, yürümüş... Bakmış ki, koskoca deve ses çıkarmadan uysal uysal peşinden gidiyor. Bücür boylu fare şaşırmış  kalmış bu işe ama, çok da hoşuna gitmiş bu durum…Kurula kurula  yola devam etmiş…Fare önde, koskoca deve arkasında… Deve denilen hayvan, hayvanlar aleminin en ağır başlısı, en söz dinleyen ve en uysal hayvanıdır… Ama, ipi macera seven farenin eline geçmiş bir kere, ne olacağını düşünmeden, farenin peşinden gitmeye başlamış…Aradan günler geçmiş…Aç, susuz ve perişan olmuş…Çünkü ne farenin yediğini yiyebiliyor, ne de kaldığı yerde kalabiliyormuş ’
Yüzüme baktı, ‘Anladın mı dedi?’… Anlamadım, dedim. Fare olan kim?  Ben mi, o mu?  Elbette fare ‘o’…  o kim, sen kim?..  Bu ilişki yürümez oğlum, şunu hiç unutma ‘Kaz kaz ile, Baz baz ile, Kör tavuk kör horoz ile’
….
OKUYUCUYA NOT    : 
Okuyucumun, ‘Siverek Şehir Gençleri’ yazım için  ‘BEN BÖYLE GÜZEL YAZI OKUMADIM HAYATIMDA NE GÜZEL ANLATMIŞSIN GEÇMİŞİMİ HER AŞAMASINDA KENDİMİ BULDUM...yazıyı babam adına yazdım, belki on defa bana okutturdu, eline koluna sağlık diyor, selametle kalınız, ne olur babam için yazmaya devam edin...yıllardan sonra ilk defa bu kadar keyiflendiğini gördük, izin verirseniz mail adresinize babamın bana yazınızdan sonra yazdırdığı, hatıra notlarını göndermek isterim. Sizin onu çok güzel işleyeceğinizden çok ümitli, kendisi kanser hastası, uzun bir yol kalmadı önünde o da bunun bilincinde, başuna yaşamadığını görmek isteğinde, lütfen değerlendirin. Saygılarımla, ellerinizden öperim. ‘   yazısını sağ olsun Editörümüz Ramazan bey bana ulaştırdı. Ne kadar duygulandığımı anlatamam. Okuyucumun gönderdiği - Babasıyla ilişkin- postayı da aldım. En kısa sürede ‘Bir Taş Ustasının Yaşamını’ hikaye etmeye çalışacağım, ama şunu bilmenizi isterim ki, ben kolay yazamıyorum. Usta değilim…Yine çok teşekkürler,  Allah uzun ömür versin.  

Bir daha görüşebilmek dileği ile…
Sağlıcakla kalınız.

Cengiz BAYRAM
cengizb2006@gmail.com

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Haberler

Yukarı Çık