Siverek Haber

Siverek Haber

DOKUNMAYIN CUMHURUN REİSİNE


21 Mayıs 2009 Perşembe 00:00
Ülkemizde bugünlerde en çok konuşulan konulardan biri Sincan 1.Ağır Ceza Mahkemesinin Sayın Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül hakkında verdiği karardır.

Kapatılan RP nin hesaplarıyla ilgili davada genel başkan yardımcılarının beraat etmesine,Abdullah Gül ile ilgili olarak da kovuşturma olmasına yer olmadığına karar verilmesine rağmen Sincan 1.Ağır Ceza Mahkemesi Hakimi bu kararı kaldırdı. Ki bu dönemde;mali konulardan sorumlu genel başkan yardımcıları beraat ediyor.
Yargıtayca onanıyor ve Ankara Cumhuriyet Savcılığı Sayın Abdullah Gül hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığı kanaatine varıyor.

Ama Sincan daki 1.Ağır Ceza Mahkemesi o dönemde Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Abdullah Gül'ün parasal konularda hiçbir hak ve yetkisinin olmadığını bildiği halde Yargtay ve Başsavcılığın kararını hiçe sayıyor.

Bunun da ötesinde bir hakim bilmez mi Anayasanın 105. maddesini....Ne diyor 105. madde: ‘' Cumhurbaşkanı ,vatana ihanetten dolayı,TBMM üye tamsayınsın en az üçte birnin teklifi üzerine ,üye tamsayısının en az dörtte üçünün vereceği kararla suçlandırlır'' Bu maddeye rağmen insanın aklına şöyle bir soru geliyor; Dün milletin üzerine tankları sürenler bugünde yargıyı mı sürüyorlar yoksa?

Acaba Sayın Gül ün yerinde bugün Sayın Sezer oturuyor olsaydı Sincan 1.Ağır Ceza Reisi dokunulmazlığı yok, yargılanabilir diye karar verir miydi çok merak ediyorum? Acaba bu hakim şu CHP li Mehmet Moğultay'ın ‘'Yargıya 5000 kişi atadım.MHP ve Refah Partilileri mi atayacaktım'' diyerek itiraf ettiği atamalardan mıdır?
Ne yazık ki ülkemde; Milletin dinine inançlarına küfredenlerdenseniz, milleti inançlarından dolayı aşağılayanlardansanız; bu ülkede dokunulmazlığınız var. Ancak dine, millete yakınsanız her ne olursa olsun size dokunulur.....

Birileri anayasaya rağmen Sayın Cumhurbaşkanımızı mahkeme koridorlarında süründürerek hesaplaşma arzusu içinde olabilir, inanıyorum ki yargı kendi içinde bu hatayı düzeltecektir.Bu da olmazsa en büyük hakem olan bu millet mağduriyetin acısını yüreğinde hissedecek ve kartları yeniden dağıtacaktır.Nasıl ki halk bu ülkenin bağrından çıkmış olanı hapisten alıp başbakan yaptıysa aynı şekilde kartlarını diğerleri içinde kullanacaktır.Bu zihniyeti temsil edenleri sandığa gömerek cezalandıracaklardır.

Geçen günlerde vefat eden Türkan Saylan, hayatı boyunca benim gibi düşünenlerden ve inançları gereği örtünen hanımlarda hep nefret etmiştir. Bizlere ve inancımıza karşı hep savaş vermiştir son nefesine kadar.

Türkan Saylanın "çocuklarınız namaz kılacağına baleye gitsin" sözleri daha dün gibi aklımızda. Şimdi Türkan Saylan deseydi ki çocuklarınıza namaz kıldırıyorsanız kıldırın ama yanında baleye de gönderin deseydi anlarım. Yalnız ikisinden birini ve özellikle baleye yönlendirmesi düşündürücüdür.

Saylan ve benzerleri davalarında samimi olabilselerdi cenaze törenlerini de laik ve çağdaş değerlere uygun icra edilmesini vasiyet ederlerdi. Yıllarca Kur'an'a, ezanın çağrısına, namaza, camiye meydan okumuş bir kadın utanmadan, sıkılmadan, arlanmadan Kur'an okunan, ezanın çağrısıyla toplanılan, namaz kılınan cami avlusunda toplayacak insanları....Olamaz.

Türkan Saylan'ın yasını her çevreden darbeciler, İslam düşmanları, zor ve zorbalıkla halkı aydınlatmayı bir vazife sayan ilerici çevreler tutabilirler..Bizler ise ruj-i mahşerde davacı olacağız bu hanımefendiden.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Haberler

Yukarı Çık