Siverek Haber

Siverek Haber

İBRAHİM HAKKI HZ VE MARİFETNAME


18 Haziran 2007 Pazartesi 00:00
İBRAHİM HAKKI HZ VE MARİFETNAME 

Her canlı; doğar, yaşar ve Ahiret’e intikal eder. Bazı insanlar ölümünden kısa bir müddet sonra, bazıları çok uzun müddet anıldıktan sonra, bazıları ise asırlar boyunca unutulmaz anılarıyla, bıraktığı eserleri ve engin şahsiyeti ile gönüllerde taht kurarak daima içimizde bizden birisiymiş gibi yaşarlar.
Buna mukabil İslam dünyasında Yeterince kıymeti anlaşılamamış şahıslar vardır ya, önemli ve özel oldukları halde ve pek çokları tarafından bilinmesi gerekli olduğu halde bilinmeyen, mübarek insanlar vardır işte o dev isimlerden biri olan Allah dostu ve mübarek zatı muhterem
İbrahim Hakkı hz.leridir. 

İbrahim Hakkı Hz. Hicri 1115, Miladi 1703 yılında Erzurum’a bağlı Hasankale İlçesi’nde doğmuştur. Babası Molla Osman, bir mürşit aramak maksadıyla Tillo’ya gelmiş, burada İsmail Fakirullah Hz.’ni bularak hizmetine girmiştir.

            Babasının arkasından İbrahim Hakkı da amcası Ali ile birlikte Tillo’ya gelmiştir. Okuma çağındayken İsmail Fakirullah Hz.’ne talebe olup, o günün şartlarına göre çok ileri seviyede dini ve fenni ilimler tahsil etmiştir. Bunun üzerine hem dini ilimlerde, hem de fenni ilimlerde üstünlüğü ifade eden “Zülcenaheyn” yani “İki kanatlı” ünvanını elde etmiştir. Bu sırada hocası ve şeyhi olan İsmail Fakirullah Hz.’nin tarikatı olan “Uveysiyye” tarikatına intisap etmiştir.

            Büyük mütefekkir İbrahim Hakkı Hz. hadis ve fıkıhta, tasavvuf ve edebiyatta, psikoloji ve sosyolojide, tıp ve astronomide ve pek çok ilim dalında büyük bir kudret ve yetenek göstermiştir. Doğunun yetiştirdiği bu büyük alim, kısa zamanda dünya çapında ün salmıştır. İslam alemine ve insanlığa bıraktığı değerli eserler, onun şahsiyetinin ve ilminin faziletini gösterir.

            Mürşidi ve hocası İsmail Fakirullah Hz.’nin vefatından sonra irşad ve öğretim görevlerini hocasının oğlu Abdulkadir-i Sani Hz. ile birlikte devralarak hayatı boyunca sürdürmüştür.

            İbrahim Hakkı Hz. üç sefer Hacc’a gitmiştir. İlk hac farizasını 1738’de, ikincisini 1763’te, son haccını da 1767’de yapmıştır.

            İbrahim Hakkı Hz. 1758’de İstanbul’a gitmiş, bu gidişinde saraya özel olarak davet edilmiştir. O zamanın sultanı I. Mahmud tarafından davet edilmesinin sebebi daha önce sultan ile İsmail Fakirullah Hz. arasındaki haberleşme olmuştur. İbrahim Hakkı Hz. sarayda bulunduğu müddetçe, zamanının çoğunu saray kütüphanesinde geçirmiştir, bir süre sonra yeniden Tillo’ya dönmüştür.

            Hicri 1194, Miladi 1780’de 77 yaşında iken Cenab-ı Hakk’ın rahmetine kavuşmuştur. Kendi arzusu üzerine Mürşidi İsmail Fakirullah Hz. için daha önce yaptırdığı ve kozmografik bir özelliğe sahip olan türbede, mürşidinin ayaklarının ucuna defnedilmiştir.  Kaynak:  www.siirt.gov 

İsmail Fakirullah hz; yanında yetişen aynı zamanda öğrencisi olan İbrahim hakkı hz lerine şöyle dua etmiştir. “ey İbrahim Hak teala sana bütün ilimler versin ve seni yüceltsin.
Duanın kabul olduğunu şu Hadisi şeriften anlıyoruz. 

Şu üç dua muhakkak kabul olunur. Âlimin öğrencisine yaptığı dua;
Babanın oğluna yaptığı beddua; Kâfirde olsa zulme ugruyanın duası;
Hz Muhammet (SAV)

Bu yüce insanın kısa hayatını özetledikten sonra, gelelim itinayla kaleme aldığı meşhur marifetname kitabına; 

Eser döneminin değil günümüz bilim ve ilim dünyasının da göz bebeği kadar nadide bir kimliğe sahip. Pozitif bilimlerden manevi ilimlere kadar pek çok alanda şahane ve çarpıcı açıklamalar ve bilgilendirmelerle yüklü bir kitap. Her bir bölümünde yeni bir şeylerin farkına varacak ve nasıl büyük bir derya ile karşı karşıya olduğunuzu yakinen hissedeceksiniz... 

         Bu âlimi ve kıymetli eserlerini okumak bir gereklilik bana göre. Marifetname de 'marifetli olma' adına ne ararsanız bulacaksınız. İslam dünyasında saygın bir düşünürün, bir âlimin kaleminden astroloji, evren yörüngelerin ilmine dair incelikler da bulacaksınız. Zira Kendi deyişiyle evreni şöyle açıklamıştır.
       
“Arş’taki (gökyüzü) yolları tilo’dan(yaşadığı kasaba) daha iyi biliyorum” 

       Diğer taraftan ailevi meseleler, ahlaki kaidelere kadar, Pek çok çarpıcı konu mükemmel bir anlatım, İncelikle okunduktan sonra şaşkınlık içinde kalacağınız bir eser. 

Hala okumamış olanlar varsa, alsın ve okusun. Bu değerden ve güzellikten mahrum kalmanın ne büyük Istırap olduğunu okuduktan sonra daha iyi anlayacaksınız. 

Kitabında ilime dair her şey yazılmıştır. Özelikle ilgimi çeken insanların fizikleriyle onların karakteristik özelliklerini kavrama yönünde geniş bir bölümün bulunması.
(Renkli göz, büyük burun, küçük ağız, uzun surat gibi) hem de fazla etraflıca anlatması çok ilginç. Bir de vücuttaki seğirmelerin (damar oynaması) haber ve Müjde olduğunu açıklamıştır.
                  
 

                                
 

                   
 
 

Baş  boyun ve diger uzuvlarının hikmetini şöyle  bildirir. 

Boyu uzun olan güzel ve sâde dil olur.
Boyu kısa olanın çok hilesi vardır.
Boyu orta olan, akıllı ve hoş huylu olur.
Saçı sert olan akıllı ve atılgan olur.
Saçı yumuşak olan, ebleh ve arsız olur.
Saçı sarı olan, kibirli gazalı olur.
Saçı kara olan, sabırlıdır, onu ara.
Saçı kumral ise güzeldir ve sahibi bedelsizdir.
Sazı az olan lütüfkâr, bilgili ve nazik olur.
Saçı çok olan kadın, anlayışsız olur.
Başı küçük olanın aklı azdır. ona sır söyleme.
Başı büyük olanın, aklı çok olur.
Başının tepesi yassı ise, sahibi keder çekmez.
Başının derisi parlak olan, hayır yapar, ziyan vermez.
kele yaklaşma sakın, kötü huylu olur. 

Alnı dar olanın ahlakı da dar olur.
Alnı yumru olan,kötü ve aldatıcı olur.
Alnı normal olanı, emin olarak bil.
Alnı kırışıksız olan, mutlaka tembel olur.
Alnı uzun olan anlayışlı, az ise cömert olur. 

Kaş arası kırışık olan, her zaman gam yüklüdür.
Kulağı uzun ve bol olan, cahil ve tembeldir.
Küçük kulaklı olan uğursuz; orta olan doğrudur.
Kaş ucu ince olanın işi gücü fitnedir.
Kaşının kılı çok olan, kırık ve gussalıdır.
Kaşı açık olan doğrudur, çatma olan uğursuzdur.
İnce kaş güzel olur; uzunu kibre delildir.
Kaşı kavisli olan, her zaman dilber olur.

Göz çukuru az ise, o kibre delil olmuştur.
siyah gözlü olan itaatli, kızıl gözlü olan cesurdur.
Gök gözlü olan zeki, ela gözlü olan edîb olur.
Küçük gözlü olan, hafif; büyük gözlü olan zarif olur
Gözü yumru olan hasetçi, orta olan dost olur.
Kıpık gözlü olan, yaramazdır; bakışı tembeldir.
Noktalı göz ok olur, demesi pek çok olur.
Tek gözlüye yakın olma,sık bakan olmaz emin.
Şaşıya bakma, çünkü sana eğri bakar.
Güleç gözlü güzeldir,
kirpiği sık olansa bedelsizdir. 

Büyük yüzlü olan illetlidir; küçük yüz kibre delildir.
Yumru yüzü olan cimridir, yassı olan güzeldir.
Arık yüzlü olan borcuna sadık değildir; kalın ve etli yüzlü sevimsizdir.
Uzun yüzlü olan,lafla yalan söyler.
yüzü sert olanın, çoğu sözü acı olur.
Yuvarlak yüzlü olan,aydan daha nurlu olsa gerektir.
Çünkü böyleleri mütebessim olur. ve onu gören kâm(sevinç) alır
Benzi kızıl olan edib, esmer olan zeki olur.
Benzi sarı olan hastalıklı, siyahımsı olan tevekkeli olur.
Gözleri gök ve mavi olsa, ondan ırak ol.
Rengi normal olan hem ak, hem kızıl olur.

Burun eğer uzun olsa, sahibinin anlayışı kıttır.
Burnu kısa olan, çok korkak olur.
Burun ucu top olan, neşeli olur.
Burun ucu ağza yakın olan adamdan sakın.
Burun deliği bol olsa, o, kibir ve haset dolmuştur.
Burun kanatları hareketli olanda kahır ve inat toplanmıştır.
Burnu geniş olan, şehvet düşkünüdür.
Burnu eğri olanın fikri himmettir. 

Küçük ağızlı olan güzel,fakat çok korkak olur.
Ağzı büyük olan cesur, küçük olan kötü olur.
Kadının tenasül uzvunun yapısı ağzı gibidir. 

Genizden gelen söz, kibirden olsa gerek.
İnce sesli erkek, kadına düşkündür.
Erkek sesli kadınlar çoğunca yalan söyler.
sözü seri olanın anlayışı yüksektir.
Kaba sesli olanın himmeti vardır.
Çatal sesli olan, sürekli halktan kuşkulanır. 

Gülmesi çok olandan haya umma.
Yüz güleç, sözü lezzetli olan, candır, azizdir.
Yufka ve kırmızı dudaklı olan dersi iyi anlar.
Kalın dudaklıların muzipliği(Şaka etmekten hoşlanan, takılgan) ağırdır. 

İri dişli olan, çoğunca yaman işler yapar.
Mutedil dişli olanın işi hoş ve doğrudur.
Ağız kokusu hoş olanın, ahlakı da hoştur.
İnce çeneli olanın aklı hafiftir.
Enli çeneli olan, kaba olur.
Çenesi normal olan, akıllı ve güzel olur. 

Uzun sakallı olan, hünersiz olur.
Sık sakallı olan kabadır ve sohbeti uzatır.
Siyah ve az sakal, zekaya delildir.
Hiç kılı olmaya kösenin hilesi çok olur.
Değirmi sakallının olgunluğu çoktur. 

Enli kafalı olan, ahmaktır.
Boynu çok uzun olanın olguluğu azdır.
Boynu ince olan, nâdân(Bilgisiz, cahil) olur
Boynu kalın olan, gece gündüz obur(Gereğinden çok yemek yiyen, doymak bilmeyen) olur.
Boynu kısa olanın hilesi çok olur.
boynu orta olanın işi hayır yapmaktır.
Her yeri orta olan, şüphesiz dilber olur.) 
 
 

RUBAİ 

Ademi öldürür o reftarı Mürde ihya eder o güftarı 
 

Omuzu sivri olan hırsız ve işleri yaman olur.
Eğri omuzlu kişinin, işi eğri olur.
Kısa omuz eblehin, düşkün omuz, efilindir.
Mutedil olan omuz sahibi, rumuz anlar. 

Kolu eğri ve kısa olsa, o şerli olur.
Bileği uzun olursa, istemeden bahşiş verir.
eğer küçük olduysa el, o misilsiz ve güzeldir. 

Parmağı uzun olan, bilgi sahibi ve hüner ehlidir.
Parmağı yumuşak olan, şüphesiz zeyrek olur. 

Tırnağı geniş olmasa, akşam sabah sev onu.
Tırnağı yumru ve çizik olsa, o bilmez yazık.
Tırnağı yassı ve düz olsa olur eli uz.

Göğsü çıkık olanın ahlakı da kötüdür.
Göğsü eğer dar olsa, gece gündüz o, gam yer.
Geniş olsa, onun gönlü hiç melûl olmaz.
Göğüs ve omuzdaki kıl, cür'ete delil olmuştur. 

Kadının göğsü büyük olsa, şehveti çok olur.
Göğsü uzun olsa onda süt az olur.
Kadının göğsü küçük olsa, süt onda çok olur.
Sütlü memeli ve doğurgan kadın, eşine dosttur.
Orta memeli olanın memesini eşi emer. 

Eti yumuşak olan tende, can ve lütuf olur.
Eti hoş ve latif olan,bilgili ve zarif olur.
Eti pek katı olanın kabalığı katı oldu.

Arkası yassı kişinin işi, sefahet oldu.
Arkası kambur adamın huyu da kötü olur.
Sırtı geniş olanın,kuvveti çoktur.
Eğer beli ince olursa, şekli yerince olur.
Arkada kıl bittiyse, şehvete delil olmuştur.
Karnı büyük olan gabidir.(Anlayışsız, ahmak, ebleh, kalın kafalı)
Karnı küçük olan çelebidir.(Görgülü, terbiyeli, olgun)
Karnı hem büyük hem kısa olursa, kötü huylu ve zorba olur. 

Kasıkta kıl bitmezse, tabiati vahşi olur.
Oyluğu enli olan, şüphesiz tembel olur.
Aleti küçük olan, olgu ve bilgili oldu.
Aleti uzun olan, ahmaklığına delildir.
Eğer aleti büyük olsa, çok kötülük sahibidir.
Husyeler(erkek testisi vaya daşak) küçük olsa sahibi korkak oldur.
Husyeler büyük olsa, o kişi pehlivandır
Ferci eğer küçük olsa, o kadın tehlikelidir.
Eğer etli büyük olsa, kadının şehveti çoktur
Oyluğu pek uzun olanın şehveti az olur.

Bir kıçı eğri olanın içi kibir ve hasettir.
Dizi büyük olan, hayli  yük yüklenir.
Baldırı kalın olanın, lütfu olmaz.
topuğu etli kadını, şiveli say.
ökçesi yufka olan, şüphesiz dilber olur.
Ökçesi kalın olan mert, şecaatte tek oldu.
Ayağı enli kişinin, cevr ve cefadır işi.
Eğer ökçe uzun olursa, sahibi çok hâyâlıdır.
Parmağı uzun olan, anlayışla bilgi doludur. 

“ Adımı dar olanın cünbüşü hoştur Çünkü salınarak yürür, akıl ona hayran olur.
Adamı öldürür o güzel yürüyüşü, ölüyü diriltir o güzel sözleri” 
 

İnsan bedeninde damar oynaması seğrime ve titreme gibi hareketlerin hükümlerini şöyle bildirir. 

Başın tepesinin seğrimesi, makamdan haber verir.
Başın önünün seğrimesi, devlete yeser olur.
Başın yan tarafının seğrimesi, gerek sağ ve gerek sol, hayırdır 

Alın seğrimesinde; sağ iyş, sol haberdir. 

Kaş seğrimesinde; sağ ve sol dostluktur.
Kaşların ortası seğrirse; sağı zevk, solu kederdir.
Dil seğrirse; sağı hüzün, solu şenliktir.
Gözün dışının seğrimesinde; sağda kötüleme, solda zinettir.
göz bebeği seğrimesinde; Sağı ağrı, solu sürurdur.(Sevinç)
Göz kuyruğu seğrimesinde; sağda sevinç, solda maldır.
Göz altı seğrimesinde; sağda sevinç, solda hışımdır.(öfke)
Yanak seğrimesinde; sağda hayır solda maldır.  
 

Burun kaşınması yoldur: Sağda kahır, solda mevkidir.
Dudak üstü seğrimesinde; sağda rızık, solda şenliktir.
Dudak ucu seğrimesinde; sağda zarar, solda şenliktir.
Dudak altı seğirmesi; sağ ve solda yahşidi.
Seğriyen çene; sağda iyş, solda güzelliktir 

Kulak seğrir; sağ ve solda hoş haberdir.
Boğaz da kulakla seğirirse; sağda mal, solda gamdır.
Döş seğrirse;(koltuk altı) sağda hüzün, solda kederdir.
Pazu ve el seğrimesi; sağda rızık, solda maldır.
Dirsek seğirir; sağda ve solda hoş haberdir.
Kolların seğrimesi; sağda kötüleme, solda manevî ayıptır.
Bilek seğrimesi; sağda mal, solda meşakkattir. 

el üstü seğirmesinde; sağda hüzün solda şereftir.
El seğirmesi; sağ ve sola rızık ve maldı.
Başparmak seğrimesine; sağda yük, solda kâmdır. (Zevk, mutluluk, tat.)
Şahadet parmağı titrerse; sağda ve solda sebeblerdir.
Orta parmak; sağda hüzün, solda şenliktir.
Serçe parmak seğrimesi; sağda mevki, solda gamdır.(Tasa, kaygı, üzüntü)
Yüzük parmağı seğrimesi; solda hayır, sağda maldır. 

Göğüs seğrimesi olur; sağı hüzün, solu sürurdur.(Sevinç)
Meme seğrimesi; sağda mevki, solda şenliktir.

Karının tam seğrimesi; sağda birleşme, solda kâmdır. (Zevk, mutluluk, tat.)
Göbek seğrimesi; sağda hüzün, solda sürurdur.
Bedenin bir yanının seğrimesi; sağı sevinç, solu maldı.
Böğür seğrimesi, solu rızık, sağı mevkidir.
oyluk seğrimesi; sağı mihr,(Müslüman bir erkeğin nikâh esnasında eşine vermeyi kabullendiği mal veya para.) solu oğuldur. 

Kasık seğrimesi; sağ cima, sol seferdir
Husye(erkek testisi ve yahut daşak)seğrimesi; sağda çocuk, solda gamdır. (Tasa, kaygı, üzüntü)
Makat(kıç) seğrimesi, solda yol, sağda maldır.
Baldır seğrimesi; sağ iyş, sol seferdir.
Diz seğrimesi; sağda hüzün, solda sürurdur.(Sevinç)
Diz alı seğrimesi; sağda yol, solda kaderdir. 

Bacak seğrimesi; sağda mal, solda mevkidir ve yolculuktur.
Bacak dışı seğrimesi; sağda yol, solda erzaktır.
Bacak içi seğrimesi; sağda mal, solda ayrılıktır. 

Topuk seğrimesi; sağda kavuşma, solda seferdir.
Ayak arkası seğrimesi; sağda hüzün, solda safadır.
Topuk ve el seğrimesi; sağda yürüme, solda maldır.
Taban seğrirse; sağda yürüme, solda şereftir.
Başparmak seğrimesi; sağda mal, solda kâmdır. (Zevk, mutluluk, tat.) 

İkinci parmak seğrimesi; sağa ve solda hoş haberdir.
Orta parmak; sağda ve solda cidaldir.( Ağız kavgası, çekişme)
Serçe parmak seğrimesi; sağda cidal, solda sürurdur. (Sevinç)
Serçe parmak yanındakinin seğrimesi; sağ ve solu rızık ve maldır. 

“Eğer bir yerin seğrise, bak, burada hükümleri hatırla ve şüphesiz itimat et. Damar neden oynar? Hak'dır onu depreten O an işaretlerini anla ve müjdeni bekle“ 

Özetle; 

ibrahim hakkı hz.. kaleme aldıgı bu kitabın içindekileri anlatmak zannımca çok zor. Sadece iki konuya yer verebildim.Bu kitabın en çok sevdiğim noktalarında biriside, Geçmişte müslüman alimlerin sadece din ilmiyle değilde, bunun haricinde matemetik, astroloji gibi diğer müsbet ilimlerle uğraştığına bir delil olması. 

Şöyle ki; bu kitabın yazarı hem bir tasavvuf büyüğü, hem bir din âlimi hem de birçok müsbet ilimlerde uzman olup hepsinde söz sahibi bir kişidir. bu kitapta tasavvufi bilgiler verilmesinin yanında matematik, coğrafya gibi ilimlerle ilgili bölümlerde yer vermiştir. 

Bu kitap; herkesin kitaplığında bulunması gereken çok yüksek,kıymete haiz bir kitaptır.Kısaca marifetname çok marifetli bir kitap diyebiliriz. Hiç olmazsa bir kez alıp inceleyin.
                 
                 
Saygılarımla... 

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Yukarı Çık