Siverek Haber

Siverek Haber

Cuma Özusan

İSLAM DÜŞÜNCESİ VE MEDENİYETİ NEDEN GERİLEDİ


Cuma Özusan
20 Ekim 2014 Pazartesi 11:55

Bunu kesin olarak bilmiyoruz. Böyle iddialı bir başlığı seçmemiz de mazur görülsün. Bir fert olarak aklımıza gelen sorunlar üzerinde düşünmek ve tartışmak hakkımız vardır sanıyorum. Bir çözüm getiremesek bile bunu düşünmekten vazgeçemeyiz ve vazgeçmemeliyiz. İslam düşüncesinin ve medeniyetinin gerilemesini Haçlı seferlerine, Moğol akınlarına bağlayanlar var ama bunun inandırıcılığı azdır. Evet, bunlar çok büyük tahribat yaptılar fakat ondan sonra dahi dünya çapında orijinal eserler yazılmıştır. Gelişme ve gerilemenin dinamiklerini dışta değil içte aramak lazımdır.

Genellikle İslam bilim ve kültürünün on beş veya on altıncı yüzyıldan sonra gerilemeye başladığı söyleniyor. Gerçi bu bıçak kesilir gibi olmamış ama gittikçe artık orijinal eser verme azalmış ve sonraki asırlarda tamamen ortadan kalkmıştır. Müslümanlar eski Yunan bilim ve hikmetiyle Bizanslılar vasıtasıyla tanıştı. Onlardan Öklid’in geometrisini, Aristo’nun bilgilerini aldılar. Öyle ki bu zata ilk muallim dediler. Farabi’ye de ikinci muallim denildi. Abbasilerin Me’mun döneminde eski Yunan eserleri kurulan Beytü’l-Hikme adlı bir akademide tercüme edildi. Müslümanların orijinal eserler yazmadıkları, Yunanı sadece tercüme ve şerh ettiğini söylemek yanlıştır. Müslümanlar bununla kalmamış düşüncede ve bilimde yeni şeyler ortaya koymuşlardır.

Elbette Yunandan alınan bilimler ve felsefeler inançlarının ışığında incelenecekti, bundan daha doğal bir şey olamaz. Bilim, içinde doğduğu toplumun inanç ve yaşayışından ayrı düşünülemez ve gelişemez. Bugün dahi böyledir. (Bilim tarihçisi Thomas Kuhn bunu söylüyor). Fakat zamanla her nedense tabiat bilimlerine ve felsefeye önem verilmez oldu. Bununla birlikte diğer dallarda da duraklama ve gerileme başladı. Hiçbir alanda orijinal eserler yazılamadı. Metin yazarlarının yerini şerh ve haşiye yazanlar aldı. Telif eserlerin yerini tasnif eserler aldı. Medreselerde matematiğin tekrar okutulması ancak ikinci meşrutiyetten sonra olmuştur.

Müslümanların geriliğinin bir sebebi bence kendilerine aşırı güvenleridir. Pozitif bilimlerin daha sonra doğuracağı gelişmeyi düşünemediler. Ama her şeye rağmen Batı dünyasının Müslümanlara ne kadar borçlu olduğunu unutmamak lazımdır. Hiçbir uygarlık kendi başına yeniden doğmaz. Bir evvelkinin devamı ve tekâmül etmişidir. Batılılar Müslümanların ortaya koyduğu eserler vasıtasıyla antik Yunandan haberdar oldular. Endülüs olmasaydı Batı düşünce ve biliminin doğup doğmayacağını bilemeyiz. “Neden Müslümanlar bugünkü Batılılar gibi olmadı” demek haksızlıktır. Bir sonrakinin başardığını bir öncekinden istemek biraz anakronik değil mi?

Müslümanlar bilimi ve felsefeyi Yunandan alıp oraya kadar getirdiler, Batılılar da daha ileri götürdüler. Batının bilim ve düşüncesinde Doğunun payını göz ardı etmek haksızlıktır. Sonra Batı bilimi, felsefesi ve uygarlığı insanlığa saadet getirebilmiş midir? İslam, akidesinin ve hayat görüşünün üstünlüğünden dolayı geri kaldı. İslam, bilimi bir amaç olarak görmez. Daha ahlaklı bir hayatın aracı olarak görür. Ahlakı bir tarafa atanlarla elbette rekabet edemezsiniz.

Bilim hayattaki tek realite değildir. Tek istenecek şey değildir. Bir de her uygarlığın kaçınılmaz bir gerileyişinin olduğu ilkesini hatırlarsak bu olayı daha kolay anlayabiliriz. Her şeyin bir kemal noktası yani tepesi vardır, oradan sonra inişe geçer. Pek çok medeniyetler doğmuş ve ortadan kalkmışlardır. İslam ise bugün birçok bakımdan geri olmasına rağmen hale yaşıyor ve insanlara umut ve moral veriyor. İslam sadece bir din değil, bir medeniyettir. Tarihte meydana gelmiş en muhteşem ve en insani medeniyet…

18 Ekim 2014


YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Haberler

Yukarı Çık