Siverek Haber

Siverek Haber

Korku ve Erdem


28 Ocak 2009 Çarşamba 00:00
“Burası Pategonyadır, her gölgenin ve her makamın bir bedeli vardır”. Bu klişe söz bizi bizden alıp korkulanın kucağına oturtuyor malesef.
  İttihat ve Terakiyle Başlayan ve günümüzde de hala devam eden “dayın varsa yönetmelik, tüzük, kanun neki,  güçlü olan haklıdır.” Sözü bizi korku toplumu halinde yaşamaya mahkum etmiştir. Bu halkı eğitimlede düzeltemedikse çaresiz miyiz o halde?
  Evet gerçekten de bu iş eğitimle de çözülecek gibi görünmüyor. Üzülerek belirteyim ki en büyük hatayı bizim eğitimlilerimiz yapıyor. Rüşvet, adam kayırma, fakirin hakkını yeme normal bir pozisyon algılanırken; en önemlisi; kendi alnının teriyle bir makam sahibi olmak, süzgeçle su taşımak gibi ütopya oldu. Fuzuli’den de nefes almış değilim ki o harika beyitiyle; “Selam verdim Rüşvet değildir diye almadılar” dizesini hikmet sahibi bir arife okuyayım.
    Günlük menfaatler için milletvekilliğini seçenler de malesef daha milletin kendisi olmadan vekili oluyorsa, bu iş daha uzun sürecek gibi...
 
 Vicdanlar da eğitime muhtaçdır amma; bu halk için vicdanımızın elverdiği kadar ve haddimizin ölçüsünde bilgi paylaşımı yapmak bir borçtur hepimize. “Ortak Kimlik Bir Hayal Mi? Ve Kabak İle Kavak” adlı yazılarımın ardından mail kutuma gelen olumlu ve olumsuz eleştirilerden bir nebzede olsa bu insanlar artık okuyor mu diye düşünürken, büyük düşünür Şibli’yi hatırladım. ( Mail adresime eleştiri yazanlar kusura bakmasınlar cevap yazamadım. Onlara o yazıları www.siverekgenclik.com sitesinden tekrar gözden geçirmelerini ve eleştirdikleri konuları tekrar incelemelerini rica ediyorum.)
 
 Evet her yerin kendine has bir konjoktürü olabilir. Ama; evrensel ortak, mutlu değerler için çalışanlar olarak bazı değerlerin değişmesinin imkansız olmadığını da zaman bize gösterdi sanırım. Her fikrin, her devletin, her insanın ve her canlının bir neticesi vardır. “Her canlı(nefis) ölümü tadacaktır.” Ayeti bize bunu ispatlı bir şekilde beyaz perdede  izleme fırsatı bile veriyor artık.
   Erdem için çalışanlar ve kıblesi menfaat olan erdemsizler. Eski beşeri inaçlar bunlara iyilik ve kötülük tanrısının savaşı derdi.  Yaşadığmız belde de buna yönelik birçok mikro kardelen çalışmalar mevcut, görmek isteyen gözler lokal ve azda olsa bunun farkına varabilir. İnançla, erdemle kişisel ve pragmatist  dogmalardan kurtulacarak kendini aşmaya çalışan yeni fikirler, kar altından filizleniyor. Ve ben  haklı olarak, ısrarla şu meşhur sözümü söylemeye devam ediyorum:
“ Hayatın Rövanşı Yoksa;  neden hayat erdem için müspet bir mücadelede harcanmasın”.
ŞİBLİ’YE soruldu: “Bu yolda size kim kılavuzluk etti?”
“Bir köpek!” dedi. “Bir dere kenarında duruyordu fakat neredeyse susuzluktan ölmek üzereydi. Su içmek için dereye eğildiğinde, sudaki aksini başka bir köpek sanıp korkuyla geri çekildi. Birkaç kez gidip geldi böylece. Susadı, suya koştu. Korktu, kaçtı, yine susadı. Sonunda susuzluğu öyle bir noktaya geldi ki, korkusunu unutup suya daldı. Suya kafasını daldırır daldırmaz diğer köpek kayboldu.”
Köpekle arzusu arasındaki engel yine kendisiydi. Kendisini kendi yolundan çekmesi gerekti. Göze aldığında, engel aradan kalkmış ve arzusuna ulaşmıştı. Ben de önümdeki engelin yine kendi nefsim olduğunu öğrenince onda kurtuldum. İşte böylece yolumu bana bir köpek gösterdi
Bizde korktuğumuz klişeleri temizlemek için, İmam Şiblî’nin köpeği gibi, sûretimizin yansıdığı suya dalmaktan korkmamalıyız. Garip ki, korktuğumuz klişeleri temize çıkaracak suda her zaman korkunun “kirli sûret”i görünür olacaktır. Zaten, korkunun temize çıkarılması da, korkuları “kirli” bilmekten geçmiyor mu?
Öyleyse, sudaki ve Söz’deki “sûret”lerle yüzleşmeyi göze aldığımız zaman göreceğiz ki sudaki yansımalardan da kurtulacak ve içimizdeki klişe korkular bayağı ve sırdan bir duyguya dönecek, toplum mutlu olacak ve bizler mutlu olacağız. Bunu da yapamıyorsak tekrar çocukluğumuza dönüp çocuk olmayı denemeliyiz. Çünkü, çocukta dürüstlük taklidi yoktur. En ciddi kimliğiyle çocukluğunu oynar, sosyal hayat için giyinmez, sosyal hayat için düşünmez sadece günlük mutluluklar için çaba sarfeder. Ve anne babasının kimliğini sergiler.
mustafakaradagli15@hotmail.com
Selam ve sevgi ile...

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Haberler

Yukarı Çık