Siverek Haber

Siverek Haber

KOYUN YETİŞTİRİCİLİĞİ


30 Haziran 2011 Perşembe 00:00
KOYUN YETİŞTİRİCİLİĞİ



1. GİRİŞ                     
Türkiye’de yetiştiriciliği yapılan birçok koyun ırkı ve buna bağlı olarak farklı üretim sistemleri vardır. Bu durum, koyunların beslenmesinde yararlanabilecekleri yem kaynaklarının (çayır-mera yem bitkileri ve anızlar gibi) varlığına, bölgelerin doğal koşullarına ve sosyo-ekonomik özelliklerine, halkın tüketim alışkanlıklarına ve boyutlarına, koyunların sağılıp sağılmamasına göre ayrımlar gösterir.
Bu bağlamda, Türkiye koyun yetiştiriciliğinin başlıca yapısal özelliklerini şöyle özetleyebiliriz;

(1).  Koyun varlığımızın büyük çoğunluğunu, yetiştirildiği bölgelerin koşullarına iyi uyum göstermiş, ancak verim düzeyleri düşük ırklar oluşturur.
(2). Koyunlarımızın beslenmesi büyük ölçüde giderek verimsizleşen mera’lara dayanmaktadır. Bu nedenle dengeli beslenemezler. Kuzuların da beslenmesi yeterli değildir.
(3). Erken kesim (Batı Anadolu Bölgesi gibi) ya da geç kesim (Doğu Anadolu Bölgesi gibi)  söz konusudur.
(4). Sağlık koruma önlemlerine de gerekli özen gösterilmez.
(5). Verim kayıtları ve damızlık seçimi bilimsel esaslar içinde yapılmaz.
(6). İşletme başına düşen koyun sayısı az olduğu gibi yetiştiricilerin örgütlenmeleri de hiç denecek düzeydedir. Bu yapısal özelliklerin sonuçları olarak, birim koyundan üretilen sütten kesimde kuzu sayısı düşük düzeyde ve koyun başına üretilen et, süt ve yapağı verimleri de yetersiz konumdadır. Verimlilikte ortaya çıkan bu duruma, pazarlama organizasyonlarının yetiştirici lehine olmaması da eklenirse genel olarak koyun üreticilerinin gelirlerinin yüksek olmadığı görülür.
Türkiye’de koyun yetiştiricilerinin gelirlerini artırma konusunda teknik ve ekonomik seçenekleri vardır. Kitapta bu seçeneklerin teknik olanları özetlenmiştir. Bu bağlamda sırasıyla; Başarılı Koyunculuğun Temelleri, Koyunculukta Bakım-Yönetim, Koyunların Otlatılması, Koyunların Beslenmesi, Koyun Ağılları ve Koyunlarda Sağlık-Koruma konularına yer verilmiştir. Anılan konular, bir bütün olarak uygulamaya aktarılabildiği ölçüde, yetiştiricilerin koyunlarından daha çok kuzu elde etmesi, bu kuzulardan en yüksek miktarda et üretmesi ve daha çok süt ve yapağı üretmesi olanaklı olabilir. Ancak üreticilerin gelirlerinin artması, salt bilgili bir yetiştirmeye indirgenemez. Burada yetiştiricilerin teknik ve ekonomik örgütlenmesi de zorunludur. Örgütlenmede devletin desteği ve yönlendirmesi temel koşuldur. Bu bağlamda Türkiye’de devletin, yeni koyun tiplerini oluşturması doğrultusunda koyun ıslahı çalışmalarını sürdürmesi kaçınılmaz bir görev olarak ortadadır.  
KOYUNCULUK:
            Türkiye'nin her bölgesinden ekonomik yönden koyunculuğun amacında farlılıklar vardır. Bölgesel koşulları ön planda tutan ve yetiştiricilerin beklentilerine cevap verecek; yetiştiriciliğinde herhangi bir sorunla karşılaşmayan Kıvırcık, Ak Karaman, Mor Karaman, Karayaka ve ivesi koyunlarının saf sürüler halinde TİGEM’ DE yetiştirilmeye devam edilmekte olup saf yetiştirme ve seleksiyon ön planda tutulmaktadır. Yetiştirilen damızlıklar çiftçilere intikal ettirilmekte ve ülke koyunculuğunun damızlık koyun ihtiyacı karşılamaya çalışmaktadır
            Cumhuriyet tarihi boyunca dışarıdan ithal edilen koyun ırkları ile TİGEM işletmelerinde yapılan melezleme ve ıslah çalışmalarında çok öğretici ve faydalı sonuçlar elde edilmiştir. Gerçekten orijinal yayılma alanları, ekolojik şartları bakımından getirilmiş oldukları bölgeler ile benzerlik gösterse de, ithal edilen kültür ırkı koyunların hemen tamamında adaptasyon sorunları yaşanmıştır. Merinoslaştırma çalışmalarında olduğu gibi, Texel, ille de France, Rambouillet ve en son kuzey Avrupa etçisi kültür ırkları ile yapılan, melezleme çalışmalarında ülkemiz ekolojik ve çifti koşullarına uygun yeni tipler geliştirilmiştir.
            Türkiye'nin tarımsal yapısı, coğrafi koşulları ve geleneksel beslenme alışkanlıkları göz önünde tutulduğunda koyunculuğun önemi daha belirgin şekilde ortaya çıkmaktadır. Tarım İşletmeleri Genel müdürlüğü (TİGEM) konunun önemini bilmekte olup, ülkemiz koyunculuğuna hizmeti sürdürmektedir.
            Koyunculuğun temel hedefleri; yerli koyun ırkımızı, gen kaynağı olarak veri ıslah edilerek geliştirilen değişik kademede melez koyun tiplerini yetiştirmek, koyunculuğun temel girdisi olan çiftçilerimizin damızlık talebini karşılamaktadır. Geçmişte olduğu gibi gelecekte de koyunculuk konusunda yapılacak bilimsel ve teknik çalışmalara öncülük etmektir.  Bu bağlama TİGEM son on yıl içinde toplam 120.405 baş damızlık koyunu çiftçiye intikal ettirmiş olup ülkesel çapta koyunculuğun gelişmesine önemi azın sanmayacak bir katkıda bulunmuştur.
            Şimdide işletmelerimizde yetiştirilen yerli koyun ırkları ile saf melez tipler hakkında bazı açıklamalar yapmayı faydalı buluyoruz.
Ülkemiz koyunculuğun gelişmesinde çok büyük etkinliği olan Genel Müdürlüğümüzün 15 işletmesinde koyunculuk 1 işletmesinde ise keçi yetiştirme faaliyeti sürdürülmektedir.
2. BAŞARILI KOYUNCULUĞUN TEMELLERİ
2.1. Uygun Irk Seçimi
Her bölge, yöre ya da işletme için kullanılan ırklar aynı olmaz. Bu durum, koyunların içinde yaşadıkları iklim, otlatma koşulları ve yetiştiricilerin koyunlardan istediklerine göre değişecektir. Koyun ırkları arasında, duyarlılık, otlatma alışkanlıkları, sürü koyunculuğuna uygunluk gibi özellikler açısından ayrımlar vardır. Örneğin Sakız ya da melezleri Türkiye'de ancak Batı Anadolu’nun kıyı yörelerinde yetiştirilebilir. Bu ırkın Orta Anadolu Bölgesi'nde başarıyla yetiştirilmesi olası değildir. Buna karşılık Orta Anadolu Bölgesi'nde var olan Akkaraman koyunları da Ege Bölgesi'nde yetiştirilemez. Burada temel nokta, koyun türünün genelde doğaya bağımlılığının yüksek düzeyde olması, buna koşut olarak farklı bölge ve/ya da yörelerin varlığı nedeniyle çok sayıda koyun ırkının olmasıdır. Bu nedenle bir ırk seçimi yapılırken, bölgenin koşullarına uyum göstermesi yanında verimlilik düzeyinin sürdürülmesine de özen gösterilmelidir. Uygun ırk seçimi, başarılı bir koyunculuğun ilk adımıdır.
2.2. Melezlemede Amacın Tanımlanması
Koyun yetiştiricisi, yetiştirdiği saf ırkın verim düzeyini yeterli görmüyorsa, melezlemeden yararlanacaksa, amacını iyi tanımlamadır.
Sütü artırmayı amaçlıyorsa, olası ölçüde en sütçü koyunları anaç olarak seçmeli ve onları sütçü tiplerin koçları ile çiftleştirmelidir. Bu doğrultuda, Batı Anadolu Bölgesi için koyun yetiştiricilerinin başvurabilecekleri koyun tipleri vardır. Trakya'da Türk geldi, Güney Marmara'da Tahirova, Ege'de Sönmez ve İç Ege'de Acıpayam tipi geliştirilmiştir(*). Sütçü tiplerin koçlarından elde edilen melez dişiler, sütçü sürünün temeli olacaktır. Erkek melez kuzuların iyileri ise damızlık olarak kullanılabilir.
Besi kuzusu üretimi amaçlanıyorsa, yerli ırkların özellikle sütçü anaçları seçilmeli ve bunlara etçi tiplerin koçları verilmelidir. Ege Bölgesi'nde etçi tip olarak, E.Ü. Ziraat Fakültesi'nde geliştirmekte olan Menemen tipinden yararlanılabilir. Menemen tipi, bir  Ile de France x Tahirova melezidir.
Süt ve etin birlikte ele alınması durumunda ise, hem süt, hem de büyüme hızı yeterli olacak damızlık tipler kullanılabilirler. Ege ve İç Ege Bölgesi için şimdilik süt verim düzeyleri yanında gelişme özellikleri de yeterli olan Sönmez ve Acıpayam tiplerinden yararlanmak olasıdır. 
2.3. Sürü Büyüklüğü ve Koyunculuğa Başlangıç Zamanı
Mera olarak kullanılacak arazinin miktarı ve özellikleri, yetiştiricinin koyunculuğa ayırabileceği sermaye, çobanlık yapabilecek insanların sayısı, yeteneği ve bilgi durumu, elde edilecek ürünlerin fiyatları ve pazarlama olanakları gibi etmenler sürü büyüklüğünü etkiler.
Koyunculuğa başlangıç zamanı da başarıyı belirler. Bu, koyunculuğa ilk defa başlayacaklar ve deneyimi yetersiz olanlar için özellikle önemlidir. Koyunculuğa, küçük bir sürüyle başlamak ve deneyim artıkça büyütmek en doğru yoldur. Yazın son aylarında, kuzular sütten kesildikten sonra ve koç katımından önce koyunculuğa başlamak en uygun zaman olarak kabul edilebilir. Yılın bu mevsiminde uygun fiyatlarla seçme koyun almak olanaklı olabilir. Ayrıca kuzulama mevsimine değin, deneyim kazanmak ve işe alışmak için yeter zaman kazanılmış olacaktır.
2.4. Nitelikli Damızlık Alımı
Koyun yetiştiriciliğinde başarılı olmanın koşullarından birisi, yüksek verim nitelikli damızlıklarla başlangıç sürüsünü kurmaktır. Bu nedenle damızlıklar alınırken, çevre sürülerde en iyilerini aramak, paradan kaçınmamak gerekir.  Bu durum özellikle koçların seçiminde önem kazanır. Bir koyun kendi kalıtsal yeteneklerini birkaç kuzuya aktarırken, bir koç aşım yöntemine göre değişmekle birlikte en az 30–40 baş kuzuya özelliklerini aktarabilir.
2.5. Verim Denetimi ve Kayıt Tutma
            Bir koyun sürüsünde yüksek düzeyde verim almak ve bu verimleri her kuşakta ya da her yıl artırabilmek için öncelikle sürüdeki koyunları iyi tanımak zorunludur. Bu nedenle çok basit de olsa verim denetimleri yapılmalı ve kayıt tutulmalıdır.
            Kuzu verimi denetimi için; ikiz doğanlar işaretlenmelidir. Sürü düzeyinde, doğumda kuzu sayısı ile sütten kesimdeki kuzu sayısı, kuzu verimi ölçütü olarak dikkate alınmalıdır.
            Büyüme hızı denetimi için; iri doğan ve hızla gelişen kuzular belirlenebilir. Bu amaçla, üçüncü ya da dördüncü ay canlı ağırlıkları temel alınabilir.
            Süt verim denetimi için; günlük ortalama süt verimi, sağımdaki en yüksek süt verimi ya da yıllık süt verimleri temel alınabilir. Koyunların yıllık süt verimini bulmak için şöyle bir yol izlenebilir; Kuzuların sütten kesildiği gün koyunların sabah ve akşam sütleri ölçülür ve kayıt edilir. İkinci denetim sağımı ise, yine sabah ve akşam olmak üzere iki ay sonra yapılır. İki denetim gününde elde edilen süt miktarının ortalaması alınır. Elde edilen miktar, o koyunun sağıldığı gün ile çarpılır. Çarpım sonucu ortaya çıkan miktar, o koyunun yıllık sağılan süt verimini verir.
BU YAZININ DEVAMI GELECEK AYDA YAYINLANACAKTIR
                                                                  SAYGILARIMLA 
                                                           MUSTAFA  KASMAN


Sönmez: Sakız x Tahirova' nın karşılıklı melezlemesiyle elde edilmiştir. Doğumda kuzu sayısı 1.70-1.80, 4. ay ağırlığı; 35-40 kg, süt verimi; 350-400 lt dir.
Acıpayam: D.Friz x İvesi x Dağlıç melezlemesiyle oluşturulmuştur. Doğumda kuzu sayısı; 1.30-1.40, 4. ay ağırlığı 40-45 kg, süt verimi; 180-200 lt dir.
Türk geldi: Tahirova x Kıvırcık melezidir.  Doğumda kuzu sayısı; 1.40-1.50, 4. ay ağırlığı; 30-35 kg, süt verimi; 150-180 lt dir.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Yukarı Çık