Siverek Haber

Siverek Haber

KÜRESEL KRİZ'DE TÜRKİYENİN YERİ VE KONUMU


26 Eylül 2008 Cuma 00:00
                  KÜRESEL  KRİZ’DE TÜRKİYENİN  YERİ VE KONUMU
 
            Dünyada yaşanan ekonomik krizden Türkiye hala ciddi manada etkilenmemişse de; araştırma şirketlerinin,ekonomistlerin ve stratejistlerin  analiz ve tahminleri hiç de iç açıcı görünmüyor.ABD başta olmak üzere, batı ülkeleri ve özellikle Türkiye’nin bu kriz dalgasından büyük bir ekonomik yara alacağı belirtilmektedir.
            Nedir bu küresel kriz,piyasalarda yaşanan bu olumsuz hava,halkın alım gücünün düşmesi,ne oldu da hissetmeye başladık bu havayı?
            Esası şu, kısaca;Amerikan konut sektöründe başlayan krizin tüm dünyayı ekonomik felakete sürükleyeceği ve ABD emperyalizminin finans piyasasında yaşadığı krizdir.Yani,tek başına dünyaya meydan okuyan gücün tökezlenmesidir.( o tökezlenince biz düşmesek iyi)
            Ancak,ABD manevra yaparak batık kredi almak suretiyle kendi ekonomisini kurtarma planları yapmış ve  piyasaları frenlemiş,ama ülkemizin de içinde bulunduğu dünya ülkelerini ekonomik kriz içerisine koymuştur.
            Şimdi de iç açıcı olmayacak ama, Türkiye’nin geleceği ile ilgili yorum ve açıklamalara bakalım,özetle; ulusal devletlerin kümelenmesi yeni bir şekil alacak,Türkiye mali krizin etkisiyle küme düşecek.Yani,gelişmekte olan ülkeler sınıfından üçüncü dünya ülkeleri kümesine düşecek.Rusya ilk on sıraya girecek.Avrupa Birliği olduğu gibi çökecek.Kriz Türkiye’ye tsunami gibi yansıyacak.İşsizlik artacak.Anadolu da  iş hayatı duracak.Büyük alış veriş merkezlerinin çoğu kapanacak.Kafkaslardaki politikamız nedeniyle Putin Türkiye’ye gazı kesecek.Türkiye bir de üstüne üstlük donacak.ABD’de zenginlerin bir kısmı yer değiştirecek.Kapitalizm içindeki çürükleri temizleyerek yeniden yapılanacak.
Yani,yeni dünya kapitalistlerini meydana çıkaracak.Bunları ben söylemiyorum.Felaket telalığı da yapmıyorum.Bu iddialar genelde doğru ve sağlam tahminlerde bulunan VERSO Araştırma Şirketinin düşünce ve tahminleridir.
            Peki,ya Türkiye,bu girdaptan nasıl kurtulacak?
Türkiye’de bankaların yüzde 44’ü,sigorta şirketlerinin yüzde 82’si,borsa’nın yüzde 83’ü,kullanılan kredilerin yüzde 76’sı yabancıların elinde.Ayrıca,Türkiye’de kur yükseltilerek,devalüasyon olacağı ve bu şekilde büyük firma ve şirketlerin tamamen yabancılara devrolacağı hesapları yapılmaktadır.Belki devlet eliyle yaratılan büyük sermaye sınıfı kendisini kurtarabilir.Ancak,asıl üreten Anadolu insanının önü kesilerek yok edilme operasyonudur bu kriz.
Devlet Başkanı Mehmet ŞİMŞEK her ne kadar “ Cumhuriyet tarihinde görülmediği kadar çok yüksek dozda bir mali uyum,bir mali disiplin sağlandı.Türkiye bütçe açıklarını ciddi bir şekilde azalttı.Özelleştirme tarihinin beş katından daha fazla özelleştirme yaptık.Böylece hazinemizin borçlanma ihtiyacı sıfırlandı.Türkiye kendini düzene soktu,kamu finansman dengelerini iyileştirdi.Borç endişe kaynağı olmaktan çıktı” dese de;kazın ayağı öyle görünmüyor.Keşke öyle olsa.Bakın,Anadolu insanı şimdiden borç batağına saplanmış,üretim durma aşamasına gelmiş,işsizlik hat safhada.Bu durumda pembe tablo çizmenin hiç bir esprisi olmaz!
Türkiye de sistem borçlanma üzerine kuruludur.Reel sektör dövizle borçlanmış durumda,bir devalüasyon olması halinde şirketlerin batacağı ve dolayısıyla bankacılık sistemini alt üst edeceği,bu durumun Türkiye ekonomisine pahalıya mal olacağı kaygısı hakim.Zaten dünya ekonomik sisteminin düzenli olması sebebiyle beş yıldır yaşadığımız sanal zenginlik döneminin de bu krizle birlikte sonunun geleceği ve sanal zenginlik balonunun söneceğini ve kötü dönem yaşayacağımızı ekonomi uzmanları açıkça belirtmektedirler.
Ancak,Küresel güç ve yabancı sermayeyi Türkiye’ye aktarmakla belki bu kriz kısmen atlatılabilir.Aksi taktirde ligden düşmemiz an meselesidir.Gerçi bu gücü Türkiye’ye aktarmak deveye hendek atlatmaktan daha zor görünmektedir.Çünkü,küresel krizin kapımızda bulunduğu bu dönemde Türkiye’nin yüksek oranda cari açık sorunu olduğu,yine finansman ihtiyacı içinde bulunduğu,ekonomik büyümenin yok olmaya yüz tuttuğu;siyasi çalkantıların,yolsuzlukların olduğu,25 milyon işsizin bulunduğu ve 200 milyar dolar borcu bulunan bir ülkeye yabancı sermayenin akmasını beklemek en basiti ile hayal görmek demektir.
Aslında Türkiye ekonomideki olumlu havayı yeterince değerlendiremedi.Avantajlar iyi kullanılamadı.İstihdama yönelik hiçbir adım atılmadı.Mesela GAP’a yapılan yatırımın geri dönüşümü olmadı.
Kişilere yapılan yatırımlarla bir takım insanlar iyi yaşadı ve halen iyi yaşıyorlar bu ülkede.Ve iyi bir tüketici toplumu haine getirildi bu insanlar!Ama,şimdi takke düştü kel göründü.
Bizim ne kadar ABD emperyalizmine bağlı olduğumuz ortada.Orda kriz varsa bizde daha beteri var.Onlar nezle oluyorsa  biz zatüre oluyoruz.Ne acı bir durum değil mi? Bağımlı olmak ve aciz duruma düşmek!
Beklenen bu küresel kriz inşallah ülkemize uğramaz.Uğraması halinde başta emekçi kesimi olmak üzere mazlum ve mağdurlar bu krizden nasiplerini alacaklardır.
Burada hükümete büyük görevler düşmektedir.Konu ile ilgili uzmanları harekete geçirerek,başta kendi kapısının önünü temizleyip,küresel yolsuzluğa karşı da süpürgesini elinde tutmalıdır.
 
 
 
                                                                                  Hasan BAYDİLLİ

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Haberler

Yukarı Çık