Siverek Haber

Siverek Haber

MİKRO KREDİ VE ŞANLURFALI KADINLAR


17 Kasım 2006 Cuma 00:00
MİKRO KREDİ VE ŞANLURFALI KADINLAR

 

Geçen gün NTV’de Tayfun TALİPOĞLU’nun “Bir Yol Hikayesi” adlı programını tesadüfen izledim.Konu;Şanlıurfalı kadınların mikro krediyle çalışma hayatına atılıp,yoksul yaşantılarından kurtularak,ailelerinin nafakalarına katkı sağlamak. Gerçektende bir çok vatandaşın adını bile duymadığı mikro kredi ile Urfalı kadınların
umutla,özveri ile,sabır ve metanetle erkeklerin bile başaramadığı bir kararlılıkla,küçük ve minnacık kiralık dükkanlarda onurlu bir şekilde nasıl hayat mücadelesi verdiklerini izledim. Peki,nedir mikro kredi?Evinde,tezgahında veya dükkanında bir iş kurmak isteyen dar gelirli kadınlara kişi başına en fazla 1000 dolar olmak üzere gurup veya ferdi olarak verilen mini,küçük ölçekli geri ödemeli kredi.İşte bütün sermaye bu…
Genç bir Kadın konuşuyor: Kocam öldü,dulum ve çocuğumla yalnız kalıyorum.Maddi durumum iyi değildi.Kredi için başvurdum.Bir milyar(Bin YTL) kredi aldım.Bu parayla ufak-tefek eşyalar aldım,bir de evde el becerilerimle işlediğim eşyaları getirip burada satıyorum.Bir milyarla işe girdim,şimdi dört milyar sermayem var.Allah’a şükür idaremi yapıyorum.Tek isteğim bir ev sahibi olmak ve çocuğumla beraber yaşamaktır.
Başka bir genç kadın konuşuyor:Evliyim,üç çocuğum var.İş bulamadığı için eşim çalışmıyor.Mikro kredi aldım.Küçük bir sermaye ama olsun,evde yaptığım elişlerini de getirip satıyorum.Kredi taksitim bitince,tekrar kredi alıyorum.Bu şekilde idaremizi yapıyoruz.Çocuklarıma bakıyorum,okula gönderiyorum onları.Kocama da ben harçlık veriyorum.Bazen zorlanıyor almıyor ama,ne yapsın mecburen alıyor!Ben okuyamadım ancak,çocuklarımın avukat olmasını istiyorum.Yaptığım işten memnunum,kocam istemese de… çünkü, eve ekmeği ben götürmek zorundayım!
İki kişinin oturabileceği küçük minnacık dükkanda iki kadın konuşuyor;Birlikte kredi aldık.Dükkanı birlikte açtık.İkimizde duluz,maddi durumlarımız iyi değil.Mikro krediyi duyunca bizde aldık.Ne yapalım,elimizden başka iş gelmiyor.Ama en azından kimseye muhtaç olmuyoruz.Ekmeğimizi çıkarabiliyoruz…
İşte böyle…Devam edip gidiyordu Şanlıurfalı kadınların mikro kredi ile tanışmaları ve yaşamları…
Programı seyrederken iki insan portresi oluştu kafamda; bir yandan yasaları kendi çıkarları için iyi kullanarak devlet imkanlarıyla bir geceliğine Avrupa’ya uçup keyif çatan,lüks hayatlarıyla kapitalizmin inanılmaz zenginliği ve insanlık tarihinin en derin çelişkisi içerisinde yaşayan küçük azınlık,diğer taraftan sosyete züppelerinin içki masalarına bıraktıkları bahşiş bedeli kadar aldıkları mikro kredi ile küçücük dükkanlar açarak yoksul hayatlarını üretken hale getirmeye çalışan Urfalı kadınların hayat mücadeleleri !…
Öncelikle belirteyim ki hayat mücadelesi veren o Urfalı kadınlarla gurur duydum.Tümü eli öpülesi kadınlardı!Bir çok sebepten dolayı yalnız ve aç kalan,sefil bir hayat süren bu genç kadınların iki ayakları üzerinde durarak yoksulluk sorunlarının üstesinden gelme çabaları ve onurlu duruşları beni çok etkilemişti.Ayrıca,gördüğüm kadarıyla kadınların çalışma hayatına atılmaları hem sosyal,hem kültürel,hem de ekonomik anlamda kendilerini sorumlu bireyler olarak hedef belirlemeye de yönlendirmişti.
Kadın,sadece tarlada çalışan,yemek yapan,bulaşık-çamaşır yıkayan,çocuk bakan yada devlet kapılarında el açan duruma düşürülen biri olmamalıdır.Türkiye nüfusunun % 25’i açlık,%50’si ise yoksulluk sınırının altında yaşamaktadır.Bu kategori içerisinde yaşayanların büyük çoğunluğunu kadınlar,çocuklar ve işsiz gençler oluşturmaktadır.O halde kadınların mutlaka üretken hale gelmeleri gerekmektedir.Ancak,o zaman kadın ahlaki ve toplumsal kaygıları azalan özgür bir dünyada hak ettiği yeri alacaktır.

 

 

Yoksulluğun kültürel ve toplumsal bir boyutu olmasına rağmen esasında iktisadi bir sorundur.Yoksullukla mücadele ederek ayakta durmaya çalışan kadınların daha ileriyi görebildiklerini,yoksullukla mücadelede daha çok çaba sarf ettiklerini,küçük’te olsa kazançlarını aile ve çocukları için dikkatlice ve yerinde harcadıkları yadsınmaz bir gerçektir.
O halde,hayatı yeniden yaşamak,seslerinin daha kararlı ve onurlu çıkması için;başta kadın örgütleri ve yoksullukla mücadeleye gönül vermiş tüm kuruluşların,maddi gücü iyi olmayan kadınlarımızı tespit ederek hayata atılmaları ve yoksulluğu ortadan kaldıracak bir sistem olmasa da mikro kredi ile tanışmaları sağlanmalıdır.Konu ile ilgili;Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı(KEDV),Türkiye Kalkınma Vakfı(TKV),Türkiye İsrafı Önleme Vakfı(TİÖV) gibi Sivil Toplum Örgütlerine başvuruluna bilinir.
Umarım ki başta Güneydoğu olmak üzere tüm işsiz ve yoksul kadınlar bu projeden yararlanıp,hayata yeniden bağlanabilsin…

 

 

Hasan BAYDİLLİ

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Haberler

Yukarı Çık