Siverek Haber

Siverek Haber

NAZAR


4 Haziran 2007 Pazartesi 00:00
NAZAR
Bizim halk arasında yaygın inaç olan.  “nazara gelme,” “nazara uğrama,” “nazar değme,” “nazar etme,”  “kem göz,”gibi, diğer inaçlar’da ise “şeytan gözü" veya "şeytan bakışı” denen bu nazar nedir?
Çoğunlukla nazar deyimi; Nazarın zarar verebileceğini inanılan, inaç ve düşüncedir. 
Nazar pozitif ilimlerin alanına girmiş değildir. Yani fizik ya da kimya laboratuarında inceleyip deneye tutulacak durumda değildir.
Buna rağmen dünyada inaç olarak milyonlarca insan nazarı tanımakta ya da inanmaktadır.

Bizim İslam inanışında,  Nazar değmesi vardır ve gerçektir. kur’anı kerim de açık olarak nazar hükmü gecmesede, gerek Ayet kısaslarında gerekse hadisi şeriflerle nazarın hak olduğu bildirmektedir.

Şöyle ki:

 “Rabbi onu seçip iyilerden kıldı. Doğrusu inkâr edenler, zikri (kur’anı) işittikleri vakit nerdeyse gözleri ile seni yıkıp devireceklerdi. Bir de durmuşlar, o herhalde delidir, diyorlardı.”       
(el kelam 51)
Ayette geçen “Gözleriyle seni yıkıp devireceklerdi” sözünü “nazar” ile tefsir etmiştir. (elmalı M. Hamdi Yazır)

Arap asılı bir kişi. Yemek yemeden iki veya üç gün çadırına çekilir, daha sonra oradan gelip geçen koyun ve dev sürüsüne bakar ve “gördüğüm bu koyun ve dev sürüsünden daha güzelini görmedim” Der. Bunun üzerine o sürü hastalanır ve yere düşerek helak olmuşlardır.

       Nazar etmede maharetli olan bu kişiye, Mekkeli müşrikler peygambere nazar etmesini söylemişler. Oda bunu kabul edince, yüce Allah bu ayetle resullünü korumuştur.

Sonra da, "Ey oğullarım! Bir kapıdan (mısır’a) girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin. Ama Allah'tan gelecek hiçbir şeyi sizden uzaklaştıramam. Hüküm ancak Allah'ındır. Ben ona tevekkül ettim. Tevekkül edenler de yalnız ona tevekkül etsinler" dedi.(Yusuf 67)
Elmalı Hamdi yazır, ayetin tefsirinde. “Yakup peygamberin (a.s) bu tavsiyenin sebebi, toplu bir surette göze çarpmalarından ve bir haset ve gamze uğramalarından sakınmak idi.”diye söylemektedir.
Peygamber efendimiz(s.a.v) hadislerinde;
 “Kader ile yarışacak bir şey olsaydı nazar değme işi onu geçerdi”.(esma bint umeys (r.a)
“Nazardan Allah’a sığınınız. Çünkü göz değmesi gerçektir.” (Hz.aişe r.a)
“Nazar deveyi kazana insanı kabre sokar”

Nazarla ilgili çokça hikâyeler olur. Nazara geldim ayağım burkuldu. Taşa göz etti taş ikiye bölündü gibi hadiseler ortalıkta söylenip durulur.
Bu gibi bir kimsenin, bir insana. Bir hayvana ve özelikle bir çocuğa bakmakla durup dururken hastalık sakatlık, ölüm gibi bir olayın meydana gelmesine yol açacağı inanılır. Biz insan olarak nazarın iç yüzünü, manevi gücünü, tam olarak tarif edeme sekte, hakikat nazar yüce Allah’ın gizli ilmi ve imtihanıdır.

Temelde nazar, haset kin düşmanlık ve çekemezlikten meydana gelir. “şunun evi ne güzel” “ yâda bunun güzel çocuğu var benim niye yok” gibi şeyler. Öyle anlaşılıyor ki göz değmesinin temelinde yatan esas sebep kişinin kıskançlık duygusudur.
Hâlbuki İslam haset ve kini şiddetle yasaklamıştır. Zira yüce Allah insanları mal ve çocukla imtihan etmektedir.
Buna rağmen nazara gelmemek için topluma ayak uydurmamız lazım gelir. Şöyle ki; gösterişten, kibirden, nazara sebep olacak vb. gibi şeylerden uzak durmamız gerekir. Yinede nazar değdiğine inanırsa sabırlı olup dua etmeliyiz.

          Bizim Anadolu’da yaygın olarak kullanılan mavi boncuk. Sarımsak, at nalı, minyatür süpürge, ne olduğu belirsiz muskalar vb. gibi acayip bir inanış var.
İslam kesin kes, Bu gibi batıl inanıştan kalma, hurafeleri yasaklamıştır.
Allah korusun bu gibi şeylerden medet ummak, insanı şirke götürür.
Çünkü Allah’dan degilde, başka birinden veya bir nesneden zararı defetmesini istemek vardır.

Hâlbuki yüce Allah şöyle buyurmaktadır

“Eğer Allah, sana bir zarar dokundurursa; hiç kimse onu gideremez ve eğer sana bir hayır ihsan ederse, zaten o her şeye kadirdir” (en’am.17)

  Peygamber efendimiz (sav) hadislerinde;
 “Kim temime(mavi boncuk) takarsa Allah onun işini tamamlamasın. Kim bir ved’a(katır boncuğu) Allah onu korumasın” (ahmed ukbe)

Bir nesneden medet ummamak şartıyla kem gözleri yanıltmak için bazı nesnelerden yararlanmasına İslam musade etmiştir. Örnek vermek gerekirse;
Sürülmüş tarlaya at veya eşek kafatasını bırakmak, Evin dış duvarının bir parçasını boyamamak gibi, vb. işleri yapabilir.

        Anadolu’da varmı yokmu bilmiyorum ama bizim Siverek’te yaygın bir inanış var.
Haşa yüce Allah’ın sözüymüş gibi aksatanlar bile vardır. Neymiş efendim! Haşa yüce Allah diyormuş ki;
” Benim her şeye gücüm yeter yalnız bu göz değmesine gücüm yetmiyormuş”
Bu sözü söyleyenler veya inanlar abacık küfre ve şirke düşmüşlerdir.
Düşünülmeden manasını idrak edinmeyen bu gibi sözü söyleyenler, İslama göre yoldan çıkar cahilik ve sapıklığa girmiş olur, hemen tövbe etmesi lazım gelir.


İbrahim hakkı hz: gözle ilgili insanın beden uzuvlarındaki şekillerin hikmetini şöyle tarif etmiştir.

siyah gözlü olan itaatli,
kızıl gözlü olan cesurdur.
Gök gözlü olan zeki, ela gözlü olan edîb olur.
Küçük gözlü olan, hafif; büyük gözlü olan zarif olur.
Gözü yumru olan hasetçi, orta olan dost olur.
Kıpık gözlü olan, yaramazdır; bakışı tembeldir.
Noktalı göz ok olur, demesi pek çok olur.
Tek gözlüye yakın olma,
sık bakan olmaz emin.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Yukarı Çık