Siverek Haber

Siverek Haber

NE GÜZEL SİVEREK (!)


17 Mart 2007 Cumartesi 00:00
NE GÜZEL SİVEREK (!)
 
Uzun süredir yazı yazamadım.Hem yoğunluk,hem yorgunluk;bazen de belirsiz bir ruh hali yazı yazmama engel oluyor. “Yazınızı bekliyoruz,yazınızı okumak istiyoruz” diyen okurlar olmazsa inan ki yazı yazma mecalini kendimde bulamayacaktım,yazı yazmak bazen kurşun gibi ağır geliyor insana.Sağ olsunlar beni tetikliyorlar.
Güler yüzlü,neşeli,canlı,içinizi açacak güzel şeyler yazmak istiyorum ama,maalesef bunu beceremiyorum.Demek ki ya etrafımdaki güzellikleri göremiyorum yada gerçekten yaşadığım toplumda güzel şeyler yaşanmıyor diye düşünüyorum.Bende dertli sorunları irdelemek,yazmak istemiyorum.Ama ne çare…
Artık teknolojinin geliştiği  çağdaş-modern dünyada karın doyurmak yeterli gelmiyor insana.Gerçi halen ekmek dahi bulamayan bir toplumda yaşıyoruz.Bunun muhasebesini yapmayacağım ama,karnı doyanda doymayanda içinde bulunduğu sosyal yaşantının en ağır yükü altında ezilmektedir.Tabi bu düşünce toplumun duyarlı katmanlarını ilgilendirmektedir.Gerisi ise amentü billah!Herkes hakkına razı,yani duyarsız bir toplumuz vesselam.
23.02.2007 tarihinde Siverek’te “İnsan Haklarına Saygı,Kendi Hakkına Saygıdır” isimli bir panel düzenlendi.Paneli Halk Kütüphanesi düzenlemişti.400 davetiye dağıtılmış,yüz ilan bastırılmıştı.Çeşitli yayın organlarıyla tüm Siverek halkı panele davet edilmişti.Bende konuşmacı olarak katıldım panele.
Ve panel günü katılımı açıklayayım size:40-50 vatandaş,bir o kadar okullardan getirilen öğrenci.Siz olsanız ne düşünürsünüz?Benim aklıma geleni söyleyeyim.Ya gerçekten Siverek’te insan hakları ihlali yaşanmıyor,ya insanlarımız bu konuda çok duyarsız,yada insan haklarına ihtiyaç duymuyorlar!
Ama her halde Siverek’te insan hakları ihlalleri yaşanmıyor(!)Haksızlık,hakaret hiç yok;başkalarının hak ve hukukuna tecavüz mümkün değil,zaten;kadına karşı ayırımcılıkta yok,hukuku çiğnemek ne demek? Tabi,o da yok,zorbalık-kabadayılık,hırsızlık,yolsuzluk ne gezer,o da ne?O halda Siverek süt liman.Oooh  ne güzel Siverek(!)
İnsan hakları bilincini geliştirmeye ne gerek var!Varsın İhkak-ı Hak doğsun.Zaten öteden beri işler bu şekilde hal edilmiyor mu?!
Panelde konuşmacı olduğumu belirtmiştim.Konum “İl ve İlçe İnsan Hakları Kurullarının Görev,Çalışma,Usul ve Esasları” hakkında idi.Eminim ki bir çok insanın bu kurullardan haberi yok.Haberi olan da  “ne olacak ki devletin kendi eliyle kurmuş olduğu insan hakları kurullarının kime  ne faydası olabilir?”diye düşünebilir.
Ancak,kesinlikle bu düşünceye katılmam mümkün değil.Çünkü aşağıda bazı örneklerde de belirteceğim gibi insan hakları ihlalleri üzerine bu kurulların çözüme kavuşturulan örnek olaylardan ve sonuçlarından bahsedeceğim size …
        
Özellikle bilinmesi gerekir ki; İl ve İlçe insan hakları kurulları toplumda ve kamu görevlilerinde insan hakları bilincini geliştirmek,insan haklarını korumak,ihlal iddialarını incelemek ve araştırmak,insan hak ve özgürlüklerinin kullanılmasının önündeki engeller ile hak ihlallerine yol açan sosyal,siyasi,hukuki ve idari nedenleri incelemek,araştırmak ve bunların çözümüne ilişkin önerilerde bulunmakla görevlidir.Kısacası,bu kurullar kişi ile kurumlar,yada kişiler ile yargı kuruluşları arasında köprü vazifesi görmektedir.
Bu kurullar en az 15 üyeden oluşmaktadır.Sadece bir üyenin kamu görevlisi olduğu,diğer üyelerinin ise sivil toplum kuruluşları,meslek odaları,siyasi parti temsilcilerinden vs. oluşmaktadır.
         Bugün gelişmiş bütün toplumlarda insan hakları kuruluşlarına büyük önem verilmektedir.İngiltere,Yunanistan,ispanya,Portekiz gibi toplumlar Avrupa Birliği insan hakları bilincine 10/15 yıllık sıkı bir eğitimden geçirilerek ulaşabildiler.O halde Ülkemizde de insan hakları uygulamalarını çağdaş ülkelerdeki uygulamaların üzerine çıkarmak için duyarlı her vatandaşa görev düşmektedir.
            İnsan onurunu korumayı amaçlayan insan hakları demokrasinin ve hukuk devletinin temelidir.
         Bu nedenle insan hakları bilincini vatandaşlara vermek büyük önem arz etmektedir.Özellikle genç beyinlere bu bilgileri aktarmakta erken davranmalıyız.Evrensel hukuk normlarını yakalayarak insan hakları ihlallerini en minimum seviyeye indirmek her vatandaşın temel görevidir.
Bu yüzden insan hakları hepimiz için geçerlidir.Madem sosyal bir toplumda yaşıyoruz,milyonlarca insanın yaşadığı bir toplumda yaşıyoruz o halde insan hakları ihlalleri de kaçınılmaz olacaktır.Ve bir gün bu hak size de lazım olacaktır.
O halde İl ve İlçe İnsan Hakları Kurullarını işlevsel hale getirmek için herkesin duyarlı bir vatandaş olarak üzerine düşen görevi yerine getirmesi gerekir.
Bakın bu kurullar,almış olduğu kararlarla hangi olayların çözümüne yönelik sorunlara çare üretmişlerdir.
Kısaca anlatayım;
1-E.İ isimli Diyarbakır doğumlu 31 yaşında ve özürlü bir kadının evlenmeden doğum yaptığı,bu durumda adı geçen vatandaşın ailesi tarafından namus yüzünden öldürülmesinden endişe edildiği,E.İ.’nin korunmasının ve bu tür cinayetlere hoşgörü gösterilmemesinin istenmesi üzerine,adı geçenin,töre cinayetine kurban gitmemesi için koruma altına alınması sağlanmıştır.
 
2-İnsan Hakları ve Mazlumlar için Dayanışma Derneğinin,T.C.Vatandaşı Nebahat Halil eşi Suriye vatandaşı Muhammed Halil’in 2003 yılından beri Suriye’de kaybolduğu,ve kendisinden bir haber alınamadığı belirtilerek yapılan başvuru üzerine,adı geçenin yerinin tespiti sağlanmıştır.
3- Türk Vatandaşlığına geçme talebinde bulunan uyruksuz M.A.R’nin başvurusu üzerine İlgilinin Türk Vatandaşlığına alınacak listeye dahil edilmesi sağlanmıştır.
4-Bir vatandaşın Türkçe sözlüklerde yer alan çingene maddesi ve bu maddeyle ilgili diğer sözlerin çıkarılması talebi değerlendirilmiş,Türk Dil Kurumu Başkanlığı ile bu konuda yapılan yazışmalar sonucu sözlüklerde düzeltmeler yapılması sağlanmıştır.
5-H.S.gözaltında bulunduğu sırada,Jandarmanın kendisini zorla ikinci defa sünnet ettiğinden,kötü muamele ve işkenceye maruz kaldığından bahisle,Manavgat Jandarma Merkez Karakol Komutanı M.T. ve diğer Jandarma görevlileri hakkında İnsan Hakları Başkanlığına başvurulması üzerine,Adalet Bakanlığı ile temasa geçilmiş ve işkence suçundan adı geçen Jandarma Komutanı ve iki arkadaşı hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan hazırlık soruşturması sonunda,hazırlanan iddianameyle aynı yer 3.Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açılması sağlanmıştır.
6-İzmir İl İnsan Hakları Kuruluna başvuran MONDER Derneğinin başvuruşu sonucu hazırlanan rapor doğrultusunda Türkiye’de tek gözü görmeyenlerin de ehliyet alabilmelerine yönelik talep Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine iletilmiştir.
Vs.Vs.Liste bu şekilde uzayıp gidiyor…
Başımıza gelebilecek olan İnsan Hakları ihlallerine karşı haklarımızı bilmeli ve hak arama yollarını irdelemeliyiz.Ayrım gözetmeksizin herkes insan haklarına sahiptir;İster Devlet Başkanı,ister suçlu;ister kendini asil zanneden,ister köylü olsun… Çünkü herkes insandır.İnsan haklarının gücü,herkese eşit davranılması ilkesinden geçer.
 
 
 
                                                                  Hasan BAYDİLLİ

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Haberler

Yukarı Çık