Siverek Haber

Siverek Haber

Oy Yar


30 Kasım -0001 Çarşamba 00:00

OYY YAR!
     "Wa disa bu şev, xewa mın naye..
      Wan şevin tari davi lé naye
      Tenayi zore sebra mın naye..."
      Son günlerde bu ezgiyi çok dinliyorum biliyor musun yar? Yüreğime dokunuyor sen gibi...Kanım çekiliyor önce, sonra içim acıyla doluyor. Lime lime edilmiş bir et parçası gibi hissediyorum ciğerimi bu acıyla birlikte.
      Çaresizce çöküp kalıyorum bir duvar dibine. Her ne kadar soğuk ve katı gelse de duvarlar, bazen iyi bir dayanak oluyorlarmış demek ki; anladım. Ondanmış insanların her ağladıklarında, ya da her çaresiz kaldıklarında kuytu bir duvar dibi bulmalarının sebebi...Oysa ki ben, duvara değil de, senin göğsüne yaslanmak istiyorum her ağladığımda. Hep sen ol yanımda, her ihtiyaç duyduğumda seni görmeyelim baş ucumda. Uzaklardan değil, yanı başımdan seslenmelisin bana. Kulağıma sevgi sözleri fısıldamalısın sürekli, sıcaklığını hissetmeliyim taa içimde bir yerlerde...
      Oyy yar, sana uzak, seni sensiz yaşamak ne zor!
      Hani, her şeye dayanır ya insan; tüm zorluklar karşısında dağ gibi dimdik durabilir ya ayakta. Kaya gibi sert olabilir ya yeri geldiğinde yüreği... Acıya göğüs gerebilir ve öğrenebilir ya zamanla gözyaşlarını içine akıtmayı...Hani, hayat tüm zalimliği  ve zorbalığıyla çıksa da karşısına, hoyrat esen yeller misali savurup götürse de en güzel yıllarını hiç acımadan; ben varım, buradayım ve hala yaşıyorum diyebilir ya; neden aşk acısına da öyle dayanılmıyor yar? Bu acının farkı ne diğerlerinden? Nedir bu yürek sancısını böyle katlanılmaz kılan zalim sebep, hiç düşündün mü?
     Ben düşündüm...
     Ve anladım ki; insan çok sevince, hani cigerine işleyince sevdası, yürek bırakıyor kendini. Tüm acılar karşısında kaskatı kesilen o yürek, ciger acısını görünce eriyip gidiyor adeta...Elleri iki yana düşüyor bir anda. İstiyor ki, dağların doruğuna çıkıp avazı çıkana dek bağırsın. Gelmişine geçmişine sövsün bu aşkın önünde kim varsa, kim engelse! Çünkü, çaresiz kalıyor... Çünkü, tüm yollar kapalı... Çünkü...Çünkü...Çünkü...Ahh! Çünkü, çok seviyor...
     Oyy Yar! Yağmur gözlü yar!
     Birbirine benzeyen ne çok acımız var değil mi bağrımızı içten içe yakıp kavuran? Belki de, o acılarımızın dermanını buluyoruz birbirimizde... Belki hayat seni benle, beni de senle tamamlamış. Hani yüreklerimiz bir atıyor ya, hani düşüncelerimiz bir çıkıyor ya zihnimizden, hani aynı anda aynı şeyi söylüyoruz ya çoğu zaman; bir bütün olduğumuzun kanıtı değil midir yar? İki uzak kente savrulmuş ve o kentlerin tüm acılarıyla yoğrulmuş iki beden, ne kadar uzak olsa da birbirinden; yüreklerinin en güzel yerlerinde ağırlamaktadırlar aslında birbirlerini. Uzak, ama bir o kadar yakındırlar... İşte biz öyleyiz seninle yar. Aramızda belki aşılmaz dağlar var ve bitmek bilmeyen yollar...Ama ben sana, sen bana; bir dokunuş kadar da yakınız. Seni her özlediğimde elimi sol yanıma koyuyorum,  tam yüreğimin üzerine; orada olduğunu biliyorum, hissediyorum... Biliyorum ki, çağırsam geleceksin, beni sımsıkı saracaksın. En azından varlığını bilmek de güzel diyorum, uzak da olsan! Yüreğin benim için her attığında duyuyorum biliyor musun yar? İçimde bi yerlerde çarpıyorsun sanki. Bazen yürek olup sızlıyorsun, bazen ciger olup yanıyorsun, bazen kan olup damarlarımda akıyorsun, bazen nefes olup beni yaşatıyorsun...Her şeyim sen olmuşsun; her baktığım yerde sen, herkes sen! Gözlerime baktıklarında seni görecekler diye korkuyorum biliyor musun?
     Sevmek böyle bişeymiş...
     Geceler boyu uykusuz kalmak, yemekten içmekten kesilmek, için için yanıp kor olmakmış... Yar'in gözlerine daldığında yaşadığını anlayıp; yokluğunda hayata kör bakmakmış...Anladım...
     
   
      

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Haberler

Yukarı Çık